Ana içeriğe atla

Irak’ta seçimler öncesi yeni bir Kürt ittifakı kuruldu

Irak’ta parlamento seçimleri yaklaşırken Kürt cephesinde yeni bir ittifakın kurulması Kürt siyasi partileri arasındaki bölünmüşlüğün altını çiziyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
GettyImages-181405327.jpg

Irak’ta 12 Mayıs’ta yapılacak parlamento seçimleri öncesinde Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde (KBY) iktidar güçleri ile muhalefet arasındaki çatlak giderek büyüyor.

Değişim Hareketi (Goran), Kürdistan İslami Grubu ve Behram Salih liderliğindeki Demokrasi ve Adalet Koalisyonu 10 Ocak’ta üçlü bir ittifak oluşturdu. Ulusal İttifak adını alan bu birlikteliğin amacı yaklaşan Irak seçimlerine katılarak ihtilaflı bölgeleri geri kazanmak.

Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu Ulusal İttifak’ın aday listesini 16 Ocak’ta onayladı. İttifakın liderliğine Kürt parlamentosunun eski başkanı Yusuf Muhammed Sadık seçildi. Goran ile Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) arasında KBY başkanının görev süresi nedeniyle yaşanan kavgada Goran üyesi Sadık’ın parlamentoya gitmesi ve görevini yapması engellenmişti.

Ulusal İttifak listesinin ardından iktidarın geleneksel ortakları KDP ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile Kürdistan Komünist Partisi’nin oluşturduğu Kürdistan Barış Listesi de tescillendi.

Ancak Kürt siyasi partilerin seçime katılımı konusunda kargaşa devam ediyor. KDP’nin seçim sorumlusu Hosro Goran, “ittifakın artık geçerli olmadığını, partinin ihtilaflı bölgelerde seçime girmek istemediğini” söyledi. KDP söz konusu bölgeleri askeri işgal altında yönetilen bölgeler olarak görüyor. Kürtlerin 25 Eylül’deki bağımsızlık referandumunun ardından Irak ordusu 17 Ekim’de bu bölgeleri geri almıştı.

Ninova’daki KDP teşkilatının başkanı olan Kadir Kaçah ise 18 Ocak’ta partinin Kürdistan Bölgesi’nin doğusunda Musul, Sincar ve Mahmur gibi bölgelerde seçimlere gireceğini duyurdu. Bu kararla birlikte partinin Kerkük ve Musul’da seçimlere girme konusunda çelişkili bir tavır izlemesi soru işaretlerine neden oldu.

Kürdistan İslami Birliği ise sürpriz bir kararla 16 Ocak’ta KBY hükümetinden ayrıldı. Kararın gerekçesi, partinin hükümete daha önce sunduğu protokolün 24. maddesinin uygulanmamış olmasıydı. Bundan önce Goran ve Kürdistan İslami Grubu’nun da hükümetten çekildiği düşünülürse bu gelişme koalisyonun akıbetine yeni bir gölge düşürüyor.

Gözlemciler Kürdistan İslami Birliği’nin Ulusal İttifak’a katılma ihtimalinden söz ediyor.

Kimliğinin gizli kalması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan bir KDP yetkilisi ittifaklara ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Kürt partilerin işgal altındaki bölgelerde Kürt üstünlüğünü korumak için tek bir ittifakta bir araya geleceğini ummuştuk. Bu kargaşadan KDP dâhil tüm siyasi partiler sorumlu. Halkımızın zor günler geçirdiği şu dönemde Kürt partilerin güç birliği yapması daha iyi olurdu.”

Demokrasi ve Adalet Koalisyonu Sözcüsü Rebwar Kerim Ulusal İttifak’ın stratejisi hakkında 11 Ocak’ta şu ifadeyi kullandı: “Bizler, geçmişte benimsenen siyaset tarzından farklı, yeni bir Kürt siyaseti izleyecek ulusal bir ittifak oluşturmak istiyoruz.”

Goran Siyasi Büro Koordinatörü Muhammed Ali ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Stratejimiz, siyasi sistemi parlamenter sisteme oturtmayı, silahlı güçleri ulusal bir kuvvete dönüştürmeyi, yargının tarafsızlığını sağlamayı ve Bağdat’la ilişkileri karşılıklı menfaatler temelinde yeniden tesis etmeyi içeriyor. Vatandaşın güvenini kazanarak barışçıl bir şekilde iktidara gelmeyi ve projelerimizi hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.”

Kürdistan İslami Grubu Sözcüsü Rebwar Hamad ise Al-Monitor’a yaptığı açıklamada ittifakı “referandumun nahoş sonuçları ve 16 Ekim olaylarının ardından Kürtlerin imajını düzeltme fırsatı” olarak tanımladı.

İttifakın seçimler sonrası için ne gibi adımlar planladığı sorulduğunda Hamad şöyle konuştu: “Bizler ihtilaflı bölgelere odaklanıyoruz, vatandaşın güvenini kazanmak için bu bölgeleri kapsayan bir koalisyon oluşturmak istiyoruz. Çünkü güvensiz bir ortam ve 5 bini aşkın yerinden edilmiş insan var. Ayrıca tüm kritik konuları çözüme kavuşturmak için ortak bir yönetim oluşturmak istiyoruz. Zira söz konusu bölgelerde durumun çözümsüz kalmasından Bağdat ve Erbil yönetimleri sorumlu tutuluyor.”

Rebwar Kerim ise ihtilaflı bölgeler konusunda şu değerlendirmede bulundu: “Biz, bu ittifaka söz konusu bölgelerde uygulanan yanlış politikalardan bıkıp usanan bölge halkının isteği üzerine katıldık. Dolayısıyla halkın oyunu alarak yeni bir siyaset izlemek, yani adaleti sağlamak ve geleceğin inşasına herkesi dâhil etmek istiyoruz. Çabalarımız iki ana konuya odaklanıyor: Birincisi 140. Madde’ye tabi bölgelerde insanları yaşadıkları yerlerden çıkarma, evlerini yakıp yıkma politikasının son bulması; ikincisi de söz konusu bölgelerin geleceğinin 140. Madde doğrultusunda belirlenmesi.”

KYB Siyasi Büro yetkilisi Molla Bahtiyar Erbil’deki parti üyeleriyle 16 Ocak’ta yaptığı toplantıda seçim sürecinin Bağdat-Kürt ilişkilerinin en kötü dönemine tanıklık ettiğini söyledi ve şöyle devam etti: “Irak genelinde ve ihtilaflı bölgelerde birleşik bir Kürt listesi oluşturmayı başaramadık. Ne yazık ki Araplar uyum içindeyken Kürtler bölünmüş durumda.”

Buradan yola çıkarak Kürtlerin ikinci büyük partisi olan KYB’nin Kürdistan Bölgesi ve ihtilaflı bölgelerde seçimlere bağımsız gireceği anlaşılıyor.

Sonuç olarak tüm bu işaretler, kendini en güçlü Kürt bloku olarak gören Ulusal İttifak dışındaki Kürt partilerin seçimlerde tek başına yarışacağını gösteriyor.

More from Ibrahim Malazada