Ana içeriğe atla

Kahire ve Riyad ‘siyasi boşanma’ sürecinde mi?

Mısır, Suudi Kraliyet heyetinin potansiyel enerji projelerini değerlendirmek için Etiyopya’nın Rönesans Barajı’na yaptığı tartışmalı ziyarete tepkili. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
renaissance.jpg

KAHİRE — Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki tansiyonun gerginlik olmaktan çıkıp Orta Doğu’daki güç dengesini değiştirecek bir husumete evrildiği açık.

Üst düzey bir Suudi heyetinin 16 Aralık’ta Etiyopya’daki Rönesans Barajı’nı ziyaret etmesi Kahire makamlarını öfkelendirirken İki ülke arasında aylardır süren gerginliği daha da tırmandırdı.

Suudi Arabistan Kralı’nın özel temsilcisi Ahmet El Hatip başkanlığındaki heyet yenilenebilir enerji üretimi olanaklarını değerlendirmek amacıyla Etiyopya ile ortak bir komisyon kurmayı kararlaştırdı. Etiyopya Başbakanı Hailemariam Desalegn Suudi Arabistan’dan baraj için mali destek ve yatırım talep etti.

Mısır’ın eski Su ve Sulama Bakanı Muhammed Nasrettin Allam ise 17 Aralık’ta bu ziyaretin siyasi bir kumpas olduğunu söyledi. Kahire’nin Rönesans Barajı’nı Mısır’ın su kaynaklarına bir tehdit olarak gördüğünü hatırlatan Allam Riyad’ın Etiyopya’ya iş birliği mesajı vermesinin sorumsuzluk olduğunu söyledi.

Allam’a göre ziyaret Riyad’ın Kahire’ye iki alanda yaptığı siyasi baskıların devamı niteliğinde: Mısır’ın Suriye’deki iç savaşa ilişkin tutumu ve Kızıl Deniz’deki adalar sorunu

Mısır yargısı, bu yılbaşında hükümetin stratejik bir konuma sahip olan Sanafir ve Tiran adalarındaki haklarından vazgeçmek için kabul ettiği anlaşmayı bozdu. Suudiler ise Mısır hükümetinden anlaşmanın hayata geçirilmesi için daha büyük çaba bekliyor. Ayrıca Riyad Kahire’den Suriye’ye ilişkin tutumunda da geri adım atmasını istiyor. Suudi Arabistan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la savaşan isyancıları desteklerken Kahire Esad’ı savunmak için isyancıları bombalayan Rusya’ya destek veriyor.

Kahire’nin Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde ekimde yapılan oylamada Rusya’ya arka çıkmasının ardından Suudi Arabistan devletine bağlı Aramco şirketi Mısır’a petrol sevkiyatını durdurmuştu. İki taraf arasında imzalanan 23 milyar dolarlık sözleşme Aramco’nun Mısır’a ayda 700 bin ton petrol ihracatını öngörüyor.

Suudilerin barajdan enerji elde etmek için Etiyopya ile iş birliğine gitmesi Suudi Arabistan’ın konuya ilişkin tutumunda bir sapmaya işaret ediyor. Nitekim Suudi Dışişleri Bakanı Adil El Cübeyir nisanda Suudi Arabistan’ın baraja yatırım yapmayacağını açıklamıştı.

Mısır Su ve Sulama Bakanı Muhammed Abdül Ati Al-Monitor’a Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında baraj müzakerelerinin sürdüğünü ancak hızlanması gerektiğini söyledi.

Allam ise şu an Mısır ile Etiyopya arasında baraja ilişkin her hangi bir müzakere olmadığını söyledi. Allam üç ülkenin eylül ayında barajın Mısır ve Sudan’a yönelik olası olumsuz etkilerinin araştırılması amacıyla Fransız danışman firmalarıyla anlaştığını ve müzakerelerin bunun ardından durduğunu belirtti.

Danışman firmalarının rutin aksaklıklar nedeniyle henüz çalışmalarına başlayamadığına dikkat çeken Allam Etiyopya hükümetinin Rönesans Barajı inşaatındaki ilk aşamayı zamanında bitiremediğini ekledi. Allam, “Etiyopya’nın baraj için gerekli mali kaynağı bulmakta sıkıntı çektiği açık.” dedi.

Mısır Parlamentosu Afrika’yla İlişkiler Komisyonu Başkanı Hatim Baçat ise Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede Mısır basınının Suudi heyetinin baraja ziyaretini fazla abarttığını söyleyerek bunun siyasi bir kumpas olduğu iddiasını reddetti. Baçat, ziyaretin Mısır’a yönelik olumsuz bir anlam taşımadığını, sadece zamanlamasının yanlış olduğunu söyledi.

Mısırlı milletvekili ve Orta Doğu Stratejik Çalışmalar Forumu Başkanı Samir Gattas ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Bu sıradan, basit bir ziyaret değildi. Kahire ile Riyad arasında kısa süre önce başlayan siyasi boşanma sürecinin bir devamı niteliğinde.”

Gattas ziyaretin son derece hassas bir konu olan Mısır’ın su güvenliğiyle ilgili olduğunu ve bunun için de tehlike arz ettiğini ekledi. Mısır’ın Kahire’deki Kıpti Ortodoks kiliseleri St. Peter ve St. Paul’de meydana gelen ölümcül saldırıların arkasında Katar’ın olduğuna ilişkin imasının Birleşik Arap Emirlikleri dışında tüm Körfez ülkelerini rahatsız ettiğini belirten Gattas KİK’in 15 Aralık’ta bir açıklama yaparak bu iddiaları reddettiğini hatırlattı.

Al-Monitor halkın konuya bakışını öğrenmek için Mısır sokaklarının da nabzını tuttu. Vatandaşların çoğu Suudi Arabistan’ın Mısır halkına zarar vereceğine inanmadığını söylerken Muhammed Abdurrahman şöyle dedi: “Kutsal topraklarda yaşayanların Mısırlıları susuz bırakacak bir projeyi destekleyeceklerini sanmıyorum.”

Bir diğer vatandaş Alâ Kalaf da şöyle dedi: “Suudi liderler Mısır halkına yönelik adaletsizliği onaylasa da halk onaylamaz.”

Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Masum Mazruk ise Suudilerin ziyaretinin barajın inşaatını etkilemeyeceğini ve inşaatın seneye tamamlanacağını söylerken, ziyaretin Suudilerin de menfaatine olmadığını belirtti. Mazruk Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Suudilerin baskısı Mısır’ın Suriye’ye ilişkin pozisyonunu değiştirmez. Çünkü devletin başı halkın ve parlamentonun onayı olmadan yurt dışına tek bir asker dahi gönderemez.”

More from Walaa Hussein

Recommended Articles