Ana içeriğe atla

Sisi Mısır’ı Suudilere mi satıyor?

Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin Suudi vatandaşlarının Mısır’da gayrimenkul edinmesini kolaylaştıran kararı hukukçular ve aktivistler arasında kaygıyla karşılandı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
(FILE) A picture taken on January 14, 2014 through the window of an airplane shows the Red Sea's Tiran (foreground) and the Sanafir (background) islands in the Strait of Tiran between Egypt's Sinai Peninsula and Saudi Arabia.
Saudi King Salman on April 11, 2016 wrapped up a landmark five-day visit to Egypt marked by lavish praise and multi-billion-dollar investment deals, in a clear sign of support for President Abdel Fattah al-Sisi's regime. Egypt also agreed during the visit to demarcate its maritime bord

Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin attığı tartışmalı bir adım, Mısır’da bazı kesimleri ülke topraklarının Suudi Arabistan’a peşkeş çekileceği kaygısına sevk etti.

Sisi daha birkaç hafta önce Kızıldeniz’deki Tiran ve Sanafir adalarını Suudi Arabistan’a devrederek büyük tepki toplamıştı. Henüz bu tartışma dinmemişken Sisi, bugüne dek sadece Mısırlıların toprak sahibi olabildiği bir bölgede Suudi vatandaşı Hamud Bin Muhammed Salih’e arazi alma hakkı tanıdı. Daha geniş toprak satışlarına da zemin hazırlayan kararın hukukiliği ve olası sonuçları tartışma konusu.

26 Mayıs tarihli karar gereğince Mısır vatandaşı muamelesi gören Salih, Gize’de daha önce Mısır vatandaşlarının mülkiyetinde olan iki çöl arazisinin sahibi olacak. Söz konusu araziler Kahire-İskenderiye otobanı üzerinde bulunuyor.

1996 tarihli yasa, sahibince kullanılması kaydıyla yabancıların Mısır’da iki gayrimenkul edinmesine imkân tanıyor. Bu mülkler tarihi mekân niteliği taşıyan bölgelerde olamaz ve her birinin büyüklüğü 4 bin metrekareyi geçemez. Sisi’nin kararıyla bu koşullardan muaf kılınan Salih, 4 bin 400 metre karelik bir arazinin sahibi oldu bile.

Öte yandan Bakanlar Kurulu’nun temmuz 2014’te onayladığı Gayrimenkul Finansman Yasası da yabancı şirketlere -- yüzde 100 yabancı sermayeli olanlar dahil – Mısır hükümetinin konut projelerine tahsis ettiği arazilerde mülkiyet sahibi olma imkanı tanımıştı.

Menufiye Üniversitesi’nde anaysa hukukçusu olan Fuad Abdül Nabi’ye göre Cumhurbaşkanı’nın kararı Anayasa’nın 4. Maddesi’ne aykırı. Maddeye göre egemenlik sadece millete aittir ve millet tarafından kullanılır ve korunur. Ayrıca 139 ve 144. maddeler gereğince Cumhurbaşkanı millete tahakküm etmekle değil milletin menfaatlerini korumakla görevli ve dolayısıyla kimseye kanunlarda, toprak mülkiyeti şartlarında istisna tanıyamaz.

Abdül Nabi “Toprak başta olmak üzere devletin kaynakları cumhurbaşkanına değil millete aittir.” diyor. Hukukçuya göre Sisi'nin kararı toprak mülkiyetlerinin Suudi vatandaşlarına geçmesine imkân tanımakla kalmıyor, yabancılar ve özellikler Suudiler arasında da bazı işlemlerin yapılmasına kapı aralıyor. Bu da 32. Madde’ye aykırı. Maddeye göre devlet, kaynaklarını korumak, bu kaynakların yok olmasını engellemek ve gelecek nesillerin bunlar üzerindeki haklarına sahip çıkmakla yükümlü.

Kararın yayımlanmadan önce meclise sunulması gerektiğini savunan Abdül Nabi, devletin yeni toprak sahiplerini denetlemeyeceğini ve kaynaklarını koruyamayacağını öne sürüyor.

1981 tarihli yasaya göre yabancılar çöl, tarım ve tarımsal ıslah arazilerinin sahibi olamaz. Ancak 1988 tarihli bir başka yasaya göre Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu’nun onayıyla Arap uyruklu kişilere Mısır vatandaşı gibi muamele edebilir.

Abdül Nabi yabancıların stratejik sınır bölgelerinde, bilhassa Sina Yarımadası’nda toprak edinmesine ilişkin kaygıları haklı buluyor.

Bir başka anayasa hukukçusu, Ain Şems Üniversitesi’nden Yaser Hudaybi bu görüşe katılmıyor. Hudaybi’ye göre yasalar yabancıların ne şirket kurmasını ne de tarımsal arazi veya konut sahibi olmasını engelliyor.

Al-Monitor’a konuşan Hudaybi, yasaların milli güvenlik açısından Arap ve Arap olmayanlar arasında ayrım yaptığını, yabancıların Mısır’da toprak edinmesinden kaygı duymadığını belirtti. Zira söz konusu topraklar yine Mısır egemenliğinde olacak ve devlet yabancı maliklere uygun bir tazminat ödeyerek herhangi bir araziye milli güvenlik gerekçesiyle el koyabilecek.

Geçtiğimiz ağustosta çıkan Sina Yarımadası Entegre Kalkınma Yasası’na göre yabancılar Sina’da toprak ve mülk edinemez. Ancak yabancılar ve çifte vatandaşlığa sahip Mısırlılar, meskûn birimlerde 50 yıla kadar intifa hakkından yararlanabilir. Sahibince kullanılan mülklerde bu süre 75 yıla kadar çıkabilir. Yasa, askeri açıdan hassas bölgelerde Mısırlıların da yabancıların da mülk edinmesine izin vermiyor. Ancak aynı yasa Bakanlar Kurulu, İçişleri ve Savunma Bakanlıkları ve Genel İstihbarat Kurumu’nun onayıyla cumhurbaşkanına sahibince kullanılan mülkler açısından Arap uyruklu yabancılara Mısır vatandaşı gibi muamele etme imkânı tanıyor.

Diğer ülkelerde olduğu gibi Mısır anayasasının da yabancılara mülk edinme izni verdiğini söyleyen Hudaybi “Mısırlıların da Yunanistan, İngiltere ve ABD gibi birçok ülkede mülkleri var.” diyor. Hukukçuya göre Sisi’nin kararı yabancı yatırımları ve dolayısıyla Mısır halkı için yeni istihdam imkânlarını teşvik ediyor.

Geçmişte milletvekilliği yapmış olan avukat Ziad El Alimi’ye göre ise Suudiler, diğer yabancılar ve Mısırlılar arasında ayrımcılık yapılıyor. Mısır devletinin bilhassa Sina’daki Bedeviler söz konusu olunca kendi vatandaşlarının mülk edinmesine engel çıkardığını vurgulayan Alimi, Güvenlik Kurulu’nun bu engelleri milli güvenlik gerekçesine dayandırdığını belirtti.

Bu tip kararların yasal istisnalara zemin hazırladığını, bunun da pek çok zaman yolsuzluğa yol açtığını vurgulayan Alimi’ye göre “Mısır topraklarına yatırım yapma önceliği Mısırlılara ait.”

Alimi, ev veya yatırım için toprak almak isteyen Mısır vatandaşlarına hayli katı davranan devletin yabancılara ve özellikle Suudilere esneklik gösterdiğini söylüyor. Ona göre bu, Mısır rejiminin dış menfaatlere hizmet ettiğini ve kararlarını buna göre aldığını gösteriyor.

Alimi, hükümetin söz konusu arazilere her zaman el koyabileceği savını safdillik olarak görüyor. Zira devlet böyle durumlarda uluslararası cezalara maruz kalabilir, devletin yurt dışındaki varlıkları ve banka hesapları dondurulabilir.

Alimi’nin aktardıklarına göre meclisteki İnsan Hakları Komisyonu 2012’de Sina’daki kimi Bedevi topraklarının mülkiyetini ele aldığında en güçlü itiraz milli güvenliğe tehdit gerekçesiyle Savunma Bakanlığı’ndan geldi.

Uluslararası hukuk uzmanı olan General İbrahim İlyas da Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede Suudi hükümetinin Mısır vatandaşlarına benzer kolaylıklar göstermediğine dikkat çekiyor. İlyas’a göre Sisi’nin aldığı karar Suudi vatandaşlarını Mısır vatandaşlarından üstün tutuyor, oysa Suudi Arabistan’daki Mısırlı işçiler hâlâ “kefalet sistemi” ile mağdur ediliyor.

Suudi Arabistan’daki mülkiyet yasasına göre ülkede yasal olarak ikamet eden yabancılar, İçişleri Bakanlığı’nın onayıyla oturma amaçlı gayrimenkuller edinebiliyor. Yasa ayrıca yabancı yatırımcıların bina veya inşaat arazisi satın almasına izin veriyor. Ancak proje bedelinin en az 30 milyon riyal (8 milyon dolar) olması ve mülkün beş yıl içinde satılması ya da kiralanması şart koşuluyor.

İlyas’ın öngörüsüne göre Suudi yatırımcılar gayrimenkul fiyatlarının yükseleceği beklentisiyle Kahire ve diğer büyük kentlerin dışındaki çöl arazilerini satın alacak ve büyük karlar elde edecek. Bu öngörü gerçekleşirse Mısır’daki gayrimenkul sektörü Suudi hâkimiyetine girebilir.

More from Ahmed Hidji

Recommended Articles