Ana içeriğe atla

Ürdün Mescid-i Aksa’ya niçin kamera kuruyor?

Ürdün’ün Mescid-i Aksa’ya kamera sistemi kurma planı Filistinliler arasında tartışmaya yol açtı. İsrail’in sistemi camiyi savunanları izlemek ve onlara saldırmak için kullanmasından korkuluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
People walk near the Dome of the Rock on the compound known to Muslims as the Noble Sanctuary and to Jews as Temple Mount in Jerusalem's Old City October 26, 2015. Monday's visit to the compound was low-key by most standards - no fighting broke out, no one was ejected by the police, everyone left calmly and life returned to normal. But in critical ways it cut to the heart of an issue fuelling the worst violence between Palestinians and Israel in years: whether the status quo at the site, also known as the A

RAMALLAH, Batı Şeria — Ürdün, Mescid-i Aksa avlularına kamera kurma çalışmalarına devam ederken tartışmalı projenin ne zaman tamamlanacağı henüz belirsiz. Proje güçlü itirazlarla karşılaşırken İsrail’in kamera sistemini Filistinlilere karşı kullanmasından korkuluyor.

Filistinliler arasında oldukça yaygın olan kanıya göre İsrailli fanatikler Müslümanların en kutsal mekânlarından biri olan caminin kontrolünü ele geçirmeye çalışıyor. Yahudilerin yerleşkeye girmelerine izin verilse de burada ibadet etmeleri yasak. Yahudi gruplar da sık sık İsrail polisini de arkalarına alarak yerleşkeye zorla giriyor. Bu da Filistinlilerle çatışmalara yol açıyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Kudüs Danışmanı Ahmet Ruveydi Al-Monitor’a yerleşimcilerin Tevrat ve Talmud ibadetleri için girdiği alanlara 55 kamera yerleştirileceğini söyledi. Ruveydi kayıtların uluslararası platformlarda İsrail’e karşı kanıt olarak kullanılacağını da ekledi.

Mescid-i Aksa’nın 144 dönümlük arazisinde bulunan tüm yapılar Ürdün’ün himayesi altında. Bunlara Kıble Mescidi, Süleyman Ahırı (Mervan Mescidi) ve Kubbet-üs Sahra da dâhil. Yerleşkenin hakları ve yasal işlerinden uluslararası alanda Ürdün sorumlu. Kudüs Vakfı’nı ve vakfa ait mülkleri de Ürdün idare ediyor.

Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Nasır Cude 24 Mart’ta Ramallah’ta Abbas’la bir araya geldi. Abbas görüşmede kamera sistemi de dâhil Ürdün’ün Mescid-i Aksa konusunda vereceği her kararı kabul edeceğini söyledi.

Cude de ziyareti sırasında şöyle konuştu: “Bu, Ürdün’ün kutsal mekânlarda gerçekleşen her türlü ihlali ve saygısızlığı ortaya çıkarmak amacıyla başlattığı bir girişimdir. Ürdün kamera yerleştirmeye karar verdi, Abbas da bu girişime destek verdiğini yineledi. Bu tedbirleri Mescid-i Aksa’yı ve müminleri korumak için alıyoruz.”

Ürdün Evkaf Bakanlığı 20 Mart’ta uzmanlarca test edilmiş kameraların alımına başladığını açıkladı. Teknik çalışmalar ve elektrik tesisatı da dâhil altyapı işlerinin tamamlandığını belirten bakanlık kameraların Ürdünlü uzmanların gözetiminde kurulacağını bildirdi.

Kamera kararı, Ürdün ile İsrail arasında ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin aracılığında ekim ayında varılan anlaşma kapsamında alınmıştı.

1948’de işgal edilen topraklarda faaliyet gösteren İslami Hareket’in Başkan Vekili Kemal El Hatip kararı Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Ürdünlülerin iyi niyetinden şüphemiz yok ama kameraların yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya girişini engelleyen müminleri izlemede İsrail’in işini kolaylaştıracağını düşünüyoruz. (...) Kudüs’teki internet ağları İsrail’in iletişim ağına bağlı. Gelişkin yöntemleri sayesinde İsrail güvenlik teşkilatı kamera sistemine sızıp içeriğini izleyebilir. Böylece Mescid-i Aksa’nın müdafilerini ve müminleri takip edebilirler.”

Kudüs ve Kutsal Mekânlara Destek İçin Müslüman-Hristiyan Komisyonu’nun eski başkanı ve Uluslararası Kudüs Merkezi Başkanı Hasan Hatır ise Al-Monitor’a Kudüs’teki Filistinli yurttaşların geçmişteki kötü tecrübelerden dolayı kamera sistemini istemediğini söyledi. Hatır İsrail’in Eski Kudüs’ün sokaklarına zaman zaman kameralar yerleştirdiğini ve bunları insanları takip etmek, tutuklamak ve şehirden atmak için kullandığını hatırlattı.

Hatır şöyle devam etti: “Kameraların faydaları da var ama zararı yararından fazla, bilhassa da müminlerin güvenliği ve takibi bakımından.” Hatır’a göre kamera sistemi ciddi sonuçlar doğuracak çünkü İsrailli yerleşimcilerin girişleri ve onları engellemek isteyen Mescid-i Aksa müdavimlerinin takibini kolaylaştıracak.

Ekimdeki anlaşma Mescid-i Aksa’nın sadece avlularına kamera kurulmasını öngörüyor. Ürdün Hükümet Sözcüsü Muhammed El Mumani 16 Mart’ta teknik aksaklıklar yüzünden geciken projenin artık ivedi hâle geldiğini belirtti. Yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’ya defalarca tecavüz ettiğini ve burada Filistinlilerle çatıştığını söyleyen Mumani, silahlı girişlerin belgelenmesi ve İsraillilerin Mescid-i Aksa’ya müdahalelerinden Filistinlilerin sorumlu olduğu iddiasının çürütülmesi için kameraların gerekli olduğunu vurguladı.

Ürdün Evkaf Bakanlığı projeyi Filistinli muadilleriyle istişare etmeden yürütüyor. Al-Monitor’a konuşan Filistin Evkaf Bakanı Yusuf Dais “Bakanlığım projeye vakıf değil. (…) Mescid-i Aksa Ürdün’ün himayesinde olduğu için bu konuyla Ürdün ilgileniyor ve bizim bir bilgimiz yok.” dedi. Dais kameraların avantaj ve dezavantajlarına ilişkin ise şöyle dedi: “Uygulamayı görmeden proje için bir şey diyemeyiz. Nasıl yürütüleceğini henüz bilmiyoruz.”

Abbas’ın diyanet işleri danışmanı Mahmud El Habbaş ise şöyle konuştu: “Ürdün’ün kameraları İsrail’in ihlallerini izlemek için iyi niyetle kurduğundan şüphemiz yok. Ancak İsrail’in niyetlerinden kaygılıyız. Çünkü İsrail bu kameraları Mescid-i Aksa’daki müminlere, caminin müdafilerine ya da caminin kendisine zarar vermek için kullanabilir. (...) İsrail’in kamera sistemine sızarak Mescid-i Aksa müminlerini ve müdafilerini takip etmesinden ya da orada bir dayatmaya kalkışmasından korkuyoruz. Biz İsrail’in camiye her türlü müdahalesini reddediyoruz. Böyle bir müdahale olursa Ürdün kameraları kaldırmak durumunda.”

Ruveydi ise şöyle diyor: “Mescid-i Aksa Ürdün’ün himayesinde olduğu müddetçe Ürdün burayı korumak için istediği yolu seçebilir. İsrail’in ihlallerini belgelemenin ve bunları dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara göstermenin bir yolu da kameralardır.”

Kudüs Vakfı temsilcileri ve din adamlarından oluşan bir heyet, kamera projesine ilişkin kaygı ve çekinceleri konuşmak için 4 Kasım’da Amman’da Kral Abdullah’la görüşmüştü. Kral heyete Ürdün’ün kutsal mekânları korumak için sarf ettiği çabaları anlatmıştı. Ruveydi görüşmeye ilişkin şöyle dedi: “Ürdün kameraların Mescid-i Aksa müdafilerine karşı kullanılmasına izin vermeyeceğini, İsrail’in ihlalleri dâhil camide olan her şeyi takip edeceğini taahhüt etti.”

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial