Ana içeriğe atla

Suriye’deki Rus faaliyetleri Moskova’nın Ukrayna stratejisiyle bağlantılı

Rusya, Akdeniz’de düzenlediği görülmemiş çapta tatbikatlarla Suriye’deki askeri yeteneklerini geliştirmenin yanı sıra NATO’ya da mesaj gönderiyor. 
Russia military

Kremlin imkansız güvence talepleri, Ukrayna sınırına yaptığı yığınak ve peş peşe askeri tatbikatlarla Batı üzerindeki baskıyı artırırken, Suriye de dolaylı olarak Putin’in taktiksel planları arasında yerini almış durumda.

İsrail merkezli Ynet’in haberine göre Suriye ve Rus jetlerinin 24 Ocak’ta Golan Tepeleri de dahil Suriye’nin hava sahası üzerinde düzenlediği ortak devriye uçuşları İsrail’i endişelendirdi. IDF şu an Rus ordusundaki muhataplarından neden Suriye’nin güney sınırlarında devriyelere gerek duyulduğunu öğrenmeye çalışıyor. Devriyelere iki farklı yorum getiriliyor. İlki, Rus tarafının İsrail’in Suriye’deki hedeflere yönelik hava saldırılarına yön vermeye çalıştığı. İkincisi ise Rusya’nın Ukrayna krizi sürerken NATO’ya askeri yeteneklerinin Orta Doğu’ya da uzandığı mesajını gönderdiği.

Rus ordusu son haftalarda karadaki devriye faaliyetlerini de artırmış durumda. Bilhassa Suriye'deki Rus Hmeymim hava üssünden terörist saldırı tehdidine karşı Lazkiye limanı ve çevresine aralıksız baskınlar başladı.

Rus ordusuna bağlı Suriye Uzlaştırma Merkezi’nin komutanı Tuğamiral Oleg Zhuravlev’e göre baskınlar Şam yönetimi ve istihbarat birimlerinin talebi üzerine başlatıldı. Rus askerleri 15 Ocak’ta da Suriye hükümetine bağlı hava savunma birlikleri ile bir tatbikat düzenledi.

Kimi uzmanlara göre ise bu hamlelerin muhatabı İsrail. IDF aralık ayında, Hmeymim üssüne 20 kilometre uzaklıktaki liman bölgesine iki saldırı düzenlemişti. Rus Kommersant gazetesine göre, 2018'den bu yana Rusya'nın sorumluluk alanına giren hedeflere dokunmayan İsrail tarafı, bu bombardımanla iki ülke arasındaki zımni anlaşmayı ihlal etmiş oldu.

İsrail’in sınırlarında düzenlenen bu faaliyetleri bir mesaj olarak yorumlayacağını elbette Rus tarafı da biliyor. Ancak söz konusu Rus faaliyetlerinin arkasında pragmatik nedenler de var. 

Öncelikle, Suriye’deki Rus birliklerinin kış eğitim dönemi 1 Aralık itibarıyla başladı. Rus ordusu ve Suriye hükümetine bağlı askeri birlikler de bu kapsamda ülkenin kuzeyi de dahil muhtelif bölgelerde ortak tatbikatlar düzenliyorlar. 

İkincisi Rus Savunma Bakanlığı’nın kara devriyelerinin terör saldırılarına karşı düzenlendiği yönündeki resmi açıklaması oldukça gerçekçi görünüyor. Faal çatışmalar kesilmiş olsa da Esad’a bağlı güvenlik birimleri Şam merkezi de dahil ülkenin muhtelif bölgelerini hedef alan terör saldırılarını ve sabotajları halen önleyemiyor.

Öte yandan Tartus ve Lazkiye arasında bulunan Banyas halen bir insan kaçakçılığı merkezi olarak görülüyor. Uyuşturucu da dahil türlü kaçakçılık operasyonlarında Suriye muhaberatının adı kullanılıyor ve Rus ordusunun tüm kargoların konşimentolarını kontrol etmesi pek muhtemel görünmüyor. 

Üçüncüsü, ortak devriye uçuşları Suriye Hava Kuvvetleri’nin muharebe yetkinliğini yeniden tesis etme çabalarını yansıtıyor. Devriyelerin yapıldığı rotalar sadece Golan Tepeleri’yle sınırlı değil; uçuşlar Fırat Nehri de dahil Suriye’nin kuzeyini de kapsıyor. Devriye uçuşlarına katılan Rus uçakları Hmeymim üssünden, Suriye uçakları ise Şaykal ve Dumayr hava üslerinden havalanıyor.

Rus ordusu ortak devriyelere muhtemelen sadece İsrail’in, İran’ın saha vekillerine saldırılarını engellemek amacıyla da başlamadı. Neticede Moskova, İran uçaklarının Hmeymim’e inmesine ve varış yeri meçhul kargoları boşaltmasına defalarca izin verdi. Rusya bu faaliyetlerle, muhtemelen ABD ve müttefiklerine de açık bir mesaj gönderiyor. 

Rus Savunma Bakanlığı 20 Ocak'ta Rus filolarının tüm sorumluluk alanlarını kapsayan ve 140'tan fazla geminin katılacağı bir dizi deniz tatbikatı ilan etti. Bu, şubat ayı itibarıyla gemi, denizaltı, bot ve teknik destek araçları da dahil hemen hemen tüm muharip deniz unsurlarının eş anlı olarak Akdeniz, Kuzey Denizi, Ohotsk Denizi, Kuzey Doğu Atlantik ve Pasifik Okyanusu’ndaki eğitim menzillerine çekileceği anlamına geliyor. 

Kremlin yakın gelecekte Rusya’nın Akdeniz’deki muharip gücünü görülmemiş bir seviyeye yükseltecek. Suriye'nin Tartus limanında bulunan 10 gemilik Rus filosuna iki büyük savaş gemisi birliği daha katılacak. Halihazırda Manş Denizi ve Cebelitarık Boğazı’nı geçen altı büyük çıkarma gemisi de Akdeniz’e doğru ilerliyor. Rusya’nın Pasifik Filosu’na bağlı Varyag füze kruvazörü, Admiral Tributs denizaltı savunma ve harp gemisi ile Boris Butoma tedarik gemisi de Çin ve İran’la Umman Körfezi’nde üçüncüsü gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatın ardından rotalarını Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden Suriye’ye çevirdiler. 

Rusya, Sovyetler Birliği sonrası bu denli büyük çaplı bir tatbikat düzenlememişti. Görünen o ki Moskova, Batı ile müzakerelerde geleneksel eskalasyon yöntemini kullanıyor. Bu yöntem, talepkâr --maksimalist-- tutumun yanı sıra bir dizi yedek --uzlaşı-- tutumu da kapsıyor. Ancak Kremlin’in ne tür bir uzlaşıya ihtiyaç duyduğu dahalen net değil: Kırım’ın 2014'teki ilhakının ardından Rus yetkililerin ülkeyi kuşatılmış bir kale olarak lanse etme çabası mantıklı görünmüyor.