Ana içeriğe atla

Suriye: Türkiye destekli gruplar ile cihatçılar arasında gerilim yükseliyor

İdlib’i kontrol eden cihatçı Heyet Tahrir El Şam örgütü kuzey Suriye’de Türkiye destekli grupların kontrol ettiği bölgelere göz dikmekle suçlanıyor.
ABDULAZIZ KETAZ/AFP via Getty Images

Suriye’nin kuzeybatı vilayeti İdlib’i kontrol eden cihatçı örgüt Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) ile Türkiye destekli gruplar arasındaki gerilim yeniden yükseliyor. Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) mensup bazı grupların oluşturduğu Azim Operasyon Merkezi HTŞ’yi kuzey Suriye’de ÖSO kontrolündeki bölgelere girme planları yapmakla suçluyor.

Son olarak, Azim Operasyon Merkezi’nce kurulan Şikâyet Yanıt Komisyonu’nun üyelerinden Şeyh Ahmed El Helvi, ÖSO bağlantılı Süleyman Şah Tugayı’nın lideri Muhammed Casim’i yolsuzlukla suçladı ve HTŞ’nin ÖSO kontrolündeki bölgelere sızmak amacıyla Süleyman Şah Tugayı’na destek verdiğini iddia etti. 

HTŞ liderlerinden Ebu Maria El Kahtani bu iddiaya 31 Aralık’ta Telegram üzerinden yanıt verdi. Telegram hesabı 4 Ocak’ta silinen Kahtani, Helvi’nin Süleyman Şah Tugayı ile Casim’e saldırma sebebinin yolsuzluk değil HTŞ’yle ilişkileri olduğunu söyledi. HTŞ’nin tüm gruplarla ilişkisi olduğunu belirten Kahtani, “HTŞ gelecekte her yerde olacak ve tüm bölgeler birleştirilecek” diyerek rakip örgütlere gözdağı verdi.

Kahtani’nin bu tehdidi, HTŞ’nin ÖSO gruplarına saldırıp ÖSO bölgelerini ele geçirmeyi planladığı yönünde endişe yarattı.

Azim Operasyon Merkezi’nin Süleyman Şah Tugayı’nı yolsuzlukla suçlaması ÖSO saflarında zaten gerilim yaratmıştı. Nitekim Şikâyet Yanıt Komisyonu da Süleyman Şah Tugayı’nın kimi liderlerini soruşturmak üzere kuruldu.

Kimliğinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan ÖSO bağlantılı bir kaynak, HTŞ’nin, kendisiyle bağlarını açıkça deklare etmeyen bazı gruplar üzerinden başta Afrin, Azez ve El Bab olmak üzere ÖSO kontrolündeki bölgelere nüfuz edeceğine dair birçok ÖSO liderinin ciddi endişe duyduğunu belirtti. 

Halep vilayetinin kuzeyinde bulunan ÖSO liderlerinden Yüzbaşı Salim El Muhammed ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Gruplar, kendi kontrollerindeki bölgelerin HTŞ tarafından hedef alınmasına karşı koyuyor. ÖSO, HTŞ’nin yakınlaşma girişimlerine karşı uyarıldı. ÖSO grupları olarak biz HTŞ ile ortak bir cephe kuramayız. HTŞ terörist örgüt olarak sınıflandırıldığı için böyle bir adım HTŞ ile işbirliği yapan gruplara olumsuz yansır.”

HTŞ 2018 yılında ABD tarafından terörist örgüt ilan edilmiş, BM Güvenlik Konseyi de HTŞ’yi IŞİD, El Kaide ve bunlarla bağlantılı grup ve kişilerle irtibatlı olduğu gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

Muhammed’e göre “HTŞ nüfuz alanını genişletmek ve diğer grupların bölgelerini kontrol etmek istiyor. HTŞ muhalefet cephesini birleştirmek amacıyla şu an için bazı gruplarla görüşmeler yapıyor. ÖSO kontrolündeki bölgelere nüfuz etmek için ÖSO grupları arasındaki iç çekişmeleri kullanıyor, bir gruba karşı bir başka gruba destek veriyor.” 

İdlib kırsalında yaşayan HTŞ’ye yakın medya aktivisti Muhammed El Ömer ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “HTŞ Türkiye’ye yakın grupların bölgelerini kontrol etmeye dönük herhangi bir plan açıklamış değil. HTŞ’nin bu grupların bazılarıyla güçlü ilişkileri var ve liderler düzeyinde karşılıklı ziyaretler oldu. HTŞ kuzey Suriye’de muhalefeti birleştirmek, gruplar arasındaki hareketsizlik ve bölünmüşlük hâlini kırmak istiyor.”

HTŞ dâhil tüm grupları içeren ortak bir cephenin bazı grupların menfaatlerini tehdit ettiğini öne süren Ömer, “Ortak bir muhalefet cephesi kurulursa bazı gruplar zayıflayarak güç ve nüfuz kaybedebilir. Bu yöndeki çabaları bu nedenle engelliyorlar” dedi.

Ömer sözlerini şöyle sürdürdü: “HTŞ’nin tek bir yönetimi, tek bir karar mekanizması var. ÖSO gruplarının ise onlarca lideri var. Parçalanmış bir yapıda olan bu grupların kararları da kendi ellerinde değil, Türkiye’nin elinde. Türkiye daha önce Afrin’in güvenliğini HTŞ’ye devretmeyi önermişti. Ancak HTŞ, adli alan başta olmak üzere tüm alanlarda tam kontrol istediğini, aksi halde Afrin’in güvenlik kontrolünü üstlenmeyeceğini söyleyerek öneriyi reddetmişti. Bu öneri, [ÖSO bağlantılı] Suriye Milli Ordusu’nun temsil edilmediği bir ortamda yapılmıştı.” 

Al-Monitor bu iddiayı farklı kaynaklardan teyit edemedi. 

Erbil’de yaşayan silahlı gruplar uzmanı Raid El Hamid konu hakkında Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “HTŞ Türkiye’yle ittifak eden gruplara saldıracak veya onlarla savaşacak pozisyonda görünmüyor. Türkiye de HTŞ ile doğrudan çatışmaya giremez ya da Suriye Milli Ordusu’nu bu yönde harekete geçiremez. Çünkü ileride ÖSO kontrolündeki bölgelerin devri ya da HTŞ’nin katılımını gerektiren bir siyasi anlaşma söz konusu olursa Türkiye HTŞ’yi bel bağlayabileceği en disiplinli silahlı yapı olarak görüyor.”

Hamid’e göre HTŞ lideri Ebu Muhammed El Colani de ÖSO kontrolündeki bölgeleri ele geçirme pozisyonunda değil: “Bunun nedeni, HTŞ’nin kendi kontrolündeki bölgelerin idaresine ve geçiş noktalarından maddi kazanç sağlamaya odaklanması, bu arada da savaş eğitimlerine ilgisinin azalması. Ayrıca, HTŞ’nin en önemli güç kaynağı olan El Kaide’ye yakın Selefi koldan pek çok üst düzey yönetici örgütten ayrıldı.”

Hamid’e göre HTŞ kendi kontrolündeki bölgelerde güvenliğe odaklanarak ve IŞİD hücrelerinin faaliyetlerini önleyerek otoritesini pekiştiriyor ve oldubittiler yaratıyor. 

Uzman değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Bunun yanı sıra HTŞ mali ve ekonomik imkânlarını artırmaya odaklanıyor, bu kapsamda yatırımcı ve girişimcilere özel ayrıcalıklar sağlayarak bu kesimin menfaatlerini örgüte ve şahsen Colani’ye bağlamaya çalışıyor. HTŞ kendi örgütlenmesinde de değişiklikler yaptı. Colani’ye sadık olmayan yöneticiler örgütten atıldı ve yerlerine Şeriat alimleri, medyadan isimler, iktisatçılar dâhil yeni yöneticiler, yeni idari, sağlık ve eğitim kadroları getirildi.”

Colani geçtiğimiz aylarda ÖSO kontrolündeki bölgelere girme tehdidinde bulunmuştu. Halep’in bazı bölgelerinden kaçanlarla Ağustos 2021’de düzenlenen toplantıda konuşan Colani, “Halep’in kuzeydoğusunda muhaliflerin kontrolündeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde yaşayan insanlar bu bölgelere HTŞ’nin girmesini talep ediyorlar” demişti.