Ana içeriğe atla

Türkiye’nin tehditlerine rağmen Suriyeli Kürtler federal yapılar kurmaya devam ediyor

Washington da Erdoğan’dan nasibini aldı. Suriyeli Kürtler federal kurumlar oluşturuyor. Hamas İran’la bağlantılı bir yardım kuruluşunu kapattı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
U.S. Vice President Joe Biden (L) attends a bilateral meeting with Turkish President Tayyip Erdogan in Washington March 31, 2016.      REUTERS/Joshua Roberts - RTSD01S

 

Erdoğan ABD’nin Suriyeli Kürtlere desteğine hâlâ tepkili

Geçtiğimiz hafta Washington’ı ziyaret eden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin İslam Devleti’yle savaşan Suriyeli Kürtlere verdiği destek nedeniyle Obama yönetimine çıkıştı.

Nükleer Güvenlik Zirvesi marjında ABD Başkanı Barack Obama’yla özel görüşme isteği önce reddedilen Erdoğan, 31 Mart’ta Obama’yla bir araya geldi. Başkan Yardımcısı Joe Biden da Erdoğan’la ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından yapılan açıklamaya göre “Başkan Yardımcısı ABD’nin PKK’yi resmi olarak yabancı terör örgütü saydığını yineledi ve iki lider, PKK de dâhil terörizmin tüm çeşitleriyle mücadelede iş birliğini derinleştirme sözü verdi.”

Erdoğan, Washington’da boy gösterdiği diğer platformlarda Obama yönetiminin Suriye politikasına karşı itirazlarını ortaya koydu. Erdoğan, Türkiye-ABD İş Konseyi’nin düşünce kuruluşu mensuplarıyla eski ABD yetkililerine verdiği yemeğe ve Brookings Enstitüsü ile Atlantik Konseyi’ndeki toplantılara katıldı, ayrıca ABD’deki Yahudi toplumunun liderleriyle görüştü.

Öte yandan Erdoğan tecrübesini Washington da tattı. Erdoğan’ın Brookings Enstitüsü’ndeki konuşmasından önce Türk ve Batılı gazetecilerle protestocuların Tük Cumhurbaşkanı’nın koruma ordusu tarafından itilip kakıldığı, tekmelendiği ve tehdit edildiği bildirildi. Foreign Policy’nin bildirdiğine göre “Erdoğan’ın konvoyunun enstitüye doğru yola çıkmış olmasına rağmen Brookings Başkanı Strobe Talbott bir Türk yetkiliye etkinliği iptal edebileceklerini söyledi.” Türk yetkilinin bina dışındaki olayları yatıştırmak için devreye girmesiyle Erdoğan konuşmasını yapabildi.

Obama daha sonra Türk hükümetinin basına karşı takındığı yaklaşımın “Türkiye’yi çok sıkıntılı bir yola sokabileceğini” belirtti.

Massachusetts Caddesi’nde yaşanan olaylarla Washington’un önde gelen düşünce kuruluşları Erdoğan’ın antidemokratik ve giderek kişiselleşen siyasetine kendi ülkelerinde tanıklık etmiş oldu. Al-Monitor’da Türkiye’nin Nabzı sayfalarını takip edenler Erdoğan’ın bu eğilimini yakından bilecektir.

Metin Gürcan da bu haftaki yazısında Erdoğan’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en yüksek eğitim kurumu Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşmaya dikkat çekiyor. Gürcan şöyle yazıyor: “Erdoğan'ın önceki cumhurbaşkanlarının aksine ‘başkomutanlık’ görevini temsili kabul edip güvenlik konularında Genelkurmay Başkanı ile Başbakan arasındaki kurumsallaşmış ilişkiyi benimsemediği anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı’nın ilk kez dile getirdiği ‘icracı başkomutan’ kavramı ve bu kavramı dinleyici subaylara duygusal temalarla sunması dikkat çekici. Erdoğan’ın geçen yılki konuşmasının ‘öteki’si Gülencilerken bu yılki konuşmasının ‘öteki’si Batılı ülkeler oldu. Erdoğan subayları Batılı ülkelerin terörle mücadele konusundaki ‘ikiyüzlülüğü’ konusunda bilgilendirdikten sonra sözlerine şöyle devam etti: ‘Terör konusunda ne söylediysek, hangi ikazlarda bulunduysak dinletemedik. Sonunda o yılanlar kendilerini de sokmaya, o mayınlar kendi ayakları altında da patlamaya başladı. Lafa gelince demokrasiyi, özgürlükleri, hakkı, hukuku dillerinden düşürmeyenlerin kendi başları derde girince bunların hepsini de nasıl rafa kaldırabildiklerini işte görüyorsunuz.’”

