Ana içeriğe atla

Irak seçimleri: Güç mücadelesi Sünni bloku böldü

Irak’ta genel seçim öncesinde birleşik bir blok oluşturamayan Sünniler farklı ittifaklara bölündü. Her bir ittifak mecliste azami sayıda sandalye kazanarak önümüzdeki dört yıl için Sünnilerin lideri konumuna yükselmek istiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Iraqi Deputy Prime Minister Saleh al-Mutlaq (L), Sunni Muslim MP Dhafer al-Aanie (R) listen on as former Iraqi Speaker of Parliament Osama al-Nujaifi speaks during a press conference after Iraq's new parliament failed to elect a speaker as its first session ended in disarray, on July 1, 2014, in Baghdad, with MPs due to meet again in a week. AFP PHOTO/AHMAD AL-RUBAYE        (Photo credit should read AHMAD AL-RUBAYE/AFP/Getty Images)

BAĞDAT — Irak’ta mayısta yapılacak genel seçimler için Yüksek Bağımsız Seçim Komisyonu’na kayıt yaptıran 27 ittifaktan yaklaşık 10’u Sünni kesimi temsil ediyor. Bunların çoğu daha önce Irak Sünni Güçler Koalisyonu’nda yer alıyordu.

En dikkat çekici ittifaklar şöyle: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame El Nuceyfi ve Şeyh Hamis El Hancer önderliğindeki Irak Karar İttifakı, eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ayad Allavi, Meclis Başkanı Salim El Caburi ve eski Başbakan Yardımcısı Salih El Mutlak önderliğindeki Ulusal Koalisyon ve Şeyh Vadha El Sadid önderliğindeki Dayanışma Koalisyonu.

Sünnileri birleştirmek ve ortak bir siyasi program oluşturmak amacıyla partiler geçtiğimiz yıl Türkiye ve bazı Arap ülkelerin desteğiyle Ankara ve Umman’da toplantılar yapmıştı. Ancak kapsayıcı bir siyasi ittifak kurmayı başaramadılar. Bunun pek çok sebebi var. Bunların başında Irak Karar İttifakı liderlerinden Dafer El Ani’nin deyimiyle “güç mücadelesi” geliyor.

Ani Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Sünni partilerin yaptığı toplantılar müşterek bir Sünni projesini amaçlıyordu ama iktidardaki Sünniler ile muhalefetteki Sünniler arasındaki bölünmüşlük nedeniyle bu başarılamadı. Sünnilerin çok sayıda seçim ittifakı kurmasının başlıca nedeni güç mücadelesi. Çünkü pek çok siyasi isim koalisyonların, seçim listelerinin başında olmak istiyor. Listelerin sonlarında yer alırlarsa bunu popülerlikleri ve temsil ettikleri şeyler açısından tehdit olarak görüyorlar.”

Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri’nin Sünni vilayetlerdeki varlığına işaret eden Ani şöyle devam etti: “Bu dağılma Şiiler ve Kürtler için nasıl sağlıklı olduysa Sünniler için de olabilir. Şiiler ve Kürtler açısından büyük dinsel kümelerin dağılması kurulan koalisyonlarda dış müdahalelerin azalmasını sağladı. Ancak İslam Devleti’nden (İD) kurtarılan bölgelerde durumun karışıklığı ve seçimlerin adilliğini etkileyebilecek silahların varlığı Sünnileri endişelendiriyor.”

Irak Karar İttifakı tamamen Sünni partilerden oluşurken önemli bazı partiler karışık koalisyonlar kurmayı tercih etti. Örneğin 2010’da da Sünni güçlerin pek çoğuna liderlik yapan liberal Şii lider Ayad Allavi’nin Ulusal Koalisyon’u. Ulusal Koalisyon’da Mutlak liderliğindeki El Arabiya Koalisyonu ile Caburi önderliğindeki Reform İçin Sivil Toplum Partisi’nin yanı sıra kuzey ve batı vilayetlerini temsil eden 14 başka Sünni parti yer alıyor.

Ulusal Koalisyon üyesi Abdül Kerim Abtan ittifakın liberal kimliğini kaybettiği ve mezhepsel bir koalisyona dönüştüğü yorumlarını kabul etmiyor. Al-Monitor’a konuşan Abtan “Koalisyon, 2010’daki seçimlerde bünyesinde yer almış tüm Iraklı partileri birleştirmek için çalıştı.” diyor.

Büyük Şii partilerin dışlanması ve Nuceyfi-Hancer koalisyonuna gelince Abtan şöyle konuştu: “Bu noktaya gelinmesinin en önemli sebebi adayların seçim listelerindeki sıralaması nedeniyle çıkan anlaşmazlıklar. Buna rağmen Ulusal Koalisyon’u daha fazla partinin katılımıyla büyütmek için yapılan görüşmeler neticelendirildi.”

Sünni koalisyonların şekillenmesinde “bölgesel müdahale” ihtimalini reddeden Abtan, “mültecilerin dönüşüne engel çıkarılması, kurtarılan kentlerde istikrarın tehlikeye düşmesi, seçimlere katılan kesimleri silahsızlandırma sürecinin aksaması” gibi kaygılar dile getirdi, bu gibi durumların “grupların siyasi temsilini etkileyeceğini” vurguladı.

Siyasi sahnede tanınmayan, aşiret kökenli bir isim olan Sadid’in Dayanışma Koalisyonu’nda ise Emel El Irak ve Irak Haviyatuna partileri yer alıyor. Bunlar daha önce seçimlere girmiş partiler değil. Dolayısıyla parlamentoda sandalye kazanmaları zor görünüyor. Kaldı ki Selahaddin, Diyala ve Anbar gibi bölgelerde seçimler için başka Sünni ittifaklar da kuruldu. Aralarında Cemal El Karbuli önderliğindeki El Hal ile Kasım El Fahdavi önderliğindeki El Vefa’nın yer aldığı bu ittifaklar bilinen siyasi partilerden oluşuyor ve seçim kazanacak tecrübeye sahip.

İD’den kurtarılan bölgelerde elverişli koşullar oluşur ve Sünni partiler geleneksel 80-90 sandalye sayısına ulaşırsa diğer ittifakların karşı karşıya kaldığı sınavla karşılaşacaklar. Yani ulusal blok olarak çalışmak ve hem benzer seçim programları ve ortak hedefler temelinde hem de mezhep temelinde güç birliği yapmak durumunda olacaklar.

Mevcut bölünme çok muhtemel ki adayların gücünü seçimlerde test etmeye dönük siyasi hesaplardan kaynaklanıyor. En çok oyu alan ittifak Sünnilerin payına düşen kilit makamları alacak. Adayların listelere yerleştirilme şekli ve lider seçimleri seçimlerde yer alacak Sünni parti ve ittifakların haritasında etkili oldu.

Seçimlerde laik partilerin yokluğu dinlerarası listeler oluşturmayı zorlaştırdı. Listeler farklı mezheplerden en fazla birkaç isim içeriyor ve ulusal partilerden oluşmuyor. Mezhepsel bölünmüşlük aynı koalisyon veya listenin içinde bile sürüyor. Bu daha sonra görev dağılımını da etkileyecek.