Ana içeriğe atla

Halep’teki çatışmalar sığınmacılara umut oldu

Kuzey Halep’ten kaçarak sığındıkları mülteci kamplarında bir yılı aşkın süredir çok zor koşullarda yaşayan Suriyeliler, topraklarının Özgür Suriye Ordusu tarafından Suriye Demokratik Güçleri’nden geri alınmasını ve yurtlarına geri dönebilmeyi umuyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
People ride motorcycles amidst the rubble of damaged buildings in the northern Syrian town of al-Bab, Syria, February 28, 2017. REUTERS/Khalil Ashawi - RTS10UG7

KUZEY HALEP, Suriye — Abdullah Hilal, Halep’in yaklaşık 40 kilometre kuzeyindeki Tel Rıfat’ta bulunan evini terk edeli yaklaşık bir buçuk yıl oluyor. Hilal ve ailesi kasabayı ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) eline geçmeden iki gün önce, 2016 şubatında terk etmişler.

SDG’nin Tel Rifat ve Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kontrolünde bulunan diğer bölgeleri ele geçirdiği bu savaşa Rusya da düzenlediği yüzlerce hava saldırısıyla destek vermiş ve binlerce sivil kasabalarını ve köylerini terk etmek zorunda kalmıştı.

Dört çocuk sahibi Hilal de Rusya’nın yoğun hava bombardımanı ve SDG’nin top ateşleri yüzünden evini terk etmek zorunda kalanlardan biri.

Türkiye-Suriye sınırındaki Bab El Selam mülteci kampına sığınan Hilal yaşadıklarını Al-Monitor’a şöyle anlattı: “Kendi hayatımı ya da sağlığımı düşündüğüm için değil çocuklarım için korktum. Tel Rifat’ı terk ettiğimiz gün halen hafızamda. O kadar korkuyorduk ki yanımıza zaruri şeyleri bile alamadık. Tam eşyaları toplarken çocuklar acele etmemiz için ağlamaya başladılar, tepemizde savaş uçakları uçuyordu.”

Hilal kavurucu güneş ve sığınmacıların hayatını cehenneme çeviren vahim kamp koşullarına rağmen henüz kamptan taşınmaya cesaret edemiyor. Ama bu durumun uzun sürmeyeceğini umuyor: “Yakında eve dönebilecekmişiz gibi hissediyorum. Bab El Selam kampında çok şeye katlandık. İçme suyu ve elektrik yok. Çalışıp insanca bir hayat sürdürme imkânı yok. (...) Yurdumuzdan olduğumuzdan beri aşağılanmayla karşılaşıyoruz. Artık yeter, evimize dönmek istiyoruz.”

Kuzey Halep’in kasaba ve köylerinden kaçan 100 bini aşkın insan Bab El Selam, El Nur, El İman ve Sacu kamplarında yaşıyor. Hepsi evlerine dönmeyi istiyor ve yakında dönebileceklerini umuyor. Halep cephesindeki fiiliyat ve ÖSO ile SDG arasındaki aralıklı çatışmalar da bu umutları besliyor. Türk ordusu Tel Rifat ve çevresindeki kasabaları SDG’nin elinden almak için Halep kırsalı ve sınır bölgesinde seferber durumda.

Tel Rifat yakınlarındaki Şeyh Hilal köyünden İbrahim Muhammed Al-Monitor’a şöyle diyor: “Ailem ve ben köyümüz SDG’nin elinden kurtulmadan köyümüze dönemeyiz. Köyde şu an kimse yaşamıyor, aynı Tel Rifat, Seyh İsa, Harbal ve diğer yerlerde olduğu gibi. İnsanlar köylerine dönemiyor. SDG tarafından ele geçirilen bölgelerde yaşayan yerel nüfustan dönebilenlerin sayısı yüzde 10’u bulmuyor.”

ABD öncülüğündeki koalisyon, SDG’nin Tel Rifat ve çevresindeki bölgelerden güvenli bir şekilde çekilmesini sağlamak için ÖSO ile SDG arasında birçok müzakere girişiminde bulundu. Ancak koalisyonun telkinlerine rağmen ne ÖSO ne de SDG çekilme konusunu ciddiye almadı. Tel Rifat Askeri Meclisi müzakerelerin başarısız olduğunu ve askeri çözümün tek seçenek olduğunu açıkladı. O tarihten sonra ÖSO ile SDG arasında Halep’in kuzeyindeki gerginlik tırmandı.

Bu esnada Türkiye destekli isyancılardan oluşan Ehl El Diyar (Diyar Halkı) isimli yeni kurulan bir grup devreye girdi.

Ehl El Diyar’ın Resmi Sözcüsü Abdülgani Çavbak Al-Monitor’a şu açıklamayı yaptı: “Kan akmasını önlemek, bölgeleri müzakereyle kurtarmak ve yurdundan olmuş 100 bin insanın geri dönüşünü kolaylaştırmak için SDG ile barışçıl bir çözüme ulaşmak istedik. Ama SDG barış çabalarını görmezden geldi. Yurdundan olmuş binlerce insanın işgal altındaki topraklarına dönmek için isyan hakkı vardır. Topraklarını kurtarma hakları uluslararası olarak da tanınmış bir haktır.

Ehl El Diyar halk direniş birliklerinden oluşan bir grup ve ÖSO ile bağlantılı değil. Bu, SDG’nin işgal ettiği bölgelerden kaçarak kamplara sığınan insanların oluşturduğu bir kurtuluş hareketi. Bu direnişin üyeleri işgal altındaki kasabalarını, köylerini kurtarmak istiyorlar çünkü başka seçenekleri yok.”

Kuzey Halep’te SDG ile Türkiye destekli ÖSO arasındaki çatışmalar temmuz ayının başlarından bu yana artmış durumda. SDG’nin öncü kuvvetlerinden Kürt Halk Savunma birlikleri (YPG) 4 Temmuz’da Kuzey Halep’in kendi kontrolündeki mahallelerinde insanları saldırıları protesto etmek için sokağa çağırdı. Kürt milliyetçisi ve ABD destekli Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim 5 Temmuz’da bölgeye saldırı olursa Kuzey Halep ve Afrin’i Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad güçlerine bırakacakları uyarısında bulundu.

7 Temmuz’da ÖSO’nun kontrolündeki bölgelerde SDG’nin bölgeden çıkarılması talebiyle protestolar düzenlendi. 9 Temmuz’da Mare’de düzenlenen protestolarda da talep yine aynıydı.