Ana içeriğe atla

Irak hükümeti yurt dışı tedavilere milyonlar harcıyor

Irak hükümeti, ülkedeki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine kaynak ayırmak yerine Iraklıların yurt dışında tedavi olmasına destek vererek büyük paralar harcıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
TO GO WITH AFP STORY BY SAMMY KETZ
Surgeons operate on a patient at the Ibn Bitar Hospital for Cardiac Surgery in Baghdad on July 9, 2011. It will be three years before doctors in Iraq can perform heart surgery on infants, doctors say, in a country where birth defects are high due to marriage within extended families. AFP PHOTO/ALI AL-SAADI (Photo credit should read ALI AL-SAADI/AFP/Getty Images)

Hindistan’da sağlık hizmeti almak isteyenlere aracılık eden bir danışmanlık firmasının koordinatörü, 15 Kasım’da Facebook sayfasından Irak’a geleceğini duyurdu ve telefon numarasını vererek ilgilenenlerin tedavi işlemlerini konuşmak için aramasını istedi. Al-Monitor, verilen numarayı defalarca aradı ancak kimse cevap vermedi.

Irak’ta sağlık sektöründe yaşanan kriz vatandaşları tedavi için başka ülkelere, en sık da Hindistan’a gitmeye zorluyor. Iraklılar, kendi ülkelerinde sağlık hizmetlerine güvenini yitirmiş durumda. Yerli sağlık kurumlarını yeterli teknolojiden yoksun görüyor ve burada düzgün tedavi alamayacaklarına inanıyorlar. Bu nedenle de Ürdün, İran ve Türkiye gibi komşu ülkelerde tedavi arayışına giriyorlar.

Ancak hasta kapma yarışının büyük galibi düşük fiyatlarıyla avantaj sağlayan Hindistan hastaneleridir. Onların ardından da Doğu Avrupa ülkelerindeki hastaneler geliyor.

Iraklıların yurt dışında tedaviye yönelmesi haklı sebeplere dayansa da bu tedavileri sağlayan sektör, kayırmacılık başta olmak üzere her türlü yolsuzluğa batmış durumda.

Hilla Genel Eğitim Hastanesi’nden bir yönetici isminin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a şunları söyledi: “Doktorlar, tedavi için yurt dışına gitmek isteyen kişilere durumları bunu gerektirmese de para karşılığında gerekli raporları veriyor. Kendilerine ‘yurt dışı tedavi danışmanlık şirketleri’ diyen özel bürolar çeşitli uzmanlarla, özel hastaneler ve devlet hastaneleriyle geniş bir ağı oluşturmuş durumda ve bu yoldan gerçekleri çarpıtarak büyük kazançlar sağlıyor.”

Babil’den Mumil El Kafaci isimli genç, Facebook’a fotoğrafını koymuş ve altına Iraklı doktorların kendisine böbrek yetmezliği teşhisi koyduğunu, arkadaşlarının iyileşmesi için ona “dua etmesini” yazmış.

Gencin babası Maki El Kafaci, kendisine telefonla ulaşan Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Tedavi için Hindistan’a gitme niyetim yoktu. Fakat çevrenin baskısıyla oğlumun durumunu teyit ettirdim ve yurt dışında tedavi arayışına girdim. Süreç çok kolay işledi. Benden önce onlarca insan Hindistan’a gittiği için bana danışmanlık firmalarıyla tercümanların isimlerini verdiler. Bu firmalar, yabancı hastanelere hasta topluyor ve bunun reklamını yoğun şekilde yapıyor.”

Kerbela’dan Said Muhsin de tedavi için Hindistan’a gitmeyi planlayan nice Iraklıdan biri. Muhsin Al-Monitor’a bu kararını şöyle açıklıyor: “Diz protezi ameliyatı için maliyetleri karşılaştırınca Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’deki Apollo Hastanesi’ni seçtim. Bu hastanenin verdiği fiyat Ürdün’deki hastanelerin istediği 10 bin dolarlık fiyatın yarısıydı.”

Irak sokaklarında ve sosyal medyada yurt dışında tedavi için tanıtım yapan yüzlerce reklam ve afişe bakılırsa sağlık turizminin yasa dışı veya kuşkulu kazançların döndüğü bir ticari faaliyete dönüştüğü anlaşılıyor.

Ne var ki devlet bu olayı teşvik ediyor. Irak’ta tedavi imkânı yoksa hastalara yurt dışında tedavi için maddi yardım sağlanıyor. Bir vakanın özel zorluk arz edip etmediğini belirlemek için tıbbi istişareler yapılıyor ve bunun ardından bir komisyon, hastanın yurt dışında tedavi için devletten yardım alıp alamayacağına karar veriyor.

Bağdat Uluslararası Havaalanı’nda çalışan Abbas El Sultani “yolcu istatistiklerine ve havaalanındaki günlük gözlemlerine’’ dayanarak Al-Monitor’a şunları aktarıyor: “Özellikle Hindistan uçuşlarına tedavi için bu ülkeye giden insanlardan büyük talep var. Bağdat’tan Hindistan’a günde tek uçuş var ve bu uçuştaki yolcuların çoğu oraya tıbbi tedavi için gidiyor.’’

Babil’de doktor olan Kazım Şakir, yurt dışında tedavi furyasını insanların Irak sağlık sektörüne güvensizliğine bağlıyor: “Tıbbi teşhisin doğru olduğu ve mevcut tedavi imkânlarının yeterli olduğu durumlarda bile insanlar ikna olmuyor. Çünkü yurt dışına gitme yönünde propaganda yapılıyor.”

Şakir’e göre “1990’lardan beri peş peşe yaşanan savaşlarda Irak sağlık sektörünün çökmesi ve 2003’te patlak veren mezhepsel şiddetle birlikte Irak’ta uzman sayısının azalması” bu algıyı kuvvetlendirdi.

Şakir şöyle devam ediyor: “Her şeyden önce devlet bu olayı teşvik etmek yerine onunla mücadele etmeli. ‘En iyi tedavi yurttaki tedavidir.’ sloganı benimsenmeli ve bunun altyapısı hazırlanmalı.”

Şakir’in verdiği bilgiye göre böbrek yetmezliği, kanser, tümörler ve omurga bozukluğu gibi hastalıkların tedavisi ve organ nakli, açık kalp cerrahisi, kalp ve damar nakli gibi ameliyatlar Irak’ta yapılması zor tedaviler olarak kabul ediliyor.

Necef’ten Halim Hasan ise Al-Monitor’a şunları söylüyor: “Yurt dışında tedavi için verilen maddi yardımlarda rüşvet büyük bir rol oynuyor. Bir aracı, yurt dışına gitmemi sağlamak için 500 dolar talep etmişti.’’

Yurt dışında tedavi için verilen onaylarda yoğun şekilde yolsuzluk yaşandığı haberleri artınca Sağlık Bakanlığı “Iraklılar için Hindistan’da Tedavi’’ programını savunma zorunluluğu hissetti ve sorun yaşandığını reddetti.

Bakanlık, yurt dışı tedavilere her yıl milyonlarca dolar harcıyor. Hasan’a göre “Bu aşırı harcamalar, hastane ve sağlık tesisleri yapmak için kullanılsaydı daha iyi olurdu.’’

Tedavi için Hindistan’a gitme furyasını inceleyen Necefli sosyolog Latif Hasan’ın ise Al-Monitor’a yorumu şöyle oldu: “Yurt dışında tedavinin teşvik edilmesi bu sektörden büyük kazanç sağlayan şirket ve büroların milli sağlık sektörünü kötüleyip baltalamayı amaçlayan bilinçli bir kampanyasıdır.’’

More from Adnan Abu Zeed

Recommended Articles