Ana içeriğe atla

Bağdat-Erbil kavgası Musul hazırlıklarına gölge düşürüyor

Irak hükûmetinin Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni Washington’da yapılan İD karşıtı koalisyon toplantısından dışlaması Bağdat ile Kürtler arasındaki gerginliği tırmandırırken Kürtler, Ninova’nın İD’den kurtarılan bölgelerinden çekilmemekte ısrarlı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Iraqi defence minister Khaled al-Obeidi (2nd L) visits a training camp for Kurdish peshmerga troops in Arbil, November 3, 2014.  REUTERS/Azad Lashkari (IRAQ - Tags: CIVIL UNREST POLITICS MILITARY) - RTR4COAG

ERBİL, Irak — Irak merkezi hükümeti ile kuzeydeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında süren siyasi çekişmelerin Musul’u İslam Devleti’nden (İD) kurtarma harekâtının hazırlıklarına en azından şimdilik gölge düşürdüğü görülüyor.

Irak makamlarının son dönemdeki bazı adımlarını hasmane olarak gören Kürt askeri yetkilileri, tepki olarak KBY’nin Iraklı yetkililer ve ABD ile yapacağı önemli bir üçlü toplantıya son dakikada katılmama kararı aldı. Al-Monitor’a konuşan KBY Peşmerge Bakanlığı Sözcüsü Halgurd Hikmet, 22 Temmuz’da Bağdat’ta yapılması planlanan ve Musul’un kurtarılmasının ele alınacağı toplantı için yeni bir tarih belirlenmediğini söyledi.

Kavga, Kürtlerin Washington’da 21 Temmuz’da başlayan İD karşıtı koalisyonun toplantısına katılan Irak heyetinden dışlanmasıyla patlak verdi. İD’le mücadelede önemli güçlerden biri olan Kürtler, Washington’daki görüşmelerden dışlanmalarına tepki gösterdi. Bunun üzerine Kürtlerin ABD’deki temsilcisi Irak heyetine dâhil edildi.

Bundan kısa bir süre önce 12 Temmuz’da ABD hükümeti ile KBY yetkilileri arasında KBY’nin başkenti Erbil’de bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Anlaşmaya göre ABD Kürtlere 415 milyon dolar mali yardım ve Peşmerge güçlerine askeri destek verecek. Anlaşmanın başlıca amacı Kürtleri Musul’u kurtarmak için yapılacak askeri harekâta güçlü destek vermeye teşvik etmekti.

Irak Savunma Bakanı Halil El Ubeydi ise Washington’daki koalisyon toplantısının ilk gününde bir grup gazeteciye Kürt güçlerinin Musul savaşında yer almasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Ubeydi’nin bu açıklaması sadece ilginç değil aynı zamanda şok ediciydi. Zira Kürt güçleri, İD’e karşı Musul’da yapılacak her türlü harekât için stratejik bir konuma sahip. Musul’u doğu, kuzey ve batıdan saran Peşmerge birlikleri, Musul’un kuzeydoğusundaki Beşik Dağı gibi bazı bölgelerde şehre sadece 16 kilometre uzaklıkta.

Irak güçleri ise Ubeydi’nin açıklamalarından birkaç hafta önce Musul’un yaklaşık 60 kilometre güneyinde yer alan stratejik Kayyare hava üssünü temmuz başında ele geçirmişti. Irak güçleri, KBY’ye bağımlılıklarını azaltmak için bu üssü Musul harekâtlarında hem ikmal hem komuta merkezi olarak kullanabilirler.

Irak ordusu şimdiye kadar komuta merkezi olarak çoğunlukla Musul’un güneydoğusunda Kürt kontrolündeki Mahmur’da bulunan üssünü kullanıyordu.

Ubeydi’nin demecinden bir gün sonra Irak Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan açıklamada ise ABD-KBY mutabakatında Kürtlerin Ninova operasyonlarında kurtarılan bölgelerden Irak hükümetince belirlenen takvim doğrultusunda çekilmesini öngören bir madde bulunduğu kaydedildi. Ayrıca mutabakata göre KBY’nin Musul harekâtı sırasında Irak hükümetiyle “tam bir iş birliği ve eş güdüm” içinde olmak zorunda olduğu da belirtildi.

Açıklama KBY’nin hoşuna gitmedi. Peşmerge Bakanlığı 23 Temmuz’da bir açıklama yaparak Kürtlerin Ninova’nın İD’den kurtarılmış bölgelerinden çekilmek zorunda olduğu yönündeki iddiasını reddetti. Al-Monitor’a da ulaşan açıklamada Kürt güçlerinin sadece ABD-KBY mutabakatının ardından kurtarılan bölgelerden çekileceği, bunun da ancak bu bölgelerde güvenliğin tam olarak sağlanmasından sonra olacağı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu madde hiçbir şekilde Kürt güçlerinin son iki yıl içinde kurtarılan bölgelerden çekileceği anlamına gelmiyor ve sadece Musul şehrini kapsıyor.”

Peşmerge Bakanlığı “Peşmerge’nin kahramanlıkları ve fedakârlıklarının gözetilmediğine kanaat getirilirse” Irak güçleriyle tüm iş birliğinin kesileceği tehdidinde de bulundu.

Irak Savunma Bakanlığı da Kürtlerle Irak güçleri arasındaki iş birliğinin fazlasıyla zarar görebileceğini hissetmiş olacak ki 23 Temmuz’da bir “düzeltme” yayımladı. Buna göre Ubeydi’nin Kürtlerin Musul harekâtında yer almasına izin verilmeyeceği yönündeki sözleri Reuters haber ajansının yanlış aktarımından ibaretti. Açıklamada Musul savaşına kimlerin katılacağının Irak ordusunun başkumandanı olan Başbakan Haydar El Ebadi tarafından belirleneceği ifade edildi.

İki gün sonra Irak Kürdistanı’nın fiili başkanı Mesud Barzani de tartışmaya dâhil oldu ve Kürtleri İD karşıtı koalisyon toplantısından dışladıkları için Bağdat ve Washington’a yüklendi. Barzani bu yaşananlardan şu sonucu çıkarıyordu: “Bir yol ayrımındayız: Ya başkalarının canları her istediğinde bize sorun yaratmasını ve kaderimizi belirlemesini kabulleneceğiz ya da (Kürtler olarak) ortak bir karar vererek egemenlik ve bağımsızlığa yürüyeceğiz.”

Şimdi asıl soru şu: Karşılıklı hasmane söylem ve davranışlar Musul harekâtının planlamasını ve icrasını etkileyecek mi? Ebadi hükümeti, ses getiren Felluce ve Kayyare zaferlerinin ardından İD’i ülkedeki son büyük kalesi ve Irak’ın ikinci büyük kenti olan Musul’dan da temizlemeye kararlı görünüyor.

Carnegie Orta Doğu Merkezi araştırmacılarından Renad Mansur, Kürtlerin son açıklamalarını “bilindik pazarlık taktikleri” diye yorumladı. Mansur’a göre Musul’u kurtarma harekâtında elzem olacaklarını bilen Kürtler “ABD ve Bağdat’tan mümkün olduğu kadar çok güvence ve söz almak istiyorlar.”

Kürtlerin İD sonrası Musul stratejisi üzerine çalışmaları bulunan Mansur şöyle devam etti: “Kürtler önemli çünkü Irak ordusu, hatta (seçkin) Altın Tümen bile Musul’u kurtarmayı tek başına başaramaz. Savaşan en güçlü iki grup (Şii) Halk Seferberlik Birlikleri ve Peşmerge’dir. Musul halkı Halk Seferberlik Birlikleri’ne göre Peşmerge’ye çok daha sıcak bakar. Çünkü Halk Seferberlik Birlikleri onlara Şii yönetimini ve (eski Başbakan) Maliki’nin sorunlu ikinci dönemini hatırlatıyor.”

Hikmet ise Kürt, Irak ve ABD tarafları arasındaki askeri iş birliğinin gerginliklere rağmen sürdüğünü ve bunun Kürtler ile Bağdat’ın meseleyi daha fazla büyütmek istemediğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Peşmerge’nin Musul çevresinde tuttuğu stratejik mevkiler, kentin Kürt güvenliği açısından taşıdığı önem ve burada yaşayan önemli sayıdaki Kürt nüfus nedeniyle Peşmerge’nin Musul’a yapılacak harekâtın parçası olacağını kaydeden Hikmet, “Bizim için asıl mesele, kent halkı ile Irak güçleri arasında yaşanabilecek mezhepsel gerginliklerde arada kalmamak.” dedi.

Ninova’da pek çok insan Halk Seferberlik Birlikleri’nin katılımına karşı çıkarken bu güçlerin Musul harekâtında yer alıp almayacağı da henüz net değil.

More from Mohammed A. Salih