Ana içeriğe atla

15 Temmuz ekonomiyi nasıl etkiledi?

Bir yılı geride bırakmakta olan 15 Temmuz darbe girişimi, ekonomi üstünde önce daraltıcı etkiler yaratsa da OHAL iklimi krizin eşiğine gelen ekonomiyi yönetmede etkili oldu. 858 şirket devlet kontrolüne alınırken 15 Temmuz servetin el değiştirmesinde bir başka kilometre taşı oldu.

Turkish soldiers surrender their weapons to policemen during an attempted coup in Istanbul's Taksim Square, Turkey, July 16, 2016.  REUTERS/Murad Sezer TPX IMAGES OF THE DAY - RTSI83F

Neredeyse bir yıl önce 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen başarısız askeri darbe girişimi tüm toplumsal hayatı ve doğal olarak ekonomiyi de etkiledi. Darbenin yapıldığı temmuz ayının yarısını da kapsayan üçüncü çeyrekte ekonomi uzun zamandan sonra ilk kez negatif büyüme yaşadı. Ama 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tesis edilen Olağanüstü Hal (OHAL) düzeni ve o çerçevede çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler de ekonomide hükümetin elini güçlendirdi ve eşiğine gelinen krizi aşmada, ekonomiyi yeniden büyütmede imkânlar sağladı. 15 Temmuz’un ardından FETÖ’cüler diye bilinen darbe girişimcileri ve destekçisi olduğu öne sürülen kişi ve kurumlara ait irili ufaklı ekonomik varlıklara el konulması, bu varlıkların bazılarının el değiştirmesi gibi bir süreç de gündeme taşındı.

15 Temmuz 2016’ya gelinceye kadar Türkiye ekonomisi yılın ilk yarısını yüzde 5’e yaklaşan bir büyüme oranı ile kapamıştı. Ekonominin işleyişinde yaşamsal önemi olan dış kaynak girişi yavaşlamış olduğu için resmi rezervlerden ve yurt dışında tutulan “net hata-noksan” olarak da nitelendirilen, kaynağı belirsiz döviz girişleri sayesinde doların fiyatı 2,85-2,90 TL aralığında tutuluyordu.

Darbe girişimini izleyen haftalarda, bekleneceği üzere, reel üretimde, iç tüketimde, yatırımlarda sert düşüşler gözlendi. Bu, özellikle Türkiye’ye yatırım notu veren Fitch, Moody’s, S&P gibi kredi derecelendirme kuruluşları açısından Türkiye’nin risklerinin daha da artması ve ülkenin yatırım yapılabilir durumdan uzaklaşması anlamına geliyordu. Nitekim 20 Temmuz 2016’dan başlayarak bu kuruluşlar, Türkiye’nin notunu “çöp” tanımına soktular. Bu durum darbe girişimi yaşamış, dolayısıyla politik riski de yükselmiş Türkiye’nin risk primini daha da yukarı çekti.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimi ülkeden ekim ayından itibaren dış sermaye çıkışını da beraberinde getirdi ve ABD dolarının tüm dünyada değer kazanması bu etkene eklenince birçok yerel para gibi Türk lirası da dolar karşısında değer kaybetmeye başladı. Darbenin yapıldığı Temmuz ayında 2,96 TL olan doların fiyatı, izleyen aylarda ve 2017’nin ocak ayında düzenli olarak arttı ve ocak 2017 ortalama fiyatı 3,73 TL’yi buldu.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish