Ana içeriğe atla

Iraklı Kürtlerden Bağdat’ın Güvenliğine Destek

Bağdat’ı vuran bombalı terör eylemlerindeki artış, merkezi Irak Hükümeti ile Irak Kürdistan yönetimi arasındaki istişareleri hızlandırdı.
Kurdish Peshmerga troops are deployed on the outskirts of Kirkuk, some 250km (155 miles) north of Baghdad, November 24, 2012. Iraq's Kurdish region has sent reinforcements to a disputed area where its troops are involved in a standoff with the Iraqi army, a senior Kurdish military official said, despite calls on both sides for dialogue to calm the situation.  Picture taken November 24, 2012. REUTERS/Azad Lashkari (IRAQ - Tags: CONFLICT POLITICS MILITARY) - RTR3AUX2

Ebu Gureyb cezaevinin 21 Temmuz’da basılmasından birkaç gün sonra merkezi Irak yönetimine bağlı güvenlik güçleri, Bağdat şehir merkezindeki Karada Meryem Mahallesi’nden Yeşil Bölge’ye giden ana yolu kapattı. Bu sırada Peşmerge güçlerinin ağır teçhizat yüklü araçları da Savunma Bakanlığı’nın ana binasına varmak üzereydi.

Ancak şu ana kadar ne Bağdat’taki askeri yetkililer ne de Erbil yönetimi, Peşmerge güçlerinin bir güvenlik harekâtına katılmak üzere Bağdat’a geldiğini teyit etmeye yanaşmıyor. Bu konuda iki taraf arasında yalnızca bir anlaşma yapıldığını doğrulayan yetkililer, bu anlaşmanın da uygulamaya konmadığını belirtiyorlar.

Peşmergelerin, Başbakan Nuri El Maliki’nin sorumluluğunda hazırlanan güvenlik harekât planlarında ne şekilde yer aldığı sorusu, hâlen gizemini koruyor.

Irak Meclisi’nin Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı ve Hukuk Devleti İttifakı’nın Şii milletvekillerinden Hasan El Sanid Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “Peşmerge güçlerinin Bağdat’taki varlığına ilişkin tüm haberler, anlamsız ve mesnetsizdir.”

Bağdat’ın kuzeyinde “Şehitlerin İntikamı” isimli askeri harekâtın yürütüldüğü bölgeye giden Al-Monitor muhabiri,  Irak ordusu ve Kürt peşmergelerin Bağdat-Kerkük yolu üzerinde ortak kontrol noktalarında birlikte görev yaptığına tanık oldu. Bu yolun güzergâhında yer alan El Azim ve Tuz Hurmatu gibi bölgeler güvenlik açısından tehlikeli addediliyor. Her kontrol noktasında biri Kürt, biri Arap olmak üzere iki asker görev yapıyor.

Yeşil Bölge civarını koruyan askeri birimde görevli, adını vermek istemeyen yüksek rütbeli bir subay da, Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “Peşmerge güçleri yıllardır Bağdat’ta var. Bunlar genellikle Kürt yetkilileri koruyorlar, en başta da Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı’nı. Bu durum, 1 Ağustos 2013 tarihinden sonra Bağdat’a başka Kürt askerlerin de girmiş olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmıyor.”

Ne var ki Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyelerinden Kürt milletvekili Şivan Muhammed Taha da Peşmerge güçlerinin başkente gelmesine ilişkin herhangi bir bilgiyi doğrulamıyor: “Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Güvenlik durumundaki kötü gidişe son vermek için merkezi hükümetle gerekli tedbirleri görüşüyoruz, bilhassa da güvenlik güçlerinin Ebu Gureyb ve Taci cezaevlerinde yaşanan firarlardaki başarısızlığının ardından.”

Basında çıkan haberler ise Kürt milletvekilinin açıklamalarıyla örtüşmüyor. Bu haberlerde Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin belli sayıda Peşmerge güçlerinin merkezi Bağdat hükümetinin emrine verilmesini onayladığını belirtiliyor.

Taha bu haberlere ilişkin ise söyle diyor: “Evet, Kürdistan Yönetimi, federal düzeyde güvenliğin korunmasını önemsemektedir ve bu konuda yardımlarını esirgemeyecektir. Ne var ki bizler, Yeşil Bölge’ye konuşlanmak istemiyoruz. Çünkü bu tablo, bizi halkı değil, hükümeti koruyormuş gibi gösterecektir.”

Taha’nın bu açıklamaları, Bağdat yönetiminin önde gelen siyasetçileri ve askeri liderleri ile Erbil’deki muhatapları arasında süregiden pek çok anlaşmazlığın yalnızca üzerini örtüyor.

Zira Irak Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkilinin Al-Monitor’a verdiği bilgiler, Bağdat’ta iki taraf arasında uzayıp giden bir toplantı sırasında gerginliklerin yaşandığını ortaya koyuyor.

Peşmerge Bakanlığı’ndan bir heyet, 3 Ağustos’ta Bağdat’ı ziyaret ederek Irak Savunma Bakanlığı’ndan yetkililerle bir araya gelmişti. Bu toplantının sonunda yayımlanan resmi bildiriye göre ziyaretin amacı, taraflar arasında “daha fazla eş güdüm” sağlanmasıydı. Oysa Savunma Bakanlığı yetkilisinin Al-Monitor’a söylediği gibi gerçek, bundan tamamen farklı.

Yetkili, konu hakkında şu bilgileri veriyor: “Kürt heyeti, Bağdat dışındaki yollara askerlerin konuşlandırılması için Savunma Bakanlığı’ndan onay istedi. Bu yollar, idari açıdan Bağdat ve Erbil arasındaki tartışmalı bölgelerde yer alıyor. Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu onayı vermekte isteksiz davrandı. Sonra Başbakanlık, bu önerinin reddedilmesi talimatını verdi ve Kürtlere Peşmerge güçlerinin, başkentin mahalleleri ve kasabalarında konuşlanmasını önerdi. Çevre yollar ise merkezi ordunun kontrolüne bırakılacaktı.”

Yetkili, Maliki’nin bu tutumunu şöyle açıklıyor: “Maliki’nin Peşmerge güçlerinin Bağdat’ın dışındaki yollara konuşlandırılmasına karşı çıkmasının sebebi, Kürtlere güvensizliğinden kaynaklanıyor. Zira peşmergelerin Araplar ve Kürtler arasındaki tartışmalı bölgelerde ne yapacağına dair bir güvensizliği var. Maliki’ye göre Kürtlerin bu bölgelere dair hevesleri, hiçbir zaman sona ermeyecek.”

Yetkili, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Maliki şu an, güvenlik planlarının başarısızlığını ortaya koyan çok zor güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya. Dolayısıyla, siyasi taraflardan biriyle güvenlik alanında iş birliği yaparak en azından istikrarı sağlama konusundaki sorumluluğu paylaşmak istiyor.”

Ali Abel Sadah, Irak ve Arap basını için yazılar yazan Bağdatlı bir yazardır. Geçmişte, yerel gazetelerde sorumlu yazı işleri müdürü olarak görev yapan Sadah, 10 yılı aşkın süre de siyaset ve kültür muhabiri olarak çalışmıştır.

More from Ali Abel Sadah