Ana içeriğe atla

Türkiye’nin cihatçılarla hassas ilişkisi: Bazen dost, bazen düşman

Türkiye, terör gruplarıyla mücadelesinde karışık mesajlar verirken Suriye’de yeniden oyun dışına itiliyor. Türkiye’nin El Bab taarruzunu “fiyasko” olarak gören Suriyeli Kürtler ise federalizm projesini değerlendiriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Turkish army tanks and military personal are stationed in Karkamis on the Turkish-Syrian border in the southeastern Gaziantep province, Turkey, August 25, 2016. REUTERS/Umit Bektas - RTX2MYWR

 

Referandum öncesi operasyonlar

CIA Başkanı Mike Pompeo 9 Şubat’ta resmi görüşmeler için Türkiye’ye giderken Türk polisi aynı gün İslam Devleti (İD) ile bağlantılı dört terör zanlısını gözaltına aldı ve canlı bomba kuşakları dâhil çeşitli patlayıcılar ele geçirdi.

Türk güvenlik güçleri, 2017’nin başından bu yana Selefi ve terörist yapılara yönelik kapsamlı operasyonlar düzenliyor. 5-6 Şubat’ta da 29 kenti kapsayan operasyonda İD mensubu ve sempatizanı oldukları iddiasıyla 820 kişi gözaltına alınmıştı. 2016’nın tamamında Selefi veya cihatçı militan oldukları gerekçesiyle 2 bin 936 kişiyi gözaltına alınmıştı.

Metin Gürcan artan operasyonları şöyle açıklıyor: “Bunun ilk önemli nedeni nisanda başkanlık sistemine geçiş imkânı veren anayasa değişikliği referandumuna hazırlanan Türkiye’deki siyasi iklim. AKP hükümeti yeni yılın ilk günü İstanbul’da bir gece kulübüne düzenlenen saldırının toplumda yarattığı şok etkisinin farkında. Bu saldırıdan sonra Türkiye’de insanlar ilk kez İD’den ve yapabileceklerinden bu kadar korktu ve AKP hükümeti istihbarat ve güvenlik zafiyeti konusunda sert eleştirilere maruz kaldı. Referandum öncesinde buna benzer bir İD saldırısı toplumsal korkuları körükler ve hükümetin güvenliği sağlamada yetersiz kaldığı iddialarıyla referandumda ‘hayır’ oylarının artmasına neden olabilir.”

İD’e yönelik operasyonlardaki artış bariz olmakla birlikte Türkiye’nin burada bir ikilemi söz konusu. Gürcan, bunun Türkiye’nin “kimi zaman ‘dost’ kimi zaman ‘düşman’ olarak gördüğü” gruplardan kaynaklandığını söylüyor. Bunlar Suriye’de Türkiye tarafından doğrudan desteklenen El Kaide’nin Suriye kolu Şam Fetih Cephesi (eski adıyla Nusra Cephesi) ile bağlantılı olan örgütler ve daha “ılımlı” çizgideki bazı silahlı gruplardır.

Gürcan ayrıca şu tespitte bulunuyor: “Ankara’nın Suriye’deki cihatçı motivasyonu yönetmedeki en büyük sıkıntısı Selefi gruplar arasında elit ve lider düzeyinde geçişler olmamasına rağmen sıradan militanlar düzeyinde bu akışkanlığın mevcut olmasıdır.”

Örneğin gece kulübüne düzenlenen saldırının zanlısı Abdulkadir Masharipov daha önce “ılımlı” diye bilinen grupların içinde de bulunmuş bir isim. Gürcan şöyle devam ediyor: “Selefi militanların geçmişi incelendiğinde özellikle Orta Asya, Uygur ve Rusya kökenlilerin bir kısmının Suriye’de bulundukları dönemlerde İD, Nusra ve ılımlı grupların hepsi ile bir şekilde ilişkide bulunmuş kişiler oldukları ortaya çıkıyor. Bu durum takibi özellikle zorlaştırıyor. Örneğin Ankara şu an Türk askerleriyle yan yana Sultan Murad Tugayı’nda yer alan ama geçmişte Nusra’ya yakın gruplar içinde bulunmuş, hatta İD saflarında savaşmış bir Orta Asyalı veya Uygur militana ne kadar güvenebilir? Daha da önemlisi Fırat Kalkanı nedeniyle Türkiye’ye rahatlıkla girip çıkabilen bu ‘ılımlı’ militanlara İD Türkiye’de bir terör saldırısı yaptırabilir mi?”

Suriye’de oyun dışına itilen Türkiye

Pompeo’nun Türkiye ziyareti CIA Başkanı’nın ilk resmi dış ziyareti olması bakımından ilgi çekti. Ayrıca ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefon görüşmesinden sadece iki gün sonra gerçekleşti. Beyaz Saray’ın Trump-Erdoğan görüşmesine ilişkin yaptığı açıklama oldukça muğlaktı. Türk yetkililer ise Trump ve Erdoğan’ın İD’le mücadelede Rakka ve El Bab’da ortak hareket etme kararı aldıklarını öne sürdüler.

