Ana içeriğe atla

Türkiye’nin Suriye’deki etkisi Mısır’ı harekete geçirdi

Mısır ve bölgesel müttefiki Suudi Arabistan Suriye krizi ve krizin nasıl çözüleceği konusunda anlaşamıyor. Suriyeli muhalif gruplar ise Kahire’nin krize çözüm bulmak için yeterli katkı vermemesinden şikâyetçi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Former Syrian Coalition head Ahmad al-Jarba (L) attends the opening session of a Syrian opposition conference, in Cairo, Egypt June 8, 2015. Syrian opposition members are meeting with Egyptian officials in Cairo to discuss the ongoing crisis in Syria and the need for a united opposition.  REUTERS/Mohamed Abd El Ghany - RTX1FN3W

KAHİRE — Suriyeli muhalif güçlerin 8 Haziran’da Kahire’de düzenledikleri konferansın ardından Mısır, Suriye krizine ilişkin yeni bir politika benimsemiş gibi görünüyor. Eskiden stratejik bölgesel ortağı Suudi Arabistan’ı destekleyen Kahire hükümeti artık askeri çözümü reddediyor ve 2011’de Suriye devrimiyle patlak veren krizin siyasi yoldan çözülmesini istiyor.

Kahire’nin Suriye’ye ilişkin pozisyonu, 25 Ocak devriminden şu anki Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin iktidarına kadar dört yıl içinde her yönetimle değişti. 2011-2012 yılları arasında iktidarda olan askeri yönetim diplomatik sessizliğini koruyarak Arap Birliği üzerinden dahi hiçbir önemli rol üstlenmeye yanaşmadı. Ardından Muhammed Mursi Cumhurbaşkanı oldu. Suriye lideri Beşar Esad’ı devirmeyi ahlaki bir görev addeden Mursi Suriye’yle diplomatik ilişkileri kopardı ve Kahire Suriyeli muhalif güçler için güvenli bir liman hâline geldi. Ancak haziran 2014’te iktidara gelen Sisi’yle işler bir kez daha değişti. Suriye konusunda karşıt cephelerde duran Suudi Arabistan ve Rusya başta olmak üzere uluslararası ve bölgesel aktörleri karşısına almaktan kaçınan Sisi ortada durmaya çalıştı.

Her ikisi Suriye’de cihatçı hareketleri destekleyen Türkiye ve Suudi Arabistan’ın yeni ittifakına rağmen görünen o ki Kahire’nin şu anki diplomatik çabaları Türkiye’nin savaştaki aktif rolünü dengelemeyi veya azaltmayı amaçlıyor. Mısır aynı zamanda Rusya’yla yakınlaşmak için adımlar atıyor ve Esad rejimini artık olası çözümün parçası olarak görüyor.

Kahire’de düzenlenen muhalefet konferansından Ankara destekli Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu dışlanırken toplantıda yeni bazı gruplar yer aldı. Burada krizin çözümüne yönelik yeni bir yol haritası açıklandı. Söz konusu planda Esad yönetiminin devrilmesi öngörülmezken Suriye’yi kurtaracak tek yol olarak muhalefet temsilcileriyle rejimin BM himayesinde müzakere ederek siyasi anlaşmaya varması isteniyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan 8 Haziran’daki konferansa katılan bir kaynak isminin açıklanmaması kaydıyla şu bilgileri verdi: “Konferansın hazırlık aşamasındaki istişarelerde davetli tarafları bu yol haritasına ikna etmekte büyük güçlükler yaşadık. Bazı katılımcılar, Suriye’deki krizin taraflarına verdikleri askeri destek yüzünden Türkiye, Hizbullah, İran ve Rusya’nın kınanmasını istedi. Ancak metin hiçbir bölgesel aktörün hedef alınmaması yönünde Mısır’ın sarf ettiği çabalarla ortaya çıktı. Kahire’de bir araya gelen Suriyeli grupları bu yol haritası üzerinde anlaşmaya ikna etmek büyük bir diplomatik başarıdır. Buna binaen başka adımlar da atılacak.”

Kahire’nin kendi himayesinde Ulusal Koalisyon’u dışlayan yeni bir muhalefet bloğu oluşturma hamlesinin nasıl karşılandığı sorulduğunda aynı kaynak şöyle dedi: “Koalisyon’un politikaları Suriyelilerin kendi içinde de geniş bir kesim tarafından reddediliyor. Koalisyon, Suriye halkının tek meşru temsilcisi değil.”

Sisi iktidara geldiğinden beri Mısır, Suudi Arabistan’ı stratejik müttefik addediyor ve ona bel bağlıyor. Ancak Mısır basınında çıkan haberlere göre Suriye krizinin yönetimi iki taraf arasında gerginliklere neden oluyor. Bu gerginlikler Suudilerin Türkiye’yle ittifak kurması ve Esad’ı devirmek için Müslüman Kardeşler ile cihatçılara destek vermesinden kaynaklanıyor. Körfez’den gelen haberlere göre bu anlaşmazlıklar daha da derinleşebilir. Zira Mısır, Riyad’da henüz kesinleşmeyen bir tarihte yapılacak Suriye muhalefeti toplantısından önce muhalifleri Kahire’de toplayarak bir yol haritası ortaya çıkardı.

Diplomatik kaynağın buna ilişkin yorumu ise şöyle: “Bu durum Kahire ile Riyad arasında diplomatik kavga olarak tanımlanamaz. Bu daha ziyade Suriye’deki durumun farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesidir. Bunun temelinde Suriye’deki durumun kötüleşmesi ve iki ülkede güçlenen silahlı grupların etkisine dair farklı okumalar yatıyor.”

İki devlet arasındaki anlaşmazlıklara rağmen Kahire’deki toplantıya katılan bazı muhalifler, Mısır’ın Suudileri Nusra Cephesi ve Fetih Ordusu gibi silahlı gruplara verdikleri desteği gözden geçirmeye ikna edeceğini umuyor.

Kahire Konferansı’nın katılımcılarından Suriye eski Enformasyon Bakanı Habib Haddad Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suriye muhalefetinin Kahire toplantısından çıkan sonuç başta Rusya olmak üzere uluslararası alanda destek toplayacaktır. Suriye’deki krize ilişkin Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar’ın ortaklaşa izlediği tutum, Suudi Arabistan’ın Suriye’de demokratik bir sistem istemediğini ve tek amacının kendisini İran’ın nüfuzuna karşı korumak olduğunu gösteriyor. Suriye muhalefetinin Kahire toplantısı muhalefetin daha geniş bir yelpazede temsiline, bağımsızlığına ve karar özgürlüğüne imkân tanıyor. Nusra Cephesi’ni destekleyerek ciddi bir rol oynayan Türkiye’nin aksine Kahire’nin gizli bir gündemi yok.”

Kahire Konferansı’nın bir diğer Suriyeli katılımcısı olan Asbar Araştırmalar ve İletişim Merkezi Başkanı Bilal Selahaddin ise Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Suriye muhalefeti Kahire, Ankara ve Riyad arasındaki siyasi anlaşmazlıklara, hesaplara veya hassasiyetlere taraf değildir. Ortak bir vizyonun olmaması Suriye’de çözüme hizmet etmiyor. Krizin çetrefilli yapısı, herkesin gözü önünde yarattığı tehditler düşünüldüğünde ortak bir bölgesel tutumun oluşmasını umuyoruz. (...) Kahire’nin Suriye krizine çözüm bulma ve bu çözümü uygulama çabalarına hâlen güçlü bir katkı sunmadığı düşünülüyor.”

Kahire’nin Suriye muhalefetini birleştirme ve yol haritasını hayata geçirme konusunda etkili olabilmesi uluslararası alanda yapacağı diplomatik girişimlere bağlı. Bu girişimlerde Kahire’de kabul edilen yol haritasına, Suriye’deki krizi çözmeye yönelik yeni bir Cenevre sürecine hazırlık olarak destek aranacak.

More from Ayah Aman

Recommended Articles