Ana içeriğe atla

Makul şüpheyle makul olmayan işler

Hükümete karşı sokak gösterilerin önünü kesmek, muhaliflere gözdağı vermek ve “paralel yapı” diye şeytanileştirilen Gülen hareketine karşı operasyonları kolaylaştırmak için gözaltı ve arama kararları için getirilen “makul şüphe” kriteri kısa sürede çok can yaktı.
An anti-government protester is detained by riot policemen during a demonstration in Ankara March 12, 2014. Turkish police fired tear gas and water cannon to disperse a crowd of several thousand demonstrators in Ankara's central Kizilay square on Wednesday in a protest triggered by the death of a teenager wounded in street clashes last summer. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY  - Tags: POLITICS CIVIL UNREST)   - RTR3GRAH

Gezi protestoları ile sersemleyen ve Kobani ile bağlantılı 6-8 Ekim olaylarının ardından sokaktan korkar hale gelen hükümet gözaltı ve tutuklama operasyonlarını kolaylaştırmak için yasadaki 'kuvvetli şüphe' ve 'somut delil' şartlarını kaldırıp 'makul şüphe' kriterini getirdi. Bu değişiklikten sonra kısa sürede binlerce kişi gözaltına alındı ya da tutuklandı.

Aslında ‘kuvvetli şüphe’ kriterini getiren de bu hükümetti. Yolsuzluk suçlamaları nedeniyle bakanların da aralarında olduğu kişilere yönelik operasyonlar başladığında hükümet gözaltı ve tutuklamaları önlemek için Şubat 2014’de ‘makul şüphe’ kriterini kaldırıp ‘kuvvetli şüphe’ kriterini getirmişti. Devran değişip Gülen Cemaati’ne yönelik operasyonlar için düğmeye basılacağı zaman hükümet bu kriteri kaldırıp tekrar ‘makul şüphe’ye döndü.

12 Aralık 2014'te yürürlüğe giren yeni yasaya göre polis ‘makul şüphe’ üzerine bir yerde arama yapabiliyor, zanlının eşyasına el koyabiliyor, birini gözaltına alıp tutuklanmasını sağlayabiliyor. Polis operasyondan sonra 24 saat içerisinde mahkemeden ‘makul şüphe’ ile işlem yapıldığına dair karar çıkartıyor.

Yeni durumu Al-Monitor’a değerlendiren hukukçulara göre sorun, Avrupa’daki hukuk sistemlerinde de görülen ‘makul şüphe’ kriterinden ziyade ‘makul’un ne olduğuna dair bir tanımın olmamasından kaynaklanıyor. Bir şeyin makul olup olmaması polisin takdirine bırakılıyor. Hâlbuki makul olan objektif olarak tanımlanmalı.

Bir diğer sorun şu: Hâkim, polisin hikâyesini dinleyerek gözaltı ya da tutuklamayla ilgili onay veriyor ama kararda şüphenin ne olduğuna yer vermiyor. Yani bir avukat karara bakarak müvekkilinin tutuklanmasına gerekçe yapılan makul şüpheyi anlayamıyor. Hatta aynı gerekçeyle alıkonulmuş iki kişiden biri bırakılırken diğeri tutuklanabiliyor. Kararlarda sadece ‘Makul şüphe üzerine gözaltına alınmıştır (ya da tutuklanmıştır)’ deniliyor. ‘Şu tür emarelerle makul şüphe oluşmuştur’ denilmiyor. Mesela 'Kobani’ye destek eylemleri yapılacak’ şeklindeki bir istihbarat 'makul şüphe' sayılıp kolayca arama kararı çıkartılabiliyor.

Yeni değişiklik büyük bir keyfiliğe yol açacağı gerekçesiyle hukuk çevrelerini ayağa kaldırmıştı. Ve hukukçular haklı çıktı. Yasa yürürlüğe girdikten sonra Türk medyasında şu tür haberler ciddi şekilde artmaya başladı:

“İlk 'makul şüphe' uygulaması Denizli'den geldi: 'Kuvvetli şüphe' şartını 'makul şüphe'ye dönüştüren yargı paketinin ilk uygulaması yapıldı. Hâkim, savcılığın talebi üzerine Birleşik Haziran Hareketi'nin toplantısını duyuran bildiriler hakkında el koyma ve toplatma kararı verdi.” 

Makul şüphe dayağı: Kadıköy’de 24 yaşında bir genç evinin önünde ‘makul şüpheli’ olarak çevrilip polis tarafından dövüldü.”

“Makul şüpheden ilk operasyon: ‘Makul şüphe’ yasası gerekçesiyle (Gülen Cemaati’ne yönelik) ilk operasyon dün yapıldı. Gözaltındaki gazeteci, polis ve senaristler Teşhiye grubuna karşı sahte delil üretmek ve devlet egemenliğini ele geçirmeye çalışmakla suçlanıyor.”

