İsrail ve Hizbullah’ın Suriye’deki Rus ruleti

By
p
Article Summary
Rusya bugüne kadar İsrail ve Hizbullah’ın Suriye’de kafa kafaya gelmesini önledi ama bu başarısını uzun vadede sürdürebilir mi? İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İsrail 25 Ekim’de güney Suriye cephesinden sorumlu Hizbullah komutanının kimliğini ifşa etti. İran destekli bir hareket olan Lübnan Hizbullahı ise ertesi gün bir İsrail yerleşiminde çekilen resimleri yayımlayarak misillemede bulundu. Bu hareketler psikolojik savaş olarak yorumlanabilir ama özünde iki tarafın Suriye’deki angajman kurallarının sınırlarını test ettiğini gösteriyor. Aynı zamanda Golan Tepeleri’nde İsrail-Hizbullah çatışmasının önlenmesinde Rusya’nın ne kadar kritik bir rol oynadığını hatırlatıyor.

İsrail-Hizbullah çatışmasının son 10 yılda üç aşamadan geçtiği söylenebilir. Temmuz 2006’daki savaş, çatışmayı Şeba Çiftlikleri başta olmak üzere İsrail işgalindeki Lübnan topraklarına sınırlandırarak yeni angajman kuralları belirledi. 2011-2015 döneminde savaş alanı Suriye kriziyle birlikte genişledi ve örtülü savaş taktikleri geçerliliğini yitirmeye başladı. 2015’ten bu yana ise Rusya Suriye’deki askeri müdahalesi sonucu fiili arabulucu oldu, taraflar arasındaki husumetin ciddi sonuçlar doğurmasını engelledi.

Aslında Suriye savaşının parametreleri Hizbullah-İsrail çatışmasının dinamiklerini değiştirdi. Hizbullah Suriye’de hareket serbestisine kavuştu. Suriye’den zaman zaman Golan’ın İsrail işgalindeki tarafına roketler atılıyor. İsrail’in nazarında Suriye rejimi artık Golan’da istikrarı sağlayabilecek veya Lübnan’da Hizbullah’ı kontrol edebilecek bir güç değil.

Tüm bunların sonucunda Hizbullah ve İsrail konum, taktik ve önceliklerini gözden geçirmek zorunda kaldı. Hizbullah’ta askeri yönetimi temsil eden Cihat Konseyi bir dizi çalkantı atlattı. Bunların en önemlisi, 2008’de öldürülen İmad Muğniye’nin yerine geçen konsey lideri Mustafa Bedreddin’in mayıs 2016’da esrarengiz bir suikasta kurban gitmesiydi. Suriye savaşının ilk yıllarında Hizbullah Suriye topraklarından İsrail’e yeni bir cephe açmaya odaklanmıştı. İsrail’in cevabı bu görevi üstlenenleri ortadan kaldırmak oldu. Ocak 2015’te Cihad Muğniye, aynı yılın aralık ayında Samir Kuntar öldürüldü.

Hizbullah’ın bu iki olaya tepkisi şaşırtıcı biçimde ölçülü oldu. Bu muhtemelen Tahran’ın isteğiydi. Zira kudretli Cihat Konseyi’nde İran Devrim Muhafızları’ndan da bir temsilci bulunuyor. Hizbullah misillemesini Şeba Çiftlikleri’nde yaptı. İsrail’in Suriye’de hedef alınmaması Hizbullah’ın oyunun kurallarını değiştirmek istemediğini gösteriyordu. Hizbullah şu mesajı veriyordu: İsrail örgüt komutanlarını hedef almaktan vazgeçerse o da durumu tırmandırmaktan kaçınacaktı.

İsrail-Hizbullah geriliminin kontrolden çıkmasını önlemek Rusya’nın katkısıyla sağlandı ve bu, 2016’nın başlarında bir dönüm noktası oldu. Moskova böylece Beşar Esad rejimini kurtarmaya odaklanabildi. Rusya’yla İsrail’in vardığı anlaşmayla göre İsrail gerekli durumlarda Hizbullah’ın silah konvoylarını ve Suriye rejim güçlerini vurabilecek, karşılığında da Rus müdahalesine köstek olmayacak, Esad’ın iktidarını tehdit etmeyecekti.

İran’a gelince Rusya, karadaki güç dengesine yön vermek için İran’ın tüm “vekil” gruplarına hava desteği sağlıyor. Ancak bu çatışmaların kapsamı da hâlâ Moskova tarafından belirleniyor.

Temmuzda Hizbullah Rusya’nın talebi doğrultusunda güney Suriye’deki Dera bölgesinden bazı güçlerini çekti ve bunları Lübnan-Suriye sınırındaki El Kaide unsurlarıyla mücadeleye kaydırdı. Ancak son haftalarda yine Rusya’nın onayıyla bazı Hizbullah savaşçıları tekrar Suriye çölüne gönderildi. Bu yeni gelişme, Tahran’ın önceliğinin Şam-Bağdat otobanını ele geçirmek ve İran’la Beyrut arasında bir ikmal hattı oluşturmak olduğunu gösteriyor.

İsrail’in yaklaşımı da 2011’den bu yana evrildi. Özellikle 2016’dan sonra Başbakan Benjamin Netanyahu’nun odak noktası, İran’ın nükleer programından İran’ın Suriye’deki rolüne kaydı. Ancak son gelişmeler, İsrail’de siyasi iktidar ve güvenlik teşkilatı arasında Hizbullah tehdidi konusunda fikir birliği olmadığına işaret ediyor. Savunma Bakanı Avigdor Liberman ekimde yaptığı açıklamada Golan Tepeleri’ne atılan roketlerin arkasında Hizbullah olduğunu savundu ancak İsrail ordusu bu değerlendirmeyi hemen boşa çıkardı. Askeri teşkilatın değerlendirmesine göre Hizbullah Suriye savaşına odaklanmış durumda ve tekrar İsrail’e yönelmesini gerektirecek senaryolardan kaçınmaya çalışıyor.

Çatışmayı engellemiş olsa da Rusya’nın Suriye’deki denge oyunu oldukça tehlikeli bir iş. 16 Ekim’de yaşananlar bunun göstergesi. O gün İsrail’i ziyaret eden Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun İsrail’e gelişine saatler kala Suriye rejimi, Lübnan üzerinde keşif uçuşu yapan bir İsrail uçağına SA-5 füzesi attı. İki saat içinde İsrail ordusu Suriye’ye ait füze bataryasını bombalayarak misillemede bulundu. Görünen o ki Moskova’nın iki tarafa da oynayarak ikircikli bir politika izlemesi tarafları ciddi hesap hatalarına düşürebilir.

Öte yandan İsrail’in sınırdaki silahlı Suriyeli gruplarına “iyi komşu” politikasıyla yardımlar ve hava desteği sağlaması, bunun karşılığında da ilk savunma hattı olarak bir güvenlik koridoru oluşturmak istemesi etkili ve sürdürülebilir bir yaklaşım değil. Golan etrafındaki bölgelerin kontrolü kısmen Suriye rejiminin, kısmen de silahlı muhalefet ile radikal militanların elinde. Bu durum istenmeyen gerilimlere yol açabilir. Suriye savaşı yavaş yavaş sona yaklaşırken Kuneytra bölgesinde nihai kontrolün kimde kalacağı konusunda kalıcı bir anlaşmaya ihtiyaç olacak.

Irak-Suriye sınır kapısını kontrol etme yarışı da Deyrizor’da son bulduğu zaman Rusya ve ABD’nin güney Suriye’deki çatışmazlık bölgesini normalleştirmesi gerekecek. Bunun için şu an İsrail’le Suriye arasındaki hattın 13 kilometre ötesinde bulunan Rus kontrol noktalarından fazlasına ihtiyaç olacak. İsrail’in Hacı Haşim olarak da bilinen Münir Ali Naim Şati’yi ifşa etmesi Hizbullah’la gelirimi düşürecek bir kanalın yokluğunda uyarı atışı niteliğindeydi. İsrail ve Hizbullah uzun vadede Suriye’de çatışmaktan nasıl geri durur bilinmez ama Rusya’nın yeni angajman kuralları belirlemesi gerekecek. Yoksa bu kuralları yeni bir savaş belirler.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: golan heights, irgc, hezbollah, bashar al-assad, syrian civil war

Joe Macaron primarily focuses his research on US strategy, international relations, and conflict analysis in the Levant. His previous analyst roles include the Combating Terrorism Center at West Point, the Issam Fares Center in Lebanon and the Colin Powell Center for Policy Studies. A former journalist, he also advised the International Monetary Fund on public engagement in the Middle East and served in different capacities in the United Nations system. He is a currently a fellow at the Arab Center Washington DC. On Twitter: @macaronjoe

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept