Ana içeriğe atla

İranlı nükleer fizikçinin suikastı ve Tahran’ın misilleme ikilemi

İran en tepe nükleer fizikçisine düzenlenen suikastı araştırmaya devam ederken, en büyük şüpheliler arasında ABD’nin nükleer anlaşmaya dönme ihtimalini asgariye indirmek isteyen İsrail ile mevcut Beyaz Saray yönetimi geliyor.
Students of Iran's Basij paramilitary force burn posters depicting US President Donald Trump (top) and President-elect Joe Biden, during a rally in front of the foreign ministry in Tehran, on November 28, 2020, to protest the killing of prominent nuclear scientist Mohsen Fakhrizadeh a day earlier near the capital. - Iran's President Hassan Rouhani accused arch-foe Israel of acting as a "mercenary" for the US and seeking to create chaos, blaming it for the assassination of a top Iranian nuclear scientist. (P

İranlı nükleer fizikçi ve İran Savunma Bakanlığı’nın kıdemli yetkililerinden Muhsin Fahrizade’ye başkent Tahran’ı Abserd’e bağlayan ana otoyolda düzenlenen suikasta kadar pek az yabancı İran’daki bu kentten haberdardı. Kentin isminin Farsçadaki karşılığı olan “soğuk su”yun ise bu suikastla İran müesses nizamının başına döküldüğü ve ülkenin güvenlik birimlerinin Tahran’ın stratejik projelerini baltalamaya çalışan hasımlarına karşı etkinliğini tartışmaya açtığı bir gerçek.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun İran’ın askeri nükleer projesinin “babası” olarak tanımladığı Fahrizade, saldırıya uğradığında eşinin ailesinin evindeki bir yemeğin ardından üç araçlık konvoyla Tahran’a dönüyordu.

İran Savunma Bakanı Emir Hatemi’nin verdiği bilgilere göre silahlı saldırganlar önce fizikçinin korumalarının arabasına ateş açarak konvoyu durmaya zorladı ardından yolun kenarında park hâlinde bulunan bomba yüklü kamyonu patlattı. Saldırganlar ardından konvoya bir kere daha ateş açarak korumalarının birçoğunu ve Fahrizade’yi üçüncü arabada bulunan eşinin gözleri önünde öldürdü. 

Saldırının tam olarak kimler tarafından ve nasıl gerçekleştiğine ilişkin daha fazla resmi ayrıntı verilmezken, İran kamuoyu spekülasyonlarla yankılanıyor. İstihbarat Bakanlığı ise olayın birimleri tarafından araştırıldığını duyurdu.

İranlı bir yetkili ise isminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a olayın İran makamlarınca nasıl değerlendirildiğini şöyle aktardı: “Bu, mevcut ABD yönetiminin yardımıyla gerçekleştirilen bir İsrail saldırısıdır.” Yetkiliye göre suikast Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Turmp’ın “bölgedeki daha küçük müttefikleriyle birlikte” İran’a karşı başlattıkları saldırıların devamı niteliğinde.

Yetkili şöyle devam etti: “Ve bu çaresizliklerinin bir göstergesi; bunların İran’ın ilerleyişini durdurmayacağını biliyorlar. Tüm dünyanın uzun süre unutamayacağı güçlü bir misilleme ile karşılık verileceği muhakkak. Ancak bu misillemenin zamanına ve şekline kana susamış düşmanı değil İran karar verecektir.”

Korkulardan biri Washington’daki yeni yönetimin ABD’yi nükleer anlaşmaya geri döndürme ihtimalinin de bu saldırıya kurban gitmesi. İranlı gazeteci Abas Aslani’ye göre “Fahrizade suikastının zamanlaması son derece manidar.”

Aslani Al-Monitor’a şunları aktardı: “ABD seçimlerinin ardından bölgedeki bazı aktörler Joe Biden yönetimindeki ABD’nin nükleer anlaşmaya döneceğinden, İran-ABD arasındaki diplomasinin yeniden başlayacağından korkuyorlar. Dolayısıyla bölgedeki İran karşıtı oyunculara altın çağını yaşatmış olan mevcut yönetim son günlerini İran’ı provoke etmek ve Biden’ın 2015 nükleer anlaşmasına dönmesini engelleyecek bir ortam yaratmak için kullanıyor.”

Saldırının ardından Tahran’daki Cumhurbaşkanlığı ofisinin bulunduğu Pastör Sokağı ile Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi binalarının önünde toplanan protestocular, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani aleyhine sloganlar attılar. Ruhani önceki günlerde ABD’nin İran’ın zararlarını tazmin etmesi halinde Biden ile nükleer anlaşmayı canlandırmaya hazır olduklarını söylemişti.

Londra’daki Royal Holloway Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler dersleri veren Muhammed Rıza Kalantari’nin değerlendirmesi şöyle: “İran, ABD ile ikili ilişkilerinde yeni bir açılım yapmak istiyor ve bu nedenle de saldırıya çok sert bir misilleme yapmayacaktır. Ocak ayında Kasım Süleymani için yapmamıştı, şimdi de yapmayacak. İran’daki sertlik yanlılarının son birkaç gündeki söylemleri, yaptıkları, tehditleri ne olursa olsun kamuoyunun Süleymani’ye bakışı ile Fahrizade’ye bakışı çok farklı.”

Kalantari’ye göre İran’ın suikastın ardından Fahrizade’nin önemini abartan tutumu “Biden’la yapılacak müzakereler öncesinde ellerini güçlendirmeye yönelik bir taktik.” Fahrizade’nin İran’ın nükleer projesi için taşıdığı önemin Süleymani’nin ülkenin bölge politikalarında taşıdığı önemle denk olmadığını kaydeden Kalantari, “Dolayısıyla Süleymani’nin öldürülmesine karşılık İran’ın ocak ayında yaptığı misillemeden daha sert bir tutum almayacaklardır” dedi.

İran’ın Ruhani Lideri Ali Hamaney ise açıkça intikam istedi. İranlı yetkililerden “iki hayati meseleyi ciddiyetle önlerine koymalarını” isteyen Hamaney şöyle yazdı: “Birincisi bu suçu araştırmak ve failleriyle sorumlularını sert bir şekilde yargılamak; ikincisi şehidin bilimsel ve teknolojik çabalarını faal olduğu her alanda devam ettirmek.” Hamaney’in Süleymani suikastı ardından paylaştığı “sert intikam” (#SevereRevenge) etiketini bu tweetinde paylaşmaması ise anlamlıydı. 

İran kamuoyu misillemenin nasıl yapılacağını tartışırken Fahrizade suikastının failleri halen bilinmiyor. Henüz herkesin bir numaralı şüphelisi olan İsrail’e işaret eden bir bilgi de paylaşılmış değil. Süleymani öldürüldüğünde ABD yönetimi öne çıkarak sorumluluğu üstlenmişti.

Öte yandan İran’ın caydırıcılık yeteneğinin bir yıldır tartışmaya açık olduğu bir gerçek. Süleymani suikastı bir yana ülke bir yılda birçok şaibeli olaya sahne oldu. Natanz nükleer tesislerindeki patlama ile Tahran’ın kuzeydoğusundaki Perçin askeri tesisinde meydana gelen büyük patlama bunlardan yalnızca birkaçı.

Aslani’ye göre “İran’ın caydırıcılık tesis etmek için misilleme yapmaktan başka çaresi yok.” Ancak saldırıyı daha ziyade ABD seçimleriyle bağlantılı gören Aslani şu uyarıyı da yapıyor: “Suikast İran’ı hedef alıyor ama aynı zamanda yeni yönetimin önüne engeller çıkararak Biden’ın Orta Doğu politikalarını da rehin almayı amaçlıyor.” 

İran ile ABD arasında olası bir yakınlaşma ihtimalini baltalamaya yönelik açık bir irade olduğuna dikkat çeken Aslani, ilerleyen günlerde provokasyonların daha da artabileceği görüşünde: “İsrail Başbakanı Netanyahu ABD’nin [Ortak Kapsamlı Eylem Planı] anlaşmasına geri dönemeyeceğini açıkladı. Daha önce Fahrizade’yi ismiyle anmıştı. Bu saldırı Trump yönetiminin yeşil ışığıyla gerçekleştirilmiş olabilir. Trump yönetimi de ABD’nin ileride OKEP’e dönmesini engellemek için büyük bir uğraş içinde.”

More from Ali Hashem (Iran Pulse)

Recommended Articles