Ana içeriğe atla

Fırat Kalkanı harekatının olası sonuçları

Türkiye’nin Fırat Kalkanı harekatının asıl hedefi PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde hakim güç olmasını engellemek. Bu operasyonla Türkiye ile PYD ilk kez sahada karşı karşıya geldi ve bu, taraflarca hassas yönetilmesi gereken bir kriz süreci demek.
A Turkish Air Force F-16 fighter jet lands at Incirlik air base in Adana, Turkey, August 11, 2015. REUTERS/Murad Sezer  - RTX1NXHJ

Türkiye 24 Ağustos sabahı saat dörtte, yani düşürülen Rus uçağından tam dokuz ay sonra, ilk kez Suriye hava sahasına geçerek Cerablus bölgesindeki IŞİD hedeflerini bombaladı. Saat altıdan itibaren Cerablus’un hemen karşısındaki Karkamış ilçesinde toplanan bin 500’e yakın Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) savaşçısının sınırı geçmesiyle ‘Fırat Kalkanı’ isimli sınır ötesi harekatın başladığını öğrendik.

Harekatın hava boyutunda Türk F16’ları ve Türk ordusunun yeni envanterine aldığı silahsız İHA’lar olan Bayraktar TB2 kullanılıyor. Ayrıca ABD A-10’larının 24 Ağustos öğleden sonra üç sularında Cerablus’un güneyindeki 63 IŞİD hedefini bombaladıkları da açıklandı.

Harekatın kara boyutunda rol alan gruplar ise şöyle: Sultan Murat Tugayı, Eylak El Şam, Şamiye Cephesi, Nureddin El Zengi Tugayları, Sukur El Cebel, Ceyş El Tahrir, Hamza Tümeni, Ceyş El Nasr, Mutassım Tugayı, Ahrar Tel Rifat, Liva El Fetih, Ahrar El Şam gibi ‘ılımlı cihatçılar’ olarak bilinen muhalif gruplar ile sayısı 5 bine kadar çıkması beklenen ÖSO savaşçıları.

Yine harekata Türk ordusuna ait M60A3 tanklarından oluşan bir tank taburu (23-25 tank) ile zırhlı personel taşıyıcıları üstünde bir mekanize piyade taburu yani yaklaşık 300’e yakın Türk askeri katılıyor. Bu birlikler, ÖSO gruplarına zırh koruması ve yakın ateş desteği sağlıyor. Kilis Elbeyli’deki Özel Kuvvet Üssü’ndeki timlerin de yakın hava desteği koordinasyonu, ileri hava kontrolörlüğü, yaralı tahliyesi vb. görevler için ÖSO unsurlarıyla birlikte hareket ettiğini tahmin etmek güç değil. Karkamış’ta bir zırhlı tugayla bir mekanize tugayın da ihtiyatta beklediğini ve harekat bölgesine tank ve zırhlı araç takviyesinin halen sürdüğünü ifade etmek gerekiyor. Bu ihtiyat ve takviyeler, Ankara’nın olası gelişmelere göre harekatı daha da büyütebileceğini gösteriyor.

24 Ağustos gecesi saat 11:30’a kadarki kronolojiye bakıldığında harekata katılan ÖSO unsurlarının Türk F16’larının himayesinde Cerablus’un yaklaşık yedi kilometre batısındaki Keklice-Kıvırcık köyü, Tal Şair istikametinden hareketle Cerablus’a güneyinden girmek için yaya yürüyüşe geçtikleri ve akşam saat altı sularında ilk keşif birliklerinin Cerablus’a girdikleri görülüyor. İlk günde el yapımı patlayıcı (EYP) nedeniyle bir ÖSO mensubunun hayatını kaybettiği, 20’ye yakın ÖSO savaşçısının da yaralandığı bildirildi.

Basında çıkan haberlerde harekat esnasında hava bombardımanları da dahil 100’e yakın IŞİD mensubunun etkisiz hale getirildiği ifade ediliyor. ÖSO militanlarının sosyal medya hesaplarından paylaştıkları selfieler de harekatın ilk gününün rahat bir kır yürüyüşü şeklinde icra edildiğini ve hiçbir IŞİD direnişiyle karşılaşılmadığını gösterdi. Bu arada Cerablus’un hayalet şehir görüntüsü de dikkatlerden kaçmadı.

Öğleden sonra saat iki sularında Şam yönetimi ‘egemenlik haklarının ihlal edildiği’ gerekçesiyle harekata düşük profilli bir tepki verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın gelişmelerden “endişeliyiz” açıklaması ise ilk ÖSO öncülerinin Cerablus’a ulaşması sırasında geldi.

Operasyona yönelik en sert tepkiyi PYD lideri Salih Müslim verdi. Müslim Twitter’da üç farklı dilde şöyle yazdı: “Türkiye Suriye batağında çok şey kaybedecektir”. Ankara’nın Müslim’e yanıtı gecikmedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Birileri meydan okuyorlar, 'Suriye Türkiye için şöyle böyle olacak' diye. Önce siz kendinizin ne olacağınızın hesabını yapın” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da “Amacımız DAEŞ'i sınırımızın süpürmektir. Ancak Demokratik Güçleri içindeki YPG güçleri de bir an evvel Fırat'ın doğusuna geçmelidir. Aksi takdirde Türkiye olarak gereğini yaparız" dedi.

25 Ağustos sabah saatlerinde YPG sözcüsü Redur Halil operasyonun IŞİD'e değil Kürtlere karşı yapıldığını iddia ederek Fırat'ın batısından çekilmeyeceklerini ve hiç kimsenin kendilerine bu dayatmada bulunamayacağını söyledi. Amerika’nın Sesi Radyosu’na konuşan Halil "Kimse bizim kendi topraklarımızdan geri çekilmemizi isteyemez" dedi. Tüm bu açıklamalar harekatın, Ankara ile PYD arasında Suriye’nin kuzeyinde sahada ilk kez yaşanacak bir krize evrildiğini gösteriyor.

Operasyonunun ikinci gününde de Ankara’nın Suriye içine takviyeleri devam etti. 25 Ağustos sabah 10 sularında 10 tankın ve çok sayıda iş makinesinin sınırı geçerek Cerablus tarafına gittiği görüldü. Bu takviyeyi de Ankara’nın Fırat Kalkanı harekatını kararlılıkla sürdüreceği şeklinde okumak mümkün.

Daha önemli bir gelişme ise Cerablus’un güneyinde yaşandı. YPG’nin Cerablus Askeri Konseyi yetkilileri şehre giren ÖSO unsurları ile aralarında sadece üç kilometre olduğunu ve ÖSO unsurlarının daha güneye inmelerine asla izin vermeyeceklerini açıkladı. Yerel kaynaklar 24 Ağustos gecesi Cerablus’un güneyindeki Amarina ve Ayn Beyda bölgesinde ÖSO ile YPG arasında karşılıklı havan atışlarının başladığını ifade etti. Bu, her an sıcak çatışmaya dönüşecek tehlikeli bir angajman demek.

Ankara’da Al-Monitor’a konuşan kaynaklar ise IŞİD’in son iki haftadır Cerablus’tan çekildiğini, YPG’nin Cerablus’u ele geçirmek üzere kuzeye bir taarruz hazırlığı içinde olduğunu, Ankara’nın da Fırat Kalkanı operasyonuyla önce davranarak Cerablus’un YPG’nin eline geçmesini engellediğini anlatıyorlar. Bu ifadelerden, operasyonun asıl hedefinin IŞİD’in geriletilmesi değil YPG’nin Suriye’nin kuzeyinde hakimiyet kurmasının engellenmesi olduğu görülüyor.

Ayrıca Ankara’daki kaynaklara göre zırhlı birlik ve iş makinesi hareketliliği Cerablus'ta, Irak’taki Başika üssüne benzer bir sabit üs kurma hazırlığına işaret ediyor. Tabii üs konusunda Şam’ın, Moskova’nın ve Washington’ın vereceği tepkiler de önemli olacak.

Ankara bu operasyonla iki senedir ilk kez Suriye sahasında bir fark yaratmış durumda. Nitekim, Ankara kulislerinde de “Türkiye en sonunda Suriye’deki oyuna geri döndü” yorumları yapılıyor.

Şimdi kritik soru şu: Acaba Ankara'nın Moskova ve Washington’la uzlaştığı ve Şam’ı bilgilendirdiği bir yol haritası var mı; yoksa harekat gelişmelere ve diğer aktörlerin (özellikle PYD) tepkilerine göre mi yönetilecek? Bu soru çok kritik. Çünkü Ankara’nın Cerablus’un güneyinde olası bir ÖSO-YPG çatışmasına vereceği tepki, operasyonun Cerablus’u aşması ve Al Rai-Azez hattına doğru kaymasıyla -batıda Afrin’e ulaşmak isteyen YPG’nin önününü kesecek şekilde- sonuçlanabilir. Bu da Suriye’nin kuzeyindeki tüm dengeleri değiştirebilir.

Ankara’daki kaynaklar bu aşamadan sonra artık PYD'nin tutumunun önem kazandığını vurguluyor. İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan bir kaynak YPG’nin Fırat’ın doğusuna çekilip çekilmeme kararının önemine dikkat çekiyor: “PYD, ABD’nin Türkiye ile koordineli çizdiği sınırlar içinde mi harekat edecek yoksa kendi hedeflerine mi odaklanacak? Bunu göreceğiz. Çünkü ABD’nin YPG'den asıl beklediği Rakka operasyonu. Eğer YPG güçleri Fırat’ın doğusuna çekilerek Rakka bölgesine yoğunlaşırsa biz anlayacağız ki, YPG Türkiye'nin beklediği yönde bir karar almış".

Fırat Kalkanı operasyonun bir de sembolik önemi olduğunu vurgulamak gerekiyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 15 Temmuz sonrasında hem Türkiye hem de uluslararası kamuoyu nezdinde yıprandığı bir dönemde gelen operasyon ordunun itibarı ve caydırıcılığı açısından da önemli. Ankara’daki yaygın kanaat şöyle: TSK için bir imaj tazelemesi olan operasyon ordunun muharebe gücüne, kurum içindeki moraline, ordu-millet birlikteliğine; uluslararası ortamda da TSK’nın caydırıcılığına katkı sağlayabilir.

Şimdi gözler Cerablus’un güneyinde ve sahada YPG’nin siyasi alanda ise PYD’nin vereceği tepkide. PYD’nin Fırat’ın doğusuna çekilme konusunda atacağı adımlar gözleniyor. Ankara ile PYD arasındaki siyasi gerginlik Fırat Kalkanı operasyonu ile bir YPG-TSK gerginliğine dönüşmüş durumda. Bakalım taraflar zaten sıcak olan sahada nasıl bir kriz yönetimi performansı sergileyecek?

More from Metin Gurcan

Recommended Articles