Ana içeriğe atla

Türkiye ve İran Kürt referandumunda Putin’i köşeye sıkıştırdı

Rusya Devlet Başkanı kartlarını doğru oynamazsa İran ile arası açılabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Turkish President Tayyip Erdogan and Russian President Vladimir Putin arrive for a press conference in Ankara, Turkey, September 28, 2017. REUTERS/Umit Bektas - RC1FB3502600

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Irak Kürdistanı Başkanı Mesud Barzani’ye güvendi, geçtiğimiz yıllarda bölgenin enerji sektörüne 4 milyar dolar yatırım yaparak Kuzey Irak’ın en büyük yatırımcısı ABD’nin yerini aldı. Putin, bu yatırımlarla hem enerji sektöründen faydalanmayı hem de etkin bir bölgesel güç olarak ABD’ye karşı yeni bir koz kazanmayı düşündü. Şam, Tahran, Ankara ve bir ölçüde Bağdat’la iyi ya da en azından iyi seyreden ilişkilerin yanı sıra zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip Erbil de Rusya’nın bel bağlayabileceği merkezler arasındaydı.

Rusya Devlet Başkanı’nın hesaba katmadığı ise şuydu: Barzani’nin 25 Eylül’deki bağımsızlık referandumunda geniş bölgesel ve uluslararası muhalefete rağmen ısrarcı olacağı. Kremlin elbette etnik bir bölünmeyi destekleyemezdi ve muhtemelen referandumun ertelenmesi için Bağdat’la bir son dakika mutabakatı yapılacağını umut etmişti. Ancak referandumun ertelenmeyeceği anlaşıldı ve Barzani bu kararı verirken muhtemelen uluslararası toplumun muhalefetine karşı Rusya’nın yatırımlarına güvendi.

Putin elbette her şeyin kontrolü altında olduğu görüntüsünden taviz vermedi. Ancak 28 Eylül’de, yani referandumdan sadece üç gün sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek için Ankara’ya gerçekleştirdiği beklenmedik ziyaretin olağan dışı doğası da yadsınamaz.

Erdoğan’ın tutumu tahmin edilebileceği gibi sertti. Yekaterina Chulkovskaya Erdoğan’ın şu ifadelerini aktardı: “Kimsenin bölgemizi ateşe atmaya hakkı yoktur.” Putin ise tansiyonu düşürmeye çalıştı ve Rusya Dışişleri Bakanı’nın konuya ilişkin açıklamasına atıf yaptı. Jasper Mortimer Rus Bakan’ın “Moskova Kürtlerin ulusal hayallerine saygı duyuyor.” ifadesini kullandığını yazdı. Bakan, ayrıca taraflar arasında “Tek bir Irak devleti çatısı altında birlikte var olmanın iki taraf için de kabul edilebilir bir formülünün bulunması için yapıcı ve saygılı bir diyalog” çağrısı da yaptı.

Putin muhtemelen Erdoğan’dan Kerkük-Ceyhan boru hattını kapatma tehdidinden vazgeçmesini istedi. Rus devletinin petrol şirketi Rosneft, boru hattının faaliyetini sürdürmesini ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne (KBY) yapılan yatırımlardan kazanç elde etmeyi bekliyor. KBY, bu boru hattı, açık sınır ve Bağdat’tan Erbil’e yapılan ödemeler olmazsa iflas eder ve bu, Rus yatırımları için bir felaket olur.

Putin Erdoğan’ı bir ölçüde ikna etmeyi başarmış olabilir. KBY’ye karşı ekonomik yaptırım tehdidinde bulunan Erdoğan Iraklı birliklerle sınırda ortak tatbikat düzenlemiş ve bundan sonra KBY ile ilişkilerin dondurulacağını, sadece Bağdat makamlarının muhatap alacağını söylemişti. Erdoğan Putin’in ziyaretinden iki gün önce şöyle konuşmuştu: “Bir vanayı kapattığımızda iş bitti. Bütün milli geliri ortadan kalkıyor. TIR’lar Kuzey Irak’a çalışmadığı anda bunlar yiyecek dahi bulamayacaklar.” Türk hükümetinin tutumu Putin’in ziyaretinden sonra biraz daha yumuşadı ve tedbirlerin sivil halka zarar vermemesi için özen gösterileceği açıklandı.

Mortimer’ın da aktardığı gibi Irak Kürdistanı’na yönelik yaptırımların ekonomik faturasını hafifletmeye çalışan Putin Türk iş çevrelerinden de destek görebilir. Mahmut Bozarslan bu yılın ilk altı ayında Habur üzerinden Irak Kürdistanı’na 4,5 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, Türk müteahhitlerin Irak Kürdistanı’nda yıllık 5 milyar doları aşan ihaleler aldıklarını ve Türk müteahhitlerinin Türkmenistan’dan sonra en çok KBY’de iş aldıklarını kaydetti.

Öte yandan, Erdoğan’ın ihtiyatlı davranacağı ya da karar alırken ekonomik akılcılığı ön planda tutacağı garanti değil. Türkiye’nin Kürdistan bölgesinin bağımsızlığına muhalefeti açık ve net. Ankara ile Erbil arasında son yıllarda yakalanan olumlu ivme bir kural değil istisna. Referandum önemli bir Türkmen nüfusuna ev sahipliği yapan Kerkük’ü yine gündeme taşımış durumda ve Ankara şu an Bağdat ile iş birliği yaparak petrol zengini bölgelerin merkezi hükümetin kontrolünde kalması için çabalıyor.

Öte yandan Türkiye’nin sert tutumu ters de tepebilir. Fehim Taştekin Barzani’nin zayıflamasının Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’nın elini güçlendireceğine işaret ederek şunları yazdı: “Rojava’daki demokratik özerklik modeli ve Şengal’de Ezidilere kalkan olan pozisyonuyla PKK Irak Kürdistanı’nda zemin bulma şansını yakaladı. Aşiret ve aile bağlarına dayalı geleneksel siyaset, güç dengeleri ve politik tercihleri belirleyen eski alışkanlıklar PKK’nın kitleselleşmesine izin vermese de Barzani yönetiminin abluka ve yaptırımlarla zayıflatılması durumu değiştirebilir. PKK’nın İslam Devleti’nin oluşturduğu tehdide karşı son zamanlarda Kerkük’te sessizce yapılanması muhtemelen Ankara’da kalın çizgilerle not edilmiştir. Al-Monitor’a konuşan Kerküklü kaynaklar PKK varlığının 300-500 kişiyle sınırlı olduğunu ama olası bir türbülansta sempati ağının genişleyeceğine işaret etti. PKK’nın boşluğu dolduracağı senaryosu illaki karşı ağırlık olarak hesaplara dâhil olacaktır.”

Tüm bunların yanı sıra Putin’in Irak ve bölgedeki hedeflerine dair son sözü Türkiye değil İran söyleyecek. İran da Türkiye gibi Iraklı Kürtlerin bağımsızlık modelinin kendi Kürt nüfusu içinde destek görmesini engellemeye çalışıyor. Irak Başbakanı Haydar El Ebadi Kerkük’e asker sevkiyatına karar verirse Tahran da Halk Seferberlik Birlikleri’ni ona destek olmak için harekete geçirebilir. Ebadi böyle bir hamleyle hem Iraklı Arapların desteğini alır hem de eski Başbakan Nuri El Maliki’nin meydan okumalarını defeder. Böyle bir durumda olağanüstü hal ilan edilmesi ve nisan 2018’de yapılması planlanan genel seçimlerin ertelenmesi de olası. Rosneft’in uluslararası doğal gaz pazarındaki payını artırmak için KBY ile yaptığı anlaşmayı desteklemenin İran’ın menfaatleriyle pek örtüşmediği ortada.

Putin, Suriye’deki ateşkesler konusunda İran ve Türkiye arasında kırılgan bir mutabakat sağlamayı başardı ve şu an İran’ı, Türkiye’yi veya ikisini birden kaybetmeyi göze alamaz. Rus ordusunun Irak’ta Suriye'dekine benzer bir askeri gücü yok, bilhassa da Türkiye ve İran'a kıyasla. Yaz aylarının başında bu köşede yazdığımız gibi, referandum Barzani’nin bölge ve ülkedeki nüfuzunun, manevra alanının genişliğini değil sınırlarını ortaya koydu. Kürdistan bölgesi referandum nedeniyle ihtilaflara sürüklenirse sorumlusu Barzani olacak.

Putin riskli bir durumla karşı karşıya olsa da bir sonraki adımı açısından çaresiz değil. Kuzey Irak’ta konumu zayıflayan Barzani’ye verdiği desteği sürdürüp yanlış ata oynarsa hem Suriye hem de Irak’ta savunma pozisyonuna düşebilir, İran ve Türkiye ile ilişkileri de gerilir, ki bu en kötü senaryodur. Bir diğer seçenek ise şöyle: Usta bir manevrayla giderek güçlenen ve ilerleyen İran-Türkiye ittifakına doğru kayarken Barzani ile arasına usulca mesafe koyar, Rusya’nın Kuzey Irak’taki enerji yatırımları için de Bağdat ile görüşmelere başlar. Putin’in Suriye’deki gelişmeler üzerindeki kontrolü giderek Türkiye’ye bağımlı hale geliyor. Ağustos ayında bu köşeden şunları aktarmıştık “Dolayısıyla Rusya, dışarıdan pasif görünen ama içeriden destekleyici bir tutumla bölgesel ülkelerin Suriyeli Kürtler gibi aktörlere karşı inisiyatif almasına izin verebilir. Moskova bunu oyundaki kazanan el olarak görebilir. ABD ise Rusya kartını dikkatli bir şekilde oynamalı; Tahran, Ankara ve Şam’ın burada söz sahibi olduğunu kesinlikle unutmamalıdır.” Aynı ifadeler Putin’in Iraklı Kürtlere yaklaşımı için de geçerlidir.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial