Ana içeriğe atla

Rusya Ukrayna’yı tehdit ederken Kırım Tatarlarının gözü Türkiye’de

Türkiye baskı altındaki Kırım Tatarlarına destek verse de Rusya’yla geliştirdiği çok boyutlu ilişkiler Kırım Tatarları ile olan bağlarından ağır basıyor.
Participants gather with Ukrainian flags and flags of Crimean Tatars before riding in their cars through Kiev to commemorate the 76th anniversary of the deportation of the indigenous population of the Crimea by the Soviet Union, on May 18, 2020.

KİEV, Ukrayna — Rus gizli servis görevlileri kendisini almaya geldiklerinde Kırım Tatarlarının siyasi liderlerinden İlmi Umerov Kırım’ın başkenti Simferopol’de bir hastane yatağında pijamasıyla yatıyordu. Umerov ve kendisi gibi siyasi tutuklu olan soydaşı Ahtem Çiygöz apar topar havaalanına götürülür ve Ankara uçağına bindirilirler. 

Umerov ve Çiygöz’ün 25 Ekim 2017’de bu şekilde serbest kalması, Türkiye’de 2000 ile 2015 yılları arasında yedi Çeçen muhalifin öldürülmesiyle ilgili tutuklu olan iki Rus zanlının serbest bırakılması karşılığında olur. Tutuklu takası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çabalarıyla gerçekleşir. Umerov, özgürlüğüne kavuştuktan bir gün sonra görüştüğü Türkiye’nin otoriter lideri için “O tam bir sultan. Bunu olumlu anlamda söylüyorum” diyor. 

Erdoğan 3 Şubat’ta Kiev’de Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenski ile üç buçuk saat süren bir görüşme yaptı ve Türkiye’nin Karadeniz’de komşusu olan Ukrayna ile Rusya arasında arabuluculuk teklifini yineledi. Erdoğan ortak basın toplantısında iki ülke arasındaki krizin diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Yangına körükle gitmek yerine tansiyonu nasıl düşürürüz mantığıyla hareket ediyoruz” ifadesini kullandı.

Taraflar uzun zamandır sürüncemede kalan serbest ticaret anlaşmasını ve Ukrayna’nın Donbas’taki Rus destekli güçlere karşı geçtiğimiz yıl ilk kez kullandığı Türk yapımı insansız hava araçlarının ortak üretimiyle ilgili bir anlaşma imzaladılar. Erdoğan’ın “iki ülke arasında tarihi bir dostluk köprüsü” diye nitelediği Kırım Tatarlarının sorunları da gündemdeydi. Erdoğan, “Kırım da dâhil olmak üzere Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam ediyoruz. (…) Soydaşlarımıza yönelik ortak projeleri ayrıntılarıyla gözden geçirdik” dedi.

Beklendiği gibi Erdoğan sürgündeki Kırım Tatar Meclisi’nin önde gelen isimleriyle de görüştü. Aralarında Meclis’in efsanevi lideri Mustafa Cemilev de vardı.

Türkiye’nin Ukrayna’ya Kırım konusunda verdiği destek kararlı bir şekilde sürüyor. Kırım’ın yerli halkı olan Tatarların sert direnişine rağmen Rusya yarımadayı 2014’te ilhak etti. Türk lehçesi konuşan Sünni Müslüman bir halk olan Kırım Tatarları, asırlarca baskı ve kitlesel sürgünlerle maruz kaldıktan sonra ilhakla birlikte azınlık statüsüne düştüler. İlhakı tanımayan ve Kırım’ın Ukrayna’ya iadesi için defalarca çağrıda bulunan Türkiye, Rusya tarafından yasaklanmış olan Meclis’in liderlerini de resmi muhatap kabul ediyor. 

Al-Monitor’un sorularını yazılı yanıtlayan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı konu hakkında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye için Kırım Ukrayna’dır, Kırım Tatarları da devletimizin vatandaşıdır. Rusya’nın hukuksuz bir şekilde hapsettiği bazı siyasi tutuklular Türkiye sayesinde serbest bırakıldı. Türkiye BM Genel Kurulu’nda da Rusya’nın Ukrayna toprağı olan Kırım’dan çıkmasını talep eden, işgal altındaki topraklarda insan hakları ihlallerini kınayan ve bunlara derhal son verilip düzeltilmesini isteyen bir dizi kararın yazımında yer aldı.” Bakanlık ayrıca Türkiye’nin, Kırım meselesinde diplomatik destek toplamayı amaçlayan ve ilk zirvesi Ağustos 2021’de gerçekleşen Kırım Platformu’nun kurucu üyesi olduğunu belirtti. 

Ukrayna üzerindeki potansiyel restleşme Erdoğan’ın alamet-i farikası olan rizikolu, gözü kara siyaset tarzı için yeni bir sınama olacak. Erdoğan Rusya’dan S-400 füzeleri alarak ABD’nin yaptırımlarını tetiklemiş, Ukrayna’ya da silahlı insansız hava araçları satarak Rusya’yı küplere bindirmişti.

Ancak dayanışma ifadelerine rağmen Ankara’nın Kırım konusundaki tutumu, Rusya’ya kendi arka bahçesinde kafa tutup tutamayacağı sorusu şöyle dursun bu yöndeki isteğinin ne kadar sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. 

Türk yetkilileri, Ankara’nın 2017’deki tutuklu takası gibi anlaşmaları tarafsızlık sayesinde sağlayabildiğini, olası bir savaşı engellemek için de yine bu sayede arabuluculuk yapabileceğini savunuyorlar. Kremlin’e göre Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin Kış Olimpiyatları’ndan sonraki bir tarihte Ankara’ya resmi ziyarette bulunması bekleniyor.

Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar 1 Şubat’ta Türkiye’nin 1936 Montrö Sözleşmesi’ne bağlılığını vurguladı. Sözleşme, ABD dâhil Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin Türk Boğazları’ndan geçişine ve dolayısıyla Karadeniz’e erişimine kısıtlamalar getiriyor. Akar’ın açıklaması Erdoğan’ın Kiev ziyareti öncesinde Türkiye’nin, Batı’nın herhangi bir askeri planına yarayacak şekilde kuralları değiştirmeyeceğine dair Moskova’ya verilmiş bir güvence olarak yorumlandı.

Ilmi Umerov at the Majlis headquarters in Kyiv, Jan. 19, 2022 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

İlmi Umerov sürgündeki Meclis’in Kiev’deki merkezinde, 19 Ocak 2022 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

Karadeniz’deki gerilim Kırım Hanlığı ile güney Ukrayna’nın büyük bölümünün Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı olduğu döneme kadar uzanıyor. O dönem Hacıbey olarak bilinen liman kenti Odessa da bu topraklara dâhildi. Kent 1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Rus emperyal güçlerin eline geçti. Osmanlı tarihçisi Dmitro Bili’ye göre bu yenilgi, Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması ve zaman içinde çöküşünün ilk alameti oldu. Kırım ise bu savaştan önce 1783 yılında Rusların eline geçmişti.

Yale Üniversitesi’nde eğitim alan ve Türkiye hakkında bir kitabı bulunan tarihçi Nicholas Danforth’a göre “Karadeniz 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan Soğuk Savaş’ın sonuna kadar Rus-Türk rekabetinin önemli bir sahnesi oldu. Kırım da defalarca parlama noktası oldu. En meşhur örnek Kırım Savaşı olmakla birlikte 1914’teki deniz baskını da Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’na girişine neden oldu.” 

O dönemden sonra ise iki tarafta da genelde itidal hâkim oldu. 

Türkiye Rusya’yla çok boyutlu ilişkilere sahip. Milyarlarca dolarlık ticaretin yanı sıra Suriye ve Dağlık Karabağ’da rekabetle işbirliğinin iç içe geçtiği bu ilişkiler, baskı altındaki Kırım Tatarlarından ağır basıyor. Erdoğan, ABD ve AB’nin Rusya’ya Kırım nedeniyle uyguladığı yaptırımlara katılmayı reddederek bu gerçekliği ortaya koydu.

Cemilev Ankara’yla bu konudaki görüşmelerini şöyle aktardı: "Türk liderlerinden üç şey istedim. Türkiye’nin yaptırımlara katılmasını, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını Rus gemilerine kapatmasını ve onları Karadeniz’de ablukaya almasını istedim. Bana ‘Hayır, bu Türkiye’ye çok büyük zarar verir’ dediler."

Legendary Crimean Tatar leader Mustafa Jamilov at the Majlis headquarters in Kyiv, Jan. 19 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

İlmi Umerov sürgündeki Meclis’in Kiev’deki merkezinde, 19 Ocak 2022 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

Söz konusu görüşmelerde yer alan Ukrayna parlamentosunun eski üyesi ve sürgündeki Meclis’in mevcut üyelerinden Refet Çubarov ise üst düzey bir yetkilinin elindeki defteri masaya atarak “Bakın, neredeyse 60 yıldır AB kulübüne girmeye çalışıyoruz. İstedikleri her şeyi yaptık. Üye olabilseydik bugün burada yaptırımlara katılmamamızı istiyor olmazdınız” dediğini aktardı. 

Çubarov, “Kırım 5-10 yıl daha işgal altında kalırsa tamamen biteriz” ifadesini kullandı.

