Ana içeriğe atla

ABD’nin Irak’taki askeri eğitim programı sekteye uğradı

Irak ordusu İslam Devleti’yle mücadelede hızla asker kaybederken ABD ve müttefiklerinin Irak ordusu için başlattığı seçkin birlik yetiştirme programı kayıpları telafi edebilecek bir hızda ilerlemiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Iraqi Counter Terrorism Service (CTS) celebrate in the Old City of Mosul, Iraq July 9, 2017. REUTERS/Alaa Al-Marjani - RC118C102270

ABD ve müttefiklerinin Irak’ın seçkin terörle mücadele birimi için yeni savaşçı eğitme programı Musul savaşının ardından sekteye uğradı. Bu duraklama, İslam Devleti (İD) sonrası dönem için ülkenin en güçlü askeri birimini yeniden inşa çabalarını baltalayabilir.

Pentagon’a bağlı Teftiş Kurulu’na göre, 73 ülkenin katıldığı İD’le mücadele koalisyonu temmuz ve ekim ayları arasında Irak Terörle Mücadele Birimi’ne (CTS) tek bir yeni asker kazandırmayı başaramadı. Irak’ın ikinci büyük kentini İD’den temizlemek için yaklaşık dokuz ay boyunca sokak sokak sürdürülen operasyonlara CTS öncülük etmişti. Teftiş Kurulu’nun raporu ise Pentagon’un gelecek üç yıl içinde CTS’ye 20 bin yeni savaşçı kazandırma hedefine dair soru işaretlerine yol açtı. Üstelik birim Musul savaşı sırasında savaşçılarının yüzde 40’ını kaybetti.

2007-2008 yılları arasında Irak’taki NATO güçlerinin komutanlığını yapan Tuğgeneral James Dubik Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Bence bunun gerçekçi bir hedef olup olmadığı tartışmalı. Devletin bunu düşünmesi lazım. Zira CTS birimi başlangıçta bir özel harekat birliği gibi tasarlanmıştı. Verdikleri eğitim, teçhizat ve istihbarat açısından son derece seçiciler.”

Savaş Çalışmaları Enstitüsü’nün araştırmacılarından Dubik, Başbakan Haydar El Ebadi ve selefi Nuri El Maliki’nin Felluce ve Musul gibi maliyetli savaşlarda düzenli piyade birliği kullandıklarını anımsattı. Uzmanlar bu savaşların meydana getirdiği büyük yıkımların ardından aslen eğitim, istihbarat ve özel görevler için tasarlanan bu birimin nasıl kullanılacağını da tartışmaya başladılar.

Al-Monitor’un koalisyon yetkililerinden edindiği bilgilere göre ABD öncülüğündeki koalisyon, ekim 2014 ile 5 Aralık 2017 tarihleri arasında 100 bini aşkın Iraklı savaşçı eğitti. Bu askerlerin 14 bin 800’ü CTS ve Acil Müdahale Birimi’ni de kapsayan terörle mücadele birliklerinde görev aldı. Teftiş Kurulu’nun raporuna göre 2015’ten bu yana CTS’nin çekirdek kadrosu için eğitilen asker sayısı da 5 bin.

Teftiş Kurulu’nun raporunda Irak’taki askeri eğitim faaliyetlerinin Musul savaşının ardından İD’den temizlenen bölgelerin korunabilmesi için ağır kayıplara uğrayan birliklerin ikmaline odaklandığı belirtildi. Raporda “İD’le mücadelede Terörle Mücadele Birimi (CTS) de ağır kayıplar verdi. Bu üç aylık süreçte koalisyon güçleri yeni personel eğitmedi.” ifadesi yer aldı.

Öte yandan, CTS biriminin Musul savaşından sonra da faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilen raporda CTS’ye kabul edilen yaklaşık 341 askerin bu dönemde halen uzmanlık ya da ileri seviye derslerle eğitimlerini sürdürdüğü vurgulandı. Bir Pentagon sözcüsü 2017’nin üçüncü çeyreğinde hiç yeni mezun verilmemesinin nedenini bir sonraki eğitim döneminin ekim ayında başlamasıyla açıkladı. Ekim ayında başlayan eğitime kayıt olan yaklaşık 933 CTS askeri kasımda temel eğitim safhasını tamamladı.

Özel harekât birliklerine aşırı sorumluluk yüklenmesinin sık karşılaşılan bir sorun olduğunu belirten Dubik ise ABD ordusunun İkinci Dünya Savaşı sırasındaki uygulamalarına dikkat çekti. Öyle ki, ABD ordusu 1960’larda tüm acemi erler için komando eğitimini zorunlu hale getirmeyi bile düşündü. Ancak Pentagon bu fikri çok maliyetli buldu.

Irak ordusu için sürdürülen eğit-donat faaliyetleri gecikirse ABD’nin ülke güvenliğini yerel güçlere devretme planı da sekteye uğrar. Halbuki bu, ABD öncülüğündeki koalisyonun en öncelikli hedeflerinden biri. Pentagon Irak’taki asker ve polislere yönelik eğit-donat programına gelecek yıl için yaklaşık 1.3 milyar dolar ayırmış durumda. Ayrıca orduya binlerce M16 ve AK47, yüzlerce Humvee ve zırhlı araç verilmesi de planlanıyor.

Pentagon Çarşamba günü Irak’taki eğit-donat programı için ülkeye 5 bin 200’den fazla ABD askerinin gönderildiğini açıkladı. Ancak Pentagon’un yurt dışındaki askeri ve sivil konuşlanmasını takip eden Savunma Personeli Veri Merkezi’nin üçer ayda bir açıkladığı rapor ülkede halihazırda 9 bini aşkın Amerikan askeri olduğunu gösteriyor.

Seçkin birliklerin eğitiminde karşılaşılan sorunlar Donald Trump yönetiminin küresel terörle mücadele stratejisini de sekteye uğratıyor. Barack Obama döneminden devralınan bu politika ABD birliklerinin konuşlu olduğu Irak ve Suriye dahil 19 ülkede yerel güvenlik teşkilatlarının güçlendirilmesine odaklanıyor.

Savunma Bakanı James Mattis bakanlık adaylığı için ocak ayında Senato’da yapılan oturumda İD’le mücadele hakkında şöyle konuşmuştu: “Bu konuda bütüncül bir strateji geliştirmeliyiz. Hem İD’in yeni eleman kazanma, mali kaynaklarını artırma çabalarını hedef alan hem de askeri bakımdan Orta Doğu’da örgüte darbe vuran bir strateji. Böylelikle, müttefiklerin yardımı ve aracılıklarıyla örgütün büyümesini engelleyebilir ve örgütü geriletebilirsiniz.”

Denetim kurumlarının raporları ise ABD’nin çabalarının verimliliğini sorguluyor. Pentagon’a bağlı Teftiş Kurulu’nun nisan ayında yayımladığı rapora göre ABD öncülüğünde verilen CTS eğitimleri standartlara uygun değil. Rapora göre askerlerin eğitimi sırasında cephede taşıdıkları tüm silahlarla fiili atış talimleri yapılmıyor. ABD’nin eğitim akademisinden her yıl sadece 2 bin CTS askeri mezun oluyor ve sadece tek bir askerin eğitimi bir seneyi bulabiliyor.

Pentagon, terörle mücadelede ve teröristlerin güvenli sığınaklarının yok edilmesinde CTS birliklerine hayati önem atfediyor. Ancak ülkedeki mevcut istikrarsızlık bu misyonu da baltalıyor. Washington Post gazetesinde bu hafta yayımlanan bir habere göre CTS birliklerinin büyük bölümü, Kürtlerin bağımsızlık referandumunun ardından Bağdat’ın denetimine giren Kürt bölgelerinin korunmasına vakfedilmiş durumda.

Teftiş Kurulu’nun raporu İD sonrası dönemde Irak’ta istikrara ilişkin de kötümser bir tablo ortaya koyuyor. 2017’nin üçüncü çeyreğinde koalisyon güçleri sadece CTS’ye değil Acil Müdahale Birlikleri’ne (ERD) de yeni asker kazandırmayı başaramadı. Irak Polisi ise sadece 24 yeni personel yetiştirdi. Meclis denetimine tabi olan ERD birlikleri geçmişte işkence ve yargısız infazlarla suçlanmıştı.

Uzmanlar Irak’ın savunma ve içişleri bakanlıklarının eğitim faaliyetlerine yeterince destek vermemesinden endişeli. CTS’nin genişletilmesi ve korunmasından bu bakanlıklar sorumlu. Ancak ABD’nin yıllık Milli Savunma Yetki Kanunu’na bu sene eklenen bir maddeye göre Amerika’nın Bağdat Büyükelçiliği içinde oluşturulacak bir birimle bu bakanlıkların daha çok desteklenmesi öngörülüyor.

Syracuse Üniversitesi’ne bağlı Ulusal Güvenlik Çalışmaları Merkezi Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın eski Özel Kalem Müdürü Bill Smullen Al-Monitor’a konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bunun ulusal ölçekte bir çaba olması lazım. Irak ordusu ve hükümetine dair kötü niyetleri olan sivil giyimli birçok insan var, tüm ülke çapında var. Dolayısıyla ülkenin her yerinde, her anlamda ve her zaman sürdürülecek topyekûn bir çaba ortaya koyulması gerekiyor.”

ABD birlikleri Irak’ta Ebadi’nin izniyle bulunuyor ama bu konuda Bağdat’la yapılmış uzun süreli bir anlaşma yok. Bu da Washington’da ABD birliklerinin çekilmesinin ardından doğacak boşluğun İran destekli Halk Seferberlik Birlikleri (HSB) tarafından doldurulabileceğine dair endişelere yol açıyor. “Bu İran’ın destek alanını artırır. Irak’tan ziyade İran’a yardımı olur.” diyen Dubik, Trump yönetiminin sadece Irak ordusunu değil diğer devlet kurumlarını da güçlendirecek bütüncül bir strateji oluşturması gerektiğini belirtiyor. Dubik sözlerini şöyle noktalıyor: “Eskiden hedefimiz Irak’ın mızrağını keskinleştirmekti. Şimdi ise güç dengelerini gözetmek zorundayız."

More from Jack Detsch

Recommended Articles