Ana içeriğe atla

Iraklılar ülkelerindeki İran etkisine nasıl bakıyor?

Iraklı yetkililer, İran’ın Iraklı silahlı grupların Tahran’ın ulusal menfaatlerini koruduğuna dair açıklamalarını ülkenin egemenlik haklarının ihlali olarak görüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Shi'ite fighters chant slogans in al-Fatha, northeast of Baiji, October 18, 2015. Iraqi forces backed by Shi'ite militia fighters say they have retaken a mountain palace complex of former President Saddam Hussein from Islamic State fighters, as government forces push ahead on a major offensive against the insurgents.  REUTERS/Thaier Al-Sudani  - RTS4Z0Y

İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, İran Devrim Muhafızları’nın 23 Nisan’da kutlanan kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklamalarla tepki çekti. Bakıri “Devrim Muhafızları, Suriye ve Irak’taki İslami direniş (Şii gruplar) gruplarıyla birlikte İran halkının koruma kalkanı hâline geldi.” dedi.

İran kendisine bağlı yerel milislerle Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Yemen’e askeri varlığını genişletiyor. Bu ülkelerde halklar, milis güçlerinin kendi ülkelerini mi yoksa İran’ın menfaatlerini mi korudukları konusunda ikiye bölünüyor.

Resmi İran propagandasına göre İran’ın bölgedeki çabaları tüm bölge halkalarının menfaatine ve Tahran’ın nüfuzunu sınırlarının ötesine taşıma gibi bir niyeti yok. Ancak İranlı yetkililer zaman zaman başka niyetlerini de açık ediyorlar.

İran’ın yeni Bağdat Büyükelçisi İraç Mescidi, 24 Nisan’da Irak Başbakanı Haydar El Abadi ile yaptığı görüşmede “Irak hükümetinin desteklenmesi ve Irak devletinin güçlendirilmesi” için Irak’ta rol aldıklarını söyleyerek bunun Tahran’ın ulusal çıkarlarıyla ilgili olmadığına işaret etti.

Öte yandan Bakıri’nin açıklaması bu açıklamaya tezat teşkil ediyor: “Devrim Muhafızları İran İslam Cumhuriyeti’nin caydırıcı gücünü ve İran’ın coğrafi sınırları dışında faaliyet yeteneklerini güçlendirdi.”

Bakıri’nin bu sözleri, İran’ın bölgesel tutumunun arkasında bazı ulusal hedefler olduğunu açıkça gösteriyor. İran tüm emperyalist güçlerin İslam bölgesine husumetle baktığını ve İran diğer bölge ülkelerinden daha İslamcı olduğu için bu husumetin merkezinde Tahran’ın yer aldığını savunuyor. Dolayısıyla İran’ın İslam dünyasının menfaatine gördüğü çıkarlarını korumak için kendi sınırlarının ötesinde savaşlara girmesi doğal görünüyor.

İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney İranlı yetkililere ve İslam ülkelerinin büyükelçilerine 25 Nisan’da yaptığı konuşmada şöyle dedi: “İslam adına bir terör örgütü kuruldu ve İslam ülkelerinde, bilhassa da Irak, Suriye, Bahreyn ve Yemen’de kargaşa ve bölünme yaratıldı. Bu, İslam’a karşı savaş açan zalim ve rezil Amerikan ve Siyonist senaryoların bir sonucudur. Ama bu zalimlerin asıl husumeti İran İslam Cumhuriyeti’ne, zira İran diğer bütün ülkelerden daha İslamcı.”

Hamaney’in bu açıklamaları İran’ın bölge halklarına bakışındaki kibri de yansıtıyor. Diğer Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında öncelik daima İran’a veriliyor, çünkü İslam Cumhuriyeti “daha Müslüman” addediliyor. Resmi İran söylemi bu konuda açık: İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah ruhullah Humeyni İslam dünyasını tek ancak bölünmüş bir ümmet olarak görürdü. İran’ı da “İslam’ın tüm köylerinin anası” olarak kabul ederdi. Bu, İran’ın İslam ümmetinin merkezine konumlandırmak demek. Yani tıpkı Mekke’nin İslam’ın gerçek kaynağı olması gibi İran, dinin merkezi ve referans noktası konumunda. Humeyni, İslam’ın Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki yorumunun değil İran’daki yorumunun “Gerçek Muhammed İslam’ı” olduğunu düşünürdü. İran’a göre Suudi Arabistan yozlaşmış, dinden sapmış ve Amerikanlaşmıştı.

Bunun en son örneği, Irak’ın güneyinde kaçırılan çoğu Katarlı bir grup avcının İran’ın himayesinde yapılan bir anlaşmayla serbest bırakılması. Bu anlaşma sayesinde Suriye muhalefetinin elindeki İranlı ve Hizbullah’a bağlı esirler de serbest bırakıldı. Abadi kaçıranların kimliğini bilmediğini söyledi ancak eylemi açıktan eleştirerek şöyle dedi: “Bu tüm Iraklıların haklarını ihlal etmektir. (...) Tüm Irak halkına karşı bir suç ve hakarettir. Çünkü (rehineler) Irak’ta misafirlerdi ve Irak İçişleri Bakanlığı’nın izniyle buradalardı.”

Avcıların kaçırılması tüm Irak’ta tepkiye yol açtı. Zira Irak’ın egemenliğinin ihlali olarak görüldü. Irak’ın eski Başbakan Yardımcısı Hoşyar Zebari Twitter’dan İngilizce yaptığı bir paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Katarlı avcıların İran ve Hizbullah yanlısı Şii silahlı gruplar tarafından 16 ay esir tutulduktan sonra bırakılması İran’ın egemenlik haklarına karşı bir hakarettir.”

Irak Dışişleri Bakanı İbrahim El Caferi de olayın “Irak için hakaret” olduğunu söyledi. Bir Arap aktivist ise Twitter’da alaycı bir yorum yaparak şunları yazdı: “Katarlı rehinelerin serbest bırakılmasının ardından Irak’ın Katar Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi ve yerine Irak’ın içişlerini yöneten İran’in Büyükelçisi’nin atanması için çağrı yapıyoruz.”

İran kendi ulusal menfaatleri için bölgedeki Şii milisleri kullanıyor. Kimilerine göre ABD 2006’da İran’ı açıktan tehdit ederek nükleer programı yüzünden İslam rejimini yıkacağını söylediğinde Tahran Lübnan Hizbullah’ı üzerindeki etkinliğini kullanarak İsrailli iki askerin kaçırılmasını sağlamıştı. Bunun İsrail’i savaşa sevk ederek ABD’nin dikkatini dağıtma amaçlı yapılmış bir hamle olduğu savunulmuştu. Ayrıca İran’ın 2003’ten sonra Irak’taki kimi Şii ve Sünni direniş gruplarına destek vererek dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un (2001-2009) İran’a yönelik olası planlarını baltalamaya çalıştığı da iddia ediliyor.

Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen gibi ülkeler ise bölgesel güçlerin kendi nüfuzlarını dayatmalarına engel olmak için güçlü, ulusal ve yerli politikalar üretmedikleri sürece bölgesel nüfuz çatışmalarının kurbanı olmaya devam edecekler.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial