Ana içeriğe atla

İsrail’e gelen Türklerin sayısı rekor seviyeye ulaştı

İsrail yetkililerine göre Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesi, İsrail’i ziyaret eden Türk vatandaşlarının artmasına neden oluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Visitors walk inside a cave situated below the ancient towns of Maresha and Beit Guvrin in the Judean Lowlands June 24, 2014. UNESCO designated the caves of Maresha and Beit Guvrin as a world heritage site on Sunday. The site features expansive man-made ancient tunnel systems, some dating back as early as the first century BC. REUTERS/Finbarr O'Reilly (ISRAEL - Tags: ENVIRONMENT SOCIETY TRAVEL) - RTR3VIXK

İsrail ve Türkiye arasındaki turizm, geleneksel olarak tek taraflı bir durum olmuştur. İki ülke arasında işlerin tıkırında gittiği ve rekor bir yıl olan 2008’de, yarım milyondan fazla İsrailli Türkiye’yi ziyaret etti. İsrail Turizm Bakanlığı’nın Merkezi İstatistik Bürosu’nun rakamlarına dayanarak sağladığı verilere göre, aynı yıl sadece 17 bin 253 Türk, İsrail’i ziyaret ederek karşılık verdi. O dönemden sonra da İsrail-Türkiye ilişkileri bozuldu.

2010’da Mavi Marmara gemisi etrafında gelişen olaylar, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ölçüsüz açıklamaları, Türkiye’de İslami unsurların güçlenmesi ve bir de ekonomik kriz nedeniyle turizm alanında oldukça durgun birkaç yıl yaşandı. Mavi Marmara olaylarından sonra, örneğin Türkiye’ye giden İsrailli turist sayısı sert şekilde düştü. O kadar ki 2010’da Türkiye’ye giden İsraillilerin sayısı 105 binin altına düştü. Türkiye açısından bakıldığında ise İsrail’i ziyaret eden Türk turist sayısı, 2010’da 15,050’ye, 2011’de de 14,024’e düştü.

Mart 2010’da Mavi Marmara olaylarından sadece iki ay önce Türkiye Turizm Bakanlığı, İsrail’e yönelik turizmi teşvik eden bir tanıtım kampanyasına 2 milyon dolar civarında yatırım yapmıştı. Kampanyanın talihsiz zamanlaması, kısa sürede iptal edilmesine neden oldu ve yatırılan para boşa gitti.

Ancak bugünlerde sanki Türkiye’de bir şeyler değişiyor.

Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, günübirlik ziyaretçiler ve gemi turuyla gelenler dâhil olmak üzere, 2013’te 24,385 Türk İsrail’i ziyaret etti. Bu, hem Mavi Marmara olayından sonraki yıllar için hem de Mavi Marmara öncesi yıllar için örneği görülmemiş bir rakam. Örneğin 2006’da 15,791 Türk İsrail’i ziyaret etti, 2012’de ise bu sayı 17,161 oldu.

Kıyaslayacak olursak, doğudaki müttefikimiz Ürdün’ün vatandaşları aynı dönemde İsrail’e seyahatlerini azalttı. 2012’de Ürdün’den İsrail’e gelen turist sayısı 23,834 iken, 2013’te bu sayı 18,367’ye kadar geriledi.

Türkiye’den gelen turistlerin sayısındaki artış ise bu yıl da devam ediyor. Bu yılın mayıs ayında, 4 bin 523 Türk İsrail’i turist olarak ziyaret etti. Aynı dönemin rakamı 2013’te 2 bin 183, 2012’de ise bin 320 seviyesindeydi.

Yılın ilk beş ayının (ocak-mayıs) özeti 13,126 Türk’ün İsrail’i ziyaret ettiğini gösteriyor. Geçen yılın aynı döneminde İsrail’i 10,056 Türk ziyaret etti ki daha önce de belirtildiği gibi 2013, İsrail’i ziyaret eden Türklerin sayısı bakımından rekor yılıydı.

Yine bir kıyas yapacak olursak, Ürdün’den gelen turistlerin sayısı 2014’te de düşmeye devam ediyor.

İsrail’i ziyaret eden Türklerin sayısındaki bu göze çarpan artış, İsrail Turizm Bakanlığı’nın Türklere yönelik tanıtım ve pazarlama çalışması yapmadığı düşünüldüğünde daha da etkileyici bir hâle geliyor. 

Turizm Bakanlığı, Al-Monitor’a şu açıklamada bulundu: “Bakanlık, turizm konusunda İsrail için yüksek potansiyele sahip ABD, Almanya, Fransa ve Rusya gibi ülkelere yönelik özel odaklı ve seçici pazarlama çalışmaları yapıyor. Benzer şekilde bakanlık, İsrail turizm sektörünü Çin, Hindistan ve Brezilya gibi yeni ve gelişmekte olan pazarlarda tanıtıyor. Türkiye’de pazarlama çalışması yapmıyoruz. Çünkü başka ülkelerde pazarlamaya yapılan yatırım, daha yüksek getiri sağlıyor.’’

İsrail Turizm Bakanlığı, Türk pazarına yönelik sadece dolaylı çalışmalar yapıyor.

Bunun bir örneği, sosyal medya platformlarındaki fikir önderleri aracılığıyla İsrail’in dünyadaki imajını geliştirmeye çalışan Bizim Yanımızda Olun isimli örgütün başlattığı tanıtım kampanyasına bakanlığın para koymasıydı.

Örgüt, Turizm Bakanlığı ve başka bazı İsrail kurumlarının desteğiyle Instagram sosyal paylaşım sitesinde öne çıkan ve aralarında Türk çift Çiler Geçici ve Mehmet Kırali’nin de bulunduğu bazı isimleri İsrail’e getirdi. İsrail’de çektikleri harika fotoğrafları sitede paylaşan iki Türk, birçok hakaret ve nefret mesajına maruz kaldı, ama epeyce coşkulu yorumlar da aldı.

Yüreklendirici rakamlara rağmen ilgili tarafların çoğu, bunun Türkler için İsrail’in aniden favori tatil mekânına dönüştüğü anlamına gelmediğini düşünüyor.

İsrail-Türkiye İş Konseyi’nin yönetim kurulu üyelerinden Danny Zimet, bunun daha çok iki ülke arasındaki ticari iş birliğinin serpilmesi ile ilgili olduğuna inanıyor ve şöyle diyor: “Türkiye, İsrail’in en büyük on ihracat pazarından bir tanesi. Aslına bakılırsa dört ay önce Türkiye sıralamada üçüncüydü. 2013’te ikili ticaret yaklaşık 5 milyar doları buldu. Bana göre – ki bu sadece bir tahmin – artan rakamlar, iş adamlarının her iki yönde de yoğun hareketinin bir sonucu. Bir mucizenin gerçekleştiğine ve Türklerin İsrail’e ilgi duymaya başladığına inanmak bana zor geliyor.’’

Turizm Bakanlığı’nın aksine Türk pazarına yatırım yapılmasında gerçekten büyük fayda gören İsrail Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı,  Zimet’in yorumunu destekliyor. Bakanlık, 2013’ün iki ülke arasındaki ticaret açısından da rekor bir yıl olduğuna dikkat çekiyor. 2013’te ikili ticaret hacmi, 2012’ye kıyasla yüzde 39 büyüdü. Ticaretteki bu artış, İsrail’in Türkiye’ye ihracatında yüzde 76’lık bir artışı içeriyor. 

Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında şuna da yer veriliyor: “İstanbul’daki İsrail ticaret temsilciliği, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri desteklemek için adımlar atıyor ve Türk pazarında faaliyet gösteren İsrail firmalarına yardımcı oluyor.’’

Bakanlık, son günlerdeki faaliyetlere örnek olarak tıbbi teçhizatta uzmanlaşan altı İsrail firmasının Türkiye’ye yaptığı iş gezilerini, Türkiye’den bir iş heyetinin İsrail’i ziyaretini ve üçüncü ülkelerdeki fuarları ziyaret eden Türkleri ilgili İsrailli şirketlerle iş birliğine çekme çabalarını gösteriyor.

Zimet ayrıca, Mavi Marmara olaylarının iki ülkenin iş dünyasındaki ilişkilerine kesinlikle etkisi olmadığını söylüyor: “İkili ticaret boyutunun bu olayların sonucunda pek zarar gördüğü söylenemez. Son birkaç yılda asıl zarar, küresel ekonomik krizden geldi. Şimdi işler canlanıyor.’’

Hem İsrail hem Türkiye’de ofisleri olan Easy Travel and Tourism şirketinin genel müdürü Izzy Medam da iki ülke arasındaki iş ilişkisinin çok yakın olduğuna inanıyor ve bunu, yıllardır süren iş birliğine bağlıyor. Medam, şöyle konuşuyor: “Türkiye’de İsraillilerin sahipliğinde veya yönetiminde bulunan fabrikalar ve işletmeler var. Bunlar şu ya da bu olay yüzünden bir günde kapanmaz. Bu durum, iki ülke arasındaki gidiş- gelişleri istikrarlı kılıyor ve artırıyor. İki ülke arasındaki iş ilişkileri, herhangi bir hükümetten daha sağlamdır.’’

Buna ek olarak Zimet ve Medam, İsrail’le iş yapmanın Türkler arasında olumsuz karşılanmadığına inanıyor. Medam, “İsrail’le iş yapan bir Türkü boykot etmezler. Rakamlara bakmanız yeter.’’ diyor.

Rakamlar, sebebi her neyse Türklerin İsrail’e ilgisinin her zamankinden fazla olduğunu gösteriyor. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler gelişme kaydediyor gibi görünmese de Türklerin ruh hâli ve belki de cüzdanları başka bir yolun mümkün olduğunu kanıtlıyor.

More from Yuval Avivi

Recommended Articles