Ergenekon davasında dün açıklanan cezalara farklı kesimlerin gösterdiği tepkiler, Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti kültürünün hala gelişmediğine işaret ediyor.
İddia makamına göre, Ergenekon örgütü Türkiye’de “derin devletin” ta kendisiydi. Örgüt, faili meçhul cinayetler ve “hedef şaşırtma” operasyonları yoluyla demokratik yoldan seçilmiş hükümetleri devirmişti ve suçluydu. Savcılar Ergenekon üyelerinin 2004-2007 arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ve hükümetini devirme planları yaptıklarını bile söylediler. Sonuç olarak, düzinelerce asker, polis, akademisyen, ve gazeteci uzun süreli hapis cezasına çarptırıldılar.
Ergenekon davası Türkiye’de askerin siyaset üzerinde üstünlüğünü kırması için çok iyi bir fırsattı. Ancak davaya damgasını vuran sahte delil iddiaları, uzun süren gözaltı ve tutukluluk süreleri, verilen cezaların meşruiyetiyle ilgili toplum nezdinde görüş birliği olmaması, ve en önemlisi, Ergenekon’un henüz bitirilmemiş olma ihtimali Türkiye için çok ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Davada sahih olmadığı iddia edilen delil, gece yapılan baskınlar, ve savunma hakkı ihlalleri üzerine pek çok şey yazıldı-çizildi. Maalesef adaletsizlik ve yavaşlık Türkiye’de hukuk düzeninin gerçekleri.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.