Mısır, Türkiye-Libya anlaşmasının ardından harekete geçti

Mısır’ın Akdeniz’de düzenlediği son tatbikatlar, Türkiye ile Libya’nın Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında varılan deniz sınırı anlaşmasına karşı net bir yanıt ve güç gösterisi niteliği taşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde UMH Başbakanı Fayyiz Sarrac’ı karşılarken, 20 Mart 2019 Photo by Murat Kula/Anadolu Agency/Getty Images.

Ara 20, 2019

KAHİRE — Türkiye ile Libya’nın uluslararası tanınırlığı olan Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında 28 Kasım’da imzalanan deniz sınırı ve güvenlik anlaşmasının ardından Mısır deniz kuvvetleri 11 Aralık’ta askeri tatbikatlar düzenlemeye başladı. İki taraf arasında askeri ve güvenlik alanında işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen anlaşma Yunanistan ve Mısır tarafından kınandı.

Mısır ordusu 11 Aralık’taki açıklamasında, askeri tatbikatların bölgede ortaya çıkan zorluk ve tehlikeler karşısında Mısır askeri stratejisini geliştirmek amacıyla yapıldığını bildirdi. Akdeniz’deki tatbikatlarda 130 kilometre menzilli Harpoon deniz altı füzeleri kullanıldı ve tatbikata Mistral sınıfı amfibi hücum gemileri ile bir savaş gemisi katıldı. 

Mısır Dışişleri Bakanlığı, UMH ile Türkiye arasındaki anlaşmayı 28 Kasım’da şu ifadelerle kınamıştı: “Libya’da savaşan taraflar arasında 2015’te Fas’ta BM himayesinde sağlanan Libya Siyasi Anlaşması’nın 8’nci maddesi uyarınca bu tür mutabakatlar, geçersiz ve yasal dayanaktan yoksundur. Anlaşma uyarınca UMH’nin Libya Parlamentosu’na danışmadan bu tür uluslararası anlaşmalara imza atma yetkisi yoktur.” Açıklamada, Türkiye-UMH anlaşmasının kıyıdaş devletlerin deniz sınırlarına dair egemenlik haklarını hiçbir şekilde etkileyemeyeceği de vurgulandı.

Nasır Yüksek Askeri Akademisi’nin danışmanlarından Tümgeneral Cemal Mazlum da son askeri tatbikatların, başta Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır için endişe yaratan UMH-Türkiye anlaşması olmak üzere bölgede ortaya çıkan yeni gelişmelerle doğrudan ilgili olduğu kanısında. Mazlum Al-Monitor’a telefonla şu değerlendirmeyi yaptı: “Mısır 29 Kasım’da, yani anlaşmanın hemen ertesi günü, Yunanistan ve Kıbrıs’la irtibata geçti ve üç ülke de enerji alanındaki menfaatlerini baltalayacak olan anlaşmayı tanımama kararı aldı.”

Akdeniz’deki tatbikatların ve tatbikatlarda gerçek mühimmat kullanılmasının Mısır’ın sınır haklarını koruyacağına ve olası bir müdahaleye karşılık vereceğine dair bir kararlılık mesajı olduğunu belirten Mazlum, “Bu da Mısır’ın hakkıdır çünkü burada münhasır ekonomik bölge söz konusudur” dedi.

UMH-Türkiye anlaşmasının Mısır’ın yanı sıra Libya’ya komşu diğer ülkeler için de bir tehdit teşkil ettiğine dikkat çeken Mazlum, Kahire-Ankara ilişkilerinin Muhammed Mursi liderliğindeki Müslüman Kardeşler yönetiminin protestolar neticesinde 30 Haziran 2013’te devrilmesinden bu yana zaten gergin seyrettiğini hatırlattı. Mazlum, Türkiye’nin, Mısır tarafından terör örgütü kabul edilen Müslüman Kardeşleri desteklediğini ve medya üzerinden Kahire’ye saldırılarını sürdürdüğünü de ekledi.

Tobruk merkezli Libya Parlamentosu da 28 Kasım’daki açıklamasında Trablus merkezli UMH ile Türkiye arasındaki anlaşmanın “Türkiye’nin teröristlere silah sağlamasına, Libya hava sahasını ve kara sularını ihlâl etmesine zemin hazırladığını” ve “vatana ihanet” suçu olduğunu savundu. 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Aralık’ta Türk askerini Libya’ya göndermeye hazır olduğunu açıklamasının ardından Newsweek dergisinde yayımlanan habere göre UMH de askeri işbirliğini teklifini 19 Aralık’ta kabul etti. Ulusal Bilgi Bankası kayıtlarına göre Mısır batısında Libya ile bin 150 kilometrelik bir sınır paylaşıyor.

Kahire Üniversitesi’nde siyaset dersleri veren Tarık Fehmi’ye göre Mısır, bölgede yaşanan son gelişmeleri, bilhassa da Türkiye-UMH anlaşmasını ulusal güvenliğine tehdit algılıyor. Gelişmeyi Al-Monitor’a değerlendiren Fehmi, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs’ın 3 Kasım’da Akdeniz’de düzenledikleri ortak tatbikatın da Türkiye’nin Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine karşı bir mesaj olduğunu kaydetti. Türkiye’nin bölgesel enerji işbirliğini artırmak için yedi ülkenin katılımıyla ocak ayında kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu’ndan dışlanmış hissettiğini belirten Fehmi, Mısır’ın Kahire’nin çıkarlarını baltalayacak ve sınırların yeniden çizilmesine yol açabilecek Türkiye-Libya anlaşmasına karşı tetikte olmak zorunda olduğunu vurguladı.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Suriyeli Kürtler ABD’li bir petrol şirketiyle anlaşma imzaladı
Amberin Zaman | Petrol ve gaz | Tem 30, 2020
Suriyeli isyancılar Libya’da birbirlerini mi vuracak?
Amberin Zaman | Suriye çatışması | Tem 23, 2020
Kanal İstanbul hayaliyle rant oyunları
Mustafa Sönmez | Doğal çevre | Tem 22, 2020
Erdoğan Kafkasya’da macera mı arıyor?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | Tem 17, 2020
Erdoğan’ı karalamak Lübnan’da bile güvenli değil
Amberin Zaman | Basın özgürlüğü | Tem 13, 2020

Recent Podcasts

Featured Video