Ana içeriğe atla

Suudi Arabistan Mursi’nin Devrilmesinden Memnun

Müslüman Kardeşler’in Mısır’da başarısızlığa uğraması ve bu çöküşün hareketin sempatizanlarına gönderdiği cesaret kırıcı mesaj, Suudi Arabistan’ın menfaatleriyle uyuşmaktadır.

Egypt's President Mohamed Mursi waves at the end of his visit to the Mosque of Prophet Mohammed in Madinah July 12, 2012. REUTERS/Saudi Press Agency/Handout  (SAUDI ARABIA - Tags: POLITICS RELIGION) FOR EDITORIAL USE ONLY. NOT FOR SALE FOR MARKETING OR ADVERTISING CAMPAIGNS. THIS IMAGE HAS BEEN SUPPLIED BY A THIRD PARTY. IT IS DISTRIBUTED, EXACTLY AS RECEIVED BY REUTERS, AS A SERVICE TO CLIENTS - RTR34VN8

Mısır’da Müslüman Kardeşler mensubu Muhammed Mursi’nin devrilmesinden daha birkaç saat geçmişti ki Suudi Arabistan, yeni atanan geçici devlet başkanı Adli Mansur’u aceleyle tebrik etti. Yıllarca muhalefette kaldıktan sonra iktidara gelen İslamcı bir partinin çabucak devrilmesi Suudileri rahatlattı.

Ne ironiktir ki ilahi kanunlara göre ülkesini yönetmekle övünen bir rejim, en çok siyasal İslam’ın iktidara gelmesinden korkuyor. Belirtmek gerekir ki çoğu Batı hükümeti gibi Suudi Arabistan da devrik cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek zamanında Mısır’ı yöneten askeri diktatörlükle yan yana olmaktan son derece rahattı. Ne zaman ki 2012’de bir Müslüman Kardeşler mensubu demokratik yollardan cumhurbaşkanı seçilerek göreve başladı, Riyad alarma geçti. Suudi Arabistan, Müslüman Kardeşler’in temsil ettiği İslamcılık biçiminden, hareketin örgütlenme kabiliyetinden, İslam diniyle demokratik sürece katılım arzusunu birleştiren ve gitgide yaygın kabul gören Müslüman Kardeşler’in mesajından her zaman rahatsızlık duydu.

Suudi Arabistan, 1950’ler ve 1960’larda baskıdan kaçan Müslüman Kardeşlere kapılarını açtı. Bu kişiler, sadece Mısır’dan değil, Suriye, Irak ve baskı altında tutuldukları başka Arap ülkelerinden geldiler. Müslüman Kardeşler kadroları, önce Suudi eğitim kurumlarında, sonra da Kral Fahd’ın Arap milliyetçisi ve solcu akımların yayılmasını önlemek üzere kurduğu uluslararası kurumlarda önemli bir yer aldı.

Anılan akımları zayıflatıp itibarsızlaştırmak isteyen Suudiler, sürgün edilen İslamcıları maşa olarak kullandı, bu akımların İslam’a aykırı olduğu propagandasını yaydı. 1980’lerde Sovyetlere karşı yürütülen cihat sırasında Suudiler, gençleri bu dava yolunda ateşlemek, silah ve yardım göndermek için Müslüman Kardeşler’in dünya çapında kurduğu ağlardan yararlandı. Ne var ki Batı’da ve diğer Arap ülkelerinde örgütlenebilen Müslüman Kardeşler, Suudi Arabistan’da hareketin bir kolunu kurma iznine asla sahip olmadı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish