Ana içeriğe atla

Rakka İD’in ardından kimin kontrolüne geçecek

Rakka’nın kuzeyindeki ilerleyişini sürdüren Suriye Demokratik Güçleri İslam Devleti’nin ikmal hatlarını kesti. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A Syrian Democratic Forces (SDF) fighter looks through the scope of his weapon in Tal Samin village, north of Raqqa city, Syria November 19, 2016. REUTERS/Rodi Said - RTSSERJ

AYN İSA, Suriye — Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Rakka’nın kuzeyindeki 30 kilometrelik bir alanı İslam Devleti’nden temizlemeyi başardı. Kentin kuzeybatısındaki şiddetli çatışmalar ise sürüyor. SDG, 15 Kasım’da da Ayn İsa kırsalındaki en büyük kasaba olan Hazime’yi, Ayn İsa’nın beş kilometre güneydoğusundaki El Tavile’yi ve Rakka’nın batı kırsalındaki Tel Kanez ile Tellat Malit’i ele geçirdiklerini açıkladı.

SDG ayrıca Rakka’nın kuzey kırsalındaki El Hayşa ve Keniz El Ganim ile Tel Semen’i de geri aldı. Böylece Ayn İsa’nın güneyinde ve Rakka kent merkezinin yalnızca 20 kilometre uzağında bulunan elektrik santraline biraz daha yaklaşıldı.

SDG’nin İslam Devleti’nin Suriye’deki kalesi Rakka’yı kurtarmak için ABD öncülüğündeki koalisyonun desteğiyle 5 Kasım’da başlattığı Fırat’ın Gazabı operasyonuna 30 bin militan katılıyor.

SDG içinde Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) yanı sıra Şammar aşiretinden Arap savaşçılar, Süryani Askeri Konseyi ve kenti İD’den temizlemek isteyen Rakkalı savaşçılardan oluşan Liva Tuvar yer alıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen ve Ebu İsa mahlasını kullanan Liva Tuvar Komutanı Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Bu savaş, Rakka hem İD’in kalesi ve hem de dünya tarafından terörün başkenti olarak görüldüğü için önemli. Rakka halkını İD’in pençesinden almak ve dünyaya Rakka’da yaşayanların radikallik ve terörle ilgisi olmadığını kanıtlamak için bu savaş bizim için büyük önem taşıyor. Bizler barışçıl bir halkız ve tüm dünyada barış istiyoruz.”

Rakka, rejim güçlerinin tamamen çekildiği ilk vilayet. Ancak kent rejim güçlerinin mart 2013’te çekilmesinin ardından birkaç ay içinde İD’in kontrolüne geçmişti. Rakka’ya ilerleyen Suriye muhalefetiyle İD arasında yaşanan kanlı çatışmaların ardından örgüt kenti ocak 2014’te tamamen kontrolüne almıştı.

Rakka savaşının iki aşamalı olarak düşünülebileceğini belirten İsa şöyle dedi: “Kentin kuşatılmasını öngören ilk aşama 5 Kasım’da başladı. Bu aşamada kentin dışarıyla bağlantısının kesilmesi, örgütün etkin olduğu El Bab ve Halep’in doğu kırsalından savaşçıların vilayete girmesinin engellenmesi ve İD’e giden tüm cihatçı hatlarının kesilmesi hedefleniyor. Bu, İD’in moralini ve savaş kabiliyetini zayıflatarak nihai aşamaya zemin hazırlayacak. Ardından kente girilecek ve örgüt tamamen temizlenecek.”

Liva Tuvar savaşçıları Rakka’nın 50 kilometre kuzeyindeki Ayn İsa ve Rakka ile kuzeydeki Tel Abyad arasındaki yolda mevzilenmiş durumda. SDG Tel Abyad’ın kontrolünü bir buçuk yıl önce ele geçirmişti.

Savaşa Liva Tuvar savaşçılarının öncülük edeceğini belirten Ebu İsa “Bizler hepimiz Rakka vatandaşıyız ve geniş bir halk desteğine sahibiz. Vatandaşlarımızın da iş birliğiyle kente istikrar ve güvenlik getirmek bizim yükümlülüğümüz.” dedi.

5 Kasım’da başlayan Fırat’ın Gazabı operasyonundan bu yana SDG Rakka’nın kuzey kırsalındaki onlarca köy ve kasabayı İD’den geri aldı. Birlikler şu an Rakka kırsalının yalnızca 30 kilometre uzağında bulunuyor.

SDG ile Liva Tuvar’ın vilayetin İD’den kurtarılmasının ardından kentin yönetimini yerel halka bırakmak konusunda anlaştığını belirten Ebu İsa militanların oynayacağı sınırlı rolü şöyle tanımladı: “Kenti yönetecek ve koruyacak sivil bir konsey, polis gücü, yargı ve askeri güç oluşturuluncaya kadar şehri korumak.”

Liva Tuvar’n SDG’nin kilit bileşenlerinden biri ve grubun en büyük Arap birliği olduğunu belirten Ebu İsa şöyle devam etti: “Bizler Rakka vatandaşlarından ve isyancılarından oluşan tek askeri birliğiz. Kürt birlikleriyle tarihi bir ilişkimiz var. 2014 yazında Kobani’de ve 2015 yazında Tel Abyad’da birlikte savaştık.”

ABD destekli SDG’nin iki büyük silahlı gücü olan YPG ve YPJ geçen iki yıldan bu yana birçok bölgenin kontrolünü İD’den geri almayı başardı. 2015’in başlarında Kobani, haziran 2015’te Rakka’ya bağlı Tel Abyad, şubat sonunda da Haseke’ye bağlı El Şeddadi ele geçirildi. 16 Kasım’da resmi bir açıklama yapan YPG, Menbic’de bulunan birliklerini Rakka operasyonu için Fırat nehrinin kuzeyine kaydıracağını duyurmuştu.

YPG Sözcüsü Redur Halil de örgütün Rakka operasyonundaki rolüne ilişkin soruları Al-Monitor’a şöyle yanıtladı: “Rakka bir Suriye kenti ve bizim bu kentin terör örgütü İD’den kurtarılmasında rol almamız kadar doğal bir şey olamaz.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 16 Kasım’da düzenlenen bir basın toplantısında konuya ilişkin şöyle dedi: “Herhalde bugün yarın, çok fazla sürmeyecek. Gerek PYD gerekse YPG'nin buradan gitmesi söz konusuydu. Şimdi bir bu sözün gerçekleşeceğini bekliyoruz, ümit ediyoruz.” Türkiye, Kürt birliklerine bağlı militanların nüfus çoğunluğu Arap olan Rakka’nın kurtarılmasında rol oynamasını istemiyor.

Türkiye uzmanı ve yazar Muhammed Zahid Gül Al-Monitor’a Türk hükümetinin güney sınırlarında tedbir amaçlı bazı önlemler alabileceğini belirterek şöyle konuştu: “Zira Kuzey Suriye sınırları terör örgütlerinin yuvası hâline geldi ve buradan Türkiye kentlerine, topraklarına terör saldırıları düzenleniyor, silah kaçakçılığı yapılıyor. Bu silahlar Türkiye’deki terör örgütlerine de gidiyor.”

Türkiye’nin ağustosta Suriye’nin kuzeyinde başlattığı Fırat Kalkanı operasyonunu hatırlatan Gül şöyle devam etti: “Bu operasyonun amacı Özgür Suriye Ordusu’nu desteklemek ve topraklarını, kentlerini Suriye’nin kuzeyindeki ABD ve İran destekli Kürt milislerin ırkçı saldırılarından korumaktır.”

Türkiye ve Suriye muhalefeti Kürt birliklerin Arap nüfusun yoğun olduğu Rakka savaşına katılmasına tepki gösterse de ABD ve uluslararası koalisyon bu savaşta SDG ve muharip Arap birlikleri desteklemeyi sürdürüyor.

More from Kamal Sheikho