Ana içeriğe atla

İD sonrasında Musul siyasi çekişmelere mi gebe?

Eski Ninova Valisi Esil El Nuceyfi, Al-Monitor’a verdiği mülakatta İslam Devleti’nin ardından Musul’u bekleyen zorlukları, hakkında çıkarılan tutuklama kararlarını ve Musul’un uluslararası destek ihtiyacını değerlendirdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Former Mosul governor Atheel al-Nujaifi speaks during an interview with Reuters in Erbil, in Iraq's Kurdistan region October 4, 2016. Picture taken October 4, 2016. REUTERS/Khalid al Mousily - RTSQTUJ

Irak’taki bazı kesimlere göre Musul’un 10 Haziran 2014’te İslam Devleti’nin (İD) eline geçmesinin sebeplerinden biri dönemin Ninova Valisi Esil El Nuceyfi idi. Siyasi bloklardan gelen baskı üzerine Nuceyfi 28 Mayıs 2015’te Irak meclisi tarafından görevden alındı ancak Ninova vilayetinin en etkili isimlerinden biri olmaya devam etti.

Nuceyfi daha sonra Milli Seferberlik Güçleri’ni kurdu. İlerleyen dönemde Ninova Muhafızları ismini alan bu yapı, Halk Seferberlik Birlikleri’ne (HSB) veya diğer adıyla Haşdi Şabi’ye katıldı. Medya sık sık Nuceyfi hakkında tutuklama kararlarından bahsediyor. Ancak Nuceyfi tutuklanmış değil, dahası Irak hükümet ve güvenlik yetkilileriyle düzenli olarak görüşüyor.

Tartışmalı bir isim olan Nuceyfi, Irak’ta daha önce meclis başkanlığı yapmış olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame El Nuceyfi’nin kardeşi. Şu an Irak Kürdistanı’nın başkenti Erbil’de yaşayan Nuceyfi Al-Monitor’u evinde kabul etti ve sorularımızı yanıtladı.

Mülakatın metni şöyle:

Al-Monitor:  İD sonrası dönemde Ninova için stratejiniz nedir? Vilayetin siyasi haritasında bir değişiklik bekliyor musunuz? 10 Haziran 2014 öncesinden farklı, yeni siyasi parti ve bloklar ortaya çıkabilir mi?

Nuceyfi:  Ninova vilayetinde şu ana kadar yeni siyasi partiler oluşmuş değil. Ama biz siyasi hareketliliğin iki ana cephede olmasını bekliyoruz. Birincisi, ılımlılar ile aşırıcılar arasındaki mücadeleden sivil, ılımlı partilerin önderliğinde yeni bir siyasi hareket çıkacak. Kökten dinci partiler ise kartlarını Şii baskısına oynamaya devam edecek ve ne yazık ki aşırıcılara bu fırsatı veren küçük bazı unsurlar var. İkinci cephede ise İran eksenine karşı olan kesimlere İran yandaşlarının baskı uygulaması var. Siyasi partilerin, siyasi isimlerin ortaya çıkışı ve etkisi bu iki cephede şekillenecek.

Al-Monitor:  Medyaya bakılırsa Ninova’da toprak gaspları yüzünden ihtilaflar devam ediyor. Ninova’nın yerlilerinden oluşan bir muhafız grubunun lideri olarak bu konudaki rolünüz nedir? Diğer güçler gibi siz de alan koruma görevleri üstlenecek misiniz?

Nuceyfi:  Ninova’nın güvenliğini buranın yerlileri üstlenirse istikrarın sağlanacağından eminiz. Ancak hâlihazırda Ninova Muhafızları dışında alan korumasına hazır başka yerel güçler yok. İşte bu nedenle kenti emniyete alma çabalarına Ninova Muhafızları’nın katılımının geciktirilmesini sakıncalı buluyoruz. Vilayetin güvenliğinde kısa sürede çöküş ve kaos yaşanabilir ve işte o zaman yine Ninova Muhafızları’ndan yardım istemek zorunda kalacaklar.

Biz bu riskleri gayet net görüyoruz ama kendimizi zorla dayatamayız. Çünkü bu, durumu iyice çetrefilleştirir, çözüm getirmez. Biz bu nedenle uyarılarda bulunuyoruz. Umarım Başbakan Haydar El Ebadi bunlara kulak verir ve uyarıları dinlemeyen, riskleri göz ardı eden selefi Nuri El Maliki’nin düştüğü hataya düşmez.

Al-Monitor:  Medyada ikide bir hakkınızda tutuklama kararı verildiği söyleniyor. Gerçek durum nedir? Mahkeme sizi beraat ettirip bu meseleyi kapatmamış mıydı? Bunların tam da Musul kurtulmak üzereyken yeniden gündeme gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nuceyfi:  Haberlerde geçen bu tutuklama kararlarının hepsi siyasi amaçlı. Bu konu kurtuluşun ardından Musul’da devre dışı bırakılmam için kullanılıyor. Gelinen noktada Ninova halkının birleştirici, aşırıcılıkla mücadelede yol gösterici, savaş sonrasında sorun çözücü bir liderliğe ihtiyaç duyduğunu görüyorlar. Beni valilikten aldıktan sonra Ninova için alternatif bir liderlik arayışına girdiler. Ancak Musul’da halkın desteğini alabilecek bir liderlik bulamadılar. Bizler kentin en çok destek gören, en nüfuzlu grubu olmaya devam ediyoruz.

Tutuklama kararlarının amacı benim Musul halkıyla birlikte olmamı, halkı birleştirmemi ve onlara bu zor zamanlarda öncülük etmemi engellemek. En ciddi mücadele İD’in oluşturduğu güvenlik tehdidine karşı iken Bağdat’taki yetkililer ne yazık ki siyasi mücadelelerle meşgul. Musul’daki liderlik boşluğunun radikalizmi yeniden tetikleyebileceği onların umurunda değil.

Al-Monitor:  Ninova’daki mücadelede Irak güvenlik güçlerinin, Haşdi Şabi ve Aşiret Seferberlik Güçleri’nin insan hakları ihlallerinde bulunduğundan bahsetmiştiniz. Bu açıklamaların ardından ne gibi adımlar atacaksınız? Bu güçlere karşı yasal yollara başvurmayı düşünüyor musunuz yoksa aklınızda başka adımlar mı var?

Nuceyfi:  Şu an söz konusu ihlalleri belgelemekle uğraşıyoruz ama bu konuyu İD’le mücadelemiz devam ederken gündeme taşımak istemiyoruz. Çünkü İD, militanlarını toparlamak için bu ihlallerle gündem yaratabilir ve biz onlara bu fırsatı vermek istemiyoruz.

Al-Monitor:  Musul’da toplumsal uyum hâlâ var mı yoksa durum son bir buçuk yılda değişti mi? Demografik değişiklik iddiası ne kadar doğru?

Nuceyfi:  Musul halkı yaşadığı şoku hâlâ tam anlamıyla atlatmış değil. İnsanlar, İD’in geri gelmesinden, haziran 2014 öncesi yaşanan korkunç şeylerden hâlâ korkuyorlar. Ancak radikalizmin reddedildiği çok net ortada. Yaşanan felaket aslında kentteki toplumsal uyumu güçlendirmiş durumda. Hristiyanlar hariç herhangi bir demografik değişim işareti de yok. Diğer dinsel unsurlara gelince onlar zaten şehir merkezinin değil şehrin dışındaki bölgelerin insanları.

Al-Monitor:  İD sonrası dönemde Musul’a askeri vali atanacağı haberleri ne kadar doğru? Sizin bu konudaki görüşünüz nedir? Haberler doğruysa bu göreve hangi ismin getirilmesi bekleniyor?

Nuceyfi:  Böyle bir plan geçmişte tartışma konusu oldu ve Ebadi tarafından reddedildi. Bana göre mevcut vali ve vilayet konseyi Musul’u temsil etmiyor, dolayısıyla bunların olumlu bir rol oynaması beklenemez. Musul’un idaresinde yeni ve etkili bir liderlik gerekecek. Bu, askeri veya sivil bir yönetici, istişari bir konsey ya da halkı tanıyan ve onu temsil edebilecek başka bir yönetim biçimi olabilir.

