Ana içeriğe atla

İsrail İran’ın misillemesine hazırlanıyor

Suriye’de İran hedeflerine yönelik saldırılar ve Başbakan Benjamin Netanyahu'nun “nükleer arşiv” konuşmasının ardından İran’dan misilleme bekleyen İsrail yönetimi buna nasıl yanıt vereceğini tartışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

EDITORS' NOTE: Reuters and other foreign media are subject to Iranian restrictions on their ability to report, film or take pictures in Tehran. 

Members of the Iranian revolutionary guard march during a parade to commemorate the anniversary of the Iran-Iraq war (1980-88), in Tehran September 22, 2011. REUTERS/Stringer (IRAN - Tags: POLITICS MILITARY ANNIVERSARY) - GM1E79M1GMB01
İran-Irak savaşının yıl dönümünde Tahran’daki geçide katılan Devrim Muhafızları, 22 Eylül 2011 — REUTERS/Stringer

30 Nisan Orta Doğu ölçülerinde bile fazlasıyla çılgın bir gün oldu. İsrail halkı, gece Suriye’nin göbeğinde hava saldırısıyla imha edilen bir İran hedefinin görüntüleriyle uyandı. Akşam saatlerinde ise İran’ın nükleer hedefleri söz konusu olunca en ideal sunucu olan başbakanlarını İran’ın nükleer arşivlerini İsrail kamuoyuna ve tüm dünyaya sunmasını izlediler. Arşivler, Tahran’ın göbeğinden Tel Aviv’in göbeğine MOSSAD ajanları tarafından getirilmişti. Başbakan Benjamin Netanyahu düğün gününe hazırlanmış bir damat gibi görünüyordu. Dünyaya İran nükleer programının en karanlık sırlarını değil de iPhone’un son modelini anlatan bir Apple yöneticisi havasındaydı. Görünüşte İsrail yönetimi ve güvenlik güçleri için yine verimli bir gün olmuştu. Gerçekte ise İsrail ve İran Orta Doğu’da bir volkanın ağzında ölümcül bir dansı sürdürüyordu. Ağır bir vals şeklinde başlayan bu dans bir noktada çılgın bir kılıç dansına dönüşecek.

Halep yakınlarında bir mühimmat deposunu hedef alan bombardıman 30 Nisan sabahı çevrede hâlâ yankılanıyordu. New York Times’ın Suriye’deki bir hava üssünde İran tarafından depolanan 200 balistik füzenin imha edildiğini duyurduğu saatlerde Suriye semalarına hâlâ alev topları sıçrıyordu. Batılı istihbarat kaynaklarına göre füzeler İran’ın İsrail’e karşı planladığı misillemede kullanılacaktı. Dış basının İsrail’e atfettiği daha önceki bir saldırıda İran’ın insansız hava araçları için kullandığı Humus yakınlarındaki T-4 üssü vurulmuştu ve İran buna yanıt vermeyi planlıyordu.

1 Mayıs’ta NBC kanalına konuşan ABD yönetimi kaynakları, İran füzelerinin İsrail F-15 uçakları tarafından vurulduğunu söylediler. Bu arada Netanyahu’nun “İran yalanını” tüm çıplaklığıyla ifşa ettiği sunumu da uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu iki olay – gece bombardımanı ve basına verilen istihbarat brifingi – doğrudan bağlantılıydı.

ABD Başkanı Donald Trump 12 Mayıs’ta İran nükleer anlaşmasının kaderini belirleyecek kararı verecek. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) İran’a karşı bu hareket özgürlüğü İran’ın 12 Mayıs’a kadar her türlü hareketini askıya almasıyla da açıklanabilir. Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin şu aralar istediği en son şey Orta Doğu’da İsrail’i hedef alan bir savaş. Dolayısıyla İsrail’in adeta her gün ipi biraz daha çekme ve çıtayı yükseltme lüksü var.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish