Ana içeriğe atla

İsrail Filistin mutabakatına şans tanımalı

El Fetih-Hamas uzlaşısı İsrail için sürpriz oldu. İstihbarat kaynakları bu hamleye dair kuşkulu olsa da anlaşmaya yine de şans tanınmalı. Çünkü Hamas müzakere odasına gelmeye istekli olabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Senior Fatah official Azzam Al-Ahmed (L), head of the Hamas government Ismail Haniyeh (C) and senior Hamas leader Moussa Abu Marzouq hold their hands after announcing a reconciliation agreement in Gaza City April 23, 2014. The Gaza-based Islamist group Hamas and President Mahmoud Abbas's Palestine Liberation Organization (PLO) agreed on Wednesday to implement a unity pact, both sides announced in a joint news conference.REUTERS/Suhaib Salem (GAZA - Tags: POLITICS) - RTR3MC27

Önce iyi haberle başlayalım. El Fetih ile Hamas’ı, Filistin Yönetimi ile İsmail Haniye hükümetini, Batı Şeria ile Gazze Şeridi’ni uzlaştıran ve İsrail’le ABD dâhil uluslararası toplumu şaşırtan mutabakat, İsrail-Filistin müzakerelerinde son tarih olan 29 Nisan’ın kolay atlatılması ve bocalayarak da olsa bir sonraki aşamaya geçilmesi için tüm tarafların işine geliyor.

29 Nisan’da müzakerelere tanınan ilk dokuz aylık süre sona eriyor. Beklendiği gibi, bu gebelik sürecinden sağlıklı, güleç bir bebek çıkmadı. Ufukta iki inatçı tarafın birbirini suçlama oyununun devamı görünüyor. En büyük korku, anlaşmaya varılamaması hâlinde olayın tümüyle sona ermesi ve Filistinlilerin Birleşmiş Milletler kampanyasına girişip süreci geri dönülmez bir şekilde bitirmesiydi. Bu kaygılar, en azından şimdilik ortadan kalkmış oldu.

Yaptığı bu ciddi taktik hatayı telafi etmek için çaresizce çabalayan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, uzlaşının duyurulmasından hemen sonra 29 Nisan’ın katı bir mühlet olmadığını ve müzakerelerin bu tarihten sonra da sürebileceğini söyledi. Kudüs’te yapılan ihtiyati değerlendirmeye göre olacak olan da aynen budur. Ancak bu bölgedeki ihtiyati değerlendirmeler, olduğu gibi çöpe gidebiliyor. Uyarılmadık demeyin.

Filistinlilerin hamlesi, istihbarat servisleri dâhil İsrail’i hazırlıksız yakaladı. 24 Nisan’da yapılan güvenlik kabinesi toplantısında Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman, öfkesini açıkça belli ederek istihbarat birimlerinin Hamas’la El Fetih’in bir mutabakata gittiğini nasıl olur da önceden bildirmediğini sorguladı. Maliye Bakanı Yair Lapid ile İsrail’in baş müzakerecisi Adalet Bakanı Tzipi Livni de aynı soruyu sordu.

Askeri istihbaratın başı Tümgeneral Aviv Kochavi’nin verdiği izahata göre, konuya ilişkin ayrıntılar bakanlara son haftalarda giden istihbarat raporlarında vardı. Ancak Kochavi, bu ayrıntıların belki de gerektiği kadar altının çizilmediğini kabul etti. Aslında Kochavi, İsrail askeri istihbaratının bile mutabakatın bu kadar kısa sürede sağlanmasını beklemediğini itiraf etmiş oldu. Filistinliler, aralarındaki kavganın yedi yıl önce patlak vermesinden bu yana birlik sağlamaktan bahsedip duruyordu. Bugüne dek de birlik dört defa “sağlanmıştı”. İsrail her defasında panikledi ama her defasında da olayın fiiliyata yansımayan bir halkla ilişkiler numarasından ibaret olduğu anlaşıldı. Ne tesadüf ki bu defaki değerlendirmelere göre de yine aynı şey olacak.

Şin Bet’in eski bir müdürü, zamanında kapalı bir toplantıda şu hikâyeyi anlatmıştı: 1993 Oslo Anlaşması’nın akabinde Başkan Yaser Arafat dâhil Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) önde gelen isimleri Filistin topraklarına döndükten kısa süre sonra İsrail, mutabık kalınan konulardan biri olan Filistinlilere Gazze ile Batı Şeria arasında “güvenli geçiş” serbestisini uygulamaya karar verir. Sevinç tezahüratı yapan Filistinlilerle dolu birkaç otobüslük bir konvoyun Tarkumiye üzerinden Ramallah’a geçmesine izin verilir. Eski müdür, devamında şöyle demişti: “Üç gün sonra benimle temasa geçen Ramallah’ın Filistinli valisi, güvenli geçişi hemen durdurmamı ve bir daha asla açmamamı istedi.” Yetkiliye göre, gelenlerin çoğu, tekrar Gazze’ye geri gönderilir. Ramallah halkı Gazzelilere, Gazzeliler de Ramallahlılara tahammül edemez. Zira bunlar, aynı insanlar değil, Filistinliler yekvücut bir toplum değil. Gazze Şeridi ile Batı Şeria’nın birliği, suni bir şeydir. Bu nedenle iki bölgenin uzlaştığına inanmak için fiiliyatta gerçek kanıtlar görmek lazım. Eski Şin Bet müdürünün anlattığı hikâye böyle.

Bu hafta görüştüğüm bir diğer üst düzey Şin Bet yetkilisi ise şunları söyledi: “Birlik henüz hayata geçmiş değil. Birlikten bahsediliyor ama bu, daha çok numaradan ibaret. Bunun kalıcı olması düşük bir ihtimal. İki tarafın ortak paydaları çok az ve değişken. Hamas, şu an ciddi bir ekonomik ve diplomatik kriz yaşıyor. Filistin Yönetimi de ayakta kalmasını sağlayan uluslararası ekonomik desteğin bir kısmını kaybedebilir. Yani geçici olarak birbirilerinin kucağına sığınıyorlar. Ancak bir sınavdan geçmeleri gerektiğinde, daha önce defalarca olduğu gibi işler bozulacaktır. Hamas El Fetih’i Gazze’ye sokmaz, Mahmud Abbas da Hamas’ın Batı Şeria’ya ayak basmasına izin vermez. Birliğin hayata geçeceğine pek inanmıyorum.”

İsrail’deki 24 Nisan güvenlik toplantısında, farklı hareket tarzı seçenekleri masaya kondu. Kabinenin en radikal üyesi Ekonomi ve Ticaret Bakanı Naftali Bennett, müzakerelerin derhal durdurulmasını ve kendisine ait bir plan olan C Bölgesi’nin İsrail tarafından ilhak edilmesini teklif etti. Bu öneri, reddedildi.

Neticede İsrail orantılı bir tepki ortaya koydu ve kapıyı yeni temaslara kapatmadı. Başbakan Benjamin Netanyahu, vakit kaybetmeden diplomatik girişimlere başladı ki durum bu konuda karşı konulmaz bir fırsat sunmuştu. Hem ABD hem Avrupa, Hamas’ı terör örgütü olarak niteliyor. Bu nedenle, Abbas’ın attığı adım, son dokuz ayda müzakere kisvesi altında süren karşılıklı suçlamalar oyununda İsrail’e stratejik bir sermaye sağlıyor. Ancak belirtildiği gibi şu an iki tarafta da her şey sadece sözden ibaret.

Kabine toplantısında konuşan bir Şin Bet yetkilisi, İsrail ile Filistin Yönetimi arasındaki güvenlik iş birliğinin geleceği konusunda kaygılarını ifade etti. Bu iş birliği sayesinde yeni bir terör dalgasının önüne geçilmişti. Yetkiliye göre yeni koşullarda iş birliğinin devam edip etmeyeceği belirsiz. Hamas militanları, terör eylemleri planlayanlar nasıl tutuklanacak? Son açıklamalarında bu konuya değinen Abbas, güvenlik alanındaki iş birliğinin süreceğini, Filistin güvenlik mekanizmalarının tasfiye edilmeyeceğini belirtti.

Oysa mutabakatın duyurulmasından bir gün önce İsrail’den büyük bir gazeteci grubunu Ramallah’da kabul eden Abbas, çok daha uzlaşmacı ve ılımlı bir üslup kullanmıştı. Abbas, İsrail’le müzakerelerin sarpa sarması hâlinde Filistin Yönetimi’ni feshetme ihtimaline değinmiş, güvenlik iş birliğini övmüş ve kendisi hayatta olduğu sürece bu iş birliğinin devam edeceğine yemin etmişti. Ertesi gün ise tam tersini yaparak “feshedilecek” Filistin Yönetimi ile Hamas’ı uzlaştırdı. Abbas ya salı ya da çarşamba günü doğruyu söylemiyordu. Bu iki günde söylenenler yan yana duramaz. Abbas kendisiyle çelişti ve 180 derece zıt tutumlar sergiledi.

Filistin liderinin attığı adım, İsrail’i öfkelendirirken ABD’yi rahatsız etti, Mısır ile Suudi Arabistan’ı epey kaygılandırdı, Avrupa’yı ise mahcup etti. Abbas, büyük bir taktiksel hata yaptı. Kimi değerlendirmelere göre, böyle bir gelişmeyi bu kadar kısa sürede beklemeyen bir tek İsrailliler ile Amerikalılar değildi. Abbas’ın kendisi de bunun olabileceğine inanmıyordu. Durumu biraz geç idrak eden Abbas, haftanın ilerleyen günlerinde zararı asgari ölçüde tutmaya çalıştı. Hamas sözcüleri bile nadir görülen bir şekilde itidal gösterdi.

Şüpheler bir yana, bu adıma şans tanımak gerektiğini unutmamak lazım. Hamas terörden vazgeçip müzakere odasına geliyor olabilir mi? Yeni hükümette fiilen yer almadan Abbas’a İsrail ile müzakereleri sürdürmesi için güvenoyu verebilir mi? Böyle bir gelişme, kimi koşullarda Orta Doğu Dörtlüsü’nün üç şartına – Hamas’ın İsrail’i tanıması, FKÖ ile İsrail arasında imzalanan anlaşmaları kabul etmesi, silahlı mücadeleden vazgeçmesi – olumlu yanıt olarak görülebilir. Böyle bir durum söz konusu olursa bu, tarihi bir gelişmeye delalet eder. Peki, gerçekten böyle olur mu? Tarih, istatistik ve mantık “hayır” cevabına işaret etse de umut ışığının yanmasına izin verilmeli.

İsrail tarafında büyük bir rahatlama var. Netanyahu, yine hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan tehlikeli bir mühletten kurtulmuş oldu. Uzlaşmaz taraf şu an karşı taraf. Bu arada, İsrailli Arap tutukluların serbest bırakılması hâlinde koalisyondan çekileceğini söyleyerek çıtayı yükselten Bennett de mahcup olmadan çıtayı yavaş yavaş aşağı indirebilir. Barış tehlikesi şimdilik atlatılmış oldu. Koalisyon sapasağlam ayakta. Bedel ödemeden yerimizde saymaya devam edebiliriz, en azından şimdilik.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial