Ana içeriğe atla

Mısır’da din hanesi kimliklerden kaldırılacak mı?

Mısır’da kimliklerdeki din hanesinin kaldırılmasına yönelik yasa önerisi aktivistler tarafından olumlu karşılansa da dini azınlıkların maruz kaldığı ayrımcılık ve görülmemiş baskıya karşı çok daha fazlası gerekiyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A woman with her ID arrives at a polling station to vote during the final stage of a referendum on Egypt's new constitution in Bani Sweif, about 115 km (71 miles) south of Cairo December 22, 2012. Queues formed at some polling stations around the country and voting was extended by four hours to 11 p.m. (2100 GMT). Last week's first round of voting, which an opposition leader said was marred by "serious violations", gave a 57 percent vote in favour of the constitution, according to unofficial figures. REUTER

Mısırlı milletvekili İsmail Nasreddin kimlik belgelerinden din hanesinin kaldırılmasını öngören bir kanun teklifi sunacağını duyurdu. Nasreddin’in Mısır basınında yer alan açıklamasına göre bu düzenlemeyle yurttaşlık değerlerine saygı duyan, sivil bir devletin yolu açılacak. Mısır Anayasası üç “semavi dini” tanıyor ve tüm yurttaşların inanç ve ibadet özgürlüklerini güvence altına alıyor. Ancak Anayasa’nın 2. Maddesi İslamiyet’i resmi din olarak belirliyor ve “Şeriat ilkeleri başlıca yasama kaynağıdır” ifadesini içeriyor.

Dini ayrımcılığın tüm biçimleriyle ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Nasreddin, kanun teklifi kararını, Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin geçtiğimiz günlerde Şarm El Şeyh’teki Dünya Gençlik Forumu’nda yurttaşlık haklarına ilişkin söylediği sözler üzerine aldığını belirtti. Dini hoşgörü ve çoğulculuğa dair idealist bir tablo çizen Sisi, genç katılımcılara “Her yurttaş istediği şekilde ibadet etme hakkına veya hiç ibadet etmeme hakkına sahiptir.” dedi.

Ancak gerçekler bundan bir hayli farklı. Büyük çoğunluğu muhafazakar Müslüman olan Mısır toplumunda ateizm köklü bir tabudur ve Guardian gazetesinin deyimiyle “Hristiyan azınlık görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya.” İnançsız olduklarını açıkça ifade etmeye cesaret edenler 1982’den beri yürürlükte olan dini değerlere sövme yasası uyarınca kovuşturma ve tutuklanma riskiyle karşı karşıya. Yasaya göre üç tek tanrılı dinlere yönelik karalama veya saygısızlık fiillerini işleyenler, milli birliğe zarar verenler ya da toplumda ayrışma yaratmak amacıyla radikal fikirler yaymak için dini kullananlar beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabiliyor.

Milletvekili Amr Hamruş ise aralık 2017’de ateizmin suç sayılmasını öngören bir yasa teklifi sunmuştu. Teklif, siyasilerin, medyanın ve dini önderlerin yer aldığı geniş bir korku tellallığı kampanyasının parçasıydı. İnsan hakları aktivistleri tasarının “inançsızlara karşı ayrımcılığı artıracağı” uyarısında bulunurken, Hamruş yasanın “toplumsal dokuyu tehdit eden tehlikeli bir eğilime” karşı gerekli olduğunu savunmuştu. Tasarı henüz yasaya dönüşmemiş olsa da inançsız insanlara ürkütücü bir mesaj verilmiş oldu.

Bazı medya organları ve din adamlarınca “uygunsuz” ya da “yıkıcı” bulunan farklı fikirler nedeniyle hedef alınan tek grup ateistler değil. Mısır’da nüfusun yüzde 10’unu oluşturan Kıpti Hristiyanlar da çeşitli sıkıntılar yaşayan ve son yıllarda defalarca saldırıya uğrayan bir azınlık. 2 Kasım’da gerçekleşen son saldırıda, ücra bir çöl manastırını ziyaret eden bir grup Kıpti’yi güneydeki Minya iline götüren otobüs tarandı. Saldırıda sekiz kişi hayatını kaybetti, en az 12 kişi yaralandı. İslam Devleti örgütünün Mısır kolu tarafından üstlenilen olay, Hristiyan hacıları aynı bölgede hedef alan mayıs 2017’deki saldırıyı hatırlattı.

Nasreddin’in yasa önerisi son şiddet olaylarının ardından geldi. Bu girişime kuşkuyla yaklaşanlar, devletin, korumasız bırakıldıkları için hükümete karşı öfkeli olan Hristiyanları yatıştırmaya çalıştığını düşünüyor.

Hudson Enstitüsü Dini Özgürlükler Merkezi’nde kıdemli araştırmacı olan Samuel Tadros yasa önerisini Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Devletin bunu ilerletmekte hiçbir çıkarı yok. Yasa geçse bile sembolik olacaktır. Zira din hanesi kaldırılsa bile bir kişinin hangi dinden olduğu isminden kolayca anlaşılabiliyor.”

Mısır’daki Hristiyanlar çocuklarına pek çok zaman Hristiyan azizlerin isimlerini veriyor ve geleneksel olarak bileklerine haç dövmesi ya da dini kimliklerini belirten başka bir sembolün dövmesini yaptırıyorlar.

Kimlik kartlarındaki din hanesini “bölücü” ve “ayrımcı” bir uygulama olarak gören ve kaldırılması için defalarca çağrıda bulunan hümanistler, yasa teklifini olumlu karşılamakla birlikte parlamentodan geçme şansını düşük görüyorlar.

Orta Doğu Politikaları Tahrir Enstitüsü araştırmacılarından Timothy Kaldas Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Kimlik kartlarından dini kaldırma konusu son yıllarda birkaç kez gündeme geldi ama bunların hepsi çıkmaz sokağa girdi. Teklif yasalaşırsa –ki burada büyük bir soru işareti söz konusu-- bu kesinlikle olumlu olur.”

Nasreddin kimliklerden din hanesini kaldırma girişiminde bulunan ilk milletvekili değil. 2016’da Alâ Abdül Muneym tarafından sunulan benzer bir teklif, Temsilciler Meclisi’nde muhafazakârların sert direnciyle karşılaşınca rafa kaldırılmıştı. Selefi Nur Partisi, teklifin Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğunu söyleyerek karşı çıktı. Ayrıca böyle bir düzenlemenin Şeriatın izin vermediği Hristiyan erkekler ile Müslüman kadınlar arasındaki evliliklere yol açabileceği uyarısında bulunuldu. İslam dini Müslüman erkeklerin diğer semavi dinlerden kadınlarla evlenmesine izin veriyor ancak Müslüman kadınların Müslüman olmayan erkeklerle evlenmesine izin vermiyor.

İslam dininin en yüksek otoritesi El Ezher’in medya sorumlusu Mustafa Abdül Cevad Al-Monitor’a yaptığı açıklamada El Ezher’in bu kaygıları paylaşmakla birlikte kimliklerden din hanesinin kaldırılmasını dini bir meseleden ziyade bir güvenlik meselesi olarak gördüğünü belirtti. Teklif yasalaşırsa gözden geçirilmek üzere El Ezher’e gönderilecek. Düzenlemenin şeriatla bağdaşıp bağdaşmadığı kararını Ulema Komitesi verecek.

Kahire İnsan Hakları Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Bahey Hasan yasa teklifini “kozmetik” bir düzenleme olarak görüyor ve “devletin Hristiyanlara karşı kurumsallaşmış ayrımcılığı örtbas etmeye çalıştığını” düşünüyor.

Al-Monitor’a konuşan Hasan, “Kıpti Hristiyanlar dinleri kimliklerinde yazılı olduğu için değil Hristiyan oldukları için ayrımcılığa maruz kalıyor.” diyor. Hasan’a göre kiliselerin yapım ve onarımına uygulanan yasal kısıtlamalar, Hristiyanların kamu kurumlarında, askeriyede ve güvenlik birimlerinde üst düzey görevlere getirilmemesi gibi haksız uygulamalar mezhepsel şiddeti kışkırtıyor.

Kilise yapımına ilişkin 2016’da kabul edilen kanun büyük beklentilere rağmen ibadethaneler için birleşik bir düzenleme sağlayamadı. Bu düzenlemeye karşı çıkanlar, cami ve kiliselerin idaresinde Müslüman ve Hristiyanların yasal olarak eşit olmasını kabul etmiyordu. Kanunu eleştirenler ise “mezhepçi” ve “önyargılı” olduğunu söylüyor. Kanun kilise yapım ve onarımını valilik iznine tabi kılıyor ve bir kilisenin büyüklüğünün o bölgede yaşayan Hristiyan sayısıyla orantılı olması gerektiğine hükmediyor. Cami yapımında bu tip kısıtlamalar söz konusu değil.

Kaldas bu konuda şöyle diyor: “Hristiyanlar için ibadethane yapımına yönelik yasal zorluklar, bilhassa kırsal bölgelerde Kıptilere karşı şiddetin bahanesi oluyor. Devletin failleri yargılamak yerine bu meseleleri geleneksel uzlaştırma toplantılarında çözmeye çalışması cezasızlık iklimi yaratıyor ve bu da Kıpti toplumuna karşı şiddeti özendiriyor.”

Bu tip ciddi ayrımcılık sorunları çözülmediği sürece son yasa teklifi Kıptilerin maruz kaldığı haksızlıkları tek başına hafifletemez. Mısır Hak ve Özgürlükler Komisyonu’nun azınlıklar programı yöneticisi Mina Thabet’e göre “İnanç temelli ayrımcılıkla mücadelede din hanesinin kimliklerden çıkarılmasının çok ötesinde adımlara ihtiyaç var. Yine de bu doğru yönde atılmış bir ilk adımdır. Düzenleme en azından toplumsal düzeyde daha fazla ayrımcılığa karşı mesaj vermiş olacak. Bundan semavi dinler dışındaki inançların mensupları da yararlanacak. Örneğin Bahailer resmi din kategorilerine uymadıkları için ciddi sıkıntılar yaşıyor.”

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial