Ana içeriğe atla

Hükümetten seçim tatlandırıcıları

Türkiye başkanlık sistemine geçiş için sandığa gitmeye hazırlanırken hükümet tarihin en büyük seçim paketini açtı.
A man sits in front of poster flags of Mustafa Kemal Ataturk, founder of modern Turkey, near spice bazaar at Eminonu district on April 19, 2018 in Istanbul. - President Recep Tayyip Erdogan on April 18, 2018 called snap elections in Turkey for June 24, bringing the polls forward by over a year-and-a-half after a call from his main nationalist ally. (Photo by OZAN KOSE / AFP)        (Photo credit should read OZAN KOSE/AFP/Getty Images)

Türkiye’de her genel seçim öncesinde hükümetler kesenin ağzını açar; emekliye, asgari ücretliye, çiftçiye, esnafa seçim hediyeleri dağıtır. Ama başkanlık sistemine geçişi sağlayacak olan 24 Haziran seçimleri öncesinde açılan paketin eşi benzeri yakın geçmişte görülmedi.

Etkilediği kitleler dikkate alındığında nüfusun tamamını ilgilendiren paketin en tartışmalı bölümünü emekli ikramiyesi oluşturuyor. Çünkü 7 Temmuz 2015 tarihinde yapılan genel seçimler öncesinde ana muhalefet partisi CHP’nin “emekliye iki ikramiye”, “asgari ücretin 1500 liraya çıkarılması” gibi vaatleri iktidar kanadında “bütçe imkânları nedeniyle uygulanamaz” bulunmuştu. Hatta dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek CHP vaatlerinin bütçeye aşırı yük getireceğine dikkat çekerek “CHP bu vaatleri gerçekleştirsin, ben de CHP’ye oy veririm.” demişti. 

Ancak 2015 genel seçimlerinden sonra tekrar iktidara gelen AK Parti’nin CHP’nin kozlarını tek tek elinden alıp uygulamaya soktuğu görülüyor. Önce asgari ücret artırıldı şimdi de seçime 54 gün kala açılan paketle emeklilere dini bayramlardan önce biner lira ikramiye ödenmesi kararlaştırıldı.

CHP’nin ekonomi kökenli Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu kendi vaatlerinin hükümet tarafından uygulamaya konulması üzerine Twitter hesabından şu mesajı paylaştı: “Mehmet Şimşek söz verdi, seçimde oyunu bize verecek.”

Peki yeni paket ne getiriyor ve kaç kişiyi ilgilendiriyor?

Sabah gazetesinin “Bahar müjdesi” başlığıyla verdiği manşet haberde paketin 81 milyon kişiyi ilgilendirdiğini açıklandı. Habere göre 12 milyon emekliye, gazilere, şehit yakınlarına dini bayramlardan önce biner liralık iki ikramiye verilecek. Yaklaşık 600 bin kişinin yaşlılık aylığı 266 liradan 500 liraya çıkarılacak. Yurt genelindeki 13 milyon tapusuz binaya yapı kayıt belgesi verilecek. Üniversiteden kaydı silinen öğrenciler okula dönebilecek. Af kapsamındaki öğrenci sayısının 500 bin olduğu bildiriliyor. 

Vatandaşın devlete vergi ve prim borçları, trafik cezaları, köprü ve otoyol geçişlerinden kaynaklı borçlar, belediye ve özel idarelerin atık su alacakları yeniden yapılandırılacak. Borçlar 36 ay içerisinde ödenebilecek. Peşin ödemelerde gecikme faizinin yüzde 90’ı alınmayacak. Kesin bir sayı verilemiyor ama kapsama alanında milyonlarca kişi bulunuyor. Emekli olduktan sonra çalışanların geçmiş yıllardan kalan prim borçları silinecek. Bağ-Kur borcunu ödememiş esnaf sağlık hizmetinden yararlanacak. Karadeniz’in en büyük geçim kaynağı olan çay alım fiyatına enflasyonun üzerine çıkılarak yüzde 16 zam yapıldı.

İktidarın açıkladığı pakete karşı muhalefetin “biz daha fazlasını vereceğiz” vaadinden başka seçeneği yok. Nitekim CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu “Yeni seçim bildirgemizi bekleyin” diye tweet attı. CHP’nin seçim bildirgesinde yeni vaatlerle ortaya çıkacağı anlaşılıyor.

Merkez sağın yeni siyasi hareketi İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise iktidarın korkudan paket açıklamak zorunda kaldığını düşünüyor: “Milletimizi hatırlamak için bizden korkmanız mı gerekiyordu.” 

Seçim paketi Türkiye’de enflasyonun tırmanışa geçtiği bir dönemde açıldı. Temel görevlerinden biri enflasyonla mücadele olan Merkez Bankası’nın sıkı para politikası uygulamaya ihtiyacı var. IMF de “Ekonomi ısındı, para politikası sıkılaştırılmalı” diye uyardı

IMF’nin “sıkılaştırma” uyarısı ile hükümetin keseyi açmasının aynı güne denk gelmesi ise ironik bir gelişme. Başbakan Binali Yıldırım paketin maliyetini “22-24 milyar lira” olarak açıkladı.

Peki hükümet ekonominin sıkıntılı bir döneminde böylesine yüklü bir maliyeti üstlenmeye nasıl cesaret etti?

Başbakan “imar barışı” ile yapılacak harcamadan iki misli gelir elde edileceğine dikkat çekti. Ancak aftan gelecek paranın bir defaya mahsus olduğunu not etmek gerekiyor.

Öte yandan devletin sosyal yardım kuruluşları aracılığıyla her ay düzenli olarak dağıttığı ayni ve nakdi yardımlar var. Sosyal yardımların kapsama alanında 15 milyon kişi bulunuyor. Bu kişilere 2015 yılında 25 milyar lira, 2016 yılında 32 milyar lira yardım yapıldı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2018 yılı bütçe görüşmeleri sırasında verdiği bilgiye göre son 15 yıl içerisinde sosyal yardımlar yıllık 1,4 milyar lira düzeyinden 38 milyar liraya ulaştı. 

Sosyal yardımlar hükümetin en büyük kozu. Bu yolla bebeklere, yaşlılara, ilkokul öğrencilerine, üniversitelilere, engellilere, işsizlere kadar geniş bir yelpazeye ulaşılıyor. Ve AK Parti her seçime sosyal yardım ulaştırdığı kitlelerin sağladığı oy avantajıyla giriyor.

CHP’nin 2015 genel seçimlerindeki oy sayısının 12 milyon 108 bin olduğu dikkate alındığında, 15 milyon kişiye düzenli yardımın iktidara nasıl bir avantaj sağladığı daha iyi görülebilir.

Seçim öncesi Ramazan ayının etkisiyle belediyelerin de devreye girmesi ve sosyal yardımların katlanması bekleniyor.

Aflar, yardımlar, maaş zamları, ikramiyeler yoluyla milyonlarca kişiye ulaşan seçim paketinin sandığa nasıl yansıyacağı merak konusu. Nisan, mayıs ve haziran aylarındaki anketlerin karşılaştırması “etki analizi” yapabilmek için önem taşıyor.

Seçimi etkileyecek detaylardan biri de haziranın milyonlarca emekli için zam ayı olması. Şimdiye kadar enflasyona paralel uygulanan zam oranı bu kez enflasyonun üzerine çıkabilir. Ancak terazinin diğer yanında döviz, faiz ve enflasyondaki artışın temel gıda fiyatları üzerinden vatandaşa yansıması var.

Öncü anketler her şeye rağmen çekişmeli bir seçim olacağını gösteriyor.

More from Mehmet Cetingulec

Recommended Articles