ABD Rakka taarruzunun ilk aşaması için bugüne kadar neredeyse tamamen Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bel bağladı. SDG ise ağırlıkla Suriyeli Kürtlerin Halk Savunma Birlikleri’nden (YPG) oluşuyor. YPG’yi PKK bağlantılı ve İD’le eş değer bir terör örgütü olarak gören Türkiye ABD’nin bu gruba desteği kesmesini istiyor.

Semih İdiz’e göre Türkiye Suriye’de iyice oyun dışına itiliyor ve giderek çaresiz kalıyor. İdiz şöyle yazıyor: “Uzun zamandır Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölgeler kurulmasını isteyen Ankara Trump'ın güvenli bölge önerisinden son derece rahatsız. Zira kimileri bunu Kürtlere ayrı bir bölge vermenin ilk adımı olarak görüyor. Ankara, Moskova’nın Kürtlere yaptığı birleşik Suriye içinde özerklik önerisinden de rahatsız.”

İdiz şu tespitte bulunuyor: “Ankara Moskova’yla yakın iş birliği içinde görünüyor ve Washington’a olan kızgınlığının ciddi bir diplomatik krize dönüşmesine izin vermiyor ama sonuç olarak Ankara bugün Rusya ve ABD’nin Suriye planlarına karşı düne göre daha savunmacı bir konumda. Diplomatların korkusu o ki Suriye’deki gidişatı değiştiremeyen Ankara şimdi Suriye barış görüşmelerinde tepkisel ve engelleyici bir rol oynamaya karar vermiş olabilir. Eğer durum gerçekten böyleyse Ankara’nın bu tutumla istediklerini nasıl elde edeceği belirsiz. Aksine böylesi bir tutum onu yeniden oyun dışı bırakabilir ve Suriye’deki gelişmeleri Türkiye’nin boy ölçüşemediği güçler belirlemeye devam eder.”

Suriyeli Kürtler ve Rusya’nın anayasa taslağı

Gaziantep’ten bildiren Amed Dicle, Suriyeli Kürtlerin Rakka’daki askeri operasyonların yanı sıra savaş sonrası federalizm senaryolarını da tarttığını aktarıyor.

Dicle şöyle yazıyor: “Kuzey Suriye ve Rojava’nın tek gündem maddesi Rakka değil. Astana ve Cenevre görüşmeleri de yakından takip ediliyor. Bir de Rusya’nın hazırladığı anayasa taslağı var. Rus taslağı ne kabul ediliyor ne de reddediliyor, üzerinde görüşülmesi gereken bir metin olarak görülüyor. Taslak yetersiz de olsa uluslararası güçlerin attığı bir ilk adım olarak algılanıyor. Cenevre ve Astana görüşmeleri çözüm yönünde henüz umut doğurmuş değil. Rusya bir taslak hazırlayarak bir adım atmış oldu. Rusya Kürtlere özerklik öneriyor ama Kürtler sorunlarının özerklikle değil demokratik, federal bir Suriye’yle çözüleceğini düşünüyor. Rus taslağında Kürtler dışındaki halklar ve inançlar göz ardı ediliyor ve bu da bir eksiklik olarak görülüyor. Yine de Kürt haklarının ilk kez bir belgede zikrediliyor olması önemli.”

Türkiye’nin El Bab’da batağa saplandığını ve yeni askeri operasyonlar için kapasitesinin yetersiz kalabileceğini belirten Dicle şöyle devam ediyor: “El Bab’da yaşananlar genelde fiyasko olarak görülüyor. Hatırlamakta fayda var: Erdoğan, Halep’in kuzeyindeki Şehba bölgesine Kürt karşıtlığından dolayı Kürtlerin Suriye’de statü elde etmesini engellemek için girmişti. Cerablus ve başka bazı yerler fazla bir mücadele olmadan İD’den alındı. Ancak görünen o ki Erdoğan’ın planları şimdi El Bab’da başarısızlığa uğruyor. (…) Erdoğan yönetimi, ilk başta Cerablus ve Dabık alındıktan sonra 20 kilometre derinliğinde bir tampon böğe kuracağını söylemişti. Ancak gerçek amacın farklı olduğu ortaya çıktı. Bölgedeki güçler Erdoğan’ın sadece kendi menfaatlerinin peşinde olduğunu gördüler. El Bab’da müttefiki olan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) da Erdoğan’a bozuk, Halep’te satıldığını düşünüyor. ÖSO-Erdoğan ittifakındaki çatlaklar pek yakında su yüzüne çıkacak.”

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Already a Member? Sign in

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial