Ana içeriğe atla

Siviller Rakka’nın İD’den temizlenen bölgelerinde idareyi ele aldı

Yeni kurulan Rakka Meclisi, İslam Devleti’nden kurtarılan bölgelerde idareyi ele alarak, her şeyini tehlikeye atan ve bubi tuzaklı yollardan gizlice kaçan binlerce sığınmacıya yardım ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
An internally displaced Syrian boy who fled Raqqa city, rests on a vehicle loaded with belongings, inside a camp in Ain Issa, Raqqa Governorate, Syria May 2, 2017. REUTERS/Rodi Said     TPX IMAGES OF THE DAY - RTS14UT7

AYN İSA, Suriye — Rakka’ya yaz erken geldi. Yüksek hava sıcaklıkları sokaklardaki yaşamı zorlaştırıyor. Hava sıcaklığı kum fırtınalarıyla 50 dereceye kadar çıkarken bölgede yeşil alan bulmak zor. Yeşil alanın yerine bol bol mayın tarlası var.

Rakka şehrinin sekiz kilometre kuzeyinde bulunan ve yeni kurulan Rakka Meclisi’ne gitmeden önce Rakka’dan kaçanların sığındığı bir çadır kente uğruyoruz. Aileler kentten kaçarken şiddetli kum fırtınalarına yakalandıklarını anlattılar. Rakka’nın batısındaki Kubuş köyünden kaçan Hüseyin Casim şöyle diyor: “İD’den kaçabilmek için çöle gittik. Dört gün arazide yatıp kalktık. Kum fırtınasına yakalandık. Kimse yardımımıza gelmedi. 23 insan öldü.”

Bir süredir basında Arap aşiretlerinin Rakka’nın kurtarılması için yapılacak operasyona Kürt ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) katılımına karşı çıktıklarına dair haberler gündemde. İD’in Rakka’daki Araplara SDG’nin onlara işkence yapacağını söylediği iddia ediliyor. Ancak sığınmacılar yine de bu riski göze almış durumda. İD’in boyunduruğunda yaşamaktan daha kötü ne olabilir?

Kucağındaki çocuğuyla yaşadıklarını anlatan Cuma El Vilede şöyle diyor: “Bakın, oğlum beş yaşında. Herhalde arkadaşlarıyla oynarken ağzından bazı sözler çıkmış. Ne oldu biliyor musunuz? İD oğlumu infaz etmek için evimi bastı. Çocuğun Allah ve din hakkında kötü konuştuğunu iddia ettiler. Pek çok kişi oğlumu kurtarmak için seferber oldu.”

O esnada eşi Fatma da söze giriyor: “Çok acı çektik. Evimize girip onurumuzla, haysiyetimizle oynadılar. Birileri bizi kurtarsın. Buna artık gücümüz kalmadı.”

Ayn İsa’da savaşçılar ve sığınmacılar dışında pek kimse yok.

Kamptan çıkıp Rakka Meclisi’nin bulunduğu bölgeye gidiyoruz. Üyelerin bir kısmı toplantı hâlinde. Meclisin Rakka doğumlu Eş Başkanı Leyla Mustafa inşaat mühendisi olduğunu söylüyor. Diğer Eş Başkan ise El Velde Arap Aşiretleri Birliği’nin de lideri olan Şeyh Mahmut Şavak El Bursan. El Velde aynı zamanda Rakka’nın en büyük aşireti.

Mustafa sığınmacılara ilişkin soruları şöyle yanıtlıyor: “Çok büyük bir sığınmacı akışı var. Şimdiye kadar 115 bin sığınmacı geldi, on binlercesi de Rakka’dan kaçarak buraya sığınmanın yollarını arıyor. Gelenleri çadır kentlere yerleştiriyoruz. (...) İnsani örgütlerden yardım neredeyse sıfır. Burada sundukları yardım sıfıra yakın. Koalisyon ülkelerinden şimdiye kadar hiç yardım gelmedi. Geçtiğimiz gün Cub El Şair’de kum fırtınasından dolayı 23 insanımızı kaybettik. Onlara ulaşamadık.”

Mustafa meclisin amaçlarını da şöyle anlatıyor: “Rakka’nın geniş bir bölgesi İD’den kurtarıldıktan sonra böyle bir yapıya ihtiyaç duyduk. Bugün Rakka merkezi dışında vilayetin neredeyse her yeri İD’den kurtarılmış durumda. Buralarda büyük bir sivil yönetim ihtiyacı var. Suriye Demokratik Güçleri Rakka’yı kurtardıktan sonra yönetimi meclisimize devredecek. Bu nedenle kurucu meclisimizi kurduk (...) Şehrin güvenliği ve asayişi yeni kurulan polis teşkilatımıza devredilecek.”

Rakka Meclisi 18 Nisan’da 110 üyenin katılımıyla kuruldu. El Velde aşiretini temsilen meclis başkan yardımcılığına seçilen Ömer El Hamri üye sayısının şimdi 200’ü geçtiğini söyledi. El Hamri şu bilgileri verdi: “Birçok üyemizin ismini duyurmadık. Çünkü bazılarının akrabaları halen Rakka merkezinden çıkamıyorlar. İsimleri ilan edilirse, İD onlara zarar verir.”

Diğer başkan yardımcısı ise Türkmen köyü Hamame’den İbrahim Hasan. Meclisin her kesimden temsilcisi olduğunu söyleyen Hasan “Arap, Türkmen, Kürt ve Ermeni başta olmak üzere herkes meclisimizde temsil ediliyor. Ama Araplar çoğunlukta.” dedi.

Konuştuğumuz tüm meclis üyeleri Arap aşiretlerinin önemini vurguluyor. Hasan da şöyle diyor: “Aşiretler Rakka’daki toplumsal yapının temelini oluşturuyor. Aşiretler arasındaki dengeyi sağlamak için hepsinin temsil edilmesi önemli.”

Leyla Mustafa ise aşiret yapısının olumlu yönleri olsa da bazı tehlikelerine dikkat çekiyor: “İD aşiretler üzerinden toplumu birbirine düşman ettirme projeleri geliştirdi. Toplum, toplumsal ve kültürel dengesini kaybetti. Bugün aşiretler arasında intikam ve kan davalarının gündeme gelmesinden büyük endişe duyuyoruz.” Nitekim Mustafa’ya göre meclisin temel hedeflerinden biri de toplumsal barışı sağlamak ve kadının rolünü güçlendirmek olmalı.

Meclis üyelerine Kuzey Suriye’deki Kürtlerle ilişkilerini de sorduk. İbrahim Hasan bu konuda şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar sadece Suriye Demokratik Meclisi bize destek verdi.” Suriye Demokratik Meclisi SDG’nin siyasi kolu olarak faaliyet gösteriyor.

Biz meclis üyeleriyle konuşurken televizyonlardan Türkiye’nin Karaçok’taki Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) mevzilerine düzenlediği hava saldırılarının haberleri gelmeye başladı.

Haberlere üzülen Hasan şöyle devam dedi: “Türkiye her gün halkımıza karşı uluslararası hukuk kurallarını ihlal ediyor. Türkiye kaybetti çünkü Suriye’de çözümü desteklemedi. Biz halkımızın yanında durup Türkiye’nin işgal girişimine karşı duracağız.”

Hamri de şöyle konuştu: “Türkiye SDG’den önce neredeydi? Altı yıl Türkiye’nin desteğini bekledik. Ama Türkiye’nin düşmanımızı (İD’i kast ediyor) desteklediğini gördük.”

İD’in çekilirken geride bıraktığı mayın tarlaları ve bubi tuzaklarının yanı sıra insanlar şimdi de Türkiye’nin tehditleriyle karşı karşıya. Halk ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kenti kurtarmak için Kürtlerle değil kendi desteklediği güçlerle iş birliği yapma önerisini kabul etmesinden korkuyor.

Peki, Türkiye’nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu gibi gruplar? Meclis bu gruplardan ne bekliyor? Hasan üzgün bir şekilde bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Hiçbir şey. Maalesef Türkiye’nin desteklediği muhalefet hiçbir zaman Suriye halkının temsilcisi olamadı. Onların işi Türkiye’nin menfaatleri ve siyasi projelerine hizmet etmek. Bu tür bir muhalefetin Rakka’da işi yok.”