Al-Monitor:  Musul düştükten sonra birkaç kez ABD’ye gittiniz. Temaslarınızda hangi konuları görüştünüz? ABD’li yöneticilere ne gibi sözler verdiniz? Musul’un ABD’den askeri, siyasi ve ekonomik desteğe ihtiyacı olacak mı?

Nuceyfi:  Musul’da yaşananlarla ilgili yaptığım görüşmelere Obama yönetimi olumsuz yanıtlar verdi. Eski ABD yönetiminin görüşleri Bağdat’ta Yeşil Bölge’de oturan yetkililerin görüşleriyle aynıydı. Söz konusu Iraklı yetkililerin bir fark yaratamadığı, reform yapamadığı malum. Görüştüğüm tüm Kongre üyeleri, tüm senatörler yeni bir başkan göreve gelmediği sürece değişiklik beklemememi söylemişlerdi. Şimdi onlardan şunu anlamalarını istiyoruz: Sadece Musul değil Ninova vilayetinin geneli ABD başta olmak üzere uluslararası toplumun ilgisine muhtaç. Zira çok fazla sorun var, farklı unsurlar arasındaki güven zedelenmiş durumda ve terörle mücadelede imkânlar yetersiz.

Al-Monitor:  Bazılarına göre kurtuluşun ardından Musul’da çatışma, iç çekişme, siyasi anlaşmazlıkların büyüme tehlikesi var. Bu öngörülere katılıyor musunuz? Bunlar gerçeklere mi dayanıyor yoksa mesnetsiz spekülasyondan mı ibaret?

Nuceyfi:  Musul’da büyük bir ihtilaf yok. Olası tek ihtilaf ılımlılar ile aşırıcılar arasında olacak. Kent kendi hâline bırakılırsa bu, silahlı değil ideolojik ve siyasi bir çatışma olur. Ancak bizim korkumuz halka dayatmalarda bulunmak üzere dışarıdan müdahale olacağı yönünde. Nitekim mezhep temelli bazı teşebbüsler var ve şayet sorumlu olanlar Musul halkına baskı uygularsa bunlar bir ihtilafa, silahlı bir çatışmaya yol açabilir.

Al-Monitor:  Kürdistan’la uzun zamandır toprak ihtilafları var. Bir anlaşmaya varabildiniz mi yoksa durum hâlâ aynı mı? Peşmerge’nin Ninova içindeki bölgelere doğru ilerlemesinin arkasında ne var?

Nuceyfi:  Ben Kürtlerin genel olarak siyasi baskıdan anladığına ve buna olumlu tepki verdiğine inanıyorum. Kürtlerle olan anlaşmazlık siyasidir ve müzakereler yoluyla çözülebilir. Bu, Peşmerge için de geçerli. Onların buradaki mevcudiyetinin güvenlik kaygısından kaynaklandığına inanıyoruz. Siyasi anlaşmaya varıldığında Peşmerge de siyasi yöneticilerinin talimatlarına riayet edecektir.

Al-Monitor:  Türkiye’nin Başika’daki askeri varlığını ve Irak hükümetinin buna karşı çıkmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nuceyfi:  Ben hâlâ bölgede terörle mücadelenin devam ettiğine inanıyorum. Türk askerlerinin varlığı uluslararası koalisyonun diğer unsurlarına ve aralarındaki iş birliğine bağlı olacak. Türk askerlerinin varlığı aynı zamanda ABD’nin terörle mücadeledeki müttefik ihtiyacına bağlı olacak. Dolayısıyla bu konuyu koalisyon üyeleriyle ele almadan tek taraflı bakış açısıyla değerlendirmemek lazım.

Al-Monitor:  Kurtuluşun ardından Ninova’da hangi güvenlik birimlerini, hangi askeri güçleri görmek istersiniz? Reddettikleriniz kimlerdir? Haşdi Şabi kontrolündeki Telafer için ne söylersiniz?

Nuceyfi:  Biz, istikrarın sağlanması ve vatandaşın güvende hissetmesi için Irak ordusunu ve uluslararası güçlerin desteğinde Ninova halkından oluşan güçleri tercih ediyoruz.

More from Mustafa Saadoun

Recommended Articles