Ana içeriğe atla

İdlib’i kontrol eden cihatçılar yeni ‘ahlak polisi’ kuruyor

İdlib’i kontrol eden cihatçı örgüt Heyet Tahrir El Şam haktan yoğun tepki alan bir güvenlik birimini tasfiye ederken yerine “ahlak polisi” kuruyor.
Members of Syria's top jihadist group the Hayat Tahrir al-Sham (HTS) alliance, led by al-Qaeda's former Syria affiliate, parade with their flags and those of the Taliban's declared "Islamic Emirate of Afghanistan" through the rebel-held northwestern city of Idlib on Aug. 20, 2021.

Suriye’nin İdlib vilayetine hâkim olan cihatçı örgüt Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) Hisbe diye anılan din polisi bünyesinde Mayıs 2020’de kurduğu El Felah biriminin faaliyetlerine son verdi ancak yerine “ahlak polisi” adı altında yeni bir birim kurmaya hazırlanıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi 3 Eylül’de El Felah’ın faaliyetlerinin durdurulduğunu duyurmuştu. Çarşı ve pazarları izlemek, kadın ve erkeklerin bir arada bulunmasını engellemek dâhil çeşitli görevler üstlenen El Felah, halkın günlük hayatını en ufak detaylarına kadar kontrol etmeye çalışmıştı. Askıya alındığı güne kadar halkı baskı altında tutan bu birim, özel hayata müdahale ettiği ve insanları pek çok açıdan kısıtladığı gerekçesiyle protesto gösterilerine neden olmuştu.

İstanbul merkezli Jusoor Araştırma Merkezi’nin konuyla ilgili analizinde El Felah’ın şu birimlerden oluştuğu belirtiliyor: Kadın Devriye Şubesi, Muhtasibun, İcra Gücü, Adli Şube ve Şikâyetler ve Takip Şubesi. El Felah mensupları, kuralları ihlal edenleri tutuklamak ve kovuşturmak dâhil mutlak yetkiye sahip. Birimin faaliyetleri “iyiliği emretme, kötülükten sakındırma” ilkesi doğrultusunda insanlara nasihat etmekten doğrudan güç kullanımına kadar varıyor.

El Felah’ın başlıca görevlerinden biri, erkek ve kadınların kamusal alanlarda bir arada bulunmasını engellemek. Bunun için üniversite kampüsleri ve parklarda kontrol noktalarının kurulması, erkeklerin kadın giysisi satmasının engellenmesi, vitrin mankenlerinin yasaklanması, düğün salonlarının izlenmesi, müzik ve sigaranın yasaklanması gibi uygulamalar söz konusu. Bunun yanı sıra birimin kadınların kıyafet ve aksesuarlarına müdahale ettiği ve insani yardım örgütlerini erkek ve kadın çalışanlarını ayırmaya zorladığı biliniyor.

HTŞ’nin “Kurtuluş Hükümeti” adıyla kurduğu fiili yönetimin halkla ilişkiler sorumlusu Mülhem El Ahmed, El Felah’ın yerine kurulacak birimle ilgili Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “El Felah’ın çalışmalarının sonlandırılmasına bağlı olarak HTŞ ‘ahlak polisi’ adı altında farklı bir birim oluşturmaya başladı. Bu birim, Kurtuluş Hükümeti’nin polis teşkilatına bağlı olacak ve El Felah’a göre daha sınırlı görevler üstlenecek. Ahlaki konulara odaklanacak ve insanların hayatlarının detaylarına müdahale etmekten kaçınacak. Toplum içindeki ihtilafları çözmek için sivil yetkisi olacak ki bu, Kurtuluş Hükümeti’nin, kontrol ettiği bölgelerde aldığı çeşitli idari tedbirlerin parçasıdır. El Felah geride bıraktığımız safhada rol oynadı. Şimdi HTŞ’nin belirlediği yeni plan doğrultusunda tedbirler alınıyor.”

El Felah’ın tasfiyesi HTŞ’nin peyderpey hayata geçirdiği bir dizi değişiklikten biri. Bu değişiklikler, HTŞ’nin dış dünyaya açılma ve kendisini işbirliği ve anlaşma yapmaya haiz, İdlib’i yöneten meşru bir muhalefet grubu olarak sunma çabalarının parçası.

Ancak HTŞ’nin ahlak polisi kurması, bu değişikliklerin pek çoğunu kabul etmeyen kendi bünyesindeki aşırıcı kanadı tatmin etmeye çalıştığının işareti.

Jusoor Araştırma Merkezi’nden Muhammed El Sukkeri’nin Al-Monitor’a değerlendirmesi şöyle: “HTŞ, yönetim kurumları üzerinden kendi içini düzenliyor, organize bir şekilde çalışıyor. Çünkü mevcut silahlı yapısıyla ve İdlib’i kendi ideolojisine göre yöneterek bölgesel ve uluslararası sahnede asla yer alamayacağının farkında. Dolayısıyla HTŞ uluslararası toplumla muhatap olabilmek için sivil alana daha çok dikkat etmeye başladı. Özellikle dışarıdan insani yardım sağlaması HTŞ için önemli bir adım oldu.”

HTŞ’nin Suriye’de siyasi çözüme dâhil olmak istediğini vurgulayan Sukkeri sözlerini şöyle sürdürdü: “HTŞ’nin siyasi sürecin parçası olma, Suriye’nin geleceğinde yer edinme, Suriye parlamentosuna girme arzusu, onu eski politikalarını gözden geçirmeye ve kendisini daha çok sivil bir idare olarak sunmaya sevk etti. Süreçte rol almak ve İdlib’i temsil etmek için Batı’yı ikna etmeye çalışıyorlar. Ancak El Felah’ı tasfiye edip ahlak polisi kurmak sadece bir isim değişikliğinden ibaret kalabilir.”

Hisbe yapılarının karnesi sivillere yönelik ihlallerle dolu. Örneğin Haziran 2017’de İdlib kent pazarında kızlar saldırıya uğramış, İdlib Üniversitesi’nin kadın sınav sorumlusu ise kıyafeti nedeniyle bir kadın vaiz tarafından darp edilmişti. Erkek ve kadınların bir arada bulunduğu gerekçesiyse Menekşe sivil toplum kuruluşunun otobüs sürücüleri tutuklanmış, El Uruba Lisesi, Pisagor Enstitüsü, Kalkınma ve Teknoloji Merkezi’nde öğretmenler ve öğrenciler darp edilmişti. Bu yapılar, Şeriat kuralları ihlal edildiği gerekçesiyle kırbaç cezaları da uygulamıştı.

Suriye İnsan Hakları Ağı Başkanı Fadıl Abdül Gani Al-Monitor’a yaptığı açıklamada Hisbe yapılarının İdlib’deki radikal uygulamalarını kınadı ve şöyle konuştu: “Bu yapılar kontrol ettikleri bölgelerde aşırıcı ideolojilerine göre halka kısıtlamalar getiriyor, özel hayata ve özgürlüklere müdahale ediyorlar. Sivilleri darp ediyor, tutukluyor, ihlalde bulunanlara para cezaları dayatıyorlar. Uluslararası insan hakları hukukunun öngördüğü temel hakları çiğniyorlar.”

Abdül Gani’ye göre “HTŞ bu yapılar üzerinden toplumu kontrol etmeye ve kendi ideolojisini tüm yönleriyle dayatmaya çalışıyor. Uluslararası toplum Suriye halkının radikal örgütlerden kurtulmasına yardım etmeli. Bunun için somut ve katı bir takvim çerçevesinde ciddi adımlar atılarak istikrarı ve insan haklarını temin eden demokratik düzene siyasi geçiş sağlanmalı."

More from Mohammed Hardan