Ana içeriğe atla

“Mahalle istihbaratına” ödenek teşviki

Cumhurbaşkanlığı Sarayının gözde konukları haline gelen ve “mikro istihbarat” yapmaları istenilen muhtarların aylık ödeneklerine zam yağıyor.
RTX1VXQW.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’deki sarayına taşındıktan sonra Türkiye’de muhtarlar aniden ön plana çıktı. Herkesin “nasıl bir yer?” diye merak ettiği saraya grup olarak ilk davet edilenler mahalle muhtarlarıydı. Ocak 2015’ten itibaren başlayan ve hala devam eden davetlerde 300-400 kişilik gruplar halinde ağırlanıyorlar.

Muhtarlar saraya gittiklerinde önce Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını dinliyor, heyecanları, alkışları, tezahüratları “canlı yayınlarda” ekrana yansıyor, ardından öğle yemeğine geçiliyor, daha sonra “ödevler”ini yerine getirmek üzere mahalle ve köylerine dönüyorlar.

Peki muhtarlara bilinen görevleri dışında yüklenen yeni sorumluluk nedir?

Muhtarlar 2015 yılı Ağustos ayına kadar vatandaşın ikamet ve kimlik bilgilerine ilişkin dökümanları düzenleyip, mühür basmakla görevliydi.

Devlet hiyerarşisinin en üst noktasında bulunan Cumhurbaşkanı 12 Ağustos 2015 tarihindeki buluşmada; hiyerarşinin en alt noktasında yer alan muhtarlara bilinen “görevlerinin” yanı sıra şu “ödevleri” verdi:

  • Benim muhtarım hangi evde kim var, gelecek, gayet uygun ve sakin bir şekilde kaymakamına, emniyet müdürüne bildirecek.

  • İstihbaratla hangi evde ne var ne yok ortaya çıkarılacak.

Bu talimat, muhtarların yasayla belirlenmiş görevlerinin içinde yer almasa da “yerine getirilmesi gerekli görülen bir ödev”di. Yani muhtarlar yasal görevlerinin çok ötesinde bir iş yapmakla yükümlü kılınmıştı. Böylece “evraklara damga basmaktan” daha önemli işlerle uğraşır hale gelmenin ve bir nevi “istihbaratçı” olmanın sorumluluğuyla Saray’dan ayrılıyorlardı.

Bugün gazetesinde 15 Ağustos 2015 tarihinde yayınlanan habere göre, muhtarlar mahallelerinde yaşayanlar hakkında her türlü ihbarı İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nca hazırlanan Muhtar Bilgi Sistemi’nin özel hattı üzerinden yapıyordu. TC kimlik numaraları ve onay kodlarıyla sisteme giren muhtarlar, şikayet, istek, ihbar, görüş ve öneri şeklinde ayrılan butonlardan herhangi birine basarak, elindeki bilgiyi aktarıyor. Bilgiler önce İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Müdürlüğü ekranına düşüyor, ardından ilgili kurumlara dağıtılarak gereğinin yapılması sağlanıyor.

Muhalefet partilerinden gelen “muhtarlar ispiyoncu yapılmak isteniyor” gibi motivasyon bozucu eleştirileri etkisiz kılmak için Hükümet “ödevin” ardından teşvik paketlerini de devreye soktu. Muhtarların aylık ödenekleri başka hiçbir devlet görevlisine verilmeyen ölçüde artırıldı.

Muhtarlara ilk büyük zam Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, 2013 yılı ortasında yapılmıştı. Yasal düzenleme ile muhtarların ödenekleri 2014 yılı başından geçerli olmak üzere 420 liradan 875 liraya çıkarıldı.

Muhtarların 2015 yılının ikinci yarısından itibaren 947 liraya yükselen ödenekleri, 1 Ocak 2016’dan sonra net 1300 liraya yükseltilecek. Böylece muhtarların 2013 yılında 420 lira olan ödenekleri, 3 yılda yaklaşık yüzde 200 artmış olacak.

Muhtar ödeneğinin bu yıl yüzde 36 artışla 1300 liraya çıkarılmasını da içeren torba yasa Meclis Başkanlığı'na sunuldu.

Yüksek zamlara rağmen ödeneğin düşük olduğuna dikkat çekilebilir. Ama muhtarların kazancı sadece ödenekle sınırlı değil. Özellikle büyük şehirlerde vurulan her damga için muhtara 5 lira veriliyor. Yani muhtarlar ödenekten daha fazla “damga” gelirine sahip. Bu yüzden muhtarlık cazip bir iş alanı olarak görülüyor ve her seçimde kıran kırana yarış yaşanıyor.

Anlaşılan “mikro istihbaratçılık” gibi kritik bir görevlendirmenin yanı sıra ödeneklere yapılan yüksek zamlarla muhtarlığın cazibesi iyice artacak.

“Muhtarların motivasyonunu yükseltme” girişimleri zamlarla sınırlı değil. Başbakan Ahmet Davutoğlu geçen yıl Ekim ayında Trabzon’da yaptığı konuşmada 19 Ekim’in bundan sonra “Muhtarlar Günü” olarak anılacağını söyledi.

Muhtarlık sisteminin 19 Ekim 1829’da kurulmasından ötürü bu tarih “Muhtarlar Günü” olarak benimsendi ve ilgili Başbakanlık genelgesi 19 Ekim 2015’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Belli ki, Cumhurbaşkanı’nın gözdesi haline gelen muhtarlar Hükümet tarafından da el üstünde tutuluyor.

Genelgede şöyle denildi: “Muhtarlarımız ve muhtarlık müessesesinin ihtiyaçları, karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ile bu müessesenin tarihsel bağlarını koruyarak geleceğe ilişkin vizyonunun belirlenmesine yönelik çalışmaların yürütülmesi amacıyla 19 Ekim gününün Muhtarlar Günü olarak belirlenmesi uygun görülmüştür”.

Genelgedeki “geleceğe ilişkin muhtarlık vizyonunun belirlenmesi” vurgusu önemli. Verilen son “ödevler” ışığında muhtarlık görevinin yeniden şekillendirileceği ve muhtarların ayrıcalıklı bir kesim haline getirileceği anlaşılıyor. Çünkü Türkiye’de valilerin, kaymakamların, işçilerin, memurların, emeklilerin özel bir günü yok, ama muhtarların var. Bu genelge bile mahalle yöneticilerinin devlet yapısı içerisindeki yeni pozisyonunu anlatmaya yetiyor.

“Türkiye’nin her konuda muhtarlara ihtiyacı var” diyen Cumhurbaşkanı, kamu görevlilerini de muhtarlara yardımcı olmaya çağırıyor: “Akıllı idarecinin yapacağı iş; muhtarlarımızın mahallesi için, mahalle halkı için kendisine getirdiği tüm talepleri dikkatle dinlemek ve gereğini yerine getirmektir; benden söylemesi.”

Bu uyarının ardından gelen zamlar, “Muhtarlar Günü” genelgesi ve Beştepe sarayı ziyaretleri, mahalle ve köylerdeki “derin istihbarat” çalışmalarında motivasyonu artırabilir.

Türkiye’de yaklaşık 53 bin muhtar var. Ayda 1-2 toplantı yapan Cumhurbaşkanı, muhtarların tamamıyla bir araya gelmeyi planlıyor.

Anlaşılan Saray buluşmaları yıllar sürecek ve muhtarların yıldızı parlamaya, etkisi artmaya devam edecek.

Ancak, teröre karşı önlem amacıyla yürürlüğe sokulduğu öne sürülen “mahalle ve köy istihbaratçılığının” ne tür suistimal ve komplikasyonlara yol açacağını hemen anlamak zor. Çünkü gizli bir zincir içerisinde cereyan eden “amatör istihbarat” ağının duygusal tepkilerden uzak, doğru bilgiye dayalı olup olmadığını ortaya çıkarana kadar büyük mağduriyetler oluşabilir.

More from Mehmet Cetingulec

Recommended Articles