Ana içeriğe atla

Suriye: İran’ın güvenli bölgelere desteği ne anlama geliyor?

Rusya’nın güvenli bölgeler önerisi İran’ın Suriye’deki askeri varlığına meşruiyet kazandırıyor. Hamaney’e göre İran’daki seçim sonuçları “İslami demokrasinin” zaferi. Sincar’a olası bir Türk müdahalesi Musul’u kurtarma planlarını aksatabilir. Mısır’da 21 internet sitesine yasak. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
RTX36WD7.jpg

Güvenli bölgeler önerisi İran’la Rusya’yı yakınlaştırıyor

Rusya’nın Suriye’de önerdiği çatışmasızlık bölgeleri veya güvenli bölgeler “Moskova ve Tahran’ın Suriye’deki temel menfaatlerini korumanın en iyi yolu olmanın ötesinde iki ülkeyi daha da yakınlaştırma işlevi görebilir.” Bu tespitin sahibi Hamidreza Azizi’ye göre önerinin Tahran bakımından en kritik noktası İran’ın Suriye’deki askeri varlığını meşrulaştırıyor olması.

Azizi şöyle yazıyor: “İran’ın Suriye’deki askeri varlığına itiraz, Suriye muhalefeti ile dış destekçilerinin en önemli pozisyonlarından birini oluşturuyor. Dolayısıyla 4 Mayıs anlaşmasının uluslararası boyutu ve İran’ın bu anlaşmada uzlaştırıcı taraflar arasında anılması İran ordusunun Suriye’deki varlığına uluslararası alanda meşruiyet kazandırabilir. Aslında Suriye muhalefetinin İran’ın süreçte herhangi bir rol almasına karşı çıkması en çok bu sebepten kaynaklanıyor. (…) Tahran, çatışmasızlık bölgelerinin kurulması ve izlenmesinde etkin bir şekilde yer alarak uluslararası konumunu güçlendirebilir ve öteden beri dile getirdiği ateşkesi koruma ve siyasi süreci kolaylaştırma isteğini kanıtlayabilir. Böylece Suriye’de gündeme gelebilecek siyasi süreçlerde İran’ın aktif rol oynamasının yolu açılmış olur.”

Azizi’ye göre çatışmasızlık bölgeleri etkin bir şekilde uygulanırsa İran Lübnan Hizbullahı’na stratejik erişimini de muhafaza eder. Bunu yanı sıra çatışmanın askeri maliyetini azalır ve Türkiye’nin Suriye’deki etkinliği üzerinde belli bir kontrol sağlanır.

Hamaney’den “İslami demokrasi” mesajı

Alireza Ramezani, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yeniden seçilmesiyle sonuçlanan İran seçimlerinin Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney için de bir zafer olduğunu vurguluyor.

Ramezani şu tespitlerde bulunuyor: “Hamaney için katılım oranının yüksek olması, hiçbir hükümet tecrübesi olmayan yargı mensubu (İbrahim) Raisi dâhil adaylardan herhangi birinin seçilmesinden daha önemliydi. Hamaney şu an ‘kazan-kazan’ durumunda. Zira yüksek katılım oranı, 1979 İslam Devrimi’nden yıllar sonra İslam Cumhuriyeti’ne toplumsal desteğin hâlâ yüksek olduğu şeklinde yorumlanabilir. Öte yandan Hamaney’in görünürde Raisi’ye destek vermesi, muhafazakâr adayın yüzde 38 seçmen desteğiyle güçlü bir muhalefet oluşturmasına katkıda bulundu. Dahası geçmiş seçimlerde tek bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde uzlaşamayan muhafazakârlar, çok daha güçlü bir muhalefete önderlik edebilecek bir isim bulmuş olabilir. Reformcular ile ılımlıların hâlihazırda meclis çoğunluğuna sahip olduğu düşünüldüğünde birleşik bir muhafazakâr muhalefetin önemi daha da iyi anlaşılıyor. Kaldı ki Reformcular, 19 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimiyle eş anlı yapılan kent ve köy konseyi seçimlerini de büyük bir başarı elde ettiler. Tahran ve başka birçok büyük şehirde yerel konseylerin kontrolünü ele geçiren Reformcular, muhafazakârların yerel siyasetteki uzun hâkimiyetini de sona erdirmiş oldular.”

Ramezani şöyle devam ediyor: “Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının 20 Mayıs’ta açıklanmasının ardından Hamaney yazılı bir mesaj yayımladı ve yüksek katılım oranını ‘İslami demokrasinin’ İran’da güçlü kök saldığının, ‘Rabbimizin bu büyük ihsanına’ halkın büyük ilgi gösterdiğinin açık göstergesi olarak yorumladı. Mesajda Ruhani’yi doğrudan kutlayan bir ifadenin olmaması dikkat çekiciydi. Bunun yerine Hamaney, yeni yönetime ekonomik sıkıntılar karşında en savunmasız durumda olan ailelerle ilgilenme çağrısında bulundu.”

Sincar’daki fay hattı

Irak’ın Sincar bölgesindeki gelişmeler giderek ilgi odağı oluyor. Haşdi Şabi olarak da bilinen İran destekli Halk Seferberlik Birlikleri (HSB) Sincar’da PKK bağlantılı Ezidi gruplarıyla iş birliği yapmakla suçlanıyor. Bu da Türkiye’nin bölgeye askeri müdahalede bulunabileceği ve ABD ile Irak’ın Musul’u kurtarma planlarını sıkıntıya sokabileceği kaygısını tetikliyor.

Amberin Zaman konuyla ilgili şu bilgileri aktarıyor: “PKK’nin Sincar’daki varlığı ağustos 2014’e uzanıyor. PKK o günlerde İslam Devleti’nin (İD) saldırısına uğrayan binlerce Ezidi’yi kurtarmıştı. Sincar Direniş Birlikleri (YBS) ve sadece kadınlardan oluşan, PKK bağlantılı bir başka örgüt olan YJA Star’ın yanında Sincar’a yerleşen PKK savaşçılarının sayısı tam olarak bilinmiyor ama yaklaşık 400 olarak tahmin ediliyor. (…) PKK’nin Sincar Dağı’nın batı tarafında tuttuğu bu köprübaşından çekilmesini talep eden Türkiye aksi hâlde askeri önlem tehdidinde bulunmuştu. Nitekim 25 Nisan’da sözler eyleme dönüştü ve Türk savaş uçakları Sincar’daki YBS hedeflerini bombaladı. Ancak bu operasyonda yanlışlıkla Türkiye’nin başlıca Kürt müttefiki olan Kürdistan Demokratik Partisi’ne (KDP) bağlı altı Peşmerge öldürüldü.”

Zaman şu tespitlerde bulunuyor: “Sincar’da kısmi kontrol bile PKK’ye Türkiye’nin Irak sınırındaki Kürt ağırlıklı bölgelerinde stratejik derinlik kazandırıyor. Örgüt aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusuna doğrudan erişim sağlıyor. Bu bölgede de PKK’nin kardeş örgütü Halk Savunma Birlikleri (YPG) Türkiye’ye komşu geniş bir toprak parçasını kontrol ediyor. (…) Türkiye’nin aralık 2015’te Musul yakınlarındaki Başika kampına yüzlerce özel kuvvet göndermesinin nedeni büyük ölçüde bu tip toprak gasplarını önleme düşüncesiydi. Türk ordusu Başika kampında eski Ninova Valisi Esil Nuceyfi’ye bağlı Sünni Arap savaşçılarını Musul’u kurtarma harekâtına hazırlamak için eğitiyordu. Asker takviyesi Irak’la ilişkilerde tansiyonu yükseltse de Türkiye geri adım atmadı. Kimliklerinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan Iraklı Kürt yetkililere göre Türkiye, yardım çalışanı kisvesi altında bölgeye ilave özel kuvvetler gönderdi ancak ABD’nin baskısıyla bunları geri çekmek zorunda kaldı. Bu girift mücadelede Türkiye’nin Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı ve KDP lideri Mesud Barzani’nin desteğine sahip olduğu anlaşılıyor. Bağımsızlık planları yapan Barzani, PKK ve HSB’nin bu planları bozmak için birlikte çalıştığına inanıyor, Türk askerleri de bu iki örgüte karşı bir denge sağlamış oluyor.”

Erbil’den bildiren İbrahim Malazade ise Sincar fay hattının Barzani ile Irak Başbakanı Haydar El Ebadi arasındaki gerilimi de artırdığını yazıyor: “Peşmerge güçlerinin geçen ekim ayında başlayan Musul’u kurtarma harekâtı öncesinde kontrol ettikleri Irak Kürdistanı sınırındaki bölgelere dönmesi, Ezidi bölgeleri dâhil Ninova vilayetinin geri kalan bölgelerinin Irak güçlerince kurtarılması gerekirdi. Ancak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Ezidi bölgeleri dâhil kuzey Irak’taki Kürt bölgelerinin Peşmerge tarafından kurtarılmasında ısrar ediyor. (…) Tarihsel bagajı olan çekişmeler ve bölgesel müdahaleler, Erbil ve Bağdat’ın önümüzdeki dönemde karşılıklı mutabakatlara varmasının zorluğuna işaret ediyor. Bu da ileride taraflar arasında askeri bir çatışmanın yaşanabileceği anlamına geliyor.”

Washington’ın bu konudaki tavrına gelince Zaman şu bilgileri aktarıyor: “ABD, Irak Başbakanı Haydar El Ebadi üzerindeki nüfuzunu kullanarak devreye girdi ve YBS’ye sağlanan mali desteğin geri çekilmesini sağladı. ABD aynı zamanda bağımsız bir Ezidi milis grubunun lideri olan Haydar Şeşo’nun Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ile iş birliğine ikna edilmesinde etkili oldu. Ancak Washington Şeşo’ya mali destek ve başka yardımlar sağlama sözünü yerine getirmedi ve Şeşo’nun bazı adamlarının şimdi YBS’ye ve Şii milis gruplarına geçtiği bildiriliyor. Dahası Bağdat’ın da YBS’ye tekrar para vermeye başladığı söyleniyor.”

Mısır’da 21 internet sitesine yasak

Shahira Amin bu hafta Mısır hükümetinin El Cezire dâhil olmak üzere 21 medya sitesine terörü destekledikleri gerekçesiyle yasak getirdiğini aktarıyor.

El Cezire’ye yönelik yasak, İsrail ve İran hakkında Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad El Tani’ye atfedilen asılsız açıklamaların ardından geldi. Katar dışişleri bakanına göre bu olay Katar’a karşı yürütülen hasmane bir medya kampanyasının parçasıydı.

Mısır’dan bildiren Amin şu bilgileri aktarıyor: “Yasaklanan İnternet sitelerinin çoğu, Müslüman Kardeşler yanlısı sitelerdi. Bunların bir kısmı yasa dışı örgüt ilan edilen Müslüman Kardeşler’in mensupları tarafından kurulmuştu, bir kısmı da devrik İslamcı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi sempatiyle bakan ve bu nedenle Mısır’la arası açık olan Katar tarafından finanse ediliyordu. Ancak yasaklanan sitelerden en azından biri, özel bir girişim olan Mada Masr haber platformu ne İslamcılarla bağlantılı ne de ‘düşman’ Katar tarafından destekleniyor. Bağımsız bir haber portalı olan Mada Masr, İngilizce yayım yapan ve nisan 2013’te kapanan Egypt Independent gazetesinde çalışmış bir grup liberal gazeteci tarafından 2013’ün ortalarında kurulmuştu. Mada Masr 25 Mayıs’ta yaptığı açıklamada okuyucuların ‘proxy veya önbellek kopyaları’ üzerinden siteye erişebileceğini söylerken yayınlarını kendi sitesi ve başka platformlar üzerinden sürdüreceğine dair meydan okudu."

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial