Ana içeriğe atla

Irak’ta yakalanan yabancı İD militanları hâkim önüne çıkıyor

Irak’ta yakalanan yabancı uyruklu İslam Devleti militanları, Bağdat Merkez Ceza Mahkemesi’nde hâkim önüne çıkmaya başladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
TOPSHOT - A picture taken on April 29, 2018 in the Iraqi capital Baghdad's Central Criminal Court shows Russian women who have been sentenced to life in prison on grounds of joining the Islamic State (IS) group standing with children in a hallway. - Iraq sentenced 19 Russian women to life in prison for joining IS group on April 29, according to an AFP journalist and a judicial source. 
The president of Baghdad's Central Criminal Court, which deals with terrorism cases, said the women were found guilty of "j

Açık tenli, yeşil gözlü bir Azeri olan Samira Türk eşiyle sosyal medyada tanışmış. Bağdat Merkez Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmasına çıkan Samira, Yargıç Süheyl Abdullah’ın sorularını yanıtlarken “İlk buluşmamız Türkiye’de oldu.” diyor ve devam ediyor: “Evlendik ve Suriye’ye gitmeye karar verdik. Yıl 2015’ti. Neredeyse bir yıl Suriye’de yaşadık, sonra bir yıl Irak’ta yaşadık ve burada boşandık.”

Samira’nın üzerinde, Bağdat’ın kuzeyinde kadınların tutulduğu bir cezaevi olan Irak Islah Merkezi’nin tek tip pembe kıyafeti var. Yanında da iki yaşındaki kızı Safiye. Samira suç işlediğinin farkında olmadığını söylüyor. Yargıç “Eşiniz şimdi nerede?” diye sorunca, “Bilmiyorum. 2017’deki Musul savaşından bu yana ondan haber almıyorum.” yanıtını veriyor.

2005 tarihli Irak Terörle Mücadele Yasası’nda cezalar 15 yıl hapisten başlayarak müebbet ve ölüm cezasına kadar çıkıyor. Irak’ta İslam Devleti (İD) yönetiminde yaşamış olan yabancı uyruklu kadınlar, müebbet cezanın karşılığı olan 20 yıl hapisle karşı karşıya.

Samira’nın duruşmasında onun lehine olabilecek delil veya tanıklar yok. Hâkim önüne çıkmak için Rus uyruklu birçok kadın sıra bekliyor. Rusça çevirmen her gün gelmediği için kadınlar beklemek zorunda. Al-Monitor’a konuşan Yargıç Abdullah “Fransızca, Rusça veya Türkçe çevirmenler her zaman burada bulunmuyor, kadınlar ve çocuklar da boşuna bekliyor.” diyor.

Bağdat’ta şu an 820 çocukla birlikte yaklaşık bin kadının tutuklu olduğu tahmin ediliyor. Kadınlar İD’le irtibatlı olmakla suçlanıyor. Aynı mahkemede erkek koğuşları da her zaman dolu. Zira erkekler de yargıç önüne çıkmak için sıra bekliyor. Erkeklerin yüzde 70’i İD üyeliği ile suçlanıyor ve daha önce alt düzey mahkemelerde soruşturma duruşmalarından geçmişler. Geri kalan yüzde 30’u adi suçlulardan oluşuyor. Yani araba hırsızı ile savaş suçları işlemiş biri aynı sırada bekleyebiliyor. Yargıç Abdullah haftanın beş günü sabah saat dokuzdan öğleden sonra saat üçe kadar duruşmalara giriyor.

Mahkemede avukat olan Firas El Hazali’ye göre “İD militanlarının işi çabuk bitmeyecek. Süreç en az önümüzdeki yılın sonuna kadar devam eder.”

Irak genelinde 20 bin kişinin tutuklu olduğu tahmin ediliyor. Bunların büyük bölümü, uzatmalı Musul savaşı dâhil Irak topraklarının üçte birini işgal eden İD’in temizlenmesiyle sonuçlanan harekâtlarda tutuklanmış. Şu ana kadar yaklaşık 3 bin yargılama tamamlanırken sanıkların %98’i hüküm giymiş.

Hapishanenin tek tip kahverengi elbisesini giyen Ahmet, suçsuz olduğunu iddia ediyor. Kendisine yönelik suçlamaların kaynağı gizli muhbirler. Yargıç duruşmaya bir sürü soruyla başlıyor. “İslamcı polis için çalıştın mı?” Ahmet “Hayır efendim” diyor. Sorular devam ediyor: “Askeri okula gittin mi? Terör eylemlerine katıldın mı? Çatışmalarda yer aldın mı? İD’den maaş aldın mı?” Ahmet “Hayır efendim” diyor ve ekliyor: “Beni sokaktan aldılar. Beni zorladılar. Ben suçsuzum.” Duruşmanın sonunda Ahmet ömür boyu hapse mahkûm oluyor.

Ortalama 10 dakika süren duruşmalarda sanıkların kaderi bu hızlı sorgulamaya bağlı. Şu ana kadar yaklaşık 300 idam cezası infaz edilmiş durumda.

Al-Monitor’a konuşan Hazali yargılamalar hakkında şöyle diyor: “İtiraflar çoğu zaman işkence altında alınıyor. Birçok insan gerçekten suçsuz ama kendilerini savunma veya kurtarma şansları yok. Yargıçlar ve avukatlar ise suçsuz görünen biri lehine tavır alırlarsa karşı tepki görmekten, İD yandaşlığı ile suçlanmaktan korkuyorlar.”

Kimliğinin gizli kalması kaydıyla konuşan bir başka avukat ise başka bir çözüm görmediğini söylüyor: “Batı dünyası hızlı yargılamalar ve idam cezası nedeniyle bizi eleştiriyor. Ancak ben 15 yıldır bu alanda çalışıyorum. Radikal militanları düzeltmenin yolu yok. İsim değiştiriyorlar ama kafaları aynı kalıyor. Hayattaki amaçlarını, ölme arzularını hiçbir hapishane değiştiremez.”

Irak hükümeti geçtiğimiz aralık ayında İD’e karşı zafer ilan etse de örgütün varlığı ülke genelinde hâlâ hissediliyor. Her hafta farklı vilayetlerde yaşanan terörist saldırılar Irak’ı sarsmaya devam ederken Musul başta olmak üzere ülke genelinde her gün İD mensupları tutuklanıyor. Irak-Suriye sınırındaki çöllük bölgelerde mücadele aslında hiçbir zaman sona ermedi. Kaçmayı başaran militanların faaliyetlerini buralarda sürdürdüğü düşünülüyor.

Ancak Irak’taki en uzun mücadele adalet mücadelesi olacak. BM araştırmacılarından oluşan bir ekip ağustos ayında Irak mahkemelerinde kullanılmak üzere savaş suçları, insanlığa karşı suçlar, Ezidi ve diğer azınlıklara karşı soykırım gibi konularda delil toplamaya başladı. Irak hükümeti BM ekibine, Irak ordusunun ve onun yanında savaşan milislerin işlediği savaş suçlarını araştırma izni vermedi.

Avukat Hazali “Eğer savaş suçlarını soruşturmaz ve masumların sesini duymazsak İD isim değiştirir ama çehresini aynen korur.” diyor.

More from Marta Bellingreri (Syria Pulse)

Recommended Articles