Ana içeriğe atla

Katar mı İran mı? Hamas’ı kim kurtaracak?

Hac için Suudi Arabistan’a giden Hamas heyetinden İsmail Haniye Katar’a, Mahmut Zahran da İran’a devam edecek. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Palestinian Hamas leader in Gaza Ismail Haniyeh waves to his supporters during an anti-Israeli rally in Gaza city April 28, 2016.  REUTERS/Suhaib Salem       - RTX2C2YQ

Gazze Şeridi’ndeki en tepe Hamas liderleri, İslamil Haniye ve Mahmut El Zahar 3 Eylül’de Refah sınırından geçerek, Kahire’deki havaalanına gittiler. İki isme 50 kişilik geniş bir Hamas heyeti de eşlik etti. Aralarında aktivistler ve güvenlik korumalarının da bulunduğu bu grup, görünüşe göre Gazze’den şu ana kadar çıkış yapan en geniş gruptu. Heyette Haniye’nin aile üyeleri de yer aldı. Ancak Gazze’deki kaynakların Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre Mısır’dan seyahat izni alamadığı için sınırdan geçemeyen Filistin Yasama Meclisi Başkan Yardımcısı Ahmet Bahar eve dönmek zorunda kaldı.

Mısır makamları Hamas yönetiminin bildirdiği her ismi yakın mercek altına alırken, heyette bulunan herkes sınırdaki güvenlik noktasında yoğun bir aramadan geçirildi. Ardından Kahire’ye giden heyet Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a uçtu. Hamas yetkilileri muhtemelen Refah kapısından geçerken orada çaresizce bekleyen yüzlerce aç erkek, kadın ve çocuğu da görmüştür. Mısır makamları, Gazze’den tıbbi yardım almak için ayrılan bu insanları Gazze Şeridi’ne dönüşlerinde sıkı bir prosedüre tabii tutuyor.

Hamas heyetinin Gazze’den çıkışı ise hareketin seyrini ve geleceğini belirleyecek büyük değişimlerin yeni bir göstergesi niteliğinde.

Haniye’ye seyahatinde eşi ve en küçük üç çocuğu da eşlik ediyor. Hamas üzerinde önemli bir nüfuz sahibi olduğu düşünülen oğlu Abid ise babasının yokluğunda onun menfaatlerini korumak ve Gazze’deki güvenlik birimleriyle irtibatını sürdürmek için Gazze’de kaldı.

Al-Monitor’un da haziranda aktardığı gibi Hamas’ın Siyasi Büro Şefi Halit Meşal bir dahaki seçimlerde aday olmayacağını açıklayarak, Haniye’nin liderliğinin önünü açtı. Zira hareket içinde kimse Haniye’ye rakip olmayı göze alamaz, Hamas’ın siyasi bürosunu kuran ve geçmişte iki kez çöküşten kurtaran kıdemli isimlerden Musa Ebu Marzuk bile...

Hareket yeni liderini bu yılın sonunda seçecek. Ancak Haniye ailesini ve kendisine yakın isimleri Katar’a yerleştirmek üzere harekete geçti bile. Haniye Hamas’ın en kritik dönemini ilerleyen aylarda oradan yönetecek.

Haniye’nin Şam’dan 2012’de ayrılarak kalıcı olarak Doha’ya yerleşen Meşal’in izinden mi gideceği yoksa seçim dönemini orada geçirip, resmen lider ilan edildikten sonra Gazze’ye mi döneceği henüz net değil. Hamas’ın Siyasi Büro Şefliği görevini 1996’dan bu yana Meşal sürdürüyordu.

Hamas heyeti Katar’a ulaştıktan sonra siyasi büronun ülkesinde faaliyet göstermesine izin veren Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad El Tani tarafından kabul edilecek. Burada asıl önemli olan Haniye’nin Katar’a yerleştikten sonra Gazze Şeridi’ndeki kısıtlamaların aksine gelecek aylarda istediği gibi seyahat edebilecek, büroyu serbestçe yönetebilecek ve kendisini kabul edecek ülkelerde Hamas için bağış toplayabilecek olması.

Heyetin ilk durağı ise Hac görevlerini yerine getirmek için Suudi Arabistan’ın kutsal Mekke şehri oldu. Heyet Mısır makamlarından Gazze’den çıkış iznini de hac vesilesiyle aldı. Ancak ardından gerçekleşecek Katar seyahatine tüm heyet katılmayacak. Heyet üyelerinden Zahar İran’a giderek, ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’le görüşecek. Meşal İran’da son yıllarda istenmeyen adam addedilse de ve Hamas’la Tahran arasındaki tüm uzlaşı çabaları çökmüş olsa da Zahar İran makamlarıyla yakın bağlarını halen koruyor.

Hamas’ın izleyeceği seyri de ya Doha ya da Tahran belirleyecek. Zahar İran’ı yatıştırmayı, Meşal’in yol açtığı derin anlaşmazlığı gidermeyi ve Hamaney’in icazetini alabilirse hareketin yönetimi de rahat bir nefes alacak. Zira İran tarafından başta mali konularda olmak üzere Hamas’a uygulanan kısıtlamalar böylelikle ortadan kalkabilir. İran’la ilişkinlerin yakınlaşması aynı zamanda Suudi desteğinin kaybolmasına ve hareketin yeniden İran’dan talimat almaya başlamasıyla da sonuçlanabilir.

Hamas’ın askeri kanadı hareketin liderliğine uzun zamandır Tahran’la ilişkilerin düzeltilmesi için baskı yapıyor. Zira hareketin İsrail’le olası bir savaş halinde silah ve askeri destek temin edebileceği tek yer İran.

Ancak İran Zahar’ı nazik cümlelerle geçiştirip, ilişkileri düzeltmeye yanaşmaz ve yardımı taraflar arasındaki krizden önceki seviyeye yeniden çıkarmazsa Haniye’nin omuzlarına büyük bir yük binecek. Gazze’deki kaynaklar da Haniye’nin bu nedenle seçimlerden önce Katar’a gittiğini düşünüyorlar. Haniye’nin amacının yeni mali kaynaklar bulmak amacıyla Arap devletleri ve dünyanın dört yanındaki İslam kuruluşlarının nabzını yoklamak olduğu belirtiliyor.

Haniye ve Zahar zıt yönlere giden iki ok gibi. En etkili sonuçları veren yön aynı zamanda Hamas’ın gelecekteki rotasını da olacak. Hareketin İran ve Katar’dan sürdürülebilir bir yardım sağlamayı başaramaması durumunda ise Haniye ve Zahar hiç tercih edilmeyen üçüncü seçeneğe başvurmak zorunda kalacaklar: El Fetih ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’la uzlaşma.

Hamas yardım için Filistin Yönetimi’nin kapısını çalmak zorunda kalırsa Gazze Şeridi’ndeki kontrolünün bir kısmını kaybedecek. Kıdemli El Fetih yetkililerine göre Hamas bu nedenle 8 Ekim’de yapılacak yerel seçimlerde Gazze’nin kimi ilçe belediyelerinde El Fetih’in kazanmasını istiyor. Zira Al-Monitor’un da kısa süre önce aktardığı gibi bu, Avrupa Birliği’nin Gazze’ye yönelik para akışını yeniden başlatmasını sağlayabilir. Hamas böylesi bir sonucun El Fetih-Hamas uzlaşısının önünü açabileceğini de düşünüyor.

Hamas heyeti hareketi kurtarmak gibi kritik bir hedefle Gazze’den ayrıldı. Hareketin liderleri şimdi gerilim haritasını ve muhtelif Arap devletlerinin farklı menfaatlerini doğru yorumlayıp, doğru kararlar almalılar, zira iyimser olmak için fazla sebepleri yok.

More from Shlomi Eldar

Recommended Articles