Ana içeriğe atla

Peşmerge Irak-Suriye hududunda kritik sınır kapısını ele geçirdi

Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi (PYD), Iraklı rakibi Kürdistan Demokratik Partisi’nin (KDP) Rabia Sınır Kapısı’nı ele geçirmesinin ardından yeniden tecrit edilmekten korkuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Iraqi soldiers stand beside Al-Yaroubia crossing in the province of Hasakah November 10, 2013. REUTERS/Stringer (SYRIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST CONFLICT MILITARY) - RTX158J9

ERBİL, Irak — Irak ve Suriye’deki halk desteğini artıran Peşmerge güçleri, iki ülkedeki Kürtleri ayıran sınırı büyük ölçüde kontrolü altına aldı. Her iki ülkede Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı mücadele eden Kürt savaşçıları için Suriyeli Kürtler, kimi kentlerinde destek gösterileri düzenledi. Ancak rakip Kürt partileri arasındaki birliğin sağlandığı henüz söylenemez.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Mesut Barzani’nin Kürdistan Demokratik Partisi’ne (KDP) bağlı Peşmerge kuvvetleri, Musul’un IŞİD’in eline geçtiği 10 Haziran günü Irak-Suriye sınırının Musul vilayetindeki çoğu bölgeyi kontrolü altına aldı. Daha önce Irak hükümetinin kontrolünde olan Rabia-Yarubuye Sınır Kapısı’nın da bu bölgelerden biri olması, önem taşıyor.

Suriye’deki PKK bağlantılı Demokratik Birlik Partisi (PYD), sınır kapısını Irak hükümeti ile iş birliği yaparak ekim 2013’te ele geçirmişti. Bu, Türkiye ile KDP’nin Suriye ve Irak hudutlarında sınır kapılarını kapatmasına karşı bir hamleydi.

Teyide muhtaç haberlere göre, PYD’nin silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri (YPG), sınır kapısının Irak tarafını tutmaya devam ederken Peşmerge, YPG’nin oradan ayrılmasını istiyor. Rabia’daki Peşmerge komutanı Haşim Sitey, KDP bağlantılı Rudaw’a 16 Haziran’da verdiği demeçte, YPG güçlerinden sınır kapısından çekilmesini istediklerini ancak YPG’nin bu talebi henüz kabul etmediğini belirtti.

Dohuk’taki makamlar, elverişsiz güvenlik durumunu gerekçe göstererek Al-Monitor muhabirinin Rabia’ya gitmesine izin vermedi.

PKK ile Barzani’nin KDP’si arasında Suriye’de süren güç mücadelesi, birçok Kürdü rahatsız ediyor. KDP’ye yakın Suriyeli Kürt gruplar, PYD tarafından kurulan kanton yönetimini tanımıyor.

KDP, ekim 2013’te Semelka Sınır Kapısını kapatarak, Suriye’deki KDP destekli gruplarla güç paylaşımına gitmesi için PKK’ye baskı uyguladı. KDP’nin yeni kazanımlarını yeni bir baskı unsuru olarak kullanmasından korkan PYD, KBY’den Semelka Kapısı’ndaki tüm kısıtlamaları kaldırmasını istedi.

Tüm bu sürtüşmelere rağmen Irak’taki kriz, Kürtler arasında cihatçılara karşı birlik çağrılarını güçlendirdi. Cihatçı militanlar, geçtiğimiz yazdan bu yana Suriye’nin Kürt bölgelerinde YPG ile çatışıyor, sivil Kürtleri kaçırıp infaz ediyor.

Suriye’nin Haseki kentinden Irak Kürdistanı’na kaçan 34 yaşındaki Arif Muhammed, Al-Monitor’un sorularına karşılık “YPG ile Peşmerge’nin güçlerini birleştirememesi çok yazık. Kürtler birlik olmalı.” diyor.

Suriyeli ve Iraklı Kürtler arasındaki gerilim, sınır ticaretini ve iş birliğini de engelliyor. Oysa bu sağlanmış olsaydı, savaş nedeniyle işsizlik ve ekonomik yıkıma maruz kalan Suriyeli Kürtler rahatlayabilirdi.

Yine de PKK-KDP ilişkilerinin bir nebze düzeldiğine dair ufak işaretler var.

Semelka Sınır Kapısı’nın PYD kontrolündeki Suriye tarafının sorumlusu Mustafa Abdülaziz’e göre Kürtler arasında birlik ihtimali güçleniyor. Abdülaziz, Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “Bir düşmanın (IŞİD), Kürtleri birbirine yakınlaştırıyor olması olumlu. Sınır şimdi Rojava’ya dönmek isleyen insanlara açık.”

İki tarafın sağladığı mutabakat neticesinde 9 Haziran’da onlarca Suriyeli Kürt, KBY kontrolündeki sınırdan geçerek Suriye’ye döndü.

Abdülaziz’in aktardığına göre, Suriye tarafındaki Kürt sınır sorumluları, Irak tarafındaki KDP kontrollü idare ile kapının açılmasını görüşmek için 20 gün boyunca talepte bulundu. Musul’da patlak veren krizin ardından iki tarafın sınır idarecileri, 9 Haziran’da Suriyeli Kürtlerin geri dönüşüne izin verilmesi, sınırın uluslararası heyetler ile insani yardım kuruluşlarına açılması konusunda anlaştı.

Ayrıca, sınırın her iki tarafı da Kürtlerin kontrolüne geçince Peşmerge ile YPG arasında 10 Haziran’da sınırın Rabia tarafında bir toplantı yapıldı.

YPG ile PKK, Kürdistan’ın her bölgesinde Kürtleri savunmaya hazır olduklarını duyuran açıklamalar yaptı. KDP’nin sınırları kapatmasını hainlik olarak tanımlayan ve KDP’yi Suriyeli Kürtlere karşı Türkiye ile iş birliği yapmakla suçlayan PKK yanlısı medya da bu tarz yayınlara son verdi.

PKK, 11 Haziran’da “Gerilla güçlerimiz, halkımızın güvenliğini sağlamak için her türlü desteği vermeye ve Peşmerge güçleriyle birlikte aktif bir biçimde savaşmaya hazırdır.” açıklamasını yaptı ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle ertelenen Kürt Ulusal Konferansı’nın toplanması için tüm Kürtlere çağrıda bulundu.

Al-Monitor’a konuşan PKK sözcülerinden Zagros Hiwa’ya göre “Orta Doğu’daki mevcut durum, Kürtlerin birlik olmasını ve bir Kürt ulusal konferansının yapılmasını gerektiriyor.”

Ancak Peşmerge güçleri, PKK’nin yardım önerisini kibarca reddetti. Peşmerge sözcülerinden Helgurd Hikmet Mele Ali, Al-Monitor’un sorusuna karşılık YPG ile herhangi bir anlaşmaya varılmadığını belirtti: “Bize yardımcı olmaya hazır olduklarını söyleyen YPG güçleri ile şu ana kadar herhangi bir mutabakat yok. Aslında onların yardımına ihtiyaç da duymuyoruz. YPG sınırın öbür tarafında, Peşmerge de sınırın bu tarafında bölgenin idaresinde iş birliği yapıyor.”

Mele Ali’ye göre, Barzani güçlerince kontrol edilen sınır kapıları nedeniyle YPG’nin Peşmerge ile iş birliği ihtiyacı çok daha fazla: “Rabia Peşmerge tarafından kontrol ediliyor, Fiş Habur Peşmerge tarafından kontrol ediliyor… Peşmerge bu bölgelerde olduğu için iş birliğine mecburlar.”

Suriye’de ise fiili gerginlikler sürüyor. PYD, 14 Haziran’da kanton idaresinin yasalarını kabul etmeyen KDP yanlısı KDP-S’nin Malikiye bölgesindeki şube açılış törenini dağıttı, Kobani’deki parti binasından KDP-S logosunu söktü.

KDP dış ilişkiler sorumlusu Hemin Havrami, Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Bizim PYD ile hiçbir sorunumuz olmadı. PYD, tek taraflı hareket ederek (kanton yönetimini kurarak) bu sorunları üretti. Dolaysıyla bizler PYD’nin diğer Kürt partileri ile birlikte çalışmasını istiyoruz. Yapılan anlaşmalara riayet ettikleri anda onlarla bir sorunumuz kalmayacak.”

Ancak PYD’nin Irak Kürdistanı’ndaki temsilcilerinden Garip Hasu’ya göre PYD’nin isteği, KDP destekli Suriyeli Kürtler ile PYD arasında 2012’de varılan Erbil Anlaşması’nın canlandırılması değil, PYD’nin kurduğu kanton yönetiminin KDP tarafından tanınmasıdır.

Al-Monitor’a konuşan Hasu şöyle dedi: “KBY’nin kanton yönetimlerini muhatap almasını, onlarla görüşmesini istiyoruz. Ancak KDP buna yanaşmıyor ve yönetimleri değil, başka partileri muhatap alıyor. Bu yönetimler bir hükümettir, ufak tefek partiler değil. Bu tutum, Kürt halkına hizmet etmiyor. (…) Maalesef sınırdaki anlaşma da KBY ile kanton yönetimi arasında değil, sadece sınır kapısının iki tarafındaki idareler arasında varılan bir anlaşmadır.”

IŞİD’in taarruzu, Kürtlerin birlik duygularını yüzeyde canlandırmış olsa da derindeki bölünmüşlük devam ediyor. PYD’nin kontrol ettiği sınır bölgelerinin Irak tarafı, bugün büyük ölçüde Barzani’nin elinde. Başka sınır kapılarının da Türkiye’nin kontrolünde olduğu düşünülürse Barzani, PKK ile mücadelesinde üstünlüğü ele geçirmiş gibi görünüyor.

More from Wladimir van Wilgenburg (Iraq Pulse)

Recommended Articles