“Üniversitelilere 'makul şüphe' gözaltısı: Eskişehir'de adliye binası içerisinde hasta tutukluların serbest bırakılması için eylem yapmak istedikleri öne sürülen 4 üniversite öğrencisi makul şüpheli olarak gözaltına alındı.”

Kobanili taşımak 'makul şüphe' oldu: Cemal Yıldız isimli bir vatandaş Suruç’tan Adana’ya giderken yanındaki iki Kobanili yaralı ile birlikte Osmaniye’de gözaltına alındı.”

Muhalifleri susturmak artık kolay

En son 30 Aralık’ta gazeteci ve sunucu Sedef Kabaş'ın evi attığı tweet nedeniyle arandı ve ardından gözaltına alındı. Kabaş tweetinde “17 Aralık soruşturmasına takipsizlik veren hâkimin ismini unutmayın" demişti. Bu duruma Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) şu tepkiyi verdi: “Bir meslektaşımızın twitter mesajı nedeniyle gözaltına alınması gazetecilere gözdağı verilmek istendiğinin yeni bir örneğidir. Makul şüphe uygulamasının en çok gazetecilere işleyeceği yolundaki şüphelerimizi de artırmaktadır." TGC son zamanlarda soruşturmaya uğrayan gazetecilerle ilgili de çarpıcı bir bilgiyi paylaştı: "Hükümete karşı yolsuzluk soruşturmasının açıldığı 17-25 Aralık süreciyle ilgili haber yapan 70'e yakın gazeteci 120 davayla yargılanıyor."

Kobani operasyonları: Gözaltına alınan 2495 kişinin üçte biri çocuk

‘Makul şüphe’nin en fütursuzca işletildiği kesim ise medyanın görmekte gönülsüz davrandığı Kürtler. İslam Devleti’nin (İD) Suriye'nin kuzeyinde Kürtlerin denetimindeki Kobani’ye saldırısı ve hükümetin İD'i kayıran tutumunu karşı gösterilerin patlak verdiği 6 Ekim’den bu yana 2495 kişi gözaltına alındı. Gerçi gözaltı operasyonları yasal değişiklikten önce başladı ama yasayla birlikte polisin işi hayli kolaylaştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş'ın açıkladığı bilgilere göre gözaltına alınan 2495 kişiden 700'ü tutuklandı. Gözaltına alınan ve tutuklananların üçte biri çocuk. Çocukların 40’ı Diyarbakır Cezaevi’nde tutuluyor. Yaşları küçük olduğu için gözaltına alınamayan çocuklar ise polis tarafından 'suça sürüklenen çocuklar' olarak fişleniyor. 26 Aralık'ta Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün 200 öğrenci hakkında işlem yapılması için Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazı yazdığı ortaya çıktı. Emniyetin hazırladığı listede 8-9 yaşındaki çocuklar da var.

Çocukların kapılarının önünde ya da dışarıda dolaşırken 'makul şüphe' gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Beştaş, “Bu tutuklama ve gözaltıların tek nedeni polisin tek taraflı düzenlediği tutanaklardır... Gerçek hiçbir gerekçe olmaksızın ‘makul şüphe’ olarak tanımlanan hukuk garabeti düzenleme ile sokakta, evde, işyerinde zorla gözaltına alınanların sadece baskı altına almak amacıyla bu muamelelere maruz kaldıklarını biliyoruz... Devlet mağduru çocuklar yine pervasızca, hiçbir yasa gözetilmeksizin cezaevlerine konuluyor ve hayatları devlet eliyle karartılıyor” dedi. 

HDP'ye göre gözaltına alınan ve tutuklanan çocukların baskı ve şiddete maruz kaldıkları doktor raporlarıyla kanıtlandı. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de makul şüphe ile gözaltına alınan çocukların maruz kaldıkları uygulamaları bir soru önergesiyle TBMM'nin gündemine taşıdı. 

Kısa sürede çok can yakan makul şüphe düzenlemesinin de yer aldığı yargı paketi 17 Aralık'ta CHP tarafından iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüştü. Mahkeme sekiz gün sonra başvuruyu gündemine aldı.

AB'ye uyum yasaları çerçevesinde hukuk sistemindeki makul şüphe garabetini çöpe atmakla övünen hükümet, kendi selameti için eskinin de gerisine düşen uygulamalardan medet umar hale geldi. Normalde eski alışkanlıklarından vazgeçemeyip ileriye yönelik reformları uyum sağlamakta bile zorlanmış olan güvenlik ve adli kollukların makul şüpheyle nasıl skandallara yol açabileceği bir ayda net olarak görüldü. Umut Anayasa Mahkemesi'nde ancak hükümetin vakit geçirmeden yapacağı yeni bir düzenlemeyle kendine bir süreliğine daha manevra alanı açmayacağının garantisi yok.