Ana içeriğe atla

Suriye’deki cihatçılar Rusya’ya karşı Afgan deneyimine bakıyor

Suriye’deki terör grupları Afganistan deneyimini Rusya’yla mücadele planlarında kullanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
RTR3PMA6.jpg

Suriye’deki cihatçılar, Rusya’ya karşı yürütülecek bir yıpratma savaşından Afganistan’daki mücahitlerin yıllar önce yaptığı gibi zaferle çıkabileceklerine inanıyor.

Sovyetlerin Afganistan müdahalesi bugünlerde Suriye’deki cihatçılar arasında popüler bir sohbet konusu. Kimisi anılarını paylaşıyor, kimisi sorular soruyor. Zira Afganistan savaşı modern cihadın gelişiminde bir dönüm noktası oldu. Usame Bin Ladin bu savaşla adını duyurdu. Cihatçılığın başka birçok “yıldız” ismi de o günlerde öne çıktı ve daha sonra kendi yollarından giderek kendi “markalarını” kurdu. Bu süreçte yeni bir “cihat girişimciliğinin” ortaya çıktığı söylenebilir.

Bugün Suriye’de savaşan belli başlı cihatçı gruplar da Rusya’ya nasıl karşı konulacağını tartışırken Afganistan deneyimine bakıyor. Mücadele artık Suriye rejimine ve onun müttefikleri İran ve Hizbullah’a karşı yürütülen mezhepsel bir savaştan ibaret değil. Bu artık küresel bir savaş ve bu hâliyle Müslümanlarla savaşmaya gönülsüz olan birçok genç İslamcıya daha fazla hitap ediyor. Bu savaştaki düşman komünist Sovyetlerin mirası, yani “gerçek kâfirler”.

Nitekim Suriye’de cihatçıların başını çeken İslam Devleti (İD) ve Nusra Cephesi örgütleri Ruslara karşı kutsal savaş ilan etti. Nusra lideri Ebu Muhammed El Golani, 12 Ekim’de YouTube’dan yayımlanan ses kaydında şöyle diyordu: “Bu savaş Ruslara Afganistan’da yaşadıkları dehşeti bile unutturacak. (…) Rusların bu yeni işgali İslam düşmanlarının, Suriye’nin düşmanlarının elinde kalan son oktu.”

İD de benzer bir ses kaydı yayımladı. Örgütün mesajını okuyan sözcü Ebu Muhammed El Adnani, Rusların ve Amerikalıların “Müslümanlara karşı bir haçlı seferi” yürüttüğünü, bunun “ateist ve putperestlerin müminlere karşı savaşı” olduğunu söyledi. Adnani dünyadaki tüm Müslüman gençleri cihada çağırırken onlara moral de vermeye çalıştı: “Amerika o kadar zayıf ki Avustralya’dan bile yardım istiyor, Türkiye ve Rusya’ya yalvarıyor, İran’a yaranmaya çalışıyor.”

Suriye Rusya için yeni bir Afganistan olur mu? Al-Monitor bu soruyu El Kaide teorisyeni Abdullah bin Muhammed’e sordu. Ebu Muhammed El Makdisi, Ebu Katada El Filistini ve Ebu Marya El Kahtani gibi tanınmış cihat analistleri Bin Muhammed’in makalelerine sıkça atıfta bulunur.

Bin Muhammed söze şöyle başladı: “Bana göre Ruslar, Suriye ordusunun İdlib ve Hama’da yaşadığı büyük kayıpların üzerine müdahale kararı aldı. Ruslar ve Amerikalılar ilk başta denklemde belli bir denge olduğunu düşünerek bu işten uzak durdu. Şimdi durum değişti.”

Twitter’da 276 bin takipçisi olan Bin Muhammed’e göre isyancılar ve mücahitler ancak “nitelikli” bir dış destekle Rusları mağlup etme şansını yakalayabilir: “Bana göre Batı, Rusların askeri olarak dönüşü olamayan bir noktaya geldiğini görene kadar böyle bir adım atmaz. Rusya karaya çekilmeli ve orada sıkıştırılmalı. Ancak o zaman nitelikli silah desteği almak mümkün olabilir ve böylece esaslı bir yıpratma savaşı başlatılabilir.”

Böyle bir durumda Rusların Afganistan’da olduğu gibi Suriye’den çekilmek zorunda kalacağını söyleyen Bin Muhammed şöyle devam etti: “Bence Ruslar şu an çok ihtiyatlı ve akıllıca hareket ediyor, bu işe tümüyle dalmak istemiyor. Bu onların doğu Ukrayna’da gerçekleştirdiği dolaylı ama etkili müdahaleye benziyor. Yine de bu yeni soğuk savaşın Rusları müdahalelerini yoğunlaştırmaya itmesi ihtimal dışı değil.”

Suriye’deki hava harekâtını 30 Eylül’de başlatan Rusya, ülkenin çeşitli bölgelerinde İD, Nusra Cephesi ve ABD destekli gruplar da dâhil rejime karşı savaşan örgütlere her gün onlarca hava saldırısı düzenliyor. Suriye yönetimi ve başlıca müttefikleri İran ve Hizbullah Rus saldırılarına destek verirken Suriyeli muhalif gruplar, aralarındaki anlaşmazlıklara rağmen saldırıların son bulmasını isteyen Batı ve Körfez ülkelerine tek ses olarak katıldı.

Rus yaklaşımının İran ve Hizbullah’ın rolünden farklı olduğuna dikkat çeken Bin Muhammed, İran ve Hizbullah’ın baştan beri rejimin yanında savaştığını, Rusya’nın ise ilk başta ABD ile birlikte diplomatik çözüm aradığını vurguluyor ve ekliyor: “Şimdi Rusya da rejimin yanında savaşmaya başlayınca herkesin üzerinde manevra yaptığı tek siyasi çözüm ihtimali de çökmüş oldu. Yani şu an verilen mücadele, tekrar siyasi çözüm imkânı doğana kadar yeni bir statüko oluşturma mücadelesidir.”

Golani son konuşmasında tüm cihatçı grupları Rus müdahalesine karşı birleşmeye çağırdı. Bin Muhammed’e göre bu açıdan da Afganistan savaşıyla benzerlik var: “Golani Kafkasya’daki mücahitlere seslenerek Rusya içinde saldırılar düzenlenmesini istedi. Aynı strateji hem Rusya’nın hem ABD’nin Afganistan işgalleri sırasında izlenmişti. Hikmetyar ve Taliban, aralarındaki tüm anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp içerideki Amerikalılara karşı güç birliği yaptı, El Kaide ise ABD’ye dışarıda saldırmaya odaklandı.”

Peki, bu çağrı Rusya’ya karşı savaşacak yeni gönüllüleri Suriye’ye çeker mi? Bin Muhammed Rus müdahalesinin şu ana dek birçok Suriyeli gönüllüyü savaşa çektiğini, bunun da yabancı işgale karşı normal bir şey olduğunu belirtti. Ancak ona göre dışarıdan önemli sayıda gönüllünün gelmesi için bazı ülkelerce Suriye için uygulanan seyahat kısıtlamaları gevşemeli, din adamları eleman kazandırma çalışmalarına tam destek vermeli ve bu konu medyada geniş yer almalı.

Bin Muhammed sözlerini şöyle tamamladı: “Bölgenin yaşadığı bu kaos ortamı cihatçı grupları etkiliyor. Ben eminim ki bu örgütlü kaosun ardından dünya bambaşka bir yer olacak.”

More from Ali Hashem (Syria Pulse)

Recommended Articles