Ana içeriğe atla

Sahte bomba dedektörleri Iraklıları tehlikeye atıyor

İngiliz iş adamı James McCormick’in sahte bomba dedektörü satmaktan mahkûm olmasına rağmen Irak güvenlik makamları bu cihazları kullanmaya devam ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
An Iraqi soldier scans a car with a bomb detector a checkpoint at Shurja market in central Baghdad, April 28, 2012.   REUTERS/Thaier al-Sudani (IRAQ - Tags : - Tags: CONFLICT MILITARY) - RTR31CIN

Irak İçişleri Bakanlığı, 2007’de İngiliz iş adamı James McCormick ile yaptığı anlaşma uyarınca 7 bin ADE651 tipi bomba dedektörü ithal etti. Bu cihazlar kontrol noktalarında yoğun olarak kullanılsa da Bağdat’ta ve Irak’ın birçok vilayetinde büyük yıkım ve can kaybına yol açan bombalı saldırıların önüne geçilemedi. Alsumariya TV’nin 31 Aralık’ta yayımladığı habere göre 2014 Irak’ta şiddetin kol gezdiği bir yıl oldu, en çok ölü ve yaralıya ise bomba yüklü araçlar neden oldu.

Söz konusu dedektörler plastik saplarına takılan portatif antenlerle çalışıyor. Antenin, içinde patlayıcı olan nesneleri işaret etmesi gerekiyor. Ne var ki yedi yıllık kullanım antenin bu işleve sahip olmadığını gösteriyor. Anten aslında parfüm, diş dolgusu, deterjan gibi hiç beklenmedik nesneleri işaret ediyor.

Radyo Demozi’nin müdürü İbrahim El Sadi, 23 Ocak’ta Al-Monitor’a verdiği telefon mülakatında cihazın bir dizi şaşırtıcı objeyi işaret ettiğini anlattı. Antenler bir kişiyi işaret ettiği zaman güvenlik güçleri bu kişiye “Yanınızda parfüm var mı?” ya da “Bu aralar dişçiye gittiniz mi?” gibi tuhaf sorular soruyor. Dedektörlerin gelişigüzel işaretler verdiği anlaşılıyor. Öyle ki Sadi’ye göre bazı Iraklılar bu cihazlara “diş dolgusu dedektörü” demeye başlamış.

Radyo Demozi “Herkesin dilinde” isimli programında sık sık bomba dedektörlerini konu alıyor ve yetkililerin açıklamalarına yer veriyor.

Dedektörleri birkaç ülkeye satan McCormick, 2013’te İngiltere’de 10 yıl hapis cezasına mahkûm oldu. İş adamından en büyük ithalatı Irak yapmıştı. Mahkeme, cihazların alıcı ülkelerde sahte bir güvenlik duygusu yaratarak çok sayıda insanın hayatına mâl olduğuna hükmetti.

BBC, 22 Aralık 2010’da İngiltere’deki bir laboratuvarın yaptığı testlere dayanarak cihazların etkisiz olduğunu belgeleyen bir haber yayımladı. Habere göre cihaz ABD’de de incelendi ve orada da çalışmadığı tespit edildi. Bomba dedektörleri 2013’te de El Bağdadiye kanalının “Stüdyo 9” programında ele alındı.

Yıllardır süren söylentilere rağmen cihazları ithal eden Irak İçişleri Bakanlığı, ne ortaya konan kanıtlara ne de Iraklıların bu konudaki görüşlerine kulak astı. Bakanlık yetkilileri ısrarla cihazın etkili olduğunu söyledi. İçişleri Bakanı Cevad Bolani, ocak 2010’da bu yönde bizzat açıklama yaptı.

Radyo Demozi, Bağdat’ta bombalı saldırılara en açık bölgelerden biri olan şehrin doğusundaki Karrada semtinde bulunuyor. Iraklı yetkililerin cihazı hâlen kullanmasına tepkili olan Sadi, bunun Irak halkına ve insanların yaşam hakkına hakaret olduğunu düşünüyor. “Bu cihaz yüzünden birçok insan hayatını kaybetti.” diyor.

Sadi, dedektörlerin hâlen kullanılıyor olmasını ithalatta yaşandığı iddia edilen yolsuzluğu örtbas çabası olarak görüyor. Alımı yapan yetkililer cihazların işe yaramadığını kabul ederse hesap vermek durumunda kalacakları için cihazların verimli olduğunda ısrar ediyor.

Cihazların kullanımda kalması ve sorumlulardan hesap sormaya dönük ciddi bir soruşturma yapılmaması kamuoyunda tepkilere yol açıyor. Bir grup aktivist "Gerçek bomba dedektörlerinin alımı için kampanya” adı altında bir girişim başlattı. Kampanyanın Facebook sayfasında dedektör olaylarıyla ilgili bilgi toplanıyor. Aktivistlere göre kampanyanın amacı, hükümeti gerçek dedektör almaya zorlamak ve ADE651 cihazlarının ithalatında yer almış olanların yargılanmasını sağlamak.

Yeni Irak hükümeti bu soruna çözüm bulmaya çalışıyor. Başbakan Haydar El Abadi ekim 2014’te cihazların faydasız olduğunu ilk defa kabul etti ve bunları değiştirme sözü verdi.

Ancak Sadi bu sözün Iraklıları tatmin etmediğini söylüyor. Sadi’ye göre mevcut cihazların yeni ve etkili cihazlarla değiştirilmesi önemli bir adım olsa da bu adımla birlikte can kaybına yol açan, kirli işlerin döndüğü alım sözleşmesinin sorumlularına hesap sormak için ciddi ve kapsamlı bir soruşturma da başlatılmalı.