Ana içeriğe atla

Faili meçhul cinayetlerden şehir çatışmasına: Silvan

Diyarbakır’ın Silvan İlçesi son yılların en uzun sokağa çıkma yasağına tanıklık etti. Kimine göre ilçe halkı hem PKK’ya hem devlete kırgın.
A man stands in front of a building, which was damaged during the security operations and clashes between Turkish security forces and Kurdish militants, in Silvan, in the Kurdish-dominated southeastern Diyarbakir province, Turkey, November 15, 2015. A round-the-clock curfew ended in three districts of the town of Silvan after 12 days on Saturday. REUTERS/Sertac Kayar  - RTS77Z6

Silvan - 86 bin nüfusu, ilçe girişindeki modern binaları ve sosyal alanlarıyla Silvan, ilk bakışta oldukça güzel ve sakin bir ilçeyi andırıyor. Ancak Mescit mahallesine girince tablo tamamen değişiyor. Mahallenin ana caddesi bombardımandan çıkmış gibi Enkaza dönmüş iş yerleri, kurşunlarla delik deşik olmuş binalar. İnsanlar enkaz altından kurtarabildikleri eşyalarını çıkarmaya çalışıyor.

Market sahibi Doğan Çelik elindeki eldivenleri göstererek, “bunlardan başka bir şeyim kalmadı” diyor. Al-Monitor’a konuşan Çelik, zenginken bir anda yoksullaştığını belirterek şöyle devam ediyor: “Karşıda kafem vardı gitti, evim, iki arabam, marketim gitti. Şu an nereden bakarsan 300 bin lira zararım var. Üç gün içinde her şeyimi kaybettim. Her şeyin sahibiydim iki eldiven dışında bir şeyim kalmadı. Biz huzur ve barış istiyoruz. Bu yaşa kadar savaşta büyüdüm, çocuklarımın savaşta büyümesini istemiyorum”.

Mahallenin orta yerinde bir iş yerinin vitrinindeki cansız manken dikkat çekiyor. Sırtında ona yakın kurşun izi. Kapının önünde hüzünlü bir ifadeyle bekleyen iş yerinin sahibi Nedret Yakan, “Buraya 20 yılımı verdim” diyerek söze başlıyor ve ekliyor: “20 yıllık emeğimi bir haftada yok ettiler. 50 milyarlık gelinlik gitti. Kiraya veriyorduk, ekmek kazanıyorduk, çocuklarımızı okutuyorduk. Gördüğünüz gibi bir şey kalmadı”.

Al-Monitor’a konuşan Yakan, şimdiye kadar mültecilere yardım ettiklerini ancak şimdi kendilerinin mülteci olduğunu söylüyor. Yakan’ın iş yerinin karşısındaki sokakta durum daha da kötü. Şahin Dönmez’e ait evin duvarı havan toplarıyla yıkılmış. Evde çıkan yangın her şeyi kül etmiş. Sokağın başındaki iki katlı evin ise sadece duvarlarının bir bölümü sağlam. Valilikte gececi işçi olarak çalışan ve yeni evlenen genç bir çifte ait evden ise eser kalmamış.

Çatışmaların yaşandığı mahallerde en çok dikkat çeken noktalardan biri de duvarlara yazılan milliyetçi ve devletçi yazılar. Polisler tarafından yazıldığı düşünülen sloganlara hem tepki hem öfke var. Özellikle ‘esedullah tim’ yazısına, Güneydoğu’daki özel harekat timlerinin operasyon yaptığı her yerde rastlamak mümkün. Bazı ajanslar tarafından paylaşılan görüntülerde iki özel tim mensubu sprey boyalarla duvarlara yazı yazıyor. İçişleri Bakanlığı tepkilerin artması üzerine yazılarla ilgili inceleme başlattı.

Silvan’da doğan ve bütün hayatı Silvan’da geçen Gazeteci İhsan Yılmaz yaşananların 90’lı yıllardan daha kötü olduğunu düşünüyor. Al-Monitor’a konuşan Yılmaz, ilçe halkının rehabilitasyona ihtiyacı olduğunu savunarak “Bugün yaklaşık 550 civarında ev ve iş yeri tahrip olmuş durumda. Tekel, Mescit ve Konak mahallerinde kurşun isabet etmeyen ev yoktur. Silvan Kobani’den daha beter. Silvan çevresinde konuşlandırılan havan tank toplarla rastgele ateş açıldı. Bütün evler isabet aldı. 90’lı yıllarda faili meçhul cinayetler vardı, kişiye göre yapılıyordu şimdi rastgele atış yapıyor, hedef gözetilmiyor. Sivil vatandaşların ev ve iş yerleri isabet alıyor. 90’lı yıllarda daha fazla can kaybı vardı ama şehir içinde savaş yoktu. Silvanlıların tümünün rehabilite edilmesi gerekiyor. Psikolojik desteğe ihtiyaç var. Yediden yetmişe herkesin psikolojisi bozulmuş. En küçük patlamada herkes irkiliyor. Bu da insan üzerinde ciddi tahribatlar yaratıyor. Silvan merkez nüfusu 50 bin dolayında, 35 dolayında nüfus kalmış” dedi.

İlçedeki iş yerlerinin bağlı bulunduğu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Muhittin Kan, çatışmaların durması için taraflar arasında arabulucu olmuş. Hem devlet hem PKK’lı gruplarla görüşen Kan, sonuç alamamış. Al-Monitor’a konuşan Kan Silvanlıların herkese kırgın olduğunu söyledi: “Bunlar(PKK) girdiler şehre ama devlet bu kadar insanların üzerine gitmeyecekti. Öyle bir çatışma oldu ki Silvan sanki 50 senedir Türkiye’ye bağlı değil ve yeni alınıyor. Bu kinle üzerimize geliyorlardı. Bütün insanlara eşit olarak bakıyordu. Bu operasyonun nerede idare edildiği biliyoruz. Yukarıdan talimatları vardır. Bunlar gelip yıktılar, asker mahallere girerek on katı zarar verdi. Araya girelim dedik kimse kabul etmedi. Girişimde bulundum, belediyeye gittim kaymakama gittim, eylemcilerin yanına gittim. Dışarıdan insanlarla görüştük. Gençlerle görüştük, ‘yok’ dediler. Çekilmelerini istiyorduk, ‘şehri terk edin, olaylar olmasın, insanlar ölmesin’ dedik, kabul etmediler. Bu durum bizi aşıyor, biz bir şey yapamadık. İnsanların kalbi kırık, morali bozuk. Devletin şefkatini göstermesi lazım. Devletin bu halka şefkatle ulaşması lazım. İnsanlar kırgın, şehir merkezlerinde kalmalarına(PKK) kırgındır. Bu halk zaten oylarını vermiş. Oylarını kime verdiği belli. Vatandaş bunu istemiyor. Vatandaş daha öz yönetime hazır değil. Kırgınlığı devlete de oluyor. Devlete ayrı bir gözle bakıyor, devlet halka şefkat göstermedi. İnsan öldü, çoğu insanlarımız zavallıydı. Çocuk ekmek almaya gidiyor, keskin nişancılar vuruyor. Normal çatışmada kimse ölmedi. Keskin nişancılar vurdu”.

İlçe ekonomisinin krizde olduğunu söyleyen Kan, hükümeti Silvan’ı afet bölgesi yapmaya çağırdı. Kan şöyle devam etti: “Özellikle Silvan ve Silvan gibi olan yerlerde esnaf ve tüccarlarımız çek ve senetlerini ödeyemiyor, bu nedenle sicillerinin bozulmaması için bölgenin afet bölgesi ilan edilmesini istiyoruz. Esnaflarımız ve iş adamlarımızın göç etmemesi için önlerinin açılması, sicillerinin bozulmaması için devletten destek bekliyoruz”.

İlçedeki olaylar öz yönetim ilanı edildikten sonra başladı. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı ilçe sakinleri öz yönetim kararının PKK tarafından alındığını öne sürdü. İddiaya göre sokağa çıkma yasağı ilan edilen mahallerde yaşayanlar adına, öz yönetim talebini içeren sahte dilekçeler hazırlanarak, PKK’nın bölgedeki sorumlularına gönderildi. Bunun üzerine örgüt öz yönetim ilan edilmesi talimatı verdi. Bu konu ilçede sıkça dile getirilse de iddiadan öteye gitmiyor.

More from Mahmut Bozarslan

Recommended Articles