Ana içeriğe atla

Türkiye’nin Mısır heyecanı: Teklifler karşılıksız mı?

Mısır’ın Doğu Akdeniz’de hidrokarbon ihalesine çıkarken Türkiye’nin haritasını gözetmesi büyük heyecan yarattı. Türk yetkililerinin Kahire’ye verdiği sıcak mesajların henüz karşılığı yok.
A picture taken at the port of Dilovasi, outside Istanbul, on June 20, 2019 shows the drilling ship 'Yavuz' scheduled to search for oil and gas off Cyprus. - Turkey is set to send a new ship on June 20 to search for oil and gas off Cyprus, in a move expected to escalate tensions after the EU called on Ankara to stop its "illegal drilling activities". The region near the divided island is believed have rich natural gas deposits, triggering a race between Turkey and the internationally recognised Cyprus, whic

Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları üzerine sergilediği “sert güç” manevralarından sonuç alamayan Türkiye, 2013’ten beri kavgalı olduğu Mısır’ı enerji denkleminde yanına çekebilmek için yapıcı mesajlar veriyor. Abdülfettah El Sisi yönetiminin fazla renk vermemesi nedeniyle Türkiye’nin mesajları biraz “karşılıksız teklif” gibi duruyor.

Mavi Vatan teziyle hükümetin Doğu Akdeniz siyasetine yön verenler, Mısır’ın Yunanistan ve Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti yerine Türkiye ile anlaşması halinde daha fazla deniz yetki alanına sahip olacağı, Sisi yönetiminin de bu avantajlı seçeneğe kayıtsız kalamayacağı öngörüsünden hareket ediyor. Aynı çevreler sorunun asıl muhatabı Yunanistan’a karşı olabildiğince tavizsiz dururken Yunan-Rum konseptini bertaraf etmek için Mısır ve İsrail’le ilişkileri düzeltmeyi öneriyor.

Libya’da yeni hükümetin oluşumunda Kahire ile Ankara’nın birbirine yakınlaşması Doğu Akdeniz’de aranan ortaklık için cesaret verdi. Asıl heyecan yaratan şey, Mısır’ın 18 Şubat'ta Doğu Akdeniz’de hidrokarbon çalışmaları için çıktığı ihalenin 18’nci sahasında, Türkiye'nin BM’ye bildirdiği Türk kıta sahanlığını gözeten bir sınır çizmesiydi.

Bunun üzerine Savunma Bakanı Hulusi Akar "Bu çok önemli bir gelişme, devamını bekliyoruz. Mısır ile bizim tarihsel, kültürel birçok ortak değerimiz var. Bunların aktive olmasıyla önümüzdeki günlerde farklı gelişmeler olabilir” dedi.

Akar bu sözleri Doğu Akdeniz’de caydırıcılık inşa etmek için kurgulanan Mavi Vatan 2021 Tatbikatı’nı izlerken söyledi. Ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Mısır'la müzakere edebiliriz, ileride bir anlaşma imzalayabiliriz" ifadelerini kullandı.

Son olarak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın “Mısır’la işbirliği yapmak istiyoruz. Mısır, halen Arap dünyasının beyni ve kalbi. Mısır ve Körfez ülkeleriyle yeni bir sayfa açılabilir" dedi.

Anadolu Ajansı’nın yorumuna göre Mısır hidrokarbon ihalesinde Türkiye’yi dikkate alarak deniz yetki alanları anlaşmasına istekli olduğunu gösterdi.

Hatta Türk medyasına bakılırsa Mısır’ın Türkiye’nin uzattığı eli tutma eğilimi Yunanistan’ı panikletti. Yunanistan Başbakanı Kiryatos Miçotakis, Sisi’yi ararken Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da 8 Mart’ta Kahire’ye gitti. Sisi’nin sözcüsü Bassam Radi’ye göre liderler görüşmesinde ilişkilerin gücü teyit edildi.

Türk yetkililer kamuoyunu Sisi yönetimiyle ilişkileri düzeltme fikrine hazırlamak için bu tür demeçler verebilir ama bu iyimserlikte yanıltıcı birkaç boyut var. Mısır’ın hidrokarbon faaliyetlerinde Türkiye’nin haritasını esas aldığı 28’nci meridyenin doğusu zaten Yunanistan’la anlaşmada yok. Rodos ve Girit adalarının kıta sahanlığını kısmen içeren Yunanistan-Mısır anlaşması, 26 ve 28’nci meridyenler arasını kapsıyor. Mısır, Meis adasının kıta sahanlığı olmadığı tezini savunduğu için Yunanistan'la 28'in doğusunda anlaşamıyordu. 

Dış politika analisti Aydın Sezer’in de ısrarla vurguladığı üzere Mısır ile Türkiye’nin Meis’le ilgili tezleri örtüşüyordu. Haliyle Mısır’ın, Yunanistan’la anlaşmayı 28’nci meridyenin doğu çizgisinde sınırlaması genel siyasetin bir parçasıydı.

Fakat burada 8 Mart’ta Dendias’ın Kahire ziyareti sırasında yeni bir durum oluştu. Mısır’ın ilan ettiği 18'nci sahanın yarısı 28’nci meridyenin doğusunda kalıyordu. Türkiye’nin haritasını esas alan bu çizgi, Meis’le ilgili Yunan tezine aykırılık teşkil ettiği için Atina rahatsızdı. Dendias’la pazarlıkların ardından Mısır bu alanda 28’in doğusuna sarkan parçayı silen yeni bir harita yayımladı. Bu durumu Al Monitor’a değerlendiren Sezer’e göre bu geri adımla Mısır, Yunanistan’ın Meis adasıyla ilgili tezine zımnen destek vermiş oldu. Bu da “Mısır Türkiye’ye jest yaptı” çıkarımını ortadan kaldıran bir sonuç.

Mısır ile Kıbrıs Cumhuriyeti de 30 ve 32’nci meridyen ve 32’nin doğusunda anlaşmıştı. Uzlaşılan bu alanda Rumların kendi taraflarında belirlediği 1, 3, 5 ve 7’nci parseller ile Türkiye’nin haritası çakışıyor. Bu alanda Mısır ile Türkiye arasında bir sorun gözükmüyor. Eğer Mısır, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan’la anlaşmalarından vazgeçmeyecekse Türkiye ile uzlaşacağı alan 28 ile 30’ncu meridyenler arasındaki bölgeyle sınırlı olacaktır. 

Bu türden kısmi bir anlaşma Türkiye’nin Mısır’ı yanına çekerek oyunu bozma hedefinin çok gerisinde. Türkiye’nin 2019’da Libya ile uzlaştığı harita Mısır-Yunan anlaşmasıyla ciddi bir çatışma içerisinde. Nitekim Mavi Nitekim Vatan konseptinin mimarı müstafi Tümamiral Cihat Yaycı da batı koordinatı olmadan Mısır’la sadece 28’in doğusundan yapılacak bir anlaşmanın, Türkiye’nin Libya anlaşmasını kendi eliyle çökertmesi ve 40 bin kilometrekare alan kaybetmesi anlamına geleceğini düşünüyor. 

Yaycı’nın bu uyarısı Libya hamlesinin de nasıl ters teptiğinin itirafı sayılır. Sezer de bu olasılıkla ilgili “Mısır’la anlaşmak bir tuzaktır. Bu, 28’in batısında Yunanistan, 30’un doğusunda da Rumların haritasını meşrulaştıracaktır. Türkiye yanlış adımlar yüzünden ağır bedelin ödeneceği bir durumla karşı karşıya” değerlendirmesinde bulundu.

Meselenin teknik detayları hükümetin öne sürdüğü gibi Türkiye’nin çıkarlarına kast eden haritaları yırtıp atamadığını gösteriyor.

Mısır tarafına bakarsak, Ankara’nın çıkarımlarını haklı çıkaracak ciddi bir değişiklik gözükmüyor. Biraz daha ihtiyatlı konuşan Türk yetkililer, teknik düzeyde görüşmelerin devam ettiğini söylüyor. 

El Şark gazetesine konuşan Mısırlı diplomatik kaynaklar ise Türkiye’nin girişimlerinin yeni olmadığını belirtirken, iki ülke arasında müzakere yürütüldüğü açıklamasını reddediyor. Söz konusu kaynaklar, Kahire’nin deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin Türkiye ile yakın zamanda bir müzakere niyeti olmadığını belirtiyor. 

“Mısır tarafı, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Ankara arasında imzalanan anlaşmasını reddeden tavrına sadık” diyen Mısırlı kaynaklar, Mısır'ın Akdeniz ülkelerinin deniz sınırlarına saygısının yeni olmadığını vurguluyor.

Ağustos 2020’de Mısır ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmanın Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmaya bir yanıt olduğunu hatırlatalım.

Ayrıca Türkiye’nin Libya’daki askeri varlığı, Sisi karşıtı tutum ve Müslüman Kardeşler’e destek de ikili ilişkilerin önündeki engeller olarak duruyor. Türkiye’nin Sisi’yi “darbeci ve zalim” ilan eden siyaseti gerilese de Erdoğan, Müslüman Kardeşler’e yönelik baskıları yermek için simgeleştirdiği “rabia”yı parti kongrelerinde kullanmaya devam ediyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili Ünal Çeviköz, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika’da ağırlığı olan Mısır’la ilişkilerin sekiz yıldır elçilik düzeyinin altında sürdürülmesini fahiş bir hata olarak niteleyip ciddi bir değişim gerektiğini vurguluyor. Al-Monitor’a konuşan Çeviköz şunları aktardı: “Zararın neresinden dönülse kârdır desek dahi Türkiye’nin genel dış politika körlüğü ve diyalog yerine gerilim odaklı bir çizgi izlemesi makasın daha da açılmasına yol açmıştır. Bu boşluğu kapatmak ve Mısır ile adil, eşitler arası seviyeli bir ilişki kurabilmek çok ciddi bir çaba gerektirecektir. Deniz yetki alanlarının belirlenmesinin ötesinde bütüncül bir yaklaşım gerekiyor.”

Sisi’nin hem 2013 darbesi sonrasında hem Doğu Akdeniz’deki kavgalı süreçte yanında gördüğü müttefiklerini üzecek adımlar atması da çok gerçekçi bir beklenti değil. Yine El Şark’a konuşan kaynaklara göre en son şubatta Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Yunanistan ve Kıbrıs’ın katılımıyla Atina’da düzenlenen Dostluk Forumu, Ankara’nın yelkenleri indirmesinde etkili oldu. Bu durumda “Mısır istediklerini almadan ortaklarından vazgeçer mi” sorusu önem kazanıyor.

More from Fehim Tastekin

Recommended Articles