Ana içeriğe atla

Mısır’daki çalkantının içinde El Kaide baş gösteriyor

Son zamanlarda ortaya çıkan bilgiler, El Kaide’nin Sina Yarımadası ve Mısır’ın diğer bölgelerinde de palazlandığını gösteriyor.
Residents and tourists watch as smoke raises near a state security building after a blast in South Sinai October 7, 2013. Medical sources said three were killed and 48 injured in the blast near the state security building in South Sinai. A witness said it was caused by a car bomb.  REUTERS/Stringer (EGYPT - Tags: POLITICS CIVIL UNREST) - RTX142T0

KAHİRE — Ağustosun son haftasında, 25 Ocak devriminden bu yana İslamcı militanların faal olduğu Sina Yarımadası’nın kuzeyindeki köylerde geceledim. Zifiri karanlık bir gecede bir aşiret ağasıyla birlikte etrafta dolaştık. Adam, arka yolları kullanıp aracı yavaş yavaş sürüyor ve farları kapalı tutuyordu. Askeri kontrol noktaları tarafından görüldüğü takdirde sonuçların ne olacağını belli ki çok iyi biliyordu.

Mukata köyüne geldiğimizde "Bu, Ebu Münir’in camisi, El Tevhid Val-Cihad’ın denetiminde.” dedi. Camiyi daha önce görmüş, camiyi kontrol eden cihatçı imam ve komutan Şeyh Ebu Münir’in hikâyelerini dinlemiştim.

Aşiret mensubu, camiyi kontrol eden grubun Ensar Beyt El Makdis (Kudüs’ün Yandaşları), Meclis Şura El Mücahidin (Mücahit Şura Konseyi) ve El Selefiyye El Cihadiyye (Selefi Cihatçı Grup) örgütleri kadar güçlü olmadığını, ama yine de halk arasında “yaygın korku saldığını” anlattı. Sonra da şöyle devam etti: “Bunlar ayrı gruplar olsa da aralarında eşgüdüm var. Zaman zaman ortak eylemler yapıyorlar ve şöyle ya da böyle El Kaide’yle bağlantıları var. (…) Sina Yarımadası’nda farklı gruplarda faaliyet gösteren yaklaşık bin El Kaide savaşçısı var. Birçoğu yabancı.” Aynı kişi, Sina Yarımadası’nda Filistinlilerin, Yemenlilerin ve Libyalıların faal olduğunu bana daha 2012’nin ortalarında anlatmıştı.

Devamında “Savaşçılar, El Beyt El Makdis üyelerinin cenazesine açık açık katıldılar. Aralarında beyaz tenli, adeta sarışın adamlar dikkat çekiyordu.” diye ekledi.

Bahsettiği olay, Acra köyünden İsrail’e roket atma hazırlığındayken askeri operasyonda öldürülen dört cihatçı için 10 Ağustos’ta düzenlenen büyük cenaze töreniydi. Cenazeye yüzlerce kişi katılmış, siyah El Kaide bayrakları taşıyan onlarca araç gelmişti.

Bu konuşmamızdan birkaç gün sonra Mısır ordusu Ebu Münir’in camisini bombaladı. Ebu Münir saldırıdan sağ kurtuldu, ancak 25 Kasım’da askerlerin cami yakınlarında kurduğu pusuya düşerek öldürüldü.

1 Eylül’de ise emniyet makamları, Nil Deltası’ndan Adil Habara’nın yakalandığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre Habara, El Kaide’nin Sina Yarımadası’ndaki başlıca elemanlarından biriydi ve ağustosta yarımadanın kuzeyinde 25 askerin El Kaide usulüyle infaz edildiği saldırının elebaşıydı. Adı açıklanmayan emniyet yetkililiklerinin yerel basına verdiği bilgiye göre de Habara, Nil Deltası’nda ve Sina Yarımadası’nın kuzeyinde faal olan El Muhacirin val-Ensar adında yerel bir grubun üyesiydi.

Mısır’ın en etkin bağımsız gazetesi Al-Masry al-Youm, 10 Kasım’da Habara’nın soruşturma dosyasından sızan bazı belgeleri yayımladı. Belgeler, Habara’nın Suriye’de faaliyet gösteren Ebu Süheyl adında bir cihatçıyla irtibat hâlinde olduğunu belirtiyordu. Gazetede yer alan bilgiye göre, ağustosta 25 askerin infazından sonra iki militan arasında geçen telefon görüşmesinde “Ebu Süheyl Habara’yı kutladı ve grubunun faaliyetlerine destek olmak üzere ona 10 bin dolar göndereceğini bildirdi.”

Haberin devamında şu bilgiler yer aldı: “Ebu Süheyl Habara’ya grup üyelerinin makineli silah ve roketatar kullanarak yaptığı eğitimleri filme alması ve El Kaide’ye bağlı Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) lideri Ebu Bekir El Bağdadi’ye bağlılık bildirmesi için talimat verdi.”

Ensar Beyt El Makdis’in kuzey Sina Yarımadası’ndaki doğal gaz boru hattına 2011’de düzenlenen saldırıyı üstlenmesinden sonra El Kaide’nin Mısırlı lideri Ayman El Zevahiri militanları övdü ve onlara yeni eylemler çağrısı yaptı.

Zevahiri son günlerde de herhangi bir eylemi anmadan cihatçıların Mısır devletine karşı yürüttüğü savaşı teşvik edici sözler söylüyor. Ancak 20 yılı aşkın bir zaman Usame bin Ladin’le yakın çalışmış olan Zevahiri, El Kaide doktrinini katı bir şekilde uyguluyor.

Bin Ladin’in koyduğu başlıca El Kaide kurallarından biri, “kararların merkezi, uygulamanın âdemi merkezi olması” şeklindeydi. Buna göre, tepedeki komutanlar eylem emirlerini verecek, ama eylemlerin planlanması ve icrasında yer almayacaktı. Bu kural sıkı şekilde uygulandı. Öyle ki bazı durumlarda El Kaide komutanları, eylemleri planlayan ve gerçekleştiren kişilerin kimliklerinden ancak eylem tamamlandıktan sonra haberdar oldu. Bin Ladin’le Zevahiri, 11 Eylül saldırılarından sonra yaşadıkları coğrafi tecrit nedeniyle bu kuralı daha da sıkı uyguladı.

Ensar Beyt El Makdis, Güney Sina Emniyet’ine düzenlenen intihar saldırısı öncesindeki hazırlıkları gösteren bir videoyu 19 Kasım’da yayımladı. Görüntüde, bomba düzeneği bir gencin bedenine sarılıyor ve bu genç sonra patlayıcı dolu bidonlarla yüklü bir kamyonete biniyor. Patlama anını da gösteren kayıtta, sonradan IŞİD’e dönüşen Irak İslam Devleti’nin (IİD) eski lideri Ebu Ömer El Bağdadi’nin bir konuşmasından kesitler de yer alıyor.

Aynı grubun 1 Aralık’ta yayımladığı video kaydı ise son günlerde meydana gelen en ciddi saldırıyı gösteriyor. Bu eylemde, Refah sınır kasabasından kuzey Sina Yarımadası’nın başşehri El Eriş’e giden bir askeri konvoya bombalı araçla saldırı düzenlenmişti. 20 Kasım’da meydana gelen saldırıda 11 asker hayatını kaybetmiş, birkaç tanesi de yaralanmıştı. Bu kayıtta da Ebu Ömer El Bağdadi’nin konuşmalarından kesitler yer alıyor.

Hem Ensar Beyt El Makdis’in yayımladığı görüntülerde hem Habara’nın soruşturma dosyasından sızan bilgilerde El Kaide bağlantılı IİD’e atıf yapılması tesadüf olamaz.

Suriye’deki iç savaşın 2011’de patlak vermesinden bu yana on binlerce Suriyeli mülteci iş bulmak umuduyla Mısır’a geldi. Bunların bir kısmı Ürdün üzerinden Sina Yarımadası’nın güneyindeki Nuveybe limanına, bir kısmı da Mısır’ın diğer kesimlerinden geçip Sina Yarımadası’nın kuzeyine geldi.

Bu arada, Sina Yarımadası dâhil ülkenin hemen hemen her vilayetinden binlerce Mısırlı, Türkiye üzerinden Suriye’ye giderek El Kaide bağlantılı gruplar dâhil isyancı saflarına katıldı. İddialara göre Suriye’ye giden Mısırlı savaşçıların sayısı, devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminde artış gösterdi. Mursi, Suriye lideri Beşar Esad yönetimiyle tüm ilişkileri kesmiş, Mısır’ın isyancılara tam destek verdiğini söylemişti.

Türk sınırındaki kargaşa nedeniyle Suriye’ye geçen Mısırlıların kayıtları, genelde eksik rakamlar içeriyor. Üstelik farklı ülkelerden gazetecilerin kaçak yollardan Suriye’ye geçebildiği bir ortamda El Kaide bağlantılı unsurların bunu yapabilmesi işten bile değil.

Resmi ve gayri resmi kaynakların El Kaide unsurlarının Mısır’da faal olduğunu teyit etmesinin yanı sıra, Mursi’nin 3 Temmuz’da ordu desteğiyle devrilmesinin ardından kamu binaları ve personeli, El Kaide tarzı intihar eylemcileriyle bombalı araçların hedefi hâline geldi. Bu, Hüsnü Mübarek’in 2011’de devrilmesinden bu yana görülmemiş bir şiddet dalgasıydı. Mübarek ve onun kurduğu acımasız emniyet ve istihbarat teşkilatı, Mısırlı cihatçıları sadece Mısır’da değil, Sudan, Yemen, Ürdün, Suriye ve Körfez ülkelerinde de takip etmişti.

Irak El Kaidesi ile Mısır arasındaki bağlar yıllardır var. IİD’nin 2010’a kadarki ikinci adamı ve askeri komutanı, Mısırlı Ebu Eyüp El Mısri’ydi. 1980’lerden itibaren Zevahiri’nin Mısır İslami Cihat örgütünde yetişen Mısri, söylenenlere göre bombalı araç ve yola döşenen patlayıcılar konusunda uzmandı. 1990’larda bin Ladin’in Afganistan’daki kamplarında yükselen Mısri, ilerleyen yıllarda Ebu Musab Zerkavi’nin baş kurmaylarından biri oldu. Mısri, Ensar Beyt El Makdis’in şimdi videolarında sürekli yer verdiği patronu Ebu Ömer El Bağdadi’yle birlikte ABD güçlerince nisan 2010’da düzenlenen saldırıda öldürüldü.

Mısır emniyet makamları, El Kaide’nin Mısır’a gelişi ve buradaki faaliyetleri hakkında henüz ayrıntılı bir açıklama yapmış değil. Ancak medyaya sızan ve yerel basının isimsiz emniyet yetkililerine dayandırdığı bilgiler, Mısır’daki militan grupların Irak ve Suriye’deki en etkin El Kaide kollarıyla irtibatlı olduğuna işaret ediyor.

Kimi İslamcılar Mısır’daki militan grupların El Kaide’yle örgütsel bağlara sahip olmadığını iddia etse de eylem sayısındaki artış tersini gösteriyor. Beş aylık bir süredeki orduyla emniyete ait tesis ve konvoylar, altı defa bombalı araç saldırısına maruz kaldı. Bu saldırılardan biri Kahire’nin doğusunda içişleri bakanının konvoyuna düzenlendi. Bunun dışında, Sina Yarımadası’nın kuzeyinde onlarca ordu ve polis aracı, yollara döşenen bombaların hedefi oldu.

More from Mohannad Sabry

Recommended Articles