Semih İdiz ise Erdoğan’ın iki Cumhuriyet yazarının duruşmasını izleyen yabancı diplomatlara yüklenerek şu sözleri sarf ettiğini aktarıyor: “Burası senin ülken değil. Burası Türkiye. Sen konsolosluk binası veya konsolosluk sınırları çevresinde hareket edebilirsin, diğerleri izne tabi.”

İdiz şöyle devam ediyor: “Erdoğan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın ocak ayındaki Türkiye ziyareti sırasında Dündar’ın ailesiyle bir araya gelmesinden de rahatsız olmuştu, bilhassa da Biden’ın Dündar’ın oğluna babasının gurur duyulması gereken ‘çok cesur’ bir adam olduğunu söylediğine ilişkin haberlerin basına yansımasının ardından... Washington bu dava ve Türkiye’de demokrasiye zarar veren diğer gelişmelerden derin bir kaygı duyduğunu ısrarla vurguluyor. Avrupa Birliği ise Suriye ve diğer Orta Doğu ülkelerinden gelen mülteci akınları konusunda Türkiye’nin iş birliğine ihtiyaç duyduğu için Ankara’ya karşı müsamahakâr davranmakla eleştiriliyor. Ne var ki bu, AB’li diplomatların Türkiye’deki bazı davaları yakinen takip etmesine engel değil. Dündar ve Gül’ün geçen hafta İstanbul’da görülen duruşmasına Almanya’nın Ankara Büyükelçisi ve önde gelen AB ülkelerinin başkonsoloslarının yanı sıra Avustralya, ABD ve Kanada’nın başkonsolosları da katıldı.”

Suriyeli Kürtler yönetim yapılarını kuruyor

Fehim Taştekin bu haftaki yazısında Suriyeli Kürtlerin ilan ettiği federal sistemi irdeliyor. Yaklaşık 4 milyon insanın yaşadığı Rojava-Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun Rojava’nın üç kantonu Cezire, Kobani ve Afrin’in yanı sıra Tel Abyad’la Kürt güçlerin Halep vilayetinin kuzeyinde ele geçirdiği bölgeleri kapsamasını öngördüğünü belirten Taştekin şunları aktarıyor: “Bu oluşum Türkiye’nin tehditlerine rağmen gelişiyor. Kürtler Kürt yoğunluklu bölgelerde ‘Halk Meclisleri’, Kürtlerin azınlıkta olduğu yerlerde ise Rûsipiler Meclislerinin kuruluşuna öncülük ediyor. Şehba için kurulan meclis ilk kongresini 28 Ocak’ta Afrin’de yaptı. Meclis şu iki organı yegâne temsilci olarak tanıdığını ilan etti: YPG’nin Arap ve Türkmen örgütlerle birlikte kurduğu Suriye Demokratik Güçleri ve farklı siyasi hareketlerin Cenevre’ye alternatif bir heyet göndermek üzere oluşturduğu Demokratik Suriye Meclisi.”

Taştekin şu tespitlerde bulunuyor: “PYD liderliğindeki Kürtler Kürt yoğunluklu yerlerde kendilerinden emin. Kürtler Abdullah Öcalan’ın Orta Doğu realitesine göre formüle ettiği demokratik özerklik fikrini yıllardır tartışıyor. Ancak bu, aşiret kültürünün hâkim olduğu Arapların fazla aşina olduğu bir konu değil. Hatta Kürt kaynaklar demokratik özerklik ve kanton sisteminin yeterince algılanamaması nedeniyle literatürde yaygın olan federalizmin tercih edildiğini belirtiyor. Kürtler demokratik özerklik kurumlarını taşıyabilecek kadar örgütlü bir toplum. Kürtler son beş yılda mahallelerden başlayarak meclis ve komite örgütlenmesiyle ciddi bir yerinden yönetim tecrübesi elde etti ve burada kadın en önemli aktör. En azından yüzde 40’lık kota ile kadına kamusal alanda yer açan kantonların diğer bölgelere nasıl adapte edileceği meçhul. (…) Kürtler YPG’nin kontrol edemeyeceği yerleri federasyona katmada ısrarlı değil. Bu çerçevede eğer İD’den temizlenirse Rakka ayrı bir federal birim olabilir. Aynı şekilde El Bab, Menbic ve Azez gibi yerlerde Kürtlerin az olması nedeniyle YPG’nin buralarda kontrolü sağlayan güç olması söz konusu değil. YPG’nin Arap ve Türkmen ağırlıklı bölgeleri kontrol etmeye kalkışmasının intihar olacağı düşünülüyor. O yüzden buralarda Suriye Demokratik Güçleri’nin rolü öne çıkıyor. Bu güç kendisine müstakbel Suriye ordusunun nüvesi olma misyonu biçiyor. Özetle uluslararası dengeler, Suriye yönetiminin tutumu, bölgenin etnik ve mezhebi kırılganlıkları federal sistemi ciddi bir teste tabi tutuyor.”

Hamas-İran ilişkilerinde yine gerilim var

Adnan Abu Amer Hamas’ın 11 Mart’ta Şii lider Hişam Salim’in El Sabirin Hareketi’yle bağlantılı bir yardım kuruluşunu kapatmaya karar verdiğini ve bu gelişmenin Hamas-İran ilişkilerinde yeni sıkıntılara işaret ettiğini aktarıyor.

Ebu Amer şöyle yazıyor: “Gazze’deki El Bakyat El Salehat Derneği’ni kapatma kararı idari ve yasal bir karar olarak görünebilir ancak Hamas’la İran arasındaki gelgitler bağlamında bu adımın siyasi boyutları göz ardı edilemez. Gazze’deki İçişleri Bakanlığı aralık 2015’te alınan bu kararı derneğe üç ay sonra tebliğ etti. Hamas İran’la arasını düzeltmeye çalışsa da İran bundan tatmin olmuş görünmüyor ve belki de Hamas’ın bir siyasi tercih yaparak Suudi Arabistan’a karşı İran’ın yanında yer almasını istiyor. Ancak görünen o ki Hamas bundan yana değil.”

Ali Hashem de bir Hamas heyetinin geçtiğimiz günlerde Tahran’a gittiğini ve Devrim Muhafızları’nın dış operasyonlar birimi Kudüs Gücü’nün komutanı General Kasım Süleymani ile görüştüğünü bildiriyor. Hashem şunları aktarıyor: “Süleymani Hamas’a bölgedeki kaostan uzak durmasını salık verirken İran tarafından Hamas’a verilen desteğin süreceğini belirtti. (Hamas dış ilişkiler sorumlusu) Musa Ebu Marzuk basına sızan bir telefon konuşmasında İran’ın destek sözlerinin yalan olduğunu söylemişti. Süleymani, Marzuk’un bu ithamına atfen görüşmede şöyle dedi: ‘İran asla yalan söylemedi, bundan sonra da söylemeyecek. Direniş hareketine silah dolu gemiler gönderdik ancak bunların bazıları durduruldu. Sizleri yalnız bırakmayacağız. Gönderebileceğimiz yeni teknolojiler olduğunda bunları göndermekten çekinmeyeceğiz. Bu bizim görevimiz. Aksini söyleyenler Allah’ın her şeyi gördüğünü unutmamalı.’ Kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a bilgi veren İranlı bir askeri kaynağa göre Ebu Marzuk Kahire’den Doha’ya geçecek bir Hamas heyetinin İran’ı da ziyaret etmesi için Tahran’la temas etti ancak olumsuz yanıt aldı. Ancak bu olumsuz yanıt heyete değil Ebu Marzuk’a idi. İranlı kaynak “Ebu Marzuk gerçekten Tahran’a gelmek istiyorsa özür dilemeli.’’ diye konuştu.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial