Ana içeriğe atla

Hamas Müslüman Kardeşler’le bağlarını gevşetiyor

Mısır’la arasını düzeltmek isteyen Hamas, Mısır’ın muhtemel yeni cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ile iyi geçinmek için konumunu yeniden ayarlıyor. İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir.
A worker climbs down after completing work on a campaign billboard of presidential candidate and Egypt's former army chief Abdel Fattah al-Sisi, along a highway in Cairo May 12, 2014. An influential Qatar-based Islamist whose fiery sermons have caused tension between Gulf states said on Sunday that Egyptian presidential front runner Abdel Fattah al-Sisi will only bring downfall to the country. Sisi is expected to easily win the May 26-27 presidential election. The only other candidate is leftist politician

Mısır’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlık yapan sadece Mısırlılar değil. Hamas başta olmak üzere Filistinliler de gelişmeleri yakından takip ediyor. Seçim sonucunun Mısır ile Hamas arasındaki ilişkileri etkileyeceği herkesçe malum.

Al-Monitor’un edindiği bilgiye göre, 26-27 Mayıs seçimleri öncesinde Hamas’ta egemen olan hava, Mısır’la ilişkilerin kademeli olarak düzeleceği yönünde. Seçimin favorisi eski genelkurmay başkanı Abdül Fettah El Sisi, “Filistinli kardeşler” ile temasları yeniden başlattığını, Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz 2013’te devrilmesinden bu yana ilişkileri gölgeleyen gerilimi geride bıraktığını göstermek istiyor.

Sisi’nin cumhurbaşkanlığı öncesinde ilişkilerin düzelmeye başladığının belki de ilk işareti, Kahire’de yaşayan Hamas başkan yardımcısı Musa Ebu Marzuk’un Gazze’ye gitmesine izin verilmesi oldu. Marzuk, Gazze’de El Fetih ile Hamas arasındaki mutabakatın tamamlanmasında yer aldı.

Hamas hükümetinin İçişleri Bakanlığı’nda sınır kapılarından sorumlu olan Mahir Ebu Sabha, Mısır’ın son günlerde Refah Sınır Kapısı’nı açık tuttuğunu teyit etti. Mısır, 2014’ün başından bu yana sınır kapısını toplam 91 gün kapalı tutmuştu.

Al-Monitor’un edindiği bilgiye göre Mısır’ın Gazze’ye yönelik tavrı, kendiliğinden düzeldi. Ancak bunun altında yatan asıl sebep, Hamas’ın Mısırlı yetkililere gönderdiği mesajlarda El Fetih ile uzlaşı görüşmelerinde Mısır’ın arabulucu olarak kalmasını istediğini bildirmesiydi.

Mısır’da mahkemelerin son dönemde aldığı kararlar ve Hamas’ın  faaliyetlerinin yasaklanması, ilişkilerde büyük bir kırılmaya yol açmıştı. Ancak Hamas buna rağmen Mısır’la ilişkileri gözden çıkarmayacağını defalarca ifade etmişti.

Al-Monitor’un etkili Hamas çevrelerinden edindiği belgelerle teyitli bilgiye göre Mısır’la ilişkilerin gözden geçirilmesi, Ebu Marzuk’un Gazze’ye gelişiyle çakıştı ve Ebu Marzuk bu konuda bazı fikirler ortaya koydu. Bu fikirlerden en önemlisi şuydu: Müstakbel cumhurbaşkanı Sisi, eski bir asker olarak Hamas dâhil Filistinlilerle bağların sürmesi gerektiğini biliyor, yeter ki Hamas “milli” kimliğini vurgulasın, “Filistin” kimliğini “Müslüman Kardeşler” ideolojisinin üstüne çıkarsın.

Bu husus, geçici Mısır cumhurbaşkanının müşavirlerinden Ahmed El Müslimani tarafından da aynen dile getirmişti. El Müslimani, nisan ortasında Hamas lideri Halid Meşal’e “Müslüman Kardeşler’le yollarını ayırması, Filistin ulusal hareketinin kimliğini koruması” için çağrıda bulunmuştu.

Hamas’ın resmi sözcüsü Fevzi Berhum, Hamas’ın bu çağrıya sert bir açıklamayla cevap verdiğini ve müşaviri Filistin’in iç işlerine karışmakla suçladığını belirtti.

Ancak üst düzey bir Hamas yetkilisine göre Hamas, Müslüman Kardeşler ile bağlarını gevşetmeye başladı bile. Yetkili, isminin yazılmaması kaydıyla Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Hamas, yavaş yavaş Müslüman Kardeşler’den ideolojik olarak ayrılmaya çalışıyor. Hareket, geçmişini yadsımıyor, Müslüman Kardeşler’i de reddetmiyor. Fakat Hamas’ın 1988’de açıklanan tüzükte kendini Müslüman Kardeşler’in kanadı olarak tanımlamasının aksine, Filistin hareketinin ulusal yönünün pekiştirilmesi amaçlanıyor.”

Aynı yetkili, Hamas içinde ulusal hedeflerin ideolojik boyutun önüne geçmesi için bir girişime öncülük ettiğini belirterek şöyle devam etti: “Hamas ile Müslüman Kardeşler’in iletişimi, Mursi’nin temmuz 2013’te devrilmesinden bu yana sıkıntılı. Mısır’da güvenlik durumunun kötüleşmesi ve Hamas liderlerinin Mısır’a gidememesi nedeniyle iki taraf arasında kayda değer birebir temaslar pek kalmadı.”

Filistin dışında yaşayan bu kaynak, Hamas ile Müslüman Kardeşler’in ayrışmasının her iki taraf için yararlı olacağını düşünüyor: “Hamas’ın Filistin’de kendi menfaatleri var, Müslüman Kardeşler’in de Mısır’da kendi meseleleri var. Bunların bir araya gelmesi, iki tarafa da açıkça zarar verdi. Mısırlılar, Müslüman Kardeşler’in hatalarından dolayı Hamas’ı suçluyor ve hareketi iç güvenliklerine tehdit olarak görüyor ki bu doğru değil. Öte yandan, birçok Filistinli de Hamas’ı Müslüman Kardeşler’e bağlı ve ona karşı sorumluymuş gibi görüyor, Hamas’ın tam anlamıyla Filistin’e ait olmadığını düşünüyor.”

Sisi, 5 Mayıs’ta ONTV’de yayımlanan mülakatında, Hamas’ı Mısır’ın düşmanı olarak görüp görmediği sorusunu yanıtlamak istemedi.

Hamas’ın üst düzey isimlerinden Salah El Bardavil, Sisi’nin sessizliğini “akıllıca” diye niteledi ve şu yorumda bulundu: “Bu, Hamas’a yöneltilen suçlamaların doğru olmadığını gösteriyor. Sisi, söyleyeceği her kelimenin önemli olduğunun farkında. O soruda sessiz kalması gerektiğini biliyordu ve Hamas’a yönelik öfke dile getirmedi. Sisi, Hamas’a karşı husumetin hasım medyanın etkisinden kaynaklandığını biliyor.”

Al-Monitor’un sorularını yurt dışından telefonla yanıtlayan bir Hamas siyasi yetkilisi, isminin gizli kalması kaydıyla şöyle konuştu: “Hem Hamas hem Mısır, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonrası için kapıyı ikili temaslara açık tutma eğiliminde. Seçimler, iki tarafın tutumlarını gözden geçirmesini gerektiriyor. Siyaset, birinin her şeyi kazanırken karşıdakinin her şeyi kaybettiği bir oyun değil. Siyasette mutlak tercihler yoktur. Sisi de Hamas’ı dışlamaya devam etmeyecek. Çünkü Hamas, Filistin’deki denklemin asli bir unsuru. Hamas da Mısır’a karşı tutumunu gözden geçirerek önümüzdeki dönemde Mısır halkı ile Sisi’nin karşısına bazı güven artırıcı adımlarla çıkabilir.”

Ancak, Sisi’nin yöneteceği Mısır’a yönelik bu dengeli yaklaşım üzerinde Hamas içinde fikir birliği sağlanmış gibi görünmüyor. Örneğin Hamas’ın etkili bir ismi, bu konuda şu ifadeyi kullanıyor: “Hamas, bölgede bir istikrar unsurudur. Yapılan planları bozacak ve (her şeyi değiştirecek) güçlü kartlara sahiptir.”

Al-Monitor, Mısır’da Sisi’nin beklenen zaferine ilişkin Hamas yönetimine dağıtılan bir durum değerlendirme raporunu görme imkânı buldu. Söz konusu iç yazışmada şu tespit ve öngörüler yer alıyor: “Mısır, ulusal güvenliğinin Gazze Şeridi’ne uzandığını ve buraya erişmek için, arada büyük anlaşmazlıklar olsa dahi Hamas’la ilişki içinde olması gerektiğini biliyor. Ancak buna rağmen Mısır-Hamas ilişkisi, ocak 2011 devrimi öncesinde olduğu gibi karşılıklı güvensizliğin olduğu soğuk bir ilişki olabilir.”

Burada şunu belirtmek gerekir ki Hamas ile El Fetih arasında Mısır’ın aracılığıyla varılan mutabakatın bir sonucu olarak Hamas, artık Gazze’nin tek yöneticisi değil. Bu da şu anlama geliyor ki Filistin Yönetimi’nin güvenlik güçleri Refah Sınır Kapısı’nı Hamas’tan devralınca Mısır’la sürtüşmeler azalacak.

Ebu Marzuk da Al-Monitor’a 5 Mayıs’ta verdiği mülakatta, Mısır’daki seçimlere atfen Hamas’ın “Mısır halkının önümüzdeki günlerde vereceği karara saygı duyacağını” belirtmişti.