Ana içeriğe atla

Mısır’ın Facebook’la savaşı

Uzmanlar, Mısır’da Facebook’u yasaklamanın işe yaramayacağını, çünkü terör yanlısı fikirlerin ve yanıltıcı söylentilerin başka internet mecralarından yayılmaya devam edeceğini söylüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
RTXXKMT.jpg

KAHİRE — Mısır İdari Mahkemesi 25 Ağustos’ta sosyal paylaşım sitesi Facebook’un Mısır’da engellenmesi talebiyle açılan davayı reddetti. Ancak karar yakında temyize götürülebilir.

Avukat Mahmud Gueyli tarafından 31 Mayıs 2014’te açılan dava, Facebook’u bir özgürlük alanı ve siyasi tartışma mecrası olarak gören Mısırlı aktivistleri endişelendirdi. Gueyli, davayı Başbakan İbrahim Mehleb ve Telekomünikasyon Bakanı Halid Necim aleyhine açtı. Dava dilekçesinde Facebook’ta hiçbir denetim olmaksızın devlet adamlarının isimleri kullanılarak sahte hesap açıldığı, sitenin ahlaksızlık ve dedikodunun yayılmasına, terör suçlarını kolaylaştıran yalan haberlerin dolaşıma sokulmasına aracılık ettiği iddia edildi.

Bu, Mısır’da açılan benzer davaların sadece biri. Muhammed Hamid Salim isimli avukat da kasım 2014’te Facebook ve Twitter’ın kapatılması için mahkemeye başvurmuş, iki sitenin şiddeti teşvik etmek için kullanıldığını, Mısır halkıyla Mısır devletine karşı saldırıların planlanmasında teröristlerin işini kolaylaştırdığını iddia etmişti.

Mısır’da Facebook’u engellemeye dönük tek somut girişim ise 2011’de 25 Ocak Devrimi patlak verdiğinde yaşandı. Bu girişim başarısız olunca kitlesel gösterilerin gücünü kırmak için 28 Ocak 2011 günü internet ülkenin tamamında bir süreliğine kesildi.

Bu kesinti daha sonra devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve telekomünikasyon şirketlerine karşı davaların açılmasına neden oldu. İdari Mahkeme 8 Mayıs 2011 tarihli kararında kesilen internet ve mobil telefon hizmetleri nedeniyle oluşan ekonomik kayıpları gerekçe göstererek Mübarek, eski Başbakan Ahmed Nazif ve eski İçişleri Bakanı Habib El Adli’yi 90 milyon dolar tazminat ödemeye mahkûm etti.

O günden sonra hükümetler Facebook’u yasaklama girişiminde bulunmadı. Ancak eski İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim haziran 2014’te sitenin izleneceğini ve bunun özgürlükleri kısıtlama anlamına gelmediğini kaydetti. İbrahim, bakanlığın sosyal paylaşım sitelerini güvenlik risklerine karşı izleyecek bir sistem geliştirdiğini belirtti.

Facebook’a karşı dava açma gerekçelerini Al-Monitor’a anlatan Gueyli şöyle diyor: “Bu site terör çağrılarının yayılmasına yardımcı oluyor. Bu fikirleri yayanlar siteyi kullanarak insanlara bomba yapmayı öğretiyor. Nereden bakarsanız bakın feci bir durum.”

Gueyli’ye göre Facebook’ta resmi kurumlar ve Mısır istihbaratı adına açılan yüzlerce sahte hesaptan dedikodular dolaşıma sokuluyor, haber siteleri de bunları güvenilir bilgi sanıp kullanıyor ve daha da çok insana yayıyor.

Gueyli, mahkemenin ret kararını ayrıntılarıyla inceledikten sonra 60 gün içinde temyize başvurmayı düşünüyor. Mahkeme kararında haber alma özgürlüğünün kişinin haber ve fikirlere erişmesini ve bunları hiçbir kısıtlama olmaksızın başkalarına nakletme hakkını içerdiğine hükmetti. Kararda ayrıca kamu düzeni ve ulusal güvenliğin iletişim araçlarını gözetleyip kısıtlayarak değil, suçluları ve yurttaşlık haklarını çiğneyenleri denetim altına alarak sağlanacağı vurgulandı.

Zagazig Üniversitesi’nde anayasa hukukçusu olan Muhammed Nur Ferhat, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede Facebook’u engelleme talebinin anayasaya aykırı olduğunu, fikir ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını anlatıyor. Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerine izin vermeyen bir toplumun hiçbir şekilde açık toplum oluğunu iddia edemeyeceğini vurgulayan Ferhat, bu davalarda sitelerin engellenmesine değil, sitelerin haber alma, fikir ve ifade hürriyetlerinin sağlanmasında taşıdığı öneme odaklanmak gerektiğini söylüyor.

Ferhat’a göre Facebook ulusal güvenliği etkileyen ve panik yaratan yanlış söylentileri yaymak için kullanılıyorsa bundan sorumlu kişiler bulunup ceza kanununa göre cezalandırılmalı, sosyal paylaşım siteleri ise hem yasal hem anayasal olarak dokunulmaz olmalı.

Gueyli’nin başvurusuna değinen Ferhat, avukatın terörist fikirler yayan sayfaların yöneticileri hakkında savcılığa veya İçişleri Bakanlığı’nın bu tür siteleri izleyen elektronik suçlar birimine suç duyurusunda bulunması gerektiğini söylüyor. Facebook’u yasaklamanın veya engellemenin çözüm olmadığını vurguluyor.

İletişim Bakanlığı Basın Danışmanı Muhammed Hanefi ise bir dizi teknik zorluk ve sonuçların doğuracağı yüksek maliyet nedeniyle Facebook gibi uluslararası platformları engellemenin mümkün olmadığını belirtiyor.

İletişim uzmanı Hüsam Salih de aynı fikirde. Salih, yasaklama yönünde mahkeme kararı çıksa dahi sitenin sunucuları yurt dışında olduğu için Facebook’un engellenemeyeceğini, 2011’de de hükümetin bu yüzden interneti toptan kesmek zorunda kaldığını anlatıyor. Salih’e göre Facebook engellense bile farklı fikirler yaymak için yüzlerce yeni site açılabilir. Dolayısıyla çözüm sitelerin engellenmesinde değil, insanların bilinçlendirilmesinde aranmalı.

Siyasi aktivist Isra Abdül Fettah ise devletin de halka ulaşmak için Facebook’tan yararlandığına dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanlığının, İçişleri Bakanlığı’nın, ordu sözcülerinin Facebook sayfaları var. Fettah da terör yanlısı fikirleri engellemek için teröristlerin peşine düşmek gerektiğini, bu sayfaların internet adreslerini ve yöneticilerini bulmak için çeşitli yolların olduğunu vurguluyor.

Facebook Mısır’da sadece siyasi aktivistler için değil, halkın tüm kesimleri için önemli bir iletişim aracı. 22,4 milyon Facebook kullanıcısıyla Arap ülkeleri arasında başı çeken Mısır halkının Facebook olmadan yapması zor.

More from Hala Ali

Recommended Articles