Ana içeriğe atla

Mısır halkı İsrail ile yapılan 15 milyar dolarlık gaz anlaşmasına tepkili

Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi İsrail ile yapılan yeni gaz anlaşmasıyla Mısır’ın “büyük bir başarıya” imza attığını söylese de kamuoyunu ikna edemedi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Black smoke rises from a petroleum and gas company near the Gulf of Suez north of Cairo, Egypt August 17, 2016. Picture taken August 17, 2016. REUTERS/Amr Abdallah Dalsh - D1BETYKRPTAA

Mısır özel sektörünün İsrail’den doğal gaz satın almasını öngören 15 milyar dolar değerindeki 10 yıllık anlaşma iki ülke yetkilileri tarafından övgülerle karşılansa da sosyal medyada büyük tartışma yarattı.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun “tarihi” diye nitelediği anlaşma kapsamında Mısırlı Dolphinus Holdings şirketi gelecek on yıl boyunca İsrailli sondaj şirketi Delek ve ABD’li ortağı Noble Energy’den 64 milyar metreküp doğal gaz ithal edecek. Netanyahu’ya göre anlaşma İsrail’in güvenlik ve ekonomisinin yanı sıra bölgesel ilişkilerini de güçlendirecek.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi de anlaşmanın bir “zafer” olduğunu ve “Mısır’ın “enerji merkezine dönüşmesine katkıda bulunacağını” söyledi. Sisi 21 Şubat’ta yaptığı açıklamada “Büyük bir başarıya imza attık.” diye konuşurken “Hükümetin gaz ithalatı anlaşmasına doğrudan müdahil olmadığını” vurgulamayı da ihmal etmedi.

Ancak Sisi’nin coşkusu Mısır kamuoyunu ikna etmeye yetmedi, gelişme kamuoyunda şok ve öfkeye yol açtı. Sosyal medya üzerinden tepkilerini gösteren aktivistler Mısır’ın Akdeniz’deki devasa Zohr doğal gaz sahası daha birkaç hafta önce faaliyete geçmişken ülkenin niçin gaz ithal etme gereği duyduğunu sorguladılar. Nitekim Petrol Bakanı Tarık El Mulla, kısa süre önce Mısır’ın kuzey kıyıları açıklarında faaliyete geçen saha sayesinde “ülkenin doğal gazda öz yeterliliğe sahip olacağını, bütçedeki yükün hafifleyeceğini ve ithalat faturasının azalacağını” açıklamıştı.

Kahire Üniversitesi’nde ekonomi ve siyaset bilimi dersleri veren Hasan Nafa Twitter hesabından şöyle yazdı: “İsrail ile gaz ithalatı anlaşması haberi beni derinden üzdü. Mısır’ın gazda öz yeterliliğe ulaşacağının resmen beyan edildiği bir ortamda halkımız böyle bir anlaşmanın niçin yapıldığı konusunda bir açıklamayı hak etmiyor mu? Mısırlıların zekasıyla alay etmeyi bırakın.”

İtalyan petrol ve gaz şirketi Eni tarafından ağustos 2015’te keşfedilen devasa Zohr sahası Akdeniz’in en geniş rezervine sahip. Yaklaşık 849 milyar metreküp gaz rezervine sahip olduğu tahmin edilen sahada aralık ayının ortalarında üretime başlandı. Şu an tesislerden Mısır’ın Port Said Limanı’na günde 9 milyon metreküp sevkiyat yapılıyor. Enerji Bakanı Mulla haziran ayı itibarıyla sevkiyatın 28 bin metreküp daha artırılarak gelecek yılın sonunda günde 75 milyon metreküp gaz üretimine geçileceğini açıkladı.

Enerji uzmanları Zohr sahasından çıkarılan gazın yerel ihtiyacı karşılamanın yanı sıra Mısır’ı Doğu Akdeniz'de yeniden gaz ihraç eden bir ülke konumuna getireceği görüşünde. Uzmanlara göre keşif, 2011’deki ayaklanmalarla enerji alanında başlayan aşağı yönlü ivmenin tersine döneceğine işaret ediyor. Ayaklanmalar sırasında Sina Yarımadası’ndaki ana boru hattına düzenlenen bir dizi saldırı nedeniyle Ürdün ve İsrail’e yapılan gaz sevkiyatı aksamış, Mısır net ihracatçıdan net ithalatçı ülke konumuna düşmüştü.

Multi milyar dolarlık gaz ithalat anlaşması ise Mısırlıların hevesini kursağında bıraktı. Zohr’un açılmasıyla ortaya çıkan iyimserliğin yerini hüsran ve şaşkınlık almış durumda.

Mısır Parlamentosu’nda grubu bulunan Ulusal Hareket Partisi lideri Muhammed Bedrevi tepkisini 19 Şubat’ta özel CBC televizyonuna şöyle dile getirdi: “Daha üç hafta önce Zohr’un açılmasını kutluyor, enerjide öz yeterliliğe sahip olacağız diye seviniyorduk. Bu nereden çıktı?”

Özel şirketlerin doğal gaz ithal etmesine izin veren yeni yasayla yapılan ilk anlaşmanın Mısırlıların yıllardır “düşman devlet” addettikleri İsrail ile imzalanmasına da tepki gösteren Bedrevi şöyle devam etti: “Düşmanımızı dostumuzdan ayırt etmeyi de mi beceremiyoruz? Mısırlıların ekonomik dar boğazla cebelleştikleri, ülkede döviz sıkıntısının yaşandığı bir ortamda İsrail’e 15 milyar dolar ödenmesi kabul edilebilir mi?”

Bedrevi parlamentonun Mulla’dan anlaşma konusunda açıklama talep edeceğini de ekledi.

Mulla ise aynı kanala verdiği demeçte eleştirileri yanıtlarken hükümetin “anlaşmayı henüz onaylamadığına” dikkat çekti. Mısır’ın enerjide öz yeterliliğe sahip olmasının Kıbrıs ve İsrail gibi Doğu Akdeniz ülkelerinden gaz ithal etmesine engel olmadığını söyleyen Mulla şöyle konuştu: “İthal edilen gaz yerel tüketim için kullanılabileceği gibi LNG tesislerimizde sıvılaştırılarak Avrupa’ya ihraç da edilebilir.” Bakan, Mısır’ın enerji merkezine dönüşme arzusunun gerçekleşebilmesi için gaz konusundaki “tüm uyuşmazlık meselelerinin çözülmesi gerektiğini” de vurguladı.

Kahire, 2005’te yapılan ve Mısır doğal gazının yüzde 40’ının İsrail’e satışını öngören tartışmalı bir anlaşmayı feshedince İsrail uluslararası tahkime başvurmuştu. Kahire yönetimi kamuoyu tarafından da desteklenmeyen anlaşmayı “ödeme anlaşmazlıkları”nı gerekçe göstererek 2012’de feshetmiş ve İsrail’e gaz sevkiyatını durdurmuştu. İsrail’e piyasa değerinin altında doğal gaz alma olanağı sağlayan ve Mısır ekonomisini multi milyon dolarlık zarara uğratan anlaşmaya kamuoyu da tepkiliydi.

Eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, dönemin Enerji Bakanı Semih Fehmi ve ilgili iş adamları 2012’de bu anlaşma nedeniyle yolsuzluk ve kamu fonlarını kötüye kullanma suçlarıyla yargılanmıştı. 20 yıl süreli anlaşmanın “ulusal menfaatlere aykırı” olduğuna hükmeden mahkeme sanıkları da 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırmıştı. Ancak sanıklar şubat 2015’te görülen yeni bir davada tüm suçlardan beraat etmişti.

İsviçre’deki mahkeme ise feshi haksız bularak Mısır’ı doğal gazı İsrail’e taşıyan boru hattının sahibi East Mediterranean Gas (EMG) şirketine 2 milyar dolarlık tazminat ödemeye mahkum etti. Kahire merkezli Bölgesel Uluslararası Ticari Tahkim Kurulu da kısa süre önce benzer bir karara imza atarak EMG’nin uğradığı zararın tazmini için Mısır’ın 1033 milyar dolar tazminat ödemesini kararlaştırdı.

Mısır makamları yeni gaz ithalatı anlaşmasına yeşil ışık yaktığında eski defterler de kapanacak ve eski anlaşmazlıklar rafa kaldırılarak Mısır-İsrail ilişkilerinde beyaz bir sayfa açılacak. Uzmanlar anlaşmanın iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkileri de güvenlik alanındaki ilişkilerin seviyesine taşıyacağı görüşünde ki uzmanlara göre bu alanındaki ilişkiler halihazırda “en yüksek” seviyede seyrediyor.

Uzmanlar, bu anlaşmayla Mısır’ı “enerji merkezine dönüşme” hedefine ulaştıracak yeni anlaşmaların da önünün açılacağı görüşünde. Nitekim Kıbrıs ile yeni bir ithalat anlaşması daha imzalanmak üzere. Ayrıntıları henüz açıklanmasa da anlaşmayla Kıbrıs’ın yaklaşık 127 milyar metreküp rezerve sahip olduğu tahmin edilen Afrodit sahasından Mısır’a sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatı yapılması planlanıyor.

Mısır Petrol Bakanı da ülkenin zengin gaz rezervleri ve Kıbrıs ile İsrail’den gelecek sevkiyatlara işaret ederek ülkenin yıl sonunda gazda öz yeterliliğe kavuşacağını ve gelecek yıl “arz fazlası”na ulaşacağını söylüyor. İsrail ve Kıbrıs’la yapılan anlaşmalar sayesinde ülkenin yedi yıldır atıl olan doğal gaz sıvılaştırma tesisleri yakında yeniden faaliyete geçecek ve ithal edilen gaz bu tesislerde sıvılaştırılarak Avrupa pazarlarına satılacak.

Mısır çok değil sadece birkaç sene önce son yılların “en vahim” enerji kriziyle karşı karşıya kaldı. 2012-2014 yılları arasında sık yaşanan elektrik ve gaz kesintilerinin kötü hatıraları Mısırlıların zihinlerinden yeni yeni silinmeye başlarken Kahire yönetiminin yeni anlaşmaların faydaları konusunda kamuoyunu ikna etmesi zor olacak.

More from Shahira Amin

Recommended Articles