Ana içeriğe atla

İsrail ve Gazze’nin yer altındaki savaşı

Gazze’deki militan grupların tüneller üzerinden saldırmasını önlemeye çalışan İsrail, yer altına yerleştirilen duvar engelinin yanı sıra tünel kazılarını yer üstünden tespit edebilen teknolojiler geliştiriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A Palestinian militant of the National Resistance brigades, the armed wing of the Democratic Front for the Liberation of Palestine (DFLP), gets out of a tunnel during a graduation ceremony in Rafah, in the southern Gaza Strip, on November 4, 2016. / AFP / SAID KHATIB        (Photo credit should read SAID KHATIB/AFP/Getty Images)

Havada roket vurabilen teknoloji icat edip geliştiren İsrail, şimdi de yer altının derinliklerinde kazılan tünelleri tespit edecek bir teknoloji geliştirmek üzere. Bu teknoloji tünellerin yerini öyle bir hassasiyetle belirleyecek ki tünelleri havadan bombalamak ya da başka yollardan etkisiz hale getirmek mümkün olacak. İsrail’in son 10 yılda milyarları yatırdığı bu teknoloji bir dönüm noktası olacak. Amaç, Hamas’ın ve Gazze Şeridi’ndeki diğer terörist grupların yer altından yararlanmasını engellemek. Tüneller, 2014’teki Koruyucu Hat Harekâtı’nda İsrail için somut bir tehdit haline gelmişti.

Bugüne kadar bu yöndeki tüm çabalar başarısız oldu. Örneğin çeşitli yer altı sensörleri denendi ancak bunlar normal yer altı sarsıntılarını veya iş makinelerinin hareketlerini onlarca metre derinlikte yapılan gerçek tünel kazılarından ayırt edemedi. İsrail şimdi bu sorunu çözmüş görünüyor. Yeni teknolojinin başarısı 30 Ekim’deki operasyonla tasdik edildi. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) değerlendirmesine göre Gazze’de İslami Cihat’a ait bir tünelin bombalanması İslami Cihat ve Hamas mensuplarının ölümüyle sonuçlandı. Tünelin İsrail tarafına ulaştığı ve terör tüneline dönüşmek üzere olduğu belirtildi.

İsrail tüneli birkaç hafta önce tespit etti ve ilerlemesini kaygıyla izledi. Tünel sınırı geçip İsrail’in egemenliğini ihlal edince tüneli vurma kararı alındı. Ancak saldırı esnasında tünelin içinde çalışanların olduğu İsrail’in bilgisi dâhilinde değildi. Bu kişiler patlamada öldü. İsrail’in beklemediği bir başka şey de İslami Cihat’ın, aralarında bir tugay komutanının ve yardımcısının da olduğu özel bir ekibi cesetleri çıkarmak için tünele göndermesi oldu. Bu kişiler de muhtemelen bombardımanda salınan gazlardan boğularak tünelin içinde öldü.

Olayla birlikte güneyde tansiyon yükseldi. Gazze’nin harabe halinde, İsrail’in de yaralı çıktığı o travmatik 2014 yazından beri devam eden sükûnet riske girdi. Bu satırların yazıldığı sırada sessizlik bozulmamış, İslami Cihat ve Hamas verdikleri zayiata rağmen seslerini yükseltmemişti.

Tünelin vurulmasından sonra Mısır’dan üst düzey istihbarat yetkilileri, büyük bir yangının fitili ateşlenmesin diye taraflar arasında mekik dokumaya başladılar.

İki taraf da 2014’teki çatışmanın planlı bir şekilde başlamadığını, aksine durumun giderek bozulması ve iki tarafın da kontrolü kaybetmesiyle çıktığını biliyor. İki tarafın da şu an benzer bir çatışmaya ihtiyacı yok. Nitekim IDF de tünelin içinde çalışanların ya da militanların olduğundan habersiz olduğunu ve “hedefli öldürme” operasyonu yapmadığını açıkladı. IDF sadece tüneli imha etmek istemişti.

Mısırlılar da Gazze’dekilere şu mesajı verdi: İsrail’e güç kullanarak misilleme yapılırsa İsrail’in yanıtı daha da sert olur ve ondan sonra olacaklardan Mısır sorumlu olmaz. İtidal çağrılarına Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da katıldı. Tünelin bombalandığı günün ertesinde Gazze’deki sınır kapılarının Filistin uzlaşısı gereğince Hamas’tan Abbas’a devri vesilesiyle bir tören planlanmıştı. Kimse bu önemli anı bozmak istemiyordu ve sükûnet şimdilik sağlanmış oldu.

İsrail’in bu konudaki menfaatleri oldukça hassas ve karmaşık. Geçen sene ünlü yer altı engelini yerleştirmeye başlayan İsrail, bu yöntemle Gazze’nin yer altı menzilinden çıkmayı amaçlıyor. Söz konusu engel, onlarca metre derinliğe ulaşan, sensör ve başka teknolojik donanımlara sahip, delinmez bir beton duvardan oluşuyor. Duvar tünellerin önünü kesmekle kalmayacak, tünelleri tespit edip içlerine güçlü bir çimento pompalayarak tıkayacak.

Vurulan tünel, İslami Cihat’ın İsrail tarafına geçirdiği ilk tüneldi ve yer altı engelinin yerleştirildiği bölgenin dışındaydı. Tünel bu bölgenin biraz ötesindeydi ve İsrail’in geliştirmekte olduğu başka bir teknolojiyle tespit edildi. Engel henüz tam olarak yerleştirilmediği için İsrail Gazze’yle yeni bir çatışmaya tam anlamıyla hazır sayılmaz.

Dahası İsrail Filistin tarafındaki uzlaşı çabalarını tedirginlikle izliyor ve buna karşı etkili bir strateji geliştirmeye çalışıyor. Hükümet daha şimdiden Hamas’a dayanan bir Filistin hükümetiyle masaya oturmama kararı verdi. ABD ise tamamen farklı bir yaklaşıma sahip. İsrail-Gazze sınırında şu aşamada yaşanacak bir çatışma Filistin uzlaşı sürecini aksatabilir, hatta tıkayabilir ve bu anlamda İsrail’in stratejik çıkarlarına hizmet eder. Ancak böyle bir hamle İsrail’in en önemli iki müttefiki ABD ve Mısır’la sorun yaratabilir. IDF sözcüsünün hiçbir üst düzey teröristi veya aktivisti öldürmeyi planlamadıkları, sadece tüneli imha etmek istedikleri konusunda savunma muhabirlerine açıklama yapmasının nedeni de budur. Başka bir deyişle İsrail, güney cephede Koruyucu Hat Harekâtı’ndan bu yana geçerli olan oyun kurallarına uymaya devam ediyor, yeni bir çatışma istemiyordu. Birkaç gün içinde karşı tarafın da aynı stratejiyi benimsediği öğrenildi. Mevcut sükûnet halinden herkes memnun.

Tünelin bombalanmasıyla ısınan tek şey İsrail sağı oldu. Sağ cenah, medyada ve siyasette anında gürültü kopardı. Sağcı Twitter kullanıcılarının yanı sıra Likud’lu Knesset üyeleri ve özellikle HaBayit HaYehudi Genel Başkanı Naftali Bennett, Hamas ve İslami Cihat mensuplarına zarar verme niyetliyle hareket edilmediğini açıklayan ordu sözcüsüne sert ifadelerle saldırdılar. Bennett Twitter’dan paylaştığı mesajda şöyle diyordu: “Teröristleri başarıyla ortadan kaldırdığımız için özür dilememek lazım. Bunlar İsrail tarafına tünel kazan teröristlerdi.”

Bilindiği kadarıyla tüneldeki kişiler gerçekten de sınırı geçmişti ve öldürüldükleri sırada İsrail’in egemenliğini ihlal ediyorlardı. Ancak Bennett de IDF’e sorumsuzca saldırdığı için daha çok merkez ve soldan gelen eleştiri oklarının hedefi oldu.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan üst düzey bir güvenlik yetkilisi şöyle dedi: “IDF’nin mükemmel operasyonunu istihbarat kapasitesini ve tünelin kusursuz şekilde imhasını övmek yerine bölgeyi ateşe atma niyeti olmadığını söylediği için orduya saldırıyorlar. Bu insanlarda hiçbir sorumluluk duygusu kalmamış. Sırf sağdan birkaç puan toplamak adına orduya, ulusal birliğe saldırmakta beis görmüyorlar. Yazık!"

More from Ben Caspit

Recommended Articles