Ana içeriğe atla

Meşal İsrail’e büyük bir saldırıyı engelledi

Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal temmuzdaki savaş sırasında İsrail’in muazzam bir misilleme yapmasından korkarak askeri kanadın tüneller üzerinden planladığı çok büyük bir sızma ve rehin alma saldırısını engelledi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Hamas leader Khaled Meshaal speaks during an interview with Reuters in Doha October 16, 2014. Meshaal on Thursday called on Muslims to defend the al-Aqsa mosque compound in Jerusalem, saying Israel was trying to seize the site, revered in Islam and Judaism and focus of a Palestinian uprising in 2000.      REUTERS/Fadi Al-Assaad (QATAR - Tags: POLITICS RELIGION) - RTR4AH1B

Olay, İsrail ile Hamas arasında temmuz 2014’te patlak veren savaşın ilk haftasında yaşandı. Hamas’ın silahlı kanat lideri Muhammed El Deyf astlarıyla birlikte geliştirdiği bir acil durum planını devreye sokmak istedi. Bu görev için silahlı kanadın seçkin birliği El Nokba’dan 30 kadar savaşçı seçilmiş ve bunlar birkaç gruba ayrılmıştı. Bir grup çevrenin kontrolünden, bir diğeri rehin alma işinden sorumlu olacaktı. Üçüncü grup da bölgeye gelecek İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerlerini vuracaktı.

Plan oldukça basit olmasına rağmen çarpıcıydı. Eğer gerçekleşseydi savaşın seyri değişebilir, Gazze Şeridi’ndeki Hamas iktidarını alaşağı edebilirdi. Planın en büyük kozu sürpriz unsuruydu. Silahlı Hamas militanları Kerem Şalom kibutzu yakınlarındaki yeraltı tünellerinden İsrail’e sızacaktı. Tünellerden çıkınca kibutzu ve civar yerleşimleri işgal edecek, burada yaşayan bazı insanları öldürüp mümkün olan en hızlı şekilde azami sayıda rehineyi alıp yine tünellerden Gazze’ye döneceklerdi. Ardından da rehinelerin Hamas tutuklularıyla takas edilmesi için İsrail’le müzakereler yapılacaktı.

Bu, yankıları yıllarca sürecek bir eylem olurdu. İnsanlar silahlı kanadın operasyonel kabiliyetini bir kez daha görecek, silahlı kanat da haziran 2006’da kaçırdığı IDF askeri Gilat Şalid’ten sonra ilk defa başarı çetelesine yeni bir çentik atacaktı.

Hedefler doğrultusunda gerekli emir ve istihbaratı alan Hamas ekibi, harekete geçmek için hazırda beklerken eylem için iptal talimatı geldi. Kaynakların verdiği bilgiye göre Katar’da bulunan Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal sonuçlarından endişe ederek eylemi veto etti. Silahlı kanat komutanlarının Meşal’i ikna etme girişimleri de işe yaramadı. Meşal, Şalit’in kaçırılması üzerine İsrail’in yüzlerce Filistinlinin canına mâl olan ve Gazze’yi harap eden sert tepkisini çok iyi hatırlıyordu. İsrail’in Gazze’yi bu kez daha da sert cezalandıracağından emindi. Dahası Hamas’ın nihai hedefi olan Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılması iyice zora girecekti. Gazze savaş alanına dönecek ve yıllarca süren insani bir felakete sürüklenecekti.

IDF güçleri Hamas’ın eylem sırasında kullanmayı planladığı tüneli ilerleyen haftalarda bulup imha etti. İsrail ordusu savaş sırasında toplam 32 tüneli yıktı. Hamas’ın silahlı kanadı deniz ve tüneller yoluyla birkaç sızma girişiminde başarılı olsa da bu baskınlar büyük patronun iptal ettiği sürpriz saldırının yanında gölgede kalırdı. Savaş sırasında İsrail’e toplam 45 Hamas militanı sızdı, bunların yarısı öldürüldü diğer yarısı da eylemden vazgeçip geri çekilmek zorunda kaldı.

Hamas’ın yurt dışındaki siyasi liderleri ile silahlı kanat arasında 2014 yazında patlak veren bu gerginlik hareket içi güç dengelerinde bugün hâlen belirleyici oluyor. Gerilim savaşın bitmesiyle sona ermedi. Dokuz canlı Deyf başta olmak üzere silahlı kanat mensupları, siyasi lider kadrosunu silahlı kanadın elini kolunu bağlamakla ve İsrail hapishanelerinde mağdur olan arkadaşlarını kurtaracak tarihi bir başarıyı engellemekle suçluyor. Ayrıca onlara göre bu başarı, İsrail tarafından bir dizi yenilgiye uğratılan silahlı kanadın yıllardır yaşadığı aşağılanmışlık duygusunu da ortadan kaldırabilirdi.

Hamas’ın iki güç odağı, yani Gazze merkezli silahlı kanat ile yurt dışındaki siyasi lider kadrosu arasındaki bu gerilim savaş boyunca tutumlarına da yansıdı. Meşal, savaşın 26 Ağustos’ta resmen sona ermesinden birkaç hafta önce ateşkes isteyen sahadaki adamlarına ısrarla savaşı sürdürme baskısı yaptı. Meşal ve yakın çevresi diplomatik kazanımlar peşindeydi. İsrail’in iç cephesinin roketlerle felç olduğunu, IDF kayıplarının arttığını gören Meşal ve ekibi savaş uzadıkça İsrail hükümetinin hem içeride hem uluslararası alanda krize sürüklenebileceğini düşünüyordu. Hamas’a göre bu kriz İsrail’i Gazze’ye yönelik ablukayı büyük ölçüde gevşetmeye zorlayacaktı. Dahası Meşal Washington’la dolaylı bir arabuluculuk kanalı açmaya uğraşıyordu. Hamas Siyasi Bürosu adına hareket eden Katar Dışişleri Bakanı Halit El Attiye ateşkes için ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüşüyordu. Kerry de İsrail’le sürekli temas hâlindeydi. Meşal, Beyaz Saray’la kurulan bu dolaylı iletişim kanalının savaşın ardından da süreceğini umuyordu.

Hamas bugün içeriden ve dışarıdan muhtelif krizlerin kıskacında. İçeride bir yandan halkın desteğini kazanmaya, bir yandan da kendisine sırt çeviren ve çöküşünü bekleyen Filistin Yönetimi’nden yardım almaya çalışıyor. Dışarıda ise bir hami arayışında. Suriye’de patlak veren topyekûn savaş Hamas’ı taraf seçmeye zorladı. Yıllarca kendisine kol kanat geren Şam’a sırt çeviren Hamas başta Katar olmak üzere Şam’ın hasımlarının yanında yer aldı. O günden bu yana dört yıl geçti. Bu görece kısa bir zaman olsa da Meşal ve ekibi bölgede Suudi Arabistan’ın borusunun öttüğünü kavramış oldu. Meşal şimdi Riyad’la yakınlaşmak için elinden geleni yapıyor. Ancak Riyad’daki patronlar, hasımları olan Müslüman Kardeşler’in yetiştirdiği Meşal’i kucaklamak için pek acele etmiyor. Bunun bir nedeni Suudi Arabistan’ın rakibi İran’la flört eden Gazze’deki silahlı kanat. Üstelik silahlı kanadın kıdemli mensupları bu konuda yalnız değil. Siyasi lider kadrosunda da Tahran’la yakın ilişkileri savunan isimler var. Bunların başında kıdemli Hamas üyesi Mahmut El Zahar geliyor.

Kanlı bir savaştan çıkan her silahlı kuvvet gibi Hamas ordusu da bugünlerde yeniden düzen almakla meşgul. Tam gaz devam eden tünel kazma işinde binden fazla kişi çalışıyor. Hamas ikame malzemeler bulduğu için çimento sıkıntısı bu çalışmalara mani olmuyor. İsrail, tünel yapımında kullanılmasın diye kısa süre önce eni beş santimetreden geniş tahtaların Gazze’ye girişini yasakladı. Hamas son zamanlarda tünelleri içeriden desteklemek için plastik levhalar kullanıyor.

Bölgesel gelişmeler de Hamas için olumlu yönde seyretmiyor. Mısır, hareketi düşman addediyor. Filistin Yönetimi’ndeki kardeşleri de siyasi ve mali desteği keserek Hamas’ı kaderine terk etmiş durumda. Uluslararası toplum ise hareketi uzak durulması gereken bir terör örgütü olarak görüyor. Körfez ülkeleri Gazze’ye para vermeye istekli olsa da paranın öncelikle Gazze halkı için harcanmasını, sadece ufak bir payın Hamas’a ve silahlı birliklere gitmesini şart koşuyor. Dolayısıyla Meşal’i baypas eden silahlı kanadın başlıca destekçisi olarak İran öne çıkıyor. Bu durum tercihten değil, doğrudan zorunluluktan kaynaklanıyor. Arap muktedirlerin parya devlet olarak gördüğü İran’la süren samimi temaslar Hamas’a nefes aldırsa da son kertede hareketin yalnızlığını derinleştiriyor.

More from Jacky Hugi

Recommended Articles