Türk ordusunun Kasım 2015’te Suriye sınırında bir Rus savaş uçağını düşürmesi üzerine Türkiye ile Kırım arasında deniz ve hava trafiğini durduran Kırım’ın Kremlin yanlısı lideri Sergei Aksyonov oldu. Moskova ise turist uçuşlarını askıya aldı, Türkiye’den meyve ve sebze ithalatına yasak getirdi ve Türkiye’nin IŞİD’le ilişkileri olduğunu iddia ederek bunları ifşa etme tehdidinde bulundu. 

Türkiye’deki Deniz Ticaret Odası ise Ekim 2017’de yayınladığı sirkülerde üstü kapalı ifadelerle Kırım’dan gelen veya Kırım’a giden gemilerin Türk limanlarına kabul edilmemesi yönünde telkinde bulundu. Bu arada, İstanbul’da yaşayan jeopolitik analisti Yörük Işık’ın da gözlemlediği gibi Beşar Esad’la bağlantılı Suriye gemileri Türk limanlarından Kırım ve Abhazya’ya inşaat malzemesi taşımaya, oralardan da Türkiye’ye hurda demir ve Suriye’ye buğday getirmeye devam ediyorlar. Al-Monitor’a konuşan Işık, Türk makamlarının bu gayri meşru ticarete göz yumduğunu söyledi.

Kırım Platformu’nun ağustostaki ilk zirvesinin yıldız konukları arasında Erdoğan’ın da olması bekleniyordu. Ancak o, toplantıya Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu gönderdi.

Cemilev, sürgündeki Meclis’e ev sahipliği yapan ve masrafları Ankara tarafından karşılanan Kiev’deki lüks apartmanda yaptığımız mülakatta, Erdoğan’ı katılmaya ikna etmek için Ankara’ya elçiler gönderdiğini ancak Erdoğan’ın fikrini değiştirmediğini aktardı. 

Yorumcular heyecanla Putin’in hamlelerini kestirmeye çalışırken, Cemilev Rus liderin niyetlerinden kuşku duymuyor. Sigarasını tüttürerek, “Putin Kiev’e kadar gelmeyi planlıyor ve Türkiye bu savaşa bulaşmayacak” diyor. Sigara karşıtlığıyla bilinen Erdoğan’dan sigarayı bırakma telkini alıp almadığını sorduğumuzda ise gülerek “Evet, birçok kez” diye yanıt veriyor.

Türkçe yaptığımız sohbet tiz bir köpek havlamasıyla kesiliyor. Bu, Cemilev’in cep telefonunun çalma sesi. Ona Kırım’da geride bıraktığı köpeğini hatırlatıyor. “Güzel” anlamındaki Dulber ismini taşıyan köpek, iri bir Orta Asya çoban köpeği olan alabay cinsiymiş. (Putin’in de Türkmenistan lideri Kurbankulu Berdimuhammedov’un hediyesi olan Verni (Sadık) adında bir alabay cinsi köpeği var.)

An undated image of an Alabai (Twitter)

Alabay cinsi bir köpek (Twitter)

Cemilev’in hayatında güçlükler yeni bir şey değil. Tatarlar 1944’te Stalin tarafından Kırım’dan sürüldüğünde altı aylıkmış. Pek çok Kırımlı Tatar aktivist gibi o da uzun yıllar Sovyet çalışma kamplarında kalmış. Sovyetler Birliği’nin 1991’de çökmesinin ardından yurtlarına dönmeye başlayan 250 bin civarındaki Kırım Tatarı’ndan biri de Cemilev olmuş. 

Akrabalık bağlarının canlanmasına Türkiye ön ayak olur. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Kırım’a dönenler için 1000 konut inşa etmeyi ve harap olan camileri onarmayı vaat eder. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar bir “Türk dünyası” hayal eden Demirel, Kırım’a, Azerbaycan’a ve Orta Asya’daki Türki cumhuriyetlere uçaklar dolusu Kuran ve imamlar gönderir. Türkiye’de yaşayan yaklaşık 3 milyonluk Tatar topluluğu Demirel’e sevinçle destek verir. 

Türkiye’ye kaçan Kırım Tatarlarının torunu olan tarihçi Mehmet Kırımlı’ya göre 1783 öncesinde Kırım nüfusunun yüzde 98’i Tatardı ve yarımadada 1500 cami mevcuttu. 1914 yılına gelindiğinde cami sayısı 750’ye düşmüştü. Al-Monitor’a konuşan Kırımlı, Sovyet yönetiminin geri kalan camilerin büyük bölümünü dinamit ve buldozerler kullanarak yok ettiğini aktardı.

Demirel’in heveslerinin ise kolay kolay gerçekleşmeyeceği anlaşılır. Ukrayna hükümetleri Türkiye’nin çabalarına kuşkuyla yaklaşır. Kiev’in tutumu Kırım’ı kaybettikten sonra değişti ama Türkiye’nin Kırım’da bir şeyler yapması için artık çok geçti. 

Rusya Kırım’da görev yapan Diyanet personelini sınır dışı etti ve Kırım müftüsü olarak kendisine sadık bir ismi görevlendirdi. Sürgündeki Meclis de karşı bir hamleyle kendi müftüsünü, Ayder Rustemov’u atadı.

Ukrayna’daki yaklaşık 400 bin Müslüman’ın büyük çoğunluğu Donbas’ta yaşıyor ve buradaki Rus yanlısı ayrılıkçılar Kremlin’in izinden gidiyor. Donbas’taki Donetsk Cami’nin eski imamlarından Said İsmagilov “2018’de camimizi kapattılar ve imamızı ev hapsine aldılar” diye anlatıyor. İsmagilov bugün Müslüman Kardeşler’e yakın bir oluşum olan ve “Ümmet” olarak da bilinen Ukrayna Müslümanları Diyanet İdaresi’nin başında bulunuyor.

Mufti of the Religious Administration of Muslims of Ukraine Said Ismagilov, Kyiv, Jan. 18, 2022 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

Ukrayna Müslümanları Diyanet İdaresi Müftüsü Said İsmagilov, Kiev, 18 Ocak 2022 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

Türkiye Ukrayna’nın diğer bölgelerinde sessizce dini etkisini artırıyor. Ukrayna makamları bundan rahatsızmış gibi görünmüyor. Kiev’de gösterişli bir AVM olan Ocean City’nin arkasında Türk hükümetince inşa edilecek caminin arazisi, Ukrayna’nın en zengin oligarkı Rinat Ahmetov tarafından bağışlandı. Projeye, eski bir boks şampiyonu olan Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitçko da onay verdi.

Ankara, 2014’te Kırım’dan kaçan yaklaşık 20 bin Tatar için 500 konut inşaatını da finanse ediyor ve böylece hem kendi Tatarlarından siyasi puan topluyor hem de Türk müteahhitlerine yeni iş fırsatları yaratıyor. Konutların çoğunun Kırım’a komşu Herson bölgesinde inşa edileceğini belirten Cemilev, “Çünkü Zelenski bunların Kırım Tatarlarınca görülmesini istiyor” diyor. Cemilev’e göre konutlar, insanların daha rahat geçinebileceği Kiev’de yapılmalıydı ancak Zelenski başkentte ucuz arazi bulunamadığı gerekçesiyle Kiev’de sadece 100 konutun inşasına izin vermiş.

İsmagilov’a göre “Erdoğan buradaki Müslümanlar arasında seviliyor. Diyanet imamlar ve Kuran tefsirleri gönderiyor ama yardımların çoğu Meclis üzerinden geliyor.” 

Rustemov da bunu teyit ediyor ve “Allah’a şükürler olsun, bize en büyük yardım Türk devletinden geldi” diyor. 

2013’te Kiev’e taşınan Türkiyeli girişimci Öztürk Aydın, Müslümanlara hizmet veren restoranlara helal et tedarik ediyor. Kiev’de yaşayan 50 bin Müslümanın yaklaşık 10 bini Türk vatandaşlarından ve Arap ülkelerinden gelen Müslüman öğrencilerden oluşuyor. Ancak Aydın’ın şirketi daha çok yoğurdu ve ayranı ile tanınıyor. Bu ürünler bugün Ukrayna’nın önde gelen marketlerinde satılıyor. 

Aydın, Türk ürünleriyle dolu ufak bir dükkân işlettiği Kiev’in tarihi Podil semtinde yaptığımız görüşmede Türkiye’nin Ukrayna’da “Amerika’dan daha iyi” bir imaja sahip olduğunu söylüyor.

Kyiv Jan 20 Amberin Zaman

Aydın'ın Kiev’deki dükkânı, 20 Ocak 2022 (Amberin Zaman/Al-Monitor)

Kırım Tatarlarının liderleri ise Rusya ile olası bir çatışmada ABD desteğinin kritik olacağının farkında. Cemilev, “ABD olmasaydı hâlâ Sovyet işgali altında olurduk. Amerika en büyük garantörümüz” diyor.

Hâl böyle olunca Ankara’nın Washington’la ilişkilerinin bozuk olması – bunun başlıca nedeni Erdoğan’ın S-400’lerden vazgeçmemesi – süregelen bir kaygı kaynağı oluşturuyor. Çubarov, “Bizim bakış açımıza göre Türkiye NATO üyesidir ve NATO’nun merkezinde ABD vardır. Dolayısıyla kötü ilişkiler akıllıca değil” diyor. 

Aynı fikirde olan Cemilev de “Türkiye ile Amerika arasındaki gerilim bizi olumsuz etkiliyor. Kırım Tatarları olarak arada kalmış hissediyoruz